Tekirdağ, Ergene havzasında yer almakla birlikte, bitki örtüsü, yağış ve jeolojik yapının yetersizliği nedeniyle seyrek ve az akarsu ağına sahiptir. Akarsuların debi ve rejimleri düzensiz olup, yağış miktarı ve rejimiyle orantılıdır. Yazın, suları azalarak kurumakta, kışın ise yağış ve kar erimeleriyle çoğalmakta, hatta taşmaktadır. İl sınırları içinde bulanan dereler ancak yağmur ve kar suları taşır. Ayrıca bunları besleyen kaynak yoktur. İI akarsuları Saroz Körfezi, Marmara Denizi ve Karadeniz'e dökülür. Ergene teknesi içinde doğu-batı doğrultusunda akan Ergene nehri ve kolları ilin en önemli akarsuyudur. Saray yakınlarındaki Güneşkaya'da doğan Ergene güneybatıya akarak, Muratlı yakınındaki İnanlı köyüne kadar Çorlu ve Vize dereleri ile birleşerek, Ergene Nehri adını alır. Güneyden Hayrabolu Çene (Beşiktepe) dereleri Ergene nehrine ulaşır. Ergene Nehri, il sınırlarından çıktıktan sonra İpsala yakınlarında Meriç nehri ile birleşerek sularını Saroz Körfezi'ne boşaltır.
Ergene nehri ve kolları (Çorlu-Hayrabolu deresi) devamlı su tutmakta ise de havzaları dar, taşıdığı su miktarı azdır. Marmara kıyı şeridinde yer alan derelerin akışları ise devamlılık göstermez. Yaz mevsiminde kururlar. Kısa boylu cılız akarsular, sularını Marmara Denizi'ne boşaltırlar. Seymen Deresi, Kumluca Deresi, Şerefli Deresi, Değirmendere, Gazioğlu Deresi, Doğancı Deresi, Işıklar Deresi, Olukbaşı Deresi ve Gölcük Deresi başlıcalarıdır. Bahçeköy Deresi ise suyunu Karadeniz'e boşaltır.
Ancak Ergene nehrinin suları sadece Saray bölgesine kadar temiz akar. Daha sonra Çerkezköy ve Çorlu'daki sanayi bölgelerinin artıklarıyla simsiyah bir görünüme dönüşerek son derece zehirli bir hal alarak akar. Muratlı'da sularına katılan Çorlu deresi de son derece kirli ve zehirlidir. Bu yüzden Ergene nehrinden sulama amaçlı olarak yararlanılamamaktadır. Buna ek olarak Meriç nehriyle birleştikten sonra da kirli sularıyla Meriç nehrini de kirletir.
Ergene Irmağı
Ergene Irmağı, Istranca Dağları'nın doğusunda, Karatepe'den doğar. Kuzeydoğu-Güneybatım yönünde akarak, Saray, Çorlu ve Ergene ilçeleri topraklarını sular. Ergene Irmağına Muratlı ilçe merkezinin kuzeyinde, güneyden Çorlu Deresi'ni alarak güney-kuzey doğrultusunda akmaya baslar ve Kırklareli topraklarına girer. Daha sonra Edirne'nin İpsala'ya bağlı Sarıcaali Köyü yakınında, Hancağız yöresinde Meriç Irmağına katılır.Çorlu Deresi
Çerkezköy'ün doğusunda Istranca Dağları'ndan doğar; Paşa Deresi gibi birçok küçük dereyi alarak kuzeydoğu-güneybatı yönünde akar. Çorlu Deresi, Çorlu ilçe merkezinin 5 km kuzeyinden geçtikten sonra, Marmaracık ve Kütüklü derelerini alır. Muratlı ilçesinin kuzeyinde Ergene Irmağı'na karışır. Derenin suyu yazın iyice azalır, kışın yağışlar nedeniyle artar. Ayrıca Çorlu ilçesindeki sanayi kuruluşlarının bütüb atıkları bu dereye aktığı için suyu kullanılamayacak derecede kirli ve zehirlidir. Ergene ile birleştikten sonra iki akarsunun kirlilikleri birleşerek daha da zehirli bir hale gelmektedirler.Hayrabolu Deresi
Hayrabolu Deresi Ergene Irmağı'nın en önemli kollarından biridir. Kuzey-güney yönünde akan dere, Hayrabolu ilçe merkezinden geçer ve kuzeyde Ergene Irmağı'na karışır.Işıklar Deresi
Bir kolu Işıklar Köyü, diğer kolu ise Nusratlı Köyü yakınlarından doğan Işıklar Deresi'nin birinci kolu güney-kuzey, ikinci kolu kuzey-güney yönünde akar. Bu iki kol Naipköy yakınlarında birleşir. Işıklar Deresi birkaç kilometre sonra Kumbağ'ın kuzeyinden Marmara Denizi' ne dökülür.Olukbaşı Deresi
Araplı Tepelerinden doğarak, güneybatı yönünde akar. Burada küçük bir kolla birleşir. Dik ve derin yataklar açarak kıyı düzlüğüne ulaşır. Kıyı kesiminde hızı azalır ve eğim nedeniyle bir dirsek oluşur. Şarköy ilçe merkezini geçtikten sonra Marmara Denizi' ne dökülür.Gölcük Deresi
Işıklar Dağı'ndan doğan dere, Gölcük Köyünden geçerek batıya yönelir. Tekirdağ il topraklarından çıktıktan sonra Kavak Deresi adını alan dere Saroz Körfezi' ne dökülür.Marmara Denizi
XIII. yy .da adalarında çıkan mermer dolayısıyla adına Marmara denmiştir. Marmara denizinde İzmit'i Gaziköy'e bağlayan kırık hattı üzerinde üç büyük çukur vardır. Bunlardan biri İzmit körfezinde (1207 m), diğer ikisi Marmara Ereğlisi (1355 m) ve Kumbağ'ın (1070 m) güneyindedir. Tekirdağ körfezi derinliği 100 m'yi geçmez. Şelf denilen sığ bir denizdir. Deniz bitkileri ve hayvanları bakımından zengindir. Körfez Kumbağ'dan batıya çekilecek çizginin güneyinde 1000 m'den fazla derinleşir. Balıkçılar buraya kanal veya com demektedirler. Balık sürüleri ve asıl akıntılar buradan geçer . Tekirdağ ilinin Marmara kıyılarında iki yerde kayalıklar vardır. Biri Marmara Ereğlisi burnunun batısında ve deniz yüzeyine çok yakındır. Bu kayalıklar aşınmadan kurtulmuş olan dirençli taslardır. Taşıtlar için tehlikelidir. Yerlerini belli etmek için üzerinde deniz feneri vardır. Bu kayalıklar Yeniçiftlik köyü önüne kadar kıyıya yakın ve paralel bir şerit halinde devam eder.
İkinci kayalık Tekirdağ ile Barbaros arasındadır. Kıyıdan 5-10 m uzaklıkta ve kıyıya paraleldir. Derinliği 0 -1 m genişliği ortalama 5 m kadardır. Kayalar ile kıyı arasında 0,3 - 0,7 m derinlikte kumsal bir deniz şeridi vardır. Kayaların temeli dirençli ve tortul taş katıdır. Su düzeyinin altına kadar aşınmıştır. Üzeri kabuklu deniz hayvanlarının tutunması ile yükselmiş kalınlaşmıştır. Yani yaşayan deniz hayvanlarının salgıları, ölenlerin kabukları kumlarla kaynaşarak su düzeyine kadar ikinci bir taş katı meydana getirmişlerdir.
Marmara denizinin yüzey sularının sıcaklığı Yazın 23 -25°C ,kışın 7-9°C arasındadır. 220-350 m derinlikten sonra sıcaklık değişmez ; 14.2°C dir. Karadeniz'den gelen üst akıntı nedeniyle; yüzey sularında tuzluluk derinlere göre daha azdır. Yüzey sularında ‰ 22 olan az tuzlu suların kalınlığı 15 m kadardır. Derinlerde tuzluluk hızla artar, 150 m de ‰ 38,5 'i bulur. Dipteki bu çok tuzlu sular dip akıntısıyla gelen Akdeniz'in çok tuzlu sularıdır.