Tarihçeler
Konularını görmek istediğiniz yerleşimi seçiniz
Son Eklenenler
Tekirdağ, Osmanlı döneminden günümüze kadar hem Türk tarihinde derin izler bırakan devlet adamlarına hem de Avrupa'dan sürgün edilen önemli tarihi liderlere ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca kent, Cumhuriyet döneminde edebiyat ve sanat dünyasına yönlendiren birçok değerli ismin doğum yeridir.
Tekirdağ ilinde 1876’dan önce 142 Türk köyü ve 45 Rum köyü vardı. Bugün Tekirdağ ili köy ve çiftlik adlarının yüzlercesi eski Yörük boy, oymak ve obalarının adını taşımaktadır. Anadolu’nun dört bir bucağından gelen çok sayıda Türk, Osmanlı Devletinin kuruluş devrinde Tekirdağ ili topraklarına gelip yerleşmiş olduklarından bugünkü köy ve çiftlik adlarının arasında Oğuzlar'a, Oğuzlar'ın ana dallarından Avşarlar'a ve Beydililer'e, Danişmentliler'e, Dulkadirliler'e veya Bozoklar'a, Karamanlılar'a, Saruhanlılar'a, Aydın ve Karesi Oğulları'na, Suriye ve İran Yörüklerine ait olanlar çoktur.
Mustafa Kemal, 28 Temmuz 1914'te başlayan Birinci Dünya savaşında Sofya'da Ateşemiliter olarak bulunuyordu. 2 Ağustos'ta Osmanlı Devleti ve Almanya arasında bir anlaşma imzalanmış ve 29 Ekim 1914'te Osmanlı Devleti müttefikleri Almanya ve Avusturya ile aynı safta I.Dünya savaşına fiilen katılmıştı. I.Dünya Savaşına katılmasıyla birlikte Sofya'da bulunan Yarbay Mustafa Kemal'e Harbiye Nazır vekilliğinden bir telgraf ulaştı. Yarbay Mustafa Kemal'e "19.fırka kumandanlığına tayin buyuruldunuz, hemen İstanbul'a hareket ediniz." Mustafa Kemal İstanbul'a gelerek Sarıkamış harekatından yeni dönen başkomutan vekili Enver Paşa ile görüşür. 19 fırkanın hangi kolordu ve ordunun emrinde olduğunu sorar. Aldığı cevap Genel Kurmay ile görüşünüz olur. Genel Kurmaya giden Mustafa Kemal böyle bir fırkanın mevcudiyetinden haberdar kimseyi bulamaz. Bundan sonra Liman Fon Sanders'le görüşerek fırkanın Tekirdağ'da henüz kuruluş aşamasında olduğunu öğrenerek Tekirdağ'a hareket etti.
Tekirdağ, Marmara Denizinin kuzey-batı kıyısında Trakya topraklarında yer alır. Coğrafi konumu sebebiyle stratejik önem taşıyan bir geçit bölgesidir. Şehir, kıyı çizgisinin doğu-batı doğrultusundan kuzey-güney doğrultusuna geçtiği yerde; yarım daire biçimli bir koy kenarında, kısmen vadi yamaçlarında kısmen de yalıyarlar üzerinde, birbirini izleyen basamaklar ile, doğu-batı ve kuzey kesimlere doğru, hızla yayılmış bulunmaktadır.
İ.Ö.197-İ.S.395 Roma askeri müdahalesiyle İ.Ö.197 yılında Trak Kabileleri bağımsızlıklarını kazanırlar. İ.S.46 yılında Trak Krallarından Rhoemetalces III.ün kendi karısı tarafından öldürülmesinden sonra İmparator Cladius, Trakya'yı Romanın bir eyaleti olarak ilhak etmiş, atlı sınıfından bir Procuratoru eyaletin idaresine atamıştır. İmparator Cladius Trakya'yı Romanize etmek amacıyla, Trakya'nın iç bölgelerinde emekli Roma askerlerinin yerleştirildiği iki Roma kolonisi kurmuştur.
Tekirdağ tarihi Trakya ve Marmara bölgesinin tarihinden ayrı düşünülmemelidir. Anadolu ve Yakındoğu ile Avrupa arasındaki göç, istila, ticaret kültür alışverişi gibi her türlü ilişkinin Trakya üzerinden gerçekleşmesi bölgenin en önemli özelliğidir. Akdeniz ve Ege'den gelerek Karadeniz'e geçen ve buradan da büyük nehirlerle Orta ve Doğu Avrupa ile Asya'ya açılan ana deniz yolunun düğüm noktası üzerinde yer alması bölgenin ikinci önemli özelliğidir.