Makale Dizini

Saray Mahalleleri 2017 Nüfusu
Ayaspaşa 9.793
Ayvacık 347
Bahçedere 95
Bahçeköy 395
Beyazköy 1.258
Büyükyoncalı 10.362
Çayla 408
Çukuryurt 1.765
Demirler 173
Edirköy 347
Göçerler 844
Güngörmez 1.352
Kadıköy 309
Karabürçek 142
Kavacık 237
Kemalpaşa 7.411
Kurtdere 601
Küçükyoncalı 1.817
Osmanlı 221
Pazarcık 3.373
Safaalan 1.200
Sinanlı 187
Sofular 237
Yeni 5.991
Yuvalı 315

6360 sayılı kanunla Tekirdağ, Büyükşehir statüsüne getirilmiştir. Bu sebeple Tüm il Büyükşehir sınırları içerisinde kaldığı için köyler mahallelere dönüştürülmüştür ve belde belediyeleri de kaldırılıp bağlı oldukları ilçelerin mahalleleri haline dönüştürülmüştür.


Ayvacık Mahallenin adı, mahallede fazla ayva yetişmesinden dolayı "Ayvacık" adını almıştır. 1878 yılında Bulgaristan'ın Şumnu Kenti'nden gelen göçmenler tarafından kurulmuştur.

Mahallede, mahallenin kadınları tarafından aydan aya yapılan mahalle ekmekleri özellikle turistler tarafından büyük ilgi toplamıştır. Bu ekmekler şimdiye kadar sayısı azalmış olsa bile toraktan yapılan özel fırınlarda çok fazla emek sarf edilerek pişirilir. Yemekler tipik Trakya yemekleridir. Yapılan düğünlere tüm mahalle halkı katılabilmektedir.

Tekirdağ il merkezi Süleymanpaşa'ya 94 km, Saray ilçesine 7 km uzaklıktadır.

Ayvacık Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Özellikle de mahallede yaz aylarında mantar ticareti ve arıcılık gözlemlenir.

Mahallede, eskiden ilköğretim okulu vardı fakat şimdi izci evi olarak kullanıldığı için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Mahallenin içme suyu şebekesi ve mahallenin halk tarafından yer altından çekilen kendi suyu vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.

Ayvacık Ayvacık Ayvacık Ayvacık
Ayvacık Ayvacık Ayvacık Ayvacık Ayvacık Ayvacık Ayvacık

Bahçedere Bahçedere Mahallesi 1893 yılında kurulmuştur. Mahalle ilk kuruluşunda yedi hane olarak Sinanlı ve Göçerler arasındaki bugünkü yerinde kurulmuştur. Mahalle Saray'a 18 km uzaklıkta olup ulaşım sorunu yoktur. Saray-Osmanlı arasında çalışan kooperatif minibüsleri karşılıklı saat başı haftanın yedi günü sabah 07:00-akşam 19:30 saatleri arasında hizmet vermektedir. İlk kuruluşunda Sinanlı ve Göçerler köyleri arazileri üzerinde kurulan mahallede mera ve işlenebilir toprak miktarı azdır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan mahallede toprak azlığı yetişen genç neslin İstanbul ve Saray'a göç etmesine neden olmuştur.

Bahçedere Mahallede bir ilkokul binası bulunmasına rağmen öğrenci azlığı nedeniyle yakın mahalle olan Kurtdere İlköğretim Okuluna 1992 yılından itibaren taşınmaktadır. Taşımalı sistem sonrası mahalle öğrencileri arasında üniversite okuyan, mezun olup çeşitli meslek gruplarına geçenler olduğu gözlenmektedir.

Mahalle halkı çiftçilik ve hayvancılıkla meşgul olmaktadır. Ayrıca mahallede bir adet de at harası bulunmaktadır. 

Bahçedere Bahçedere Bahçedere Bahçedere
Bahçedere Bahçedere Bahçedere Bahçedere

Bahçeköy Eski adıyla Sultanbahçe, bugünkü adıyla Bahçeköy, 1877-1878 Osmanlı — Rus savaşı (93 Harbi) sonucu Tuna Vilayeti Selvi (Bulgaristan'daki adıyla Sevlievo) Sancağına bağlı Dehnovo köyünden göçmen olarak gelenlerle kurulmuştur. Anlatılanlara göre; 30 hane kadar olan o günkü mahalle halkı, Cırada Bayraktar ve Ali Pehlivan gibi şahısların girişimiyle Vasilkos isimli bir Rum'dan halen oturulmakta olan mahalle yerleşim alanını ve bugün devlet ormanı olarak işlenen orman arazisini satın alarak buraya yerleşmiştir. Geçimini satın aldığı bu ormanı işleyerek temin eden mahalle halkı, 1. Dünya Savaşı sonrası yaşanan Yunan işgali sırasında Yunan mezalimine uğramış, dönemin acılarını derinden yaşamıştır. Yunanlılara karşı kurulan milis hareketlerine Trakya Fedaileri katılmış; Yunan işgalcilerine diğer çevre milisleriyle birlikte önemli zayiatlar verilmesine katkıda bulunmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra ismi Bahçeköy olarak değiştirilmiş, Kırklareli - Vize idari bölümlenmesinden alınarak Tekirdağ ili Saray ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılındaki bir düzenlemeyle, tapusu mahalle halkında olan orman arazisi devletleştirilerek devlet kontrolünde işletilmeye başlanmıştır.

Bahçeköy Mahallenin %100'ü okuma yazma bilmektedir. İlk okuma salonu Mahalle Muhtarlığı binasındaki okuma odasında, 1945 - 1950 yıllan arasında Lamiha isimli eğitmen ile başlamıştır. Bugün sekiz yıllık temel eğitim taşıma sistemiyle Güngörmez İlköğretim Okulunda yapılmakta olup, orta öğrenime gönderilen öğrenci sayısı % 100' dür. Yüksek öğretim yapan gençlerin sayısı son yıllarda artmaktadır. Mahallede her evde televizyon ve telefon bulunmaktadır.

Bahçeköy Mahallenin geçim kaynağı genel olarak ormancılık olup, bunun dışında halkın bir kısmı mahallede var olan su fabrikasında, bir kısmı ise Saray ve Çerkezköy'deki fabrikalarda çalışmaktadır. Hayvancılık olarak Karasığır beslenmektedir. Bir kısım vatandaşta Holştayn inek mevcuttur. Mahallede 5 adet kahvehane mevcuttur. Ayrıca Mahalle mülki hudutları içerisinde bulunan Kasatura körfezine ve Kırklareli ili, Vize ilçesine bağlı Kıyıköy beldesine tatil için giden yerli turistlere mahalle yoğurdu ve mahalle peyniri satan 2 adet büfe bulunmaktadır. Mahalle orman köyü olduğundan zirai alanı çok azdır. Mevcut zirai alanlarda da ekim yapılmamaktadır. Ancak, vatandaşlar kendi yiyeceklerini karşılamak amacıyla sahip olduğu evlerinin yanlarındaki boş arazilerini ekmektedirler.

Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy
Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy Bahçeköy

Çayla Mahalle 1878 Osmanlı-Rus harbi sonunda Bulgaristan'ın Servi Kazasının Kuşova Köyünden gelen göçmenler tarafından kurulmuştur. Mahalle halkı buraya geldiğinde burası bir çiftlik sahibine aitmiş. Mahalle halkı bu yeri satın almış fakat yazılı bir belge olmadığından sonradan mahkemelik olmuşlar ve mahalle halkı davayı kazanamamıştır.

Çayla Mahalle camisi 1911 yılında yapılmış fakat Balkan Harbinde halk mahalleyi terk ederek Bursa'ya gitmiş. Savaştan sonra geri döndüklerinde mahalleyi yıkılmış ve yakılmış halde bulmuşlardır. Mahalle camisinin yalnız duvarları kalmıştır. Mahalle halkı yeniden camiyi kullanılır hale getirmiştir. Bu cami 1984 yılına kadar kullanıldı. Aynı yıl yıkılarak halen kullanılan cami inşa edildi. Cami Devlet yardımı ve mahalle halkının katkısıyla yapılmıştır.

Çayla Mahallede 1927 yılında üç yıllık mahalle okulu açılmıştır. 5 yıllık eğitime 1944 yılında geçilmiştir. Şu anda okur yazar oranı %99 dur. Okul öğrencileri taşımalı sistemle ilçe merkezinde okumaktadır. Mahalle halkı Ziraat ve Sanayi dalında çalışmaktadır ve balkabağı çiftçileri buğday ile ayçiçeği ekmektedir. Hayvancılık da iyi bir durumdadır.

Çayla Mahallenin mera ve arazisi 10.000 dekardır. 7.000 dekarı işlenir haldedir. Mahallede telefon 1987 yılında gelmiştir. Su ve kanalizasyon sorunu yoktur. Ana yolları asfalttır. Ayrıca devlet tarafından yapılan His Göleti Dolu savağı vardır. Olta ile balık tutmak belli zamanlarda serbesttir.

Çayla Çayla

Çukuryurt Mahalle 1876 Osmanlı - Rus Harbinde kurulmuştur. Bu savaşa 93 Harbi de denmektedir. Bulgaristan'ın Tırnova kasabası Kalgırova köyünden göç ederek şimdiki ilköğretim okulunun arkasındaki ayazma denilen bölgeye yerleşmiştir. Mahalleye ilk yerleşen aileler Gaziler, Karahasanlar, Çolaklar, Masullular, Bakırçalılar, Kenarcılar, Tacetler, Kostaklar, Mollalar, Paçacılar, Tubanlar, Davut Ağalar, Mahmut Ağalar, İbişler, Hamişoğulları, Küçükler, Kadılar, Marangoz Ahmetler sülaleleridir.

Saray İlçesine uzaklığı 3 Km'dir ve yolları asfalttır. İle uzaklığı 75 Km'dir. Mahalle E-5 asfaltına bağlıdır.

Çukuryurt Mahalle Ergene ovasına kurulmuştur. Yüzölçümü 11.000 m2 dir. Önemli ovası Ergene ovası buna bağlı olarak Güneykaya'dan doğan mahallenin kıyısından geçen Ergene deresi vardır. Rakım 130m.dir. Karasal iklimi görülür kışları çok sert ve kuru yazları sıcak ve kurak geçer. Yağışlar genellikle kış ve ilkbahar aylarında yağar.

Mahalleye telefon hizmeti 1989 yılında kurulmuştur. Tüm cep telefonu hatları mahallede çekmektedir ve bütün gazete ve dergiler mahalleye gelmektedir.

Çukuryurt Mahallenin başlıca gelir kaynağı tarımdır. Ekilebilir arazi yaklaşık olarak 11.000 dönümdür. Tarımda en mühim yeri teşkil eden buğday ve ayçiçeği ile mahallenin yiyecek ihtiyacını karşılayacak kadar sebze ve meyve yetiştirilmektedir.

Mahallede hayvancılık ta yapılmaktadır. Koyun, süt ineği (montofon, Hollanda yerli ırk.) beslenmektedir. Dere balıkçılığından istifade etmektedir.

Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt Çukuryurt

Demirler Roma-Bizans dönemi yerleşim yerleri olan kilise ve Karamusul mevkileri arasında Osmanlı toprak sistemine göre kurulmuş bir yerleşim alanıdır. Demirler Mahallesi 'nün adının nereden geldiği bilinmemektedir. Cumhuriyet'e kadar Yuvalı Mahallesi Muhtarlığına dolayısıyla Vize sancağına bağlıdır. Vize İlçesinin nüfus idaresi binasının yanmasıyla Saray ve Köylerinin eski kayıtları yoktur.

Demirler Demirler Mahallesi 1800'lü yılların başlarında 2-3 ailenin gelmesiyle mezra olarak yerleşime açılmış olduğu sanılmaktadır. 1877-1878 Osmanlı Rus harbinden sonra 3-4 aile Bulgaristan, 2-3 aile Kırım'dan gelerek Mahalleye yerleşmiştir. Demirler Mahallesi en büyük göçü 24 temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşmasından sonra Yunanistan'dan mübadele ile gelen 2-3 aile, 1935, 1951 ve 1975'te Bulgaristan'dan gelen 90-100 aile ile bugünkü duruma gelmiştir.

Demirler Demirler mahallesinin geçim kaynağı tarımdır. 1944 yılında İlkokul binası yapılmış olup halen durmaktadır. Ancak şu anda kullanılmamaktadır ve öğrenciler Saray İlçesine gidip gelmektedir. Nüfusu 1955'te 900'ü bulan Mahalle nüfusu bu tarihten sonra başta İstanbul olmak üzere, Çorlu, Vize, Saray gibi İl ve İlçelere göç ederek nüfus çok azalmıştır.

Demirler Demirler Demirler Demirler Demirler Demirler Demirler

Edirköy Edirköy Mahallesi kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla beraber 1825 yılında Osmanlı-Rus savaşında Rusların Çatalca'ya kadar geldiklerinde yerleşimin 7-8 mahalleden oluşan Dumlu kasabası olarak bilindiği söylenmektedir. Daha sonra 1830-1835 yıllarında çıkan veba veya kolera olduğu tahmin edilen bir salgın hastalıkta Köydekilerin tamamına yakın kısmının öldüğü, kalanların da köyden uzaklaştığı söylenmektedir. Mahallenin bugünkü yerine Aliağa adındaki birisi gelip yerleşmiş olup daha sonra gelenlerle bugünkü haline geldiği söylenmektedir.

Edirköy Mahallenin tarihi varlıkları olarak bilinen Cami ve Korusu 1876'daki Osmanlı-Rus savaşından sonra Saray vakfına o zamanki Padişah olan Sultan Abdülhamit tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Daha sonra 1999'da bazı bölümleri çöktüğü için yenisi yapılmıştır. Mahallede Cumhuriyet tarihinde yapılanlardan biri olan okul 1949-1950 tarihlerinde eğitime başlamıştır. Daha sonra çıkan taşımalı eğitim sistemine geçildikten sonra kapatılmıştır.

Edirköy Mahallede bulunan sağlık ocağı 1990 yılında hizmete açılmıştır. Mahallede bulunan düğün salonu ve Mahalle hizmet binası 1996 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Mahallenin içme suyu ihtiyacı bağlar çeşme denilen kaynaktan hidrofor sistemi ile sağlanmaktadır. Mahallenin ana yola olan uzaklığı 1600 m. olup asfalt ile kaplıdır. Saray'a asfalt yoldan olan uzaklığı 7 km'dir.



Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy Edirköy

Göçerler Mahalle 1600'lü yıllara ait Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki Tapu Tahrir Defterlerinde aynı adla ve 5 hane olarak gözükmektedir. Saray ilçesinin en eski mahallelerinden birisidir. 1840 tarihinde mahalle 15 haneden oluşmaktadır. 1877-1878 yılındaki Osmanlı-Rus savaşı sonrasında Bulgaristan'dan gelen göçmen Türkler mahalleye yerleşmiştir. Mahallenin Aşağı Mahalle olarak adlandırılan kısmı tamamıyla Silistre göçmenidir. Orta Mahalle denilen kısmı Bulgaristan'da birbirine komşu olan ve büyük ihtimalle köyleri de birbirine yakın olan İslimiye (Sliven) ve Eski Zağra halkından oluşmaktadır. İslimiye muhacirleri Bulgaristan'ın İslimiye (Sliven) Vilayetinin Çamdere köyündendir. Çamdere köylülerinin diğer yarısı Bursa'da Lütfiye köyündedir. Yukarı Mahalle olarak adlandırılan mahalle ise daha çok yine Bulgaristan'dan 1938 ve 1951'de göç eden Türklerden oluşmaktadır.

Göçerler Mahallede tipik Rumeli gelenekleri son 25 yılda hızla değişmekle beraber devam etmektedir. Mahallede beslenme daha çok baklagiller üzerinedir. Bunun yanında süt ve tavuk ürünleri de bu menüyü tamamlamaktadır. Ancak eskinin bazı yemekleri (mesela kaçamak, kurtmaç gibi) artık unutulmaya yüz tutmuştur. 1980'li yıllara kadar kadınların tamamı kara çarşaflı iken bugün daha çok yaşlı kadınlar kullanmaktadır. Mahallede iki farklı ağız konuşulmaktadır. Aşağı mahalledeki Silistre göçmenleri sözcükleri daha çok kısa ve dar bir söyleyişe sahipken Orta Mahalle'de sözcükler daha bir genişletilerek söylenmektedir.

Göçerler Tekirdağ il merkezi Süleymanpaşa'ya 76 km, Saray ilçesine 25 km uzaklıktadır. Mahallenin arazisi büyük oranda düzlük olmakla birlikte tepeliklerde az değildir. Sulanan toprakların oranı çok azdır. 1970'li yıllarda pirinç ekilirken üretim maliyeti yüzünden bu ürün terkedilmiş ve geleneksel olarak ayçiçeği ve buğday üretimine dönülmüştür.

Göçerler Mahalle özellikle 1950'li yıllarda göç vermiştir. Bunların bir kısmı İstanbul Kartaltepe ve Halkalı'dadır. Daha sonraki yıllarda göç vermeye devam etmişse de bunlar daha çok Çorlu, Saray gibi yakın ilçelere olmuştur. 1990'lı yıllardan itibaren bölgeye taşınan fabrikalar dolayısıyla göç zayıflamıştır. Genç nüfusun ciddi bir kısmı buralarda çalışmakta, mahalleye gidip gelmektedir. Miras hukuku dolayısıyla topraklar hızla parçalanmış ve yeni oluşan ailelere düşen toprak miktarı 25-50 dönüme düşmüştür. İklim koşullarına bağlı tarım yapılan bu topraklarda yeni ailelerin kurtarıcısı fabrika işçiliği olmuştur. Mahalledeki doğum oranı 2 çocuğa sabitlenmiş gözükmektedir.

Mahallede ilköğretim okulu vardır. Mahallenin içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.

Göçerler Göçerler Göçerler Göçerler Göçerler

Güngörmez 1877 Yılında Bulgaristan'ın Varna vilayetinin Pravada kazasından gelen Hacı Abdullah ve Molla Osman sülaleleri tarafından kurulmuştur. Mahalle GÜNGÖRMEZ adını, etrafı gür ve yüksek ağaçlarla çevrili gün görmeyen bir su kaynağından almıştır. Bu kaynak mahallenin ortasında bulunmaktadır.

Güngörmez Istranca Dağlarının eteklerinde kurulmuş olup, Doğusunda Bahçeköy, Batısında Ayvacık Mahallesi ile Saray, Kuzeyinde Ayvacık ile Aksicim mahalleleri ve Güneyinde Safaalan Mahallesi bulunmaktadır. Saray'a uzaklığı 7km'dir.

Geçim kaynağı çiftçilik, hayvancılık, orman ürünleri ve fabrika işçiliğidir. Okul 1949 yılında eğitim ve öğretime başlamıştır. 1992'de yeni bina hizmete girmiştir. 8 derslik, bilgisayar laboratuvarı, Fen laboratuvarı ve Kütüphanesi ile şirin bir okulu bulunmaktadır.

Güngörmez Güngörmez Güngörmez Güngörmez
Güngörmez Güngörmez Güngörmez Güngörmez Güngörmez Güngörmez Güngörmez

Kadıköy Kadıköy, 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı'ndan sonra Bulgaristan'ın Tırnova Vilayetine bağlı Selvi kazasından gelen 30 hane göçmenin Kadı Çiftliği'ni satın almasıyla kurulmuştur. Mahalle, adını Kadı Çiftliği'nden aldığı için adı Kadıköy konulmuştur. 1880 yılında Bulgaristan'dan gelen 30 hane göçmen tarafından kurulan mahalleye 1935'te Bulgaristan'dan gelen 35 hane, 1937'de Romanya'dan gelen 5 hane iskan edilmiş ve 1950-1951 yıllarında yine Bulgaristan'dan gelen 17 hane göçmen ile mahallenin nüfusu artmıştır.

Kadıköy Mahallenin ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ana tarım ürünü buğday, ayçiçeği, pancar, soğan ve kabak çekirdeğidir.

Okuryazar oranı %98 olup, yaşlı kadınlar dışında okuma yazma bilmeyen bulunmamaktadır. Mahallede 1998 yılında yapımı tamamlanan ve 1999 öğretim yılında faaliyete geçen okul bulunmakta olup, 2006-2007 öğretim yılından itibaren okula komşu mahalle olan Sofular ve Karabürçek mahallelerinin öğrencileri de gelmektedir. Mahalle Muhtarlığının katkılarıyla eski okul binası lojmana dönüştürülmüştür.

Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy Kadıköy

Karabürçek Karabürçek Mahallesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte; geçmişinin Bizans imparatorluğuna kadar dayandığı varsayılmaktadır. Yani mahallenin tarihi çok eskidir. Bunun en belirgin özelliği sarıklı mezar taşlarıdır. Mahalle savaş zamanlarında 3 kere işgal edilmiştir. Bunlar RUSLAR, BULGARLAR ve YUNANLILAR tarafından yapılmış olup halka işkence edilmiş, öldürülmüş ve Mahallede taş taş üzerinde bırakılmamıştır. Ayrıca Mahalle sınırlarında Balkan harbi zamanında Bulgar kuvvetleri ile Türk Kuvvetler arasında sıcak çatışmaların yaşandığı söylenmektedir.

Karabürçek Edirköy ile Karabürçek mahallesini birbirine bağlayan tarihi bir köprüsü vardır. İsmi DOMİNO köprüsüdür. Köprüye domino isminin verilmesinin sebebi de, çok eski tarihlere dayanan köprünün yanında DOMİNO adında bir kasabanın varlığından bahsedilmekte, isminin de oradan geldiği söylenmektedir. Eski tarihlere dayanan Mahallede 2 de höyük vardır.

Karabürçek Mahallenin %100'e yakını okuma yazma bilmektedir. Milli Eğitimin almış olduğu karar gereğince 8 yıllık eğitime geçilmiş olduğundan, öğrenci sayısına bağlı olarak eğitime taşımalı sistemle devam edilmektedir. Orta öğretime gönderilen öğrenci oranı %100'dür. Mahallede her evde televizyon ve telefon mevcuttur. Mahallede 3 kahve ve 1 bakkal vardır. Mahalleye her gün gazete gelmektedir.

Karabürçek Mahalle Kırklareli İl sınırında olup merkeze uzaklığı 13km'dir. İl'e uzaklığı ise 80 km.dir. Mahallenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Mahalle arazisi 16.000 dekar olup, 3.000 dekarı mera ve koru, 13.000 dekarı da tarım arazisidir. Ağırlıkla buğday ve ayçiçeği ekilmektedir. Mahalle arazisi tarıma elverişlidir. Tarımsal alanın tamamı, tarımsal faaliyetler için kullanılmaktadır. Ayrıca mahallede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık da yapılmaktadır. Mahallenin genelinde her hanede traktör mevcuttur. Mahalle daha önceleri 200 hane olup; geçim şartlarından dolayı 50-60 haneye düşmüştür. Mahallenin sağlıklı içme suyu; kanalizasyonu ve telefon şebekesi vardır.

Karabürçek Karabürçek Karabürçek

Kavacık Osmanlı döneminde Kavacık Mahallesi bir Yunan köyü imiş. Mahalle halkı 1923 yılında Selanik'ten Mübadele olarak gelmiş. Bir kısmı 1928 yılında Yunanistan'dan serbest olarak gelmiş. Müzeden alınan bilgilere göre burası Roma devrine dayalı bir Mahalle olduğu anlaşılmıştır.

Kavacık Mahallenin %100'e yakını okuma yazma bilmektedir. Halk ilk olarak Edirköy İlköğretim okulunda kendi imkanları ile gidip gelerek okuma yazma öğrenmiştir. Şu anda öğrenim taşımalı olarak Saray Cumhuriyet İlköğretim Okulunda yapılmaktadır. Liseye giden öğrenci durumu %100 dür. Yüksek öğrenim yapan öğrenci sayısı %70'tir. Mahallede her evde televizyon ve telefon bulunmaktadır. Mahallede 1 kıraathane, 1 bakkal, 1 de benzin istasyonu bulunmaktadır. Her gün gazete ve dergi gelmektedir.

Kavacık Mahallenin geçim durumu hayvancılığa dayalıdır. Çiftçilik kısıtlı yapılıp halk genelde fabrika işçisidir.

Mahallenin Maltepe mevkiinde iki adet Tümülüs vardır. Ergene vadisinde yerleşim gören anıtlara kayıtlı 4 nolu Mağara, Arkeoloji Müzesine kayıtlı Trakya'daki Mağara kültürlerinin bir temsilcisi olması açısından önemlidir. Ayrıca Ergene vadisinin Doğu tarafında Bizans su yolları mevcut olup onlar da koruma altındadır.

Kavacık Kavacık

Kurtdere Kurtdere Mahallesi halkı 1877-1878 Osmanlı Rus savaşları sonucunda Bulgaristan'dan göç eden, kendilerine 93 Muhaciri de denilen ilk 50 hanenin o zamanki Sinanlı Mahallesi arazisi üzerine gelip yerleşmeleriyle kurulmuştur. Bulgaristan'dan göç eden 50 hanelik grup ilk olarak Aşağıpınar mevkiini mekan tutmuşlardır. Yaklaşık 130 yıl önce kurulan mahallenin Aşağıpınar mevkii o zaman çok sık ağaçlıklarla kaplı bir alandır. (Şu anki dönemde ağaçlar yerini otlak küçük su alanlarına bırakmıştır.) O zaman mahallede çok çakal ve kurt olduğundan dolayı mahallenin adı Kurtlu Dere adını almıştır. Zamanla söylene gelerek bugünkü Kurtdere adını alıştır. Mahallede Kore gazisi (Naim Kenar) ve Kıbrıs gazisi (Ali Aydın) isimli kişiler o dönemden bu döneme izler getiren sayılı kişilerdendir.

Kurtdere Yeni kurulan mahalle Balkan Savaşları sırasında tamamen yıkılıp yakılmış, kaçabilenler Anadolu'ya göçe mecbur kalmışlardır. Bugün mahallenin Kütahya-Merkez, Adapazarı-Hendek, İstanbul-Halkalı gibi yerleşim birimlerinde akrabaları mevcuttur. Savaş sona erdikten sonra geriye dönen ahali mahalleyi yeniden inşa etmiştir. Mahallede Sultan Abdülhamit zamanında yapılmış cami bulunmaktadır. 1893 yılına ait bu tarihi restore edilip yeniden kullanıma açılmıştır.

Kurtdere Mahallenin tamamına yakını okuma-yazma bilmektedir. İlk okuma salonu caminin ikinci katındaki okuma odasında, 1939 yılında eğitmen İzzet ELBELİ ile başlamıştır. Bugün sekiz yıllık temel eğitim taşıma merkezi olarak Kurtdere İlköğretim Okulu hizmet vermektedir. Orta öğretime çevre mahallelerden de (Sinanlı, Servi, Bahçedere) öğrenciler taşımacılık sistemiyle gelmektedir. Yüksek öğrenim yapan gençlerin sayısı son yıllarda artarak devam etmektedir. Mahallede 6 kıraathane, 3 bakkal, 1 süt soğutma tesisi, 1 benzin istasyonu, 1 emlak ofisi bulunmaktadır.

Kurtdere Her yıl Kurtdere İlköğretim okulu tarafından uçurtma şenliği düzenlenmektedir. Tekirdağ il merkezi Süleymanpaşa'ya 80 km, Saray ilçesine 11 km uzaklıktadır. Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılık ve organize sanayi bölgelerinin yakınlığı sebebiyle sanayi sektöründe mavi yakalı çalışanlara dayalıdır.

Mahallenin hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT acentesi bulunmaktadır. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup telekomünikasyon şirketlerinin vericileri bulunmaktadır.

Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere Kurtdere

Küçükyoncalı Küçükyoncalı Mahallesi 1875 yılında Bulgaristan'ın Tırnova vilayeti, Selvi İlçesine bağlı Kuşva ve Nosel Köylerinden göç edenlerce kurulmuştur. İlk adı Osmanlı beyitlerinde Kocatarla olarak geçer. Mahalleyi kuranlarca istenmeyen bu ad, Demirbaş olarak değişir. Mahallenin yerleşim alanı ve çevresindeki Manika kalesiyle anıldığından, çevre halkınca bu isimle anılır ve söylenir. 1879 yılında Tatar çiftliğinde mandıra yerleşim birimi (Büyükyoncalı) ile birleştirilerek Manika adıyla Osmanlı kayıtlarına geçer. Aralarında 4 km mesafe bulunan aynı yerleşimin iki mahallesi 1908 yılında idari bakımdan ikiye ayrılarak Küçükmanika ismini alır. Mahalle Yunan işgalinde işgalci kayıtlarına Küçük Marika olarak geçse de kurucuları Manika adının kullanır. 1922 yılında Saray İlçesi Kırklareli'nden ayrılıp Tekirdağ'a bağlanır. 1961 yılında Mahallenin yeni adı Küçükyoncalı olarak değişir.

1875 baharında kurulan Mahalle beşinci adıyla tarihteki yolculuğuna devam ederken;
14 Şubat 1978 - 3 Haziran 1978 tarihleri arsında Rus ordusunun,
30 Ekim 1912 - 20 Temmuz 1913 tarihleri arasında Bulgar ordusunun,
27 Temmuz 1920 - 30 Ekim 1922 tarihleri arasında Yunan ordusunun işgalinde kalmıştır.

Küçükyoncalı Mahallenin yerleşim alanı Yıldız (Istranca) dağlarıyla Ergene ovasının birleştiği hattır. Mahallenin kuruluşunda hayvancılık ağırlıklı olarak yapılırken, günümüzde tarım giderek önem kazanmış ve bölgede organize sanayinin gelişmesiyle istihdam zamanla sanayi sektörüne kaymıştır. Bugün Küçükyoncalı vatandaşları tarım yaparak, hayvan üreterek ve organize sanayi (Ç.O.S.B.) de çalışarak geçimlerini sağlamaktadırlar. Tarım ürünlerinden buğday, arpa, yulaf, mısır ve ayçiçeği yanında her türlü sebze ve meyve türü üretilmekte ve büyükbaş hayvanların yanında koyun besiciliği de yapılmaktadır. Mahalle evlerinin mimarisinde, doğusundaki iki odalı (soba ve aş odalı) kerpiç evlerin yerini bir ve iki katlı betonarme binalar almıştır.

Küçükyoncalı Mavi göğün altında, yeşil meşe ormanlarının kıyısında, ayçiçek tarlalarının ortasında, iki derenin birleşme noktasındaki Küçükyoncalı Mahallesi keyfi bir piknik alanı ve huzurlu bir dinlenme yeridir. Göç sonucu kurulan, göçlerle büyüyen Mahalle halkının tamamı Balkan kökenli olduğundan; halkın yaşam tarzında, giyiminde ve kuşamında Balkan kültürünün ve geleneğinin izleri vardır.

Küçükyoncalı mahallesi Saray İlçesine ve Büyükyoncalı mahallesine asfalt, diğer komşu mahallelere stabil yollarla bağlıdır. Yol, kanalizasyon, elektrik, telefon hizmetleri üst seviyeye ulaşmış bir mahalledir.

Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı
Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı
Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı
Küçükyoncalı Küçükyoncalı Küçükyoncalı
Küçükyoncalı Küçükyoncalı

Osmanlı Osmanlı Mahallesi halkı tarihi belli olmayan bir zamanda şimdiki adı ile Küp Tarla ismiyle geçen yere gelip yerleşmiş ve bilinmeyen bir nedenle oradan da Çeşmeler adı ile bilinen yere yerleşmiştir. Fakat burada da kolera salgını olduğundan Karaosmanoğlu adı verilen çiftlik yerine yerleşmiş ve köye çiftlik sahibinin adı olan Osman ismi kullanılarak Osmanlı adı verilmiştir. Mahalleye önce Gacallar diye bilinen kişiler yerleşmiş daha sonra Romanya, Bulgaristan ve Yugoslavya'dan gelen göçmenler yerleşmiştir. Mahallenin tarihi oldukça eski olup bunun bir kanıtı da 700'ü geçen ve aralarında eski tarihleri gösteren mezar taşlarının bulunmasıdır.

Osmanlı Mahallenin %100'e yakını okuma yazma bilmektedir. İlk okuma yazma mahalle camiinde imam olan Halim FİLİZ tarafından başlatılmış, üç yıl sürdürülmüş, daha sonra da mahalleye ilköğretim okulu inşa edilerek beş yıllık eğitime geçilmiştir. Ancak şu an mahalledeki okulda eğitim - öğretim yapılmamakta ve öğrenciler Beyazköy'e taşımalı sistem ile gitmekte, eğitimlerini buradaki okulda görmektedirler. Bunun dışında Yükseköğrenime devam eden öğrenciler de bulunmaktadır.

Osmanlı Mahallede her evde televizyon, telefon bulunmaktadır. Mahallede üç kıraathane, iki bakkal hizmet vermekte ve mahalleye her gün düzenli olarak on çeşit gazete gelmektedir.

Mahallenin ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup gençlerin büyük bölümü fabrikalarda çalışmaktadır. Mahallede yetiştirilen tarım ürünlerinin başında buğday ve ayçiçeği gelip bunu arpa, şekerpancarı, yonca, mısır ve kabak ekimi izlemektedir. Hayvancılık olarak başta büyükbaş hayvan, çoğunlukla da inek bakılmaktadır. Küçükbaş hayvan birkaç hanede bakılmaktadır. Mahallenin genelinde her evde traktör bulunmakta ve %50lik kesiminde otomobil bulunmaktadır. Mahalleden Saray'a taşımacılık işini yürütecek bir taşıma kooperatifi kurulmuş olup her saat başı Saray'a yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Bunun yanında Çorlu'ya her gün düzenli olarak servis bulunmaktadır.

Osmanlı Osmanlı

Safaalan Mahallenin adı 40 yıl önce Fevziye iken Safalan olarak değiştirilmiştir. Bulgaristan'dan gelen 40 hane tarafından Fevziye köyü olarak kurulmuştur. Mahalle, Balkan Savaşlarında boşaltılmış, Kurtuluş Savaşından sonra tekrar Safaalan olarak değiştirilmiştir. Ayrıca mahallenin güney batısında şehit düşmüş 11 askerin mezarı bulunmaktadır.

Safaalan Tekirdağ il merkezi Süleymanpaşa'ya 107 km, Saray ilçesine 17 km uzaklıktadır. Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayrıca fabrika işçiliği yaygınlaşmıştır. Mahallenin büyük bir kısmı Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikalarda çalışmaktadırlar.

Mahallede ilköğretim okulu vardır. Mahallenin hem kullanma suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.

Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan
Safaalan Safaalan Safaalan
Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan Safaalan

Sinanlı Sinanli mahallesinin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Söylentilire göre beş asır gibi bir süredir mahalle Gacal Köyüdür. Mahalleye 1934-1951 yılları arasında Bulgaristan göçmenleri gelmiş, yerleşmiş ve o yıllarda mahalle hane sayısı 150 olmuştur. 1955 yılında İstanbul'a göç başlamış, hane sayisi 2000 yıllarinda 70'e düşmüştür. Bu yıllarda yeniden şehirden mahalleye dönümeye başlanmıştır.

Mahalle halkı tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. Son yıllarda sanayi alanları oldukça geliştiğinden dolayı gençlerin çoğu fabrikalarda çalışmaya başlamıştır. Mahalle ilköğrenime 1946 yılında başlamış, 1992 yılında farklı sebeplerden dolayı ögrenciler Kurtdere İlköğretim okulunda taşımalı sistemle eğitimlerine devam etmeye başlamışlardır.

Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı
Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı Sinanlı

Sofular Mahallenin tarihi hakkında, mahallede Bulgaristan'dan göç etmiş yeni ve eski Türkçeyi iyi bilen mahallenin hem ilkokul öğretmeni hem imamı ve katibi merhum Nazif Özer ile 1970 yılında yapılan bir söyleşi:

Bir tarihte Pınarbaşı köyü ile çıkan sınır ihtilafı nedeniyle Ankara'ya gitmişler. İlgili devlet dairesindeki eski Türkçe yazılı Osmanlı zamanına ait harita üzerinde Sofular köyünün adının "arık nasıflar" olarak geçtiğini "Koca kaynaklar" mevkiinde işaretli olduğunu tespit etmişler.

Sofular Bu harita üzerinde; Pınarbaşı, Paşaköy, İğneler, Sofular, Kadıköy, Osmanlı gibi köylerin olmadığı, buraların Arık Nasıflar köyü hudutları içinde olduğunu görmüşler. Bizans döneminde Gelibolu üzerinden Orhan Gazinin oğlu Süleyman Gazinin (mezarı Bolayır'dadır) Balkanlardaki beylikleri Sırp baskınlarından kurtarmak üzere yardıma gittiği dönemlerde batı ve orta Anadolu'daki beyliklerden buralara aşiretleri getirip yerleştirdiği bilinmektedir.

Sofular Koca kaynaklar mevkiindeki Arık Nasıflar köyünde kalan Rumlar, Anadolu'dan çeşitli Osmanlı beyliklerinden iskan ve tımar amacıyla getirilen bir kaç aşiret önce buraya yerleştirilmişler. Daha sonra Vize yolu üzerindeki Tekke mevkiinde yerleştirilmişler. Bu mahallede Alevilerle Sünniler arasında çıkan anlaşmazlık üzerine Sünniler (Sofiler) mahallenin şimdiki mevkiine yerleşmişler. Mahallenin ismi bu tarihten sonra "Sofular" olarak kalmıştır.

Eski mahallede kalan Aleviler de Yavuz Sultan Selim Hanın Büyükkarıştıran'da babası ile yaptığı savaşta paşaların karargahının kurulmuş olduğu mevkiiye taşınmışlar. Aleviler tarafından kurulan bu mahallenin adı da "Paşa Mahallesi " olarak anılmaya başlanmış.

Sofular Bugün bildiğimiz Sofular işte bu uzun tarihi ve siyasi süreçler içinde bu günlere gelmiştir. Halen İncirlik ve Dalkavuk mevkilerinde çok eski bir su kuyusu (2000 yılında mevcut idi) ve antik çağa ait topraktan yapılmış ev eşyası parçalarına rastlanmaktadır. Bu su kuyusunun ve eşya kalıntılarının bu mevkide rastlanması buranın Traklar dönemine ait eski bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Ancak burasının şimdiki mahallenin tarihçesine ışık tutacak herhangi bir rivayet intikal etmemiştir. Bu kalıntılar Traklar/Bizanslılar/Osmanlılar dönemlerinde istilalarla yakılıp yıkılan yerleşim yeri olduğu kanaatini vermektedir.

Sofular Bugün kullanılan mahalle kabristanındaki mezar taşlarında görülen yazıların eski Türkçe olması da mahallenin bugün bulunduğu yere kuruluşu tarihinin 1630 yılı olduğu tahmin edilmektedir.

Tekirdağ il merkezi Süleymanpaşa'ya 65 km, Çorlu ilçesine 50 km uzaklıktadır. Saray ilçesine 25 km uzaklıktadır. Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Mahallede, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık evi vardır ancak Sağlık ocağı yoktur. Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup mahallede elektrik ve sabit telefon vardır.

Sofular Sofular Sofular Sofular Sofular Sofular Sofular Sofular

Yuvalı Mahallenin ismi; çok eski tarihlerde, mahallenin bulunduğu alanın bataklık ve sazlık olduğu ve bu alanda yaşayan insanların barınmak için sazlardan yuvalar yaptıkları söylenmektedir. Yuvalı Mahallesi isminin buradan geldiği bilinmektedir.

Yuvalı Daha sonraki yıllarda Rum kökenli insanlar tarafından mahallenin şimdiki yerine kurulduğu bilinmekte, fakat kesin bir tarih yoktur. 1. Dünya Savaşı yıllarında çeşitli nedenlerden dolayı Rum kökenli insanlar buradan göç etmişler, yerlerine de Yunanistan'ın Selanik şehrinden ve Bulgaristan'dan Türkler gelip yerleşmiştir. 1960'lı yıllardan beri mahalleden dışarıya bir göç yaşanmaktadır. Göç edenler başta İstanbul olmak üzere değişik illerde yaşamaktadırlar.

Yuvalı Mahallede okuma yazma oranı %100 civarındadır. Eğitime 1930'lu yıllarda Rumlardan kalan Klisenin okula dönüştürülmesi ile başlanmıştır. Bu bina 1965 yılında yıkılarak yerine şu anki ilkokul binası yapılmıştır. Mahallede eğitimin başladığı bu yıllardan itibaren çok önem verilmiş, ülkemiz kamu ve özel kuruluşlarına çok sayıda yönetici, amir, memur ve öğretmen yetiştirmiştir. Mahalle evlerinde telefon, telvizyon ve bilgisayar genellikle bulunmaktadır.

Yuvalı Mahallede 1997 yılında Yuvalı Mahallesi Yardımlaşma ve Güzelleştirme Derneği kurulmuştur. 60 Kişi üyesi bulunmaktadır. Bu dernek mahalle muhtarlığı ile beraber faydalı faaliyetlerde bulunmaktadır. Mahalle halkının bir kısmı ve gençler başta Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikalar olmak üzere civardaki fabrikalarda çalışmaktadırlar. Mahalle, Güneydoğu'da askerlik görevini yapan Komando Çavuş Şahin Arslan'ı 1990 yılında Şehit vermiştir. Kendisini Saygı ile anıyoruz. Mahallede Rumlardan kalma çok sayıda ev ve bir kilise mevcuttu, ancak 3 tane ev sağlam kalmış, diğerleri yıkılmak suretiyle yok olmuştur.

Mahallenin geçim kaynakları Tarım ve hayvancılıktır. Ekilebilir tarımsal arazinin %90'ı buğday ve ayçiçeği, kalan kısmı da yulaf, arpa, mısır ve pancar ekiminde kullanılır.

Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı Yuvalı

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.