Makale Dizini

Vize Köyleri
Akıncılar 1450 yıllarında Kırım tatarlarının köyün şimdiki adıyla Kaynaklar mevkii denilen mevkiiye yerleşmesiyle kurulmuştur. Daha sonrası Selanik ve Bulgaristan göçmenlerinin gelmesiyle köy şimdiki bulunduğu yere, köyün yerlileri sayılan Gacallar tarafından kurulmuştur.


Akıncılar Köy 1954 yılında Ova Tatarlı isminde Saray ilçesine bağlıyken Vize ilçesine geçişi yapılırken köyün ismi de Akıncılar olarak değiştirilmiştir. Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 398 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 18 km. il merkezine uzaklığı ise 61 km.'dir.


Akıncılar Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılıktır.




Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 404 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 8 km. il merkezine uzaklığı ise 64 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.
Aksicim Gerek mağaralar gerekse natürel doku açısından zengin ve eski bir Rum yerleşimi olan Aksicim köyü 1913 yılında Bosna'dan gelen vatandaşlarımız tarafından kurulmuştur. Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 272 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 27 km., il merkezine uzaklığı ise 83 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.

Aksicim Aksicim Göleti Aksicim Göleti Aksicim Göleti

Balkaya Baklaya Köyü gerek natürel doku gerekse tarihi değerler açısından zengin bir potansiyele sahip olmasına karşın bu yönde köy turizmini geliştirecek tek bir adım vardır ki o da köyde bir otelin bulunmasıdır. Yürüyüş ve piknik alanları ve balık çiftliklerinin çokluğu, muhteşem bir görüntü içinde olan Trakya'nın 3. büyük mağarası Yenesu Mağarası (uzunluğu 1.620 metre) köy sınırları içerisinde bulunmasına karşın turizme açılması adına bugüne değin hiçbir çalışmanın yapılmaması, yine köy sınırları içerisinde bulunan 3-4 tane mağara manastırın maalesef hayvan ağılı olarak kullanılması köyün kültürel ve turizm değerleri adına üzüntü vericidir. Tarihçi Herodot'a göre Vize "Vizya" ismini alırken Balkaya "Apırtos" ismini almış. Halen köyün çevresinde tarihi önemini koruyan mağaralar vardır. 5 - 10 m2 alanlı içten birbirine geçen, taştan oyulmuş kemer kapılı mağaranın en yüksek yerlerinde kabartma haç işareti ve çeşitli şekiller vardır.

Balkaya Son kazılarda büyük mağaranın ortasında, taştan oyulmuş sandık biçiminde bir mezar çıkmıştır. Bu mezar Romalılardan kalmadır. Eski köy konağının yerinde daha önceleri kilise olduğu anlatılmaktadır. Köyün bazı kesimlerinde zaman zaman insan kemiklerine rastlanmaktadır. Kurtuluş Savaşı dönemine kadar köyün yerli halkı Rumlar iken, I.Dünya Savaşı'nda Osmanlılar Avrupa'da önemli topraklarını kaybedince 1913-1921 yılları arasında Yugoslavya'nın Bosna eyaletinden göç eden Müslüman Boşnaklar Rumlardan boşalan evlere yerleşmiş ve kalan arazilerini işlemişlerdir. Köy, Balkaya ismini Kazandere çayı boyundaki 40 metre yüksekliğinde 150 metre uzunluğundaki ballı kayadan almıştır. Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 284 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 20 km. il merkezine uzaklığı ise 76 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Çavuşköy Çok önceleri köyde yaşayan bir çavuş olmuştur ve halk bu yere zamanla yerleşmiştir. Çeribaş köyün eski ismidir ve anlamı çavuştur. Muhtarlıkların köy isimlerini değiştirmesi sonucu eski dildeki anlamını kaybetmeden şimdiki ismi olan Çavuşköy ismini almıştır.

Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 275 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 5 km. il merkezine uzaklığı ise 51 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.

Çavuşköy Çavuşköy Çavuşköy

Osmanlı devrinde Adıyaman Samsat'ta yaşayan Çevganlu (yâni Çevganlı ve anlam olarak Ciritli) Türkmen aşîretinden bir bölük, Osmanlı devrinde bir livâ (Türkçesi sancak ve bugünkü vâlilik benzeri bir birim) olan Vize'ye iskân edilmiştir. İsmin, Osmanlı kayıtlarında bundan sonra Çöğgenlü, Çöğgenli şekilleri görülmektedir. Yakın zamanlardaysa aynı köye "Çöğenli" denilmekteydi. Bu açıdan, anılan Köy'ün adının da Çevganlu'dan gelmiş olacağı anlaşılmaktadır. Bu itibarla. kurucu olmaktan başka, Çevganlu aşireti mensuplarının (diğerleri yanında) bugün Köy'de yaşıyor olmaları lâzım gelmektedir.

Bir rivayete göre de; köyün adı ilk yerleşim yerinde bulunan çöven otundan gelmektedir.

Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 352 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 12 km. il merkezine uzaklığı ise 68 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılıktır.
Develi 1893 Yılında kurulan köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 118 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 3 km. il merkezine uzaklığı ise 53 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.



Doğanca Bulgaristan'dan (Becenova) gelen birkaç aile köyün yerini beğenerek 1896 yılında yerleşmişlerdir .Adına da Doğanca demişlerdir. Birinci Balkan Harbi sırasında köyün aynı adla anıldığı, Mahmut Muhtar Paşa'nın Balkan Harbi kitabından anlaşılmaktadır. Komutan çadırının da bir süre Doğanca'da kurulu olduğu belirtilmektedir. Civar köylerin düşman eline geçtiği ve yakıldığı açıklanmaktadır.

1935 yılında Bulgaristan'ın Eskicuma, Osmanpazar, Şumnu gibi yerleşim yerlerinden göç etmek zorunda bırakılan ailelerin yerleştirilmesiyle ikinci bir mahalle oluşturulmuştur. 1941, 1951 ve 1978 yıllarında da Bulgaristan'dan göç ettirilen ailelerin yerleşmesiyle köyün kuruluşu tamamlanmıştır.

Doğanca Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 464 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 15 km. il merkezine uzaklığı ise 61 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.



Düzova Eski adı Mengeret olan ve Rumların yaşadığı Düzova, mübadele sonrası yaşanan göçlerle kurulmuştur. Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 443 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 9 km. il merkezine uzaklığı ise 65 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılıktır.
Evrencik 1924 mübadelesine kadar bir Rum köyü olan Evrencik mübadele sonrasında Selanik Drama'dan gelen Pomak asıllı göçmenlerin yerleştiği bir köy olmuştur. Yerleşimcilerin çoğunluğu Drama'nın Ilıca (Halıköy) ve Hıdırköy köylerinden gelenlerdir. Daha sonra Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya ve Arnavutluk'tan gelen göçmenler de olmuştur.

Evrencik Köy 1960'lı yıllarda göç vermeye başlamış ve nüfusu azalmıştır. İstanbul, Çerkezköy ve Kapaklı bölgelerine göçen köylüler, ekonomik gelirlerinin artması sonucunda köyde yazları kalabilecekleri evler yapmaya başlamıştır. İstanbul'a 145 km. uzaklıktaki köy, İncekoru, Kocakoru, Eskibağlar, Kazandere, Papuçdere gibi bölgeleri ile grup gezileri ve kampların yapıldığı bir yer haline gelmiştir.

Evrencik Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 743 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 14 km. il merkezine uzaklığı ise 54 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, hayvancılık ve ormandır.

Evrencik Evrencik

Evrenli Köy, 2. Dünya Savaşı'nda askerler tarafından garnizon olarak kullanılmıştır. Köyün eski adı Aya Yorgi'dir. Köye daha önce belediyelik teklifi gelmiş olup köylüler tarafından reddedilmiştir.

Eskiden beri süre gelen "danışık" adı verilen düğünden önce halka açık yemekler verilir. Misafirlere ikram, düğün boyunca devam eder. Menüyü oluşturan yemekler genellikle şehriye çorbası, kuru fasulye, patates yemeği, pilav, peynirli börek ve baklavadır. Köye yabancı bir damat gelirse, askere gidecek gençlere "Toprak Bastı" adında belli bir miktar para ödemesi ve bazı ihtiyaçları üstlenmesi gerekir.

Evrenli Köy halkı asker çağına gelen gençlerini bayram havası içinde yapılan düğünlerle uğurlar. Askere ve asker düğünlerine çok önem verilir. Askerler uğurlanmadan 1 ay önce her asker ailesi, halka açık asker yemeği verir. Köyde, Türkiye'nin çeşitli illerinde şehit olan dört kardeşimiz bulunmaktadır.

Evrenli Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 1.080 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 9 km. il merkezine uzaklığı ise 65 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmakta olup ilköğretim okulu da mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.



1890 Yılında kurulan köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 95 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 26 km. il merkezine uzaklığı ise 84 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 606 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 6 km. il merkezine uzaklığı ise 62 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmakta olup, ilköğretim okulu da mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılıktır.
Kurtuluş savaşı öncesi Bulgarların yaşadığı ve tarih öncesi (Traklar Dönemi) kalıntıların bolca bulunduğu bir köydür. Köyün etrafında tarlalarda tesadüfen ortaya çıkarılan (veya defineciler tarafından) iki adet tümülüs taş mezar bulunmuştur. Kışlacık Köyü Kurtuluş savaşı sonrası Urgaz adı ile anılmakta idi. Daha sonra bu isim Bulgarca olduğu gerekçesi ile askeri darbe döneminde Türkçeleştirilmiş ve Kışlacık adı verilmiştir. Rivayete göre köy bölgesini havadan gezen askeri yetkililer köyün etrafında ve orman içindeki tarla kenarlarında dağınık olarak kurulan ve çok sayıdaki hayvan barınaklarını (ahıl veya ahırları) fark edip bu barınaklar hakkında bilgi edinme ihtiyacı hissetmişler. Köy halkının bu hayvan barınakları şunun kışlası bunun kışlası olarak aktarmaları üzerine buraya Kışlacık adını vermeyi uygun görmüşler.

Yaşlıların anlattıklarına göre de; Yavuz Sultan Selim Avrupa seferlerine çıkarken kışı bu köyde geçirirmiş. Onun zamanından kalma olduğunu söyledikleri tarihi çeşme ve askeri kışla kalıntıları da bunu doğruluyor. Köyde askerler kışladığı için köyün adı Kışlacık olarak değiştirilmiş.

Köy bölgeye hakim Yumurta Tepe'nin güney yamacına kurulmuştur. Karadeniz'in batı ucuna (İğneada ve Kıyıköy arasında) kalan kısmına deniz sahiline 15 km uzaklıktadır. Gezilip görülmesi gereken çok güzel sahilleri vardır. Özellikle Panayır İskelesi ve Poliçe diye adlandırdıkları uzun kumsalları bulunan deniz sahili harikadır. Tamamen doğal hiçbir beton yapının olmadığı sahillerde yazın yüzlerce insan sessizliği ve temiz havayı solumak için bu sahillere çadır kurmaktadır. Sahilleri orman, kumsal ve deniz üçlüsünün en doğal halini yansıtan mükemmel yerlerdir. Panayır iskelesinde orman içinden çıkan doğal kaynak suyu sıfır kireç oranı ile çok aranan bir sudur. Özellikle böbrek sorunu olan insanlar çok uzak yerlerden gelip bu sudan temin etmektedirler.

Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 753 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 31 km. il merkezine uzaklığı ise 87 km.'dir. Köyde sağlık ocağı bulunmakta olup, ilköğretim okulu da mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi ve kanalizasyon sistemi mevcuttur. İlçe genelinde kanalizasyonu olan iki köyden biridir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Kızılağaç Köyün eski adı YATROZ - YATROS ( Kayalık)`dur. 1293 (Miladi 1878) Osmanlı-Rus harbinde Şipka ( SHIPKA " bölge Pomakçasında kuru ot demektir) geçidi savaşından sonra direnen 4 milyona yakın silahsız pomağın Rus ve Romen orduları tarafından katledildiği, kalanların çok dağınık bir şekilde buraya geldiği anlatılmaktadır. Kızılagaç adı Papuç deresi kenarlarında bolca yetişen kızılağaç ağacından gelmektedir. Köyün ilk sakinleri Bölgede yaşayan Rum`lar iken 1878 savaşında Plevne ve Shipka Geçidi savaşlarında yenilen Osmanlı Ordusunun dağılması ve Müslüman Pomak Türklerinin katledilmesine çok fazla direnemeyerek Avrupa ve Türkiye`nin pek çok bölgesine dağılmaya başlayan Pomaklardan dönemin imamı olan Ahmed Behzad efendinin Taliga adı verilen ve atların çektiği bir kağnı ile Anadolu'ya hareket ettiği, yollarda karşılaştığı yetim Pomak çocuklarını da toplayarak önce Balkaya köyüne yerleştiği ve buradan da boşaltılmış bir Rum köyü oyan YATROZ`a geldiği anlatılmaktadır.

Köy bir Pomak Köyüdür. Köyün Deliorman Pomaklarının gelenekleri ile aynı gelenekleri taşıdığı bilinmektedir. En önemli yemekleri Pomak Pidesi, Kaçamak, Klapanik ( Otlu mısır ekmeği)'dir. Köyün ilk imamı Hacı Ahmed Behzad efendidir. Lakabı Hacı Bego olan Ahmed Behzad Efendi 1950 li yıllarda vefat etmiş olup, topraktan yapma evi halen camiinin yanında ve boş olarak durmaktadır. Doğa ile barışık ve dağlı bir halk olan Şipka Bölgesi Pamoklarının el aletlerinden oyuncaklarına kadar her şeyi doğadan sağlanmaktadır. Kayın ağacının kabuğundan yapılan ilkel zurna (TAROLA), tavşan elmasından yapılan ilaç antibiyotik Bizilak, Sirke ve sarımsakla yapılan saçkıran ilacı, Pren süpürgesi, Zenlika süslemesi bunlara birkaç örnektir.

Kızılağaç Genelde çobanların bildiği ve bu gün yok olma tehlikesindeki bir tür satranç olan Dızık oyunu dikkate değer bir kültür örneğidir. Birkaç avuç içi büyüklüğündeki çukur ve renkli çakıl taşları ile oynanan Dızıkta esas amaç koyunları temsil eden taşların kurtları temsil eden taşlardan ve hamlelerden korunmasıdır.

Kocakarı ilaçları kültüründe ise 40 yıllık sirke ve sarımsak ile saç kıran hastalığının tedavi edildiği bilinmektedir. Bu gün saçkıran solüsyonlarının aynı içerikleri taşıdığı göz önüne alındığında Osmanlı dönemi tıp ilminin halk arasında yaygın olarak bilindiği görülebilir.

Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 574 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 23 km. il merkezine uzaklığı ise 79 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Cumhuriyetten önce Rum ve Bulgarlar yaşamışlardır. Buraya Milattan sonra 338'de 1. Konstantinus devrinden önce Rum asıllılar gelmişlerdir. Bulgarların buralara yerleşmesi Bizans devrindedir. Bulgarlar 1913 de Kömürköy'den kaçmıştır. Hatta Kırklareli yöresinde son 12 Bulgar köyü Edirne valisinin oğlunun Demirköy gezisi dönüşü öldürülmesiyle boşaltılmıştır. Türkler ise Balkan Savaşı'nın acı günlerini bu köyde yaşamıştır. Köye Türk yerleşmesinin bir kısmı 1922 sonrasıdır, çünkü Petriç 1. Balkan Savaşı'nda Bulgarlara kaptırılmıştır. Köyün Drama kökenli sakinleri mübadillerdir.

1 Kasım 1922'den sonra ise (Cumhuriyetin kuruluşunda) göçmenler gelip köye yerleşmişlerdir. Günümüzde de Bulgaristan'da yaşayan Bulgarlar eski yaşadıkları yerleri ziyarete gelmektedirler. Köyün eski adı "Pineke" dir. Yeni adı ise "Kömürköy" olarak değiştirilmiştir. Şimdiki adını, eskiden köy çevresinde odun kömürü çok üretildiği için almıştır.

Yöresel olarak belirli bir folklor yoktur. Halkın göçmen olmasından dolayı böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır. Yunanistan ve Bulgaristan'daki oynanan oyun havaları ile benzerlik bulunmaktadır. Düğünler genelde davul zurna (Hasan usta. Lüleburgazlı küçük Hasan ve arkadaşları) eşliğinde ve orkestra ile yapılmaktadır. Sami ve Metin SÖZDİNLER kardeşlerin kurduğu Çakırım orkestra köyde ve civar ilçelerde isim yapmış ve en çok beğenilen orkestrasıdır. Genel Olarak oynanan oyunlar ise çiftetelli, roman, ağır roman, tulum, karşılama, düz kasap ve kasap, damat oyunlarıdır.

Doğusu Balkaya köyü, batısı Sergen köyü, güneyi Küçük Yayla köyü, kuzeyi Kızılağaç köyleri ile çevrilidir. Bölge 41 derece 6 dakika kuzey enlemi ile 27 derece 7 dakika doğu boylamlarının kesiştiği noktadır. Yıldız Dağları'nın güneydoğuya açılan kısmında yer alır. Arazi genelde engebelidir. Köy etrafı tepelerle çevrilidir.

Köyün geçim kaynağı genelde ormancılığa dayanmaktadır. Tarım ürünlerinden az miktarda ekim yapılmaktadır. Tahıllar, fasulye ve ayçiçeği son yıllarda da Kanada ve Samsun Kavağı ekimi yapılmaktadır. Halk ormana bağlı kaldığı için hayvancılığa gerekli önem verilmemiştir. Hayvancılıkta yeni yeni az miktarda et ve süt inekçiliğine ve de koyun üreticiliğine başlanmıştır. Kömürköy'de 500'e yakın kişi çevre ilçelere özellikle Çerkezköy'e işçi olarak çalışmaya gitmektedir. Fabrikalara köyden 3 vardiya olarak servisle gidilmektedir. Genelde köyün genç nüfusu işçi olarak çalışmakta ve kendi ihtiyaçlarını temin etmektedirler. Köyde emekli kesimin de bulunması ekonomisini canlandırmaktadır.

Sanayi alanlarının ve fabrikaların uzak olması bir dezavantajdır. Bu nedenle insanların bir kısmı özellikle Kapaklı, Çerkezköy ve civarında ikamet etmektedir. Az bir kesim de köyden fabrikalara aktarmalı servislerle gidip gelmekteler. Sadece Kapaklı da yaklaşık 600 köylü ikamet etmektedir. Köydeki gelir kaynaklarının en başında odunculuk gelir.

2006 yılından itibaren Avrupa Birliği çalışmaları nedeniyle baltalık orman kesimine son verilmiş olup sadece seyreltme koru ve bakım çalışmaları yapılacağından Odunculuğun getirisinin düşmesi köylüyü başka arayışlara itmektedir. Besi ve süt hayvancılığının yanı sıra arıcılıkta gelişmektedir. Yakın zamana kadar yapılmayan odun kömürü imalatı tekrar yapılmaya başlamıştır. Kömürköy coğrafi olarak stratejik bir konumdadır. Kızılağaç, Kışlacık, Hamidiye, Sivriler'e oradan da Demirköy ve İğne adaya ulaşmak için köyden geçilmektedir. Arazinin % 80'i ormandır. Tarım arazisi yok denecek kadar azdır. Son yıllardaki tarım maliyetlerinin yüksekliği çiftçiliği bitirme aşamasına geldi.

Köy halkı son yılllarda teknolojik gelişmeye ayak uydurmuştur. Köydeki evlerin %10'u Bulgar evleridir. Bu evler neredeyse kullanılamayacak kadar eskimiştir. %90'ı ise yeni yapılmıştır. Köyden çevre il ve ilçelere çok göç olmaktadır. Köy yolu asfalt olup Vize'ye 14 Km uzaklıktadır. Kıyıköy'e ise 22 Km'dir. Ayrıca Kızılağaç Sivriler köyü arası asfalt yapıldığından İğneada'ya buradan ulaşım kolaylıkla sağlanmaktadır. Köye elektrik 1985 yılında gelmiştir. Evlere su şebekesi 1992 yılının Ağustos ayında bağlanmıştır. Ek olarak yeni bir su deposu daha yapılmış olup bu su deposu da elektrik gerektirmeden çalışarak faaliyettedir. Köy muhtarlığına ait köy kantarı mevcut ve yeni yapılmıştır. Genelde her evde beyaz eşya vardır. Halk geçimini ormancılıkla, az da olsa hayvancılık, emekli kesim ve de işçilikle sağlar. Ayrıca 6 bakkal, 1 temizlik malzemesi dükkânı, 2 tane berber, 1 fırın, 2 kasap bulunmaktadır. Kahvehane sayısı 7'dır. Son dönemde köyün coğrafi yapısının turizme müsait olması köydeki gelişmeleri hızlandırmıştır. Köyde villa tipi evler hızla artmaya başlamıştır. Bunda elektrik ve suyun köy dışına kadar getirilmiş olmasının büyük payı vardır. Köy yolu asfalt ve son derece bakımlıdır. Köyde her Pazar günü çöp toplanmaktadır. Köy muhtarlığı her eve bir çöp bidonu tahsis etmiş olup çöpler toplanmakta ve çöp ücretleri su faturalarına eklenmektedir. Köyün su ihtiyaçları için ek olarak 3. bir su deposu yapılması için çalışmalara başlanmıştır.

Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 464 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 14 km. il merkezine uzaklığı ise 70 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Daha önce Rum Köyü olan Küçükyayla, Lozan Anlaşması, nüfus mübadelesine göre gelen göçler ile kurulmuştur. Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 424 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 14 km. il merkezine uzaklığı ise 70 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi ve kanalizasyon sistemi mevcuttur. Köyün geçim kaynağı ise, ormandır.
Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 323 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 13 km. il merkezine uzaklığı ise 69 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, tarım ve hayvancılıktır.
Okçular Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 353 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 6 km. il merkezine uzaklığı ise 62 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.

Okçular Okçular

Pazarlı 1893, 1935 ve 1951 Yılında ki göçlerle kurulan köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 184 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 6 km. il merkezine uzaklığı ise 50 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır.


Pazarlı Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, tarım, hayvancılık ve ormandır. Ayrıca su kaynakları bol olan köyde çok sayıda Bizans dönemi su yollar bulunmaktadır.




Sergen Sergen'in ilk kuruluşu 13 ile 14.yüzyıl arasında Bizans döneminde olmuştur .Yaygın sirke üretiminden dolayı isminin Sirkina (Sarakinya) olduğu zaman içerisinde Sergen ismini aldığı rivayet edilir. Uzun bir zaman Bulgarlar ve Yunanlıların bir arada yaşadığı köyde 1.Dünya Savaşından sonra Batı Trakyalı Türkler yerleşmeye başlamış, bunlardan ilkleri ABDULLAH EFENDİ, ŞEFİK AĞA, BEKİR BEY, İSMAİL BEY VE HALİL BEY olduğu bilinmektedir. Bu zaman kadar 2 mahallesi olan köy MÜSLÜMAN TÜRKLERİN göç etmesi ile 3 mahalleye sahip olmuştur. Balkan harbinden sonra Bulgar ve Yunanların köyü terk etmeleri ile köy bugünkü konumuna gelmiştir. Belediye 9 Aralık 1988 tarih ve 35279 kararnamesi ile kurulmuş, 26 mart 1989 da resmen göreve başlamıştır. Ancak yeni çıkan büyükşehir kanunu maddeleri uyarınca nüfusu 2000 altında kalan diğer belediyeler gibi Sergen belediyesi de kaldırılıp köy haline getirilmiştir. 2013 yılı nüfusu 1432 kişidir.

Düğünlerde, keşkek, zerde, mısır bulguru ve çeşitli yemekler yapılarak tüm köy halkı davet edilir .Trakya'da olmasına rağmen geleneksel kıyafet olarak günlük hayatta basma şalvar ve bir kapak ve etekten oluşan Osmanlı tarzı çarşaf giyilmektedir. Erkekler ise pantolon, ceket vs. farklı bir etkinlik olarak taş fırınlarda ekmek yapımı günümüze kadar sürmüştür. Eski cami ve yeni cami olarak 2 adet cami bulunmaktadır. Bir sağlık ocağı, ilkokul ve orta okul bulunmaktadır. Mahalle aralarında köy çeşmeleri hala bulunmaktadır ve halk soğuk olduğu için bu suları tercih etmektedir. Kanalizasyon ve su şebekesi bulunmaktadır .Yıldız dağlarının eteklerinde bir orman kasabasıdır. Kışları çok sert ve soğuk yazları ise sıcak bir iklime sahiptir. 1873 yılında 400 Bulgar ve 340 Rum varmış. O yıllarda toplam hane sayısı 150'imiş.
Sofular 61 Hanesi bulunan köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 88 olup, köyün ilçe merkezine uzaklığı 11 km., il merkezine uzaklığı ise 57 km.'dir. Köyde sağlık evi ve ilköğretim okulu bulunmamakta olup, taşımalı eğitim yapılmaktadır. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise, taşımacılık, tarım ve ormandır.



Soğucak Köyün adı, eski Yunanca'dan gelmektedir. Bahsi geçen dilden tercümeyle Soğucak Köyü'nün eski adı; Krionero (soğuksu) dur. Tarih içerisinde Türkleştirme politikasına uygun olarak köyün ismi, Soğucak olarak değiştirilmiştir. Köyün eski yerleşim yeri, günümüzdeki konumundan 2 kilometre dışarıdadır. Fakat zaman içerisindeki Yunanlı eşkıyaların saldırıları sonucunda, saldırılardan korunmak için köy toplu olarak, 2 kilometre içeriye çekilmiştir. Köyün, köy girişinden içeride olmasının sebebi budur. Köy yerleşkesi ana yoldan itibaren kuzey yönüne uzanan Soğucak deresinin oluşturduğu vadi üzerine kurulmuştur.

Soğucak Köyde genellikle eski Yunan mimarisine uygun yapılar bulunmaktadır. Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir. Nüfus değişimi sırasında köye yerleşen Türkler, evlerin dizaynını kendilerine göre düzenlemişlerdir. Evlerin genel mimarisi, iki kat üzerine kurulmuştur. İlk kat genelde ambar ve ahır olarak kullanılmış, ikinci katında yaşam alanı oluşturulmuştur. Köyün mera sınırları içinde yer alan Gemikaya mevkii, Trakların ve öncesi tunç devri kalıntıları taşımakta olup sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Köyün etnik çoğunluğunu, Pomaklar ve Yörükler oluşturmakla birlikte, etnik nüfusta Muhacirler de bulunmaktadır.

Soğucak Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 444'tür. Köyün ilçe merkezine uzaklığı 14 km., il merkezine uzaklığı ise 45 km.'dir. Köy tarihi doku açısından zengin bir yapıya sahiptir. Özellikle Prof.Dr.Engin BEKSAÇ tarafından Gemikaya mevkiinde bulunan tarihi doku Trak dönemine kadar uzanmaktadır. Maalesef bu bölgenin defineciler tarafından tahrip edilmesi ise üzüntü vericidir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ormandır.

Soğucak Soğucak Soğucak
Soğucak Soğucak

Topçuköy Kurtuluş savaşı yıllarında Kırklareli'yi düşmandan temizlemek amacıyla Gazi Mustafa Kemal Paşa Çövenli köyü, Akıncılar köyü ve birçok yere asker yollamış ama bugünkü adıyla Topçuköy köyüne 200 -300 adet top yollamıştır. Köyün adı buradan gelmektedir. Köy halkı mübadele ile Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelmiştir.

Topçuköy Köyün nüfusu 2013 yılı itibariyle 490'dır. Köyün ilçe merkezine uzaklığı 11 km., il merkezine uzaklığı ise 67 km.'dir. Köyde sağlık evi bulunmamakta olup, ilköğretim okulu ise mevcuttur. Alt yapı olarak köyde su şebekesi olmakla beraber, yaz aylarında yer yer yetersiz kalmaktadır. Kanalizasyon sistemi mevcut değildir. Köyün geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılıktır.

Topçuköy Topçuköy Topçuköy Topçuköy
Topçuköy Topçuköy Topçuköy

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.
Daha fazla bilgi Kapat