Makale Dizini


Akçaköy Kırklareli iline 60 km, Lüleburgaz ilçesine 25 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı nüfusu 325 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı yoktur ancak sağlık evi yapılmıştır (Eski anaokulu binası tadilat yapılıp sağlık evi haline getirilmiştir.). Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde 2 cami olup biri işlevini sürdürmekte diğeri ise kullanılmamaktadır.
Alacaoğlu Kırklareli iline 80 km, Lüleburgaz ilçesine 16 km uzaklıktadır.

2013 yılı nüfusu 643 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde Tarım kredi kooperati, Trakya yağlı tohumlar alım merkezi ve Tarımsal kalkınma kooperatifi bulunmaktadır. Kanalizasyon şebekesi 2006 yılında hizmete girmiştir.
Kırklareli iline 52 km, Lüleburgaz ilçesine 5 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı nüfusu 601 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köye iki yoldan ulaşım vardır. Yollar asfalt biri 5 diğeri 10 km dir. (İlçe merkezine uzaklığı)
Eski adı Yuvanköy'dür. Yuvan adlı bir Yunanlının çiftliği olduğu ve ismini de buradan aldığı söylenmektedir. İlk demircilik mesleki okulu (bugünkü meslek lisesi ayarındaki okul) Yuvan çifliği yakınlarında eğitim vermiştir.

Kırklareli iline 47 km, Lüleburgaz ilçesine 13 km uzaklıktadır.

2013 yılı nüfusu 1317 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Ceylanköy Köyin eski adının Bizanslardan kalma bir ad olan Mandirisa'dan geldiği bilinmektedir.

Kırklareli iline 45 km, Lüleburgaz ilçesine 17 km, Pınarhisar ilesine 11 km uzaklıktadır. Güneyinde Hamzabey, kuzeyinde Ataköy, doğusunda Osmancık, batısında Karaağaç ve kuzey doğusunda Ertuğrul köyleri bulunmaktadır. Toprakları üzerinde üç baraj göleti bulunmaktadır. Kaynarca deresi köyü ikiye bölmekte ve bu iki mahalle arasındaki ulaşım köprülerle sağlanmaktedır. Büyük otlakiyeleri ve meraları bulunmakta, meralarda bulunan ağaçlar da meşe ağaçlarından oluşmaktadır.

Ceylanköy 2013 yılı nüfusu 485 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Aynı zamanda çevredeki fabrikalarda çalışan birçok işçi bulunmaktadır.

Ceylanköy Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.Sulama için bir bente sahiptir. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı yoktur. Ayrıca köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Ceylanköy Ceylanköy

Çengelli Köyün adının nereden geldiği bilinmemekle birlikte, Çengelli köyü doğumlu olup halen Kırklareli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nde Halk Kültürü Araştırmacısı olarak görev yapan Zekeriya Kurtulmuş'un, köy ortasında bulunan en eski mezarlıkta yapmış olduğu araştırmada Hicri 1201, Miladi 1612 yılına ait mezar taşına rastlaması, Köy'ün geçmişinin 1612 yıllarına kadar indiğini göstermekle birlikte, köyde daha geniş kapsamlı yapılacak bir araştırma köyün tarihinin daha da eskilere inebileceğinin işaretini göstermektedir.

2013 yılı nüfusu 218 kişidir.

Çengelli Çengelli Köyünde geleneksel köy düğünleri, askere uğurlama geleneği (asker düğünü), yağmur duası geleneği yaşatılmaktadır. Kına gecesi uygulamaları pek çok yerde rastlanmayan uygulamaları içerir. Köyde geleneksel yemekleri bulmak mümkündür. Özellikle hamur işleri çok meşhurdur.

Kırklareli iline 82 km, Lüleburgaz ilçesine 22 km uzaklıktadır.

Çengelli Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır.kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır . Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Çengelli Çengelli Çengelli Çengelli
Çengelli Çengelli Çengelli Sağlık Ocağı

Çeşmekolu Köyde Hıdırellez şenliklerinde eski gelenekler devam ettirilmeye çalışılmaktadır. Bu şenliklerde büyükler saygı ön planda tutulmaktadır.

Köyün ilk kurucuları ; 1313 ( 1897 ) yılında Bulgaristan'ın Ahyolu - Burgaz kazasının Kızılağaç bucağı, Gaipler, Belevren ve Dikence köylerinden olup, Bulgar ordusunda askerlik yapmak istememesi sebebiyle yapılan baskı ve işkencelerden kaçan Türklerden oluşmaktadır.

İlk kuruluşunda, etrafını çeviren gür koruluk sebebiyle ismi "ÇEŞMEKORU", daha sonra ise "ÇEŞMEKOLU" olarak değiştirilmiştir. Üsküpdere deresi köyden geçmekte olup, yazın kurumakta, kışın ise akmaktadır.

Çiftçilikte ; Buğday, ayçiçeği, bal kabağı ve pancar ekilir. Köy aynı zamanda Trakya bölgesinde karpuzu ile ünlüdür.

2013 yılı nüfusu 291 kişidir.

Kırklareli iline 36 km, Lüleburgaz ilçesine 18 km uzaklıktadır.

Çeşmekolu Çeşmekolu Köyü, denizden 203 metre yükseklikte, kuzey ve doğusu dağlık ve ormanlık diğer bölümü genelde düzlük arazidir. Bölgede genellikle kara iklimi hakimdir. Kışları sert ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer. Bitki örtüsü olarak ormanlık ve step özelliği göstermektedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Çeşmekolu köyü ormanları bol köylerden biridir. Yaban hayatı çok zengin olan Çeşmekolu, önemli av merkezlerindendir. Yıldız dağlarının yoğun ormanlarla kaplı yükseltileri büyük av hayvanlarının, ovalar ise kanatlı av hayvanlarının yaşama alanlarıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Çiftlikköy Lüleburgaz'a bağlı Çiftlikköy, Yunanistan'dan çok uzun zaman önce gelen 5 aile tarafından kurulmuş. Gelen aileler şimdiki yerleşim yerine yerleşerek hayvancılık işi ile uğraşıyorlarmış. Hatta Yunanistan'dan bazı kişiler Çiftlikköy'ü çiftlik olarak da kullanıyorlarmış. İlerleyen zamanlarda Yunan halkı yavaş yavaş ülkesine dönmeye başlamış ve Köyün tarihi çok eski olup, şu anda yaşıyan yerli halk 93 harbi sırasında (1877-78 Osmanlı - Rus Harbi) yerleşmiştir. Makedonya'nın Üsküp şehri yakınındaki Yuanlili köyünden gelmiş Karaman türkleri yerleşmiştir. Eski Rum köy evleri kalmamıştır.

Çiftlikköy Köyün gelenek, görenek ve yemekleri çok kültürlülüğün göstergesi olarak örnektir, yemekleri çok güzeldir. Gelenek ve görenekleriyle ünlüdür. Tarihi evleri vardır. 2 okulu vardır. Bir orta okul bir ilkokulu vardır. Ayrıca kendisine has konuşma şekli çok ilginç ve çok komiktir. Mesela körüklü bir otobüs alan oğluna "Abe oğlum nasıl araba bu? Gıskalar gibi tıslaaaarrr." Burada gıska kaz demektir. Körüklü arabanın çıkardığı sesi tıs sesini kazlara benzetmiştir. Çiftlikköylülerin bazı söylemleri "tıslaaaar, anlaaaamaz vb. gibi... Seyitler istasyonunun tüm canlılığı yok olunca köy ulaşımı da etkilenmiştir. Çalışkan çiftçilerin olduğu yeni nesli örf adet ve anenelere göre yetiştiren çağdaş aydınlık kültürün örnek köyüdür. Çiftlikköy'de kurulan ofis sayesinde çiftçiler ihtiyaçlarını vadeli olarak kolaylıkla karşılar, komşu köyler ekinlerini rahatlıkla satışını yapar. Ulaşım açısıdan her saat başı vesait bulunur

2013 yılı nüfusu 963 kişidir.

Çiftlikköy Kırklareli iline 85 km, Lüleburgaz ilçesine 23 km uzaklıktadır. Komşu köyler Seyitler, Karamusul, Kayabeyli ve Büyükkarıştıran dır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım ürünleri genelde Buğday, Ayçiçeği ve son zamanlarda ekilmeye başlayan Kanoladır. Ayrıca Köylülerin çoğu çevre fabrikalarda çalışmaktadır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi kanalizyasyonu vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup en yakın tren istasyonu uzaklığı 2,5 km'dir. Köyde elektrik ve sabit telefon ve internet bağlantısı vardır.
Davutlu Ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalıdır.

2013 yılı nüfusu 165 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Düğüncübaşı Kırklareli iline 74 km, Lüleburgaz ilçesine 12 km uzaklıktadır. Sakinleri 1924 yılında Drama'dan mübadil olarak gelmişlerdir. Batı Trakya gelenekleri sürmektedir. Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

2013 yılı nüfusu 1119 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Çevre fabrikalarda çalışarak geçimini sağlayan birçok aile vardır. Yakınında bulunan çiftliklerde çalışanlar da vardır.

Düğüncübaşı Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak Ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır, ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca, köyü Lüleburgaz'a bağlayan ana yolda kaldırım mevcuttur. Köyde Lüleburgaz ile ulaşımı sağlamak amacı ile her 30 dakikada bir dolmuş araçlar çalışmaktadır. Köyün 2 km yakınından geçen Ergene nehri, çevre fabrikaların kimyasal atıkları ile kirletilmiş olup köyün Ergene nehrini kullanma imkânı kalmamıştır. 25 yıl önce Ergene nehrinden balıkçılık yaparak da geçinmek mümkündü. Şu an yanından geçmek bile çevre insanlarına rahatsızlık vermektedir. Son yıllarda kanser vakaları artmaktadır.

Düğüncübaşı Düğüncübaşı Düğüncübaşı Okul
Düğüncübaşı Düğüncübaşı Düğüncübaşı

Emirali Köyün tarihi'nin kesin olarak bilinmemesine rağmen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'a önceden yerleşmiş olan Arnavutların-Gacalların savaşın etkisinde kalarak göç etmeye başlamaları ve özellikle Trakya topraklarına yayılmaları ile kurulduğu tahmin edilmektedir.

Köy kurulduğu yıllardan itibaren Kurtuluş Savaşı'nın sonuna kadar bölgede yaşanmış olan savaşların etkisi ile çok tahribatlar yaşamış ve düşman işgali altında kalmıştır. Bölgede çok kanlı savaşlar yaşanmıştır. Bölgeye ilk gelen Arnavutlar-Gacallar bu savaşlarda çok büyük özveriler göstererek bölgelerini çok iyi savunmuş olmalarına rağmen çok sayıda kayıplar da vermişlerdir.

Emirali Okul Köyün ilk kurulduğu yerin bu günkü mezarlığın alt tarafında olduğu söylenmektedir. Balkan harbi döneminde köy Bulgar işgaline uğramış ve yakılmıştır. Bu dönemde Sakızköy'de Bulgarların, Ahmetbey'de ise Rumların çoğunlukla yaşadığı bilinmektedir. Bulgar işgali döneminde köyde yaşayanlar Adapazarı / Mekece bölgesine göç etmişlerdir. Balkan harbinin sona ermesiyle birlikte tekrar bölgeye dönenler ilk olarak Ahmetbey yakınlarına yerleşmişler ve Rumlar tarafından bir kış misafir edilmişlerdir. Sonrasında köy ilk önce Bahçedere bölgesine kurulmuş ancak sadece bir kış sonunda bugünkü gacal mahallesi diye anılan yerleşim bölgesine göç edilerek tekrar kurulmuş ve günümüze kadar genişleyerek devam etmiştir. (kaynak kişi Abdi Dilek ) 1930'lu yıllarda Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'dan başlayan göçlerle köyün bugünkü halini almaya başladığı bilinmektedir. Köy Bulgar ve Yunan işgali altında iken köyün ilk kurulduğu bölgede Bulgar ve Yunanların da yaşadıkları tahmin edilmektedir.

2013 yılı nüfusu 837 kişidir.

Geleneksel Trakya kültürü görülmekle birlikte zamanımızda iyice unutulmaya yüz tutmuş imece usulü yardımlaşma yöntemi halen Emirali köyünde devam etmekte olup, köyün kendine has bir kültüre sahip olmasını sağlamaktadır. Bunun örnekleri; Köy ilköğretim okulunun ihtiyaçlarını karşılayan okul aile birliği ve koruma derneği, cami yaptırma ve yaşatma derneği gibi sosyal faaliyetleri destekleyen örgütlenmeleri köyün kendi bünyesinde bulundurmasıdır.

Lüleburgaz'ın kuzey doğusunda kurulmuştur. Kuruluş alanı çevre köylerden daha yüksekte olup kuruluş yeri ovayı andırır. Köy toprakları 20000 dönüm kadardır. Kırklareli iline 78 km, Lüleburgaz ilçesine 17 km. uzaklıktadır. Köyün 3 km. doğusunda Ahmetbey beldesi, 7 km. batısında Sakızköy, 13 km. kuzeyinde Sütlüce köyü, 15 km. güneyinde Evrensekiz beldesi bulunmaktadır.

Köyün ekonomisi tarım, hayvancılık ve son yıllarda bölgede açılan tekstil fabrilkalarından elde edilen gelire dayalıdır.

Köydeki orta ve üst yaş grubu insanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Genç nüfüs (Erkekler Askerlik öncesi ve sonrası, yine genç bayanlar da evlilik öncesi ve sonrası) köye kadar servis imkânı sağlayan fabrikalarda çalışmaktadır. Ayrıca köydeki orta yaşlı veya yaşlı insanlar; Bağkur ve Tarım sigortasından emekli olanlar ile köy dışında şehirlerde çalışarak emekli olduktan sonra köye tekrar geri dönenler emeklilik maaşları ile geçimini sağlamaktadır.

Köyde ilköğretim okulu, içme suyu şebekesi, kanalizasyon sebekesi, PTT şubesi vardır ancak PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı, spor kulüp bürosu, spor klübüne gelir getiren kahvesi ve köy muhtarlık bürosunun bulunduğu bina vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Emirali- İstanbul arasında İstanbul Seyehat her gün düzenli olarak 2 otobüs seferi düzenlenmektedir. Yolculuk yaklaşık 2 saat sürmektedir. Sefer saatleri 07.00 Emirali-İst 12.00 İst.-Emirali 14.30 Emirali-İst 18.00 İst.-Emirali Cuma-Cumartesi ve Pazar günleri sefer sayısı ek seferler ile birlikte karşılıklı olarak 3'e çıkmaktadır. Günlük standart 2 sefere ek olarak hafta sonları 20.30 Emirali-İstanbul 24.00 İstanbul-Emirali seferleri yapılmaktadır. İstanbul Seyehatin modern otobüsleri ve köyün ilk otobusçüleri olan Çakıcı ailesinin 3. kuşak torunlarının özel ilgisi ile kesintisiz internet bağlantısı olan otobüslerle İstanbul komşu kapısı olmuştur.
Ertuğrul Ertuğrulköy ismi bu toprakların hemen hemen hepsinin sahibi Ertuğrul Bey tarafından verilmiştir. Önceleri, ki bu çok eski zamana dayanır, köyün adı Kazanköy olarak anılmaktaydı. Ertuğrulköy'de yapılan ilk yerleşim 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Bulgaristan'dan göç edenler tarafından yapılmıştır. Köyde Arnavut göçmenleri de bulunmaktadır. Cumhuriyet dönemi sonrasında köyün eğitim alanında ilerlemesine en büyük katkıyı öğretmen Şükrü AKDENİZ yapmıştır. Köyde neredeyse her ailede 1-2 öğretmen bulunmaktadır. Bu öğretmenlerin çoğu da "Kepirtepe Öğretmen Okulu" mezunudur.

Ertuğrul Köyün tarihi çok eski zamanlara dayanır. M.Ö.1200'lü yıllarda ormanlarında Traklar yaşar, I.Romalılar zamanında doğa şenlikleri burada yapılırdı. Romalılar kutsal saydıkları dereye Kazan derlerdi. "Kazan" daha sonra köyün adı olmuştur. Rumlar ise"Kazanes" derlerdi. Eski Yunancada Kazanköy: "Kutlu yer, kutsal yer ve ana tanrıçaya atanmış yer" anlamına gelmektedir. Eskiden insanlardoğa şenlikleri sırasında kutsal kabul edilen Kazanköy deresine yılda birkez girer, yıkanır günahlarından arındıklarına inanırlardı.
Ertuğrul Köyün üç bin yıllık geçmişinde Traklar, Romalılar, Bizanslılar (Rumlar) oturmuşlardır. Ancak onlardan geriye bir iz kalmamıştır. Osmanlılar zamanında padişah 1.Murat tarafından Anadolu'dan Yörükan Taifesi (Türkmenler) bölgeye yerleştirilmiştir. Daha sonra köy 1877/1878 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı sırasında, Rus zulmünden kaçan Bulgaristan'ın Tırnovacık kasabasının Yağlar köyünden gelen göçmenlerdir. O zaman köy toprakları Ertuğrul Bey'e aitti. Daha sonra köyün adı Ertuğrul Köy olarak resmi kayıtlara geçmiştir.

Katkılarından dolayı: Araştırmacı yazar Sayın Nazif KARAÇAM'a teşekkürler. Yazan: Tolga Dizman

2013 yılı nüfusu 450 kişidir.

Ertuğrul Yemekleri: Keşkek, Kapama,Düğün çorbası, Naneli kuru fasülye, Tavuklu Pirinç çorbası, et yemeği, süt bulamacı ve ev yapımı cevizli baklavadır.
Gelenekler: Düğünlerde tüm köy halkına yemek verilir. Bayramlarda sabah namazı sonrası tüm köy halkı mezarlıkta bayramlaşır (yaş sırasına göre). Evlenen kişler kendileri gelin-damat sahibi olana kadar bayramın 1. günü sabahı kaynana evine bayram yemeği yemeye gider.
Ertuğrul Köy meydanı gayet geniş bir alana sahip olmakla birlikte meydanda yer alan tretuvarlar, o yıl süper lig sezon şampiyonunun renklerine boyanır. Köyde son derece çağdaş bir sosyal yaşam bulunmaktadır.

Kırklareli iline 36 km, Lüleburgaz ilçesine 19 km uzaklıktadır. Ayrıca Pınarhisar ilçesine 11 Km uzaklıktadır.

Ertuğrul Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım Ayçiçeği ve Buğday ağırlıklı olarak yapılmaktadır. Hayvancılık ise büyük baş hayvancılık olarak merada değil modern ahırlarda yapılmaktadır. 2007 yılı itibarıyle köyde az da olsa seracılık ve organik tarım da yapılmaktadır. Diğer taraftan 1980 sonrası yapılan Hamitabat Termik Santrali köydeki bahçeciliği olumsuz yönde etkilemiştir. Köye ekolojik yönden zarar vermiştir.

Ertuğrul Ertuğrulköyspor amatör 2.grupta mücadele etmektedir. Burada asıl amaç köyde yaşayan gençlerin spor yapmasını sağlamaktır. Köyün kendine ait bir futbol sahası, soyunma odası vardır. Maddi gelir azlığı yüzünden düğünlere kiralanan sandelyelerin geliri spor kulübüne bağışlanmaktadır.


Ertuğrul Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak yeteri kadar öğrenci olmadığından kapalıdır. Tahsil düzeyi yüksek olduğundan dışarıya göç vermektedir. Az sayıdaki öğrenciler için taşımalı eğitimden yararlanılmakta, öğrenciler yakın köylerdeki okullarda eğitim ve öğrenimlerine devam etmektedir. Köyün ortasında tarihi eser niteliğinde çok eski bir okul ve mahallelerinde eski çeşmeler vardır. Restorasyon çalışmaları için kaynak ve ilgi beklemektedir. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık evi vardır ancak doktor ya da ebe yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik , sabit telefon ve internet vardır.
Eskibedir Ergene Köyün gelenek, görenek ve yemekleri Trakyaya özel köy ekmeği, vezir parmağı, kol böreği, haşlanmış çömlekte et ve zeytinyağlı sırık fasülyesi köyün meşhur yiyeceğidir, müsafir gelen yakın köylülere itinayla ikram edilir.

2013 yılı nüfusu 81 kişidir.

Kırklareli iline 67 km, Lüleburgaz ilçesine 7 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Eskitaşlı Eskitaşlı köyü 1898 yılında Bulgaristan'dan gelen göçmenler tarafından yeri satın alınarak 40 hane olarak kurulmuştur. Eskitaşlı köyü, Ergene ovası üzerinde, Kaynarca deresi kıyısında, düz bir arazide kurulmuştur. Köyün arazisi tarıma elverişlidir. Arazinin bir kısmı Kaynarca deresinden ve özel olarak açılmış sondaj kuyularında sulanır.

Eskitaşlı Toprak su kooperatifi ile yer altı sularından faydalanılmaktadır. 2000 dekar arazi sulanır durumdadır. Köy Pınarhisar yolu üzerinde olup, ulaşım sorunu yoktur. Lüleburgaz' a 9 km' dir. Köyün çevre köylere göre arazisi azdır. 6000 dekar. Diğer köylerden 2000 dekar satın alınmıştır. Köy halkı geçimini tarım, hayvancılık, sütçülük, pazarcılık ve işçilik olarak sağlamaktadır. Köy halkı Bulgaristan göçmeni olup kendilerine Pomak denilmektetdir.

Eskitaşlı Köyün yemekleri; baklava tatlısı, yufkalı börek, olmazsa olmazı kuru fasulye, tel şehriye veya pirinç çorbası, özenle yapılan pilav ve çeşitli turşulardır.



Eskitaşlı 2013 yılı nüfusu 839 kişidir.

Kırklareli iline 90 km, Lüleburgaz ilçesine 8 km uzaklıktadır.


Şehit Er Recep Savaş Sınar Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyün 4 tane mini marketi vardır. Köyün 5 tane kahvehanesi vardır.
Hamitabat Köy adını Sultan II. Abdülhamit'den almıştır. Rivayete göre 93 Harbi nedeniyle Balkanlardan ayrılmak zorunda olan Türklerin bir bölümü buraya yerleşmek için padişahtan talepte bulunmuş ve Sultan Abdülhamit'de kendi adını yaşatacak bir ad koyarlarsa burada bir köy kurmalarına izin vermiştir. Bunun üzerine köyün adı Hamitabat olarak tescil edilmiştir. "Abat veya abad" güzel yer anlamında olup, Hamitabat "Hamit'in güzelleştirdiği yer" anlamına gelmektedir. Halen Asya'da "abad" ekiyle biten şehir adları bu rivayeti doğrular nitelikte olup, II.Abdülhamit'in Trakya'nın Türkler için iskana açılması yolundaki planı ile de uyumludur.

Hamitabat Köyün bu resmi adı yanında, halk arasında kullanılan bir de başka adı vardır: "Domuzorman". Domuzorman adının nereden geldiği hakkında kesin bilgi yoktur. Ancak, köyün ormanlık bir alana kurulu bulunması nedeniyle ve çevrede domuzların fazla olması nedeniyle halk arasında domuz ormanı olarak anıldığı anlatılsa da, bu adın köy sakinlerinin göç ettiği yöre ile ilgisinin olması olasılığı daha yüksektir.
Hamitabat Zira bugün Bulgaristan sınırları içinde Varna'ya yakın bir yerde "Domuz-Orman" adında bir yer vardır ve bu yer köye göçenlerin önceden yaşadığı Varna-Filibe-Burgas şehirlerinin çok yakınındadır. Bir başka rivayete göre de, bu bölgenin adı köy kurulmadan önce Domuz Ormanları'dır. Bu sebeple köyün Domuz Ormanı ismi ile bir ilgisi olmayıp, köy yerleşiminden önce bölgenin / ormanların ismi olarak geçmektedir.

Hamitabat Köyün ilk yerleşenlerinin ağırlıklı olarak, bugün Bulgaristan sınırı içinde kalan Deliorman bölgesinden oldukları ve kendilerini "gacal" diye tanımladıkları bilinir. Kullanılan lehçe (diyalekt) Gagavuz Türkçesi'ne benzer ("h" harfinin yutulması ve "ş" harfinin "j" gibi söylenmesi v.s.) Köy sakinlerinin lakaplarından, bütün Balkan coğrafyasında olduğu gibi, burada da çok çeşitli Türk boylarına mensup insanların bir arada yaşadığı sonucuna varılabilir (Çıtak, Komanlı v.b).

2013 yılı nüfusu 1303 kişidir.

Hamitabat Köyün geleneklerinde yakın akraba evlilikleri yoktur. Kız isteme ve evlilik düğünlerinde eski gelenekler hala devam etmektedir. Sağdıç, aret (ahiretlik) gibi yakın arkadaşlıklar devam ettirilmektedir.


Hamitabat Kırklareli iline 40 km, Lüleburgaz ilçesine 20 km uzaklıktadır.

Köyde modern tarımcılık ve hayvancılık yapılmaktadır. Hayvansal ürünleri değerlendirip pazarlamak amacıyla kooperatif kurulmuştur.

Hamitabat Türkiye sınırları içerisinde doğal gazın bulunduğu yerlerden birisidir. Köyde doğal gaz ilk olarak 1970'li yıllarda bulunmuş ve ekonomiye kazandırılması amacıyla da 1983 yılında elektrik santrali kurulmuştur. Ayrıca Rusya'dan gelen batı güzergahlı doğal gaz yine, Hamitabat üzerinden geçmekte ve bu hattan da doğal gaz çevrim santralı için yakıt alınmaktadır.

Hamitabat Köy kooperatifi tarafından sucuk fabrikası kurulmuş ve işletilmektedir. Burada yapılan sucuklar diğer köy ve ilçelere pazarlanmaktadır.

Köyde pazar kurulmakta ve köy halkı yetiştirdiği ürünleri bu pazarda satabilmektedir. Köyün sucuğu da meşhurdur.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Taşımalı sistem ile çevre köylerden öğrenciler de okulda eğitim görmektedir.

Hamitabat Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol geçme parke taş olup köyde elektrik sabit telefon ve ADSL bağlantısı vardır. Köyde iki adet cami bulunmaktadır.


Hamitabat Termik Santrali Hamitabat Termik Santrali Hamitabat Termik Santrali Hamitabat Termik Santrali

Hamzabey 1916 yılına kadar bir çiflitlik yerleşkesi olan köy, çiftlikte çalışanların barındıkları kulübe tarzı barınaklardan dolayı halk ağzıyla söylenen "KOLUBALIK" ismiyle anılan bir yerdir. 1912 -14 yıllarında yaşanan balkan göçünde Batı Trakya dan "Bulgaristan-Ortaköy" gelen göçmenler köyün oluşmasını sağlayan ilk kişilerdir. Bu tarihe kadar bu çiftlik yerleşkesinde Türkler ve Bulgarlar çiftlik işçisi olarak yaşamışlar. Ortaköy'den gelen göçmenlerin oluşturduğu bu köye, 1916 yılında HAMZABEY ismi verilerek köy oluşturulmuştur.
Hamzabey Hamzabey köyü daha sonraki 1924 -1938 - 1951 - 1972 - yıllarında ki göçlerden gelenlerle nufusu artmıştır. Hamzabey köyüne kuzeyindeki Ceylan köy, güneyindeki Taşlı köyü arazilerinden ayrılan 12000 dönüm arazi verilmiştir. Bu arazinin 6000 dönümü tarım arazisidir. 6000 dönümü de mera ve koruluktur.

2013 yılı nüfusu 352 kişidir.

Kırklareli iline 45 km, Lüleburgaz ilçesine 15 km uzaklıktadır.

Hamzabey Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Hamzabey Göleti Hamzabey Göleti

2013 yılı nüfusu 711 kişidir.

Karaağaç Yemekleri: Kapama, Kaçamak, Tarhana Çorbası, Kuru fasülye, et yemekleri ve ev yapımı cevizli baklavadır. Gelenekler: Düğünlerde tüm köy halkına yemek verilir ve düğünler davul zurna eşliğinde olur. Bayramlarda sabah namazı sonrası tüm köy halkı mezarlıkta bayramlaşır (yaş sırasına göre). Evlenen kişler kendileri gelin-damat sahibi olana kadar bayramın 1. günü sabahı kaynana evine bayram yemeği yemeye gider.

Kırklareli iline 82 km, Lüleburgaz ilçesine 22 km uzaklıktadır.

Karaağaç Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım, Ayçiçeği ve Buğday ağırlıklı olarak yapılmaktadır. Hayvancılık ise büyük baş hayvancılık olarak merada değil modern ahırlarda yapılmaktadır. Köyde az da olsa seracılık ve organik tarım da yapılmaktadır.


Karaağaç Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.



Karaağaç Karaağaç Karaağaç Şehit Uzm.Jnd.Çvş. Mednan Tuna

Karamusul Köyün kesin kuruluş tarihi bilinmemeketedir. Mezar taşlarından en az 300 yıllık tarihi olduğu sanılmaktadır. Bir rivayete göre köyün Kara Musa tarafından kurulduğu, söylene söylene Karamusul olduğudur.1.Murat' ın komutanlarından Kara Timur Taş, Kara Halil gibi bunun da bir Komutan olduğu söylenir, 1 Murat tarafından 1361 yılında alınır. Karaman Yörüklerinden ya da Irak-Musul Türkmenlerin'den olan Kara Musa Köyü Soğucuk deresi üzerindeki Evrensekiz Köprüsü yakınlarına tahminen 1390 yıllarında kurar. Daha sonra 'Diş Kirasi' ve kuraklık olması sonucu köy Ergene kenarına kurulur. İlk evlerin Camii ve cevresinde yapıldığı söylenir.

Karamusul 93 Harbi (1877-1878) sonucu köy Ruslar tarafından işgal edilir. Ayestefenos Antlaşması ile Bulgarlara verilir. Berlin antlaşmasıyla geri alınır. Asağı mahalle bu yılda göçmenler tarafından kurulur. Bunların çoğu Filibe' den gelmiştir. 1912 Balkan Harbinde köyü Bulgarlar 6 ay kadar işgal eder. Balkan Harbi' nin en şiddetli carpişmalaları buralarda olmuştur. 1919 yılında İstanbul- Edirne Demiryolu önce Fransızlar, sonra Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. 20 Temmuz 1920 tarihli Yunan saldırısı sonucu 21 Temmuzda Karamusul'da büyük çarpışmalar olmuştur. Eskişehirli Mehmetçik 22 Temmuz günü şehit olmuş ve Karamusul köyünde Yunan işgali başlamıştır. Yunanlıların bir bölük askeri bu köyde bulundurduğu ve İzzet Ağa (tatar) evinin yakınlarında karargah kurdugu söylenir.

Karamusul Ergene Bu işgal 8 Kasım 1922 de son bulmuştur. 1923 yılında mübadele ile gelenler olmuştur. 1951 yılında Bulgaristan'dan gelenler muhacir Mahalleyi kurmuşlardır. 1989 yılında Bulgaristan'dan 15 hane daha gelmiştir. Bu gelenler köyün girişinde sağ tarafa yerleşmişlerdir. Karamusul, çevre kirliliği olsa da ulaşımı iyi, iklimi güzel verimli toprakları olan güzel bir köydür. Deresi de inanılmaz derece kötü kokmaktadır..

Kırklareli iline 79 km, Lüleburgaz ilçesine 19 km uzaklıktadır. Komşu köyleri Çiftlikköy, Kayabeyli, Ovacık, Evrensekiz, Küçükkarıştıran ve Büyükkarıştıran'dır.

2013 yılı nüfusu 559 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Kayabeyli Köy 1503 -1504 yıllarında Türklerin Trakya'ya geçtiklerinden bu yana iskan edilmiş olup 1935 yılındaki Balkan göçleri ile köy nüfusunda büyük artışlar gözlenmiştir. Ancak sanayi gelişimi neticesi genç nüfusun köyden Lüleburgaz İlçe merkezine göçleri ile 2000 yılı nüfus sayımına göre 780 kişi olan nüfus 2013'e gelindiğinde 372'ye düşmüştür. Hayvancılık teşvikleri ile geri dönüş sağlanacağı düşünülmektedir.

Köyün Hıdırellez şenlikleri ve dini bayramlar gibi kültürel etkinlikleri büyüklere karşı büyük bir saygı içersinde devam etmektedir. Bayram günlerinde, bayram namazlarından hemen sonra tüm köylü meydanda daire şeklinde buluşarak herkes birbiri ile bayramlaşmaktadır. Çok renkli bir görüntü oluşmakta ve küskünlükler hızla ortadan kalkmaktadır. Bu adeti önceki dönemlerde görev yapan muhtar sağlamıştır. Bayramlarda gençler tek tek evleri dolaşır ve yaşlılara hal hatır sorar, ellerinden öper, hayır dua alır.

Kayabeyli Kırklareli iline 76 km, Lüleburgaz ilçesine 18 km uzaklıktadır. Köye 2 adet ulaşım mevcut olup Karamsul köyü üzerinden D100 asfaltına çıkılarak Lüleburgaz'a ulaşılır. Diğer ulaşımı ise Ovacık Köyü üzerinden Şose yoldan Ovacık - Müsellim üzerinden Lüleburgaz'a ulaşım vardır. Ayrıca Köyün içinden demiryolu geçmektedir. Marmaray projesi nedeniyle tren seferleri iptal edilmeden önce İstanbul ve Edirne ulaşımı bu yoldan yapılmaktaydı ve günde yolcu seferi olarak karşılıklı 2 sefer yapılmaktaydı. Her gün düzenli olarak karayolu ile minibüs taşımacılığı yapılmaktadır.

Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Ancak iklim değişikliği nedeniyle ve sanayi kuruluşlarının havaya saldığı gazların sera etkisiyle artık yazları çok sıcak kışları ise ılık olarak geçmektedir.

Kayabeyli Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. 23.000 dönüm tarım arazisi mevcuttur. 1000 dönüm civarı merası mevcuttur ve özellikle hayvacılık açısından bakir ve kullanıma hazırdır. Genellikle Buğday ve Ayçiçeği ekimi yapılmaktadır. Tarım arazisinin yetersizliğinden genç nüfus cıvardaki Tekstil, Dokuma, Boyama, Trakya Cam Sanayi gibi Fabrikalarda ara eleman olarak çalışmaktadır. Gelir seviyesi orta düzeydedir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Kayabeyli köyü Trakya tren hattına baglidir. Köyde bir tren istasyonu bulunmaktadır.
Kırıkköy 2013 yılı nüfusu 1915 kişidir.

Köyün iklimi, Türkiye'de Trakya ikliminin etki alanı içerisindedir.


Kırıkköy Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.





Müsellim Köyün yerleşim alanı düz birarazi üzerine kurulu olmakla beraber 500m kuzeyinden Ergene nehri geçmektedir. Köy halkı geçimini Lüleburgaz'ın diğer köyleri gibi tarım ve hayvancılık ile sağlamaktadır. Kköy 1980 yılından bu yana genç nesilin evlenip iş ve geçim sebebiyle ortalama olarak Lüleburgaza 200 hane göç vermiştir. Köyde ilköğretim vardır fakat verdiği göçler nedeniyle öğrenci potansiyelin azlığından 3 km doğusundaki komşu köyü olan Ovacık köyünde tahsil görülmektedir. Bunun yanında göç verirken tabiki her köy gibi 1935 1951 yıllarında Batı Trakya'dan büyük oranda göç almıştır.

2013 yılı nüfusu 243 kişidir.

Kırklareli iline 70 km, Lüleburgaz ilçesine 13 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köyün adının, köyde eskiden yaşamış büyük bir aile olan "Okçuoğulları" ailesinden geldiği söylenmektedir.

2013 yılı nüfusu 257 kişidir.

Kırklareli iline 77 km, Lüleburgaz ilçesine 17 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Ovacık Ovacık Köyünün kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Riyavetlere göre Ovacık Köyü 1700'li yılların son dönemlerinde bugünkü okulun çevresinde kurulmuştur. Fakat köy içi ve çevresinde rastlanan bazı ipuçları köyün tarihi hakkında bazı çelişkileri ortaya sunmaktadır.

Aynı rivayetlere göre bugünkü okulun çevresinde yerleşen Sait Bey; Koşuyolu, Damlarca, Tekkeüstü, Pamukkırı, Kapaklıpınar ve Kedilik üstü denilen mevkiilerde yaşayan kişilere çağrıda bulunarak bir araya gelmelerini önermiş ve önerisi kabul görünce köyün temelleri atılmıştır.

Ovacık Köyü ve çevresi kumlu topraklardan oluştuğu için köyün ismi kumlardan ve köyün kurulmasında en büyük katkıyı sağlayan Sait Bey'den esinlenerek Kumsait olmuştur. Ancak zamanla halk arasında Kumsayık olarak benimsenmiş ve 1961 yılına kadar bu isimle anılmış 1961 yılında da Ovacık ismini almıştır.

Anlaşılacağı üzere bazı bilgiler sağlam kaynaklara dayandırılmamış, söylentiler dikkate alınmış ve yüzeysel olarak aktarılmıştır.

Oysa, Ovacık'ın ilk kurulduğu yer olarak bahsedilen okul ve çevresi tamamen mezarlarla kaplıdır. Mezar taşları kaybolmuş veya hiç konmamış olsa da çeşitli amaçlarla yapılan kazılarda birçok mezar tespit edilmiştir.

Sadece birkaç aileden ve 200-250 yıl öncesi kurulduğu düşünülen küçük bir yerleşim yeri için oldukça fazla mezar oluşu köyün kuruluşu ve kuruluş tarihi üzerinde çelişki yaratmaktadır.

Köy içi ve çevresinde bulunan ve çok daha eski dönemlere ait oldukları düşünülen kap kacak vb. aletler, yine köyde sık sık rastlanan Roma İmparatorluğu, Bizans ve Trakya'da yaşamış olan diğer medeniyetlere ait paralar Ovacık Köyü'nün çok eski dönemlerden beri süre gelen bir yerleşim yeri olduğu tezini güçlendirmekte hatta kanıtlamaktadır.

Etnik yapısı

Ovacık'ta çok eski yıllardan beri yaşayan ve halk arasında Gacallar denilen guruplar olsa da köyün çoğunluğunu oluşturan kesim göçmendir.

Trakya'daki birçok yerleşim yerinde olduğu gibi Ovacık Köyü'nün de etnik yapısını oluşturan guruplar büyük oranda yaşanılan savaşlar neticesinde bir araya gelmişlerdir.

Bu savaşlardan biri tarihe 93 Harbi olarak geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'dır. Osmanlı İmparatorluğu bu savaştan sonra Balkanlar, Kırım ve Kafkaslar'da önemli bir toprak kaybına uğrar. Neticesinde vatandaşlarımız yaklaşık 500 yıl kendilerine yurt yaptıkları toprakları arkalarında bırakıp göç etmek zorunda kalırlar. Göçler, Rumî Takvime göre 1293 yılında başladığı için bu göçmenlere halk arasında 93 Muhaciri denir.

1912-1913 yılları arasında yapılan Balkan Savaşları ve ardından dünyanın en kanlı savaşlarında biri olan 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu, Rumeli'de bulunan neredeyse tüm topraklarını kaybeder. Atatürk'ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı mücadelesinden sonra ancak bugünkü Trakya kurtarılır. Rumeli'nin Türkiye dışında kalan yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşlarımız gerek bağlı oldukları devletlerin baskıları, gerekse uluslararası anlaşmalarla göç etmek zorunda kalırlar. Savaşın göçe etkileri Türkiye Cumhuriyet'nin kuruluşu olan 1923'ten başlar. Ancak en yoğun göç akımı 1935 yılında gerçekleşir. Bu guruba 35 Muhaciri denir. Bu göçün oluşumunda Avrupa'da esmeye başlayan savaş rüzgarlarınında etkisi büyüktür. Nitekim 1939 yılında başlayan ve özellikle de Avrupa'yı kasıp kavuran II. Dünya Savaşı Avrupa'daki tüm dengeleri değiştirmiş, Balkanlar ve Orta Avrupa Sovyetler Birliği'nin etkisi altına girmiştir. Bu belirsizlik ortamı Balkanlarda yaşayan soydaşlarımızı bir kez daha göçe zorlamıştır. Savaşın getirdiği göç dalgası kendisini en yoğun 1951 yılında hissettirmiş ve bu nedenle 51 muhacirleri olarak adlandırılmışlardır.

Bu savaşlar ve ardından gelen göç dalgaları Ovacık'ın bugünkü etnik yapısının oluşmasının en önemli nedeni sayılabilir.

2013 yılı nüfusu 600 kişidir.

Ovacık Okul Son dönemlerde yapılan adrese dayalı nüfus sayımları Ovacık'ta ikamet eden gerçek nüfusu ortaya çıkarmıştır. Sahip olduğu birçok imkânlara rağmen işsizlik ve geçim sıkıntısı gibi nedenler yüzünden Ovacık Köyü'nün aşırı bir göç verme eğiliminin etkisi altında kaldığı görülmektedir. Göç eden nüfusun büyük bir kısmı başta Lüleburgaz ve İstanbul olmak üzere çevredeki diğer yerleşim yerlerinde yaşamaktadırlar.

Ovacık Köyü, Lüleburgaz ilçesinin kuş uçuşu 10 km güney ve güneydoğusunda kurulmuştur. Ovacık Köyü, coğrafi koordinat sisteminde 41,19 derece kuzey, 27,23 derece doğu koordinatları içerisinde yer alır.

Ovacık Köyü'nün kuzeybatısında Müsellim Köyü, kuzeyinde Eskibedir ve Yenibedir Köyleri, kuzeydoğusunda Evrensekiz Kasabası, güneydoğusunda Kayabeyli ve Karamusul Köyleri, güneyinde Çengelli Köyü, batısında da Alacaoğlu Köyü bulunur.

Köyün toplam arazisi 36.000 dekardır ve bu arazi Ovacık Köyü'nü arazi bakımından Lüleburgaz ilçesinin en büyük köyü yapar.

Arazi düzlükler ve küçük tepelerden oluşmaktadır. Birçok kesim Ovacık Köyü'nün eski ismi Kumsayık'tan esinlenerek köyün tamamen kumlu topraktan oluştuğunu düşünmektedir ki bu bir yanılgıdır. Köye eski ismini veren kumluk bölge genelde köy içi ve köyün kuzey yönünde kalan toprakların bir kısmıdır.

Ovacık Köy merkezinde rakım 66m'dir. Ancak köyün arazisinde rakım 43m ile 107m arasında değişkenlik gösterir. En yüksek yer 107m ile Damlarca Höyüğü ve civarı, en alçak yerde 43m ile Bediraltı denilen arazidir.

Ergene Nehri köyün hemen yakınından geçer. Özellikle Çorlu'da bulunan bazı fabrikaların 1980'li yılların başlarıyla birlikte atıklarını arıtmadan Ergene'ye akıtmaları sonucu önce doğal yaşam bozulmuş ve 1987 yılından sonra tamamen sona ermiştir. 1980 öncesi su içilebilen, hemen her türlü tatlı su balığını barındıran ve sulu tarıma çok büyük katkı sağlayan Ergene Nehri'nde ne acıdır ki şu an hiç bir canlı yaşamamaktadır.

Ovacık Köyü, Trakya Karasal ikliminin etki alanı içerisindedir.

Trayka'nın diğer yerleşim yerlerine göre gündüzleri daha sıcak, ancak geceleri daha serindir. Hava sıcıklığı bazı yıllarda sıfırın altında 20'li derecelere kadar indiği, bazı yıllarda da 40'lı derecelere kadar yükseldiği gözlemlenmiştir.

Ovacık'ta yaz ayları genellikle kurak geçer. Yağışlar, bahar aylarında etkisini daha fazla gösterir. Kış aylarıda yağış bakımından pek zengin değildir.

Kış aylarında genellikle poyraz,yıldız ve karayel gibi serin rüzgarlar eserken, bazende lodos ve kıble gibi sıcak rüzgarlar eser. Yaz aylarında genellikle poyraz ve gündoğusu rüzgarları görülür. İlkbaharda lodos, sonbaharda ise poyraz kendini daha fazla hissettirir.

Ulaşım

Ovacık Köyü'ne karayolu ve demiryolu olmak üzere iki tür ulaşım imkânı vardır.

Karayolu

Ovacık Ovacık Köyü bağlı olduğu Lüleburgaz ilçesine 16 km, Kırklareli iline ise 70 km, uzaklıktadır.

Ovacık'ı Lüleburgaz'a bağlayan 16 km'lik yol Müsellim Köyü üzerinden geçer. Bu yolun, Ovacık - Müsellim arası 3 km, Müsellim - İstasyon (Durak Mahallesi) arası 6 km, İstasyon - Lüleburgaz şehir merkezi arasıda 7 km'dir.

Ovacık Köyü'nü Lüleburgaz'a bağlayan bir başka alternatif yol Eskibedir Köyü üzerinden geçmektedir. Bu yolun uzunluğu, 3,5 km Ovacık-Eskibedir, 8 km'de Eskibedir-Lüleburgaz olmak üzere toplam 11,5 km'dir. Bu yolu kullanarak Eskibedir ve Yenibedir Köyü'leri üzerinden D100 karayoluna da bağlanılabilir.

Ovacık Köyünün, uluslararası D 100 karayoluna bağlantısı vardır. Bu yolun uzunluğu 6 km'dir. Fakat yolun kalitesizliği bu yolu ancak yaz ayları için kullanılabilir kılmaktadır. Kış aylarında bu yolu kullanmak hemen hemen imkânsızdır.

D100 Karayoluna ulaşmak için alternatif bir yol daha vardır. Bu yolun uzunluğu 9 km'dir. Bu yol Kayabeyli ve Karamusul Köyleri üzerinden geçerek D100 karayoluna uzanmaktır. Bu yolun Ovacık - Kayabeyli bölümü 4 km, Kayabeyli - Karamusul bölümü 1,5 km ve Karamusul ile D100 arası da 3,5 km'dir.

Ovacık Köyü ile Alacaoğlu Köyü arasında da stabilize bir yol vardır. Bu yol 8 km'dir. Birçok yeri toprak ve stabilize olduğu için kış aylarında bu yoldan Alacaoğlu Köyü'ne ulaşım çok zordur.

Demiryolu

Ovacık Köyü Türkiye'de demiyolu yolcu taşımacılığının yapıldığı nadir köylerden biridir. İstanbul'u, Avrupa'ya bağlayan demiryolu Ovacık Köyü'nden geçmektedir. Bu demiryolu Osmanlı döneminde yapılmış ve Şark Demiryolları veya Rumeli Demiryolları adı altında hizmet vermiştir. 1883 ve 1977 yılları arasında Paris- İstanbul seferlerini yapan dünyaca ünlü Orient Ekspresi (Şark Ekspresi) Ovacık Köyü'nden geçmiştir.

Marmaray projesinden önce demiryolu gerek yurtiçi, gerekse yurtdışı yolcu ve yük taşımacılığı amaçlarıyla kullanılmaktayken şu anda sadece yük taşımacılığında kullanılmaktadır.. Yurtiçi yolcu taşımacılığı yapan Trakya Bölgesel Trenleri Sirkeci-Kapıkule-Sirkeci, Sirkeci-Pithyon -Sirkeci arasında yaptığı seferler, Ovacık'a ve Ovacık'tan diğer yerleşim bölgerine ulaşımda karayoluna alternatif bir seçenek sunuyordu.

Sabah 08:30'da Sirkeci'den kalkan İstanbul-Pithyon-Kapıkule seferini yapan yolcu treni öğlen 12:10 civarında Ovacık Köyü'ne ulaşırdı.

Sirkeci'den saat 15:50'de hareket eden İstanbul-Kapıkule seferini yapan yolcu treni saat 19:36 civarında Ovacık Köyü'ne ulaşırdı.

Kapıkule ve Pythion'dan Sirkeci istikametine giden trenlerden ilki Kapıkule'den sabah 07:00'de hareket eder ve tren 09:12'de Ovacık'a gelirdi.

Öğlenden sonra 15:30'da Pythion'dan, 15:35'te de Kapıkule'den hareket eden trenler Alpullu'da birleşerek tek tren olarak Sirkeci istikametine doğru yollarına devam ederlerdi. Bu tren saat 17:56'da Ovacık Köyü'ne gelirdi.

Kültür Sanat

Ovacık Bütün dünyayı etkisi altına alan küreselleşmenin getirdiği ve gitgide artan batı kültürünü benimseme Ovacık Köyü'nde de görülmeye başlanmıştır. Buna teknolojinin getirdiği bazı imkânların yan etkileri de eklenince öz kültüründen epeyce uzaklaşmıştır Ovacık Köyü.

1980'li yıllara kadar bazı gecelerde amatör ruhla yapılan piyes tarzında mini oyunlar ve adına cümbüş denen eğlenceler düzenlenirdi. Ancak artık bu tür etkinlikleri görmek pek mümkün olmuyor.

1970'li yıllarda köyde açılan sinema Ovacık için çok önemli bir gelişmeydi. Ancak kısa bir süre hizmet verdikten sonra kapandı. Sinema'nın kapanması Ovacık'ın kültür ve sanat alanında en büyük kayıplarından biri oldu.

Ovacık Köyü mutfağı'nın kendine has yemekleri pek yoktur. Ancak Türk Mutfağı'nın birçok özelliklerini bünyesinde barındırır. Ayrıca Rumeli ve Anadolu yemek kültürlerini güzel bir uyum içinde birleştirerek kendi yemek kültürlerini daha zengin bir hale getirmişlerdir.

Türk kadının en önemli karakteristik özelliklerinden biri olan oya, örme vb. elişleri Ovacık kadınlarının da uğraşları arasında yer alır. Fakat batı kültürünün ve teknolojinin etkisi altında kalan genç nesil bu tür uğraşlara pek rağbet etmez duruma gelmiştir.

Son dönemlerde Ovacık İlköğretim Okulu, Ovacık Köyü'nün kültür ve sanatsal alandaki çalışmalarının en önemli unsurlarını teşkil etmektedir. Yıllardır eğitim öğretim dönemleri sonunda yapılan konserler, tiyatro gösterileri vb. etkinlikler Ovacık'ın sanata ve kültürel faaliyetlere açılan en önemli penceresidir.

Spor

Ovacık halkının büyük bir çoğunluğu sporu, özellikle de futbolu çok sever. Ovacık'tan birçok lisanslı futbolcu çıkmıştır. Bu futbolcular çevrede bulunan spor kulüplerinde oynamış ve başarılı olmuşlardır.

Ancak bu başarılarını Ovacık adıyla pekiştirmek pek mümkün olmamıştır. Çünkü Ovacık Köyü'nde 1990 yılında kurulan bir spor kulübü bulunmasına rağmen bu kulüp henüz resmi bir müsabakaya katılmamış ve sadece özel turnuvalarda mücadele etmiştir.

Katıldığı bu özel turnuvalarda kayda değer başarılar elde etmiştir. Bunların başında 1985 yılında Karacakılavuz'da düzenlenen turnuvada kazanılan şampiyonluk gelir.

Özellikle 1970'li ve 1980'li yıllar futbol aktivitelerinin yoğun olarak yaşandığı yılllardır. Son dönemlerde genç neslin futbola ilgisi azalması nedeniyle futbolcu yetişimi neredeyse durma noktasına gelmiştir.

Ovacık Köyü'nde futbol dışında kalan spor dallarının önemli bir yer alması birazda Ovacık İlköğretim Okulu'nun katkıları sonucunda oluşmuştur.

Ovacıklı öğrenciler özellikle 1990'lı yılların başıyla birlikte atletizm başta olmak üzere değişik spor branşlarında önemli başarılar elde etmişlerdir.

Ekonomi

Ovacık Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olmakla beraber çevrede bulunan fabrikalarda çalışan kesim de mevcuttur. Son dönemlerde köyün verim bakımından zayıf olan kumluk topraklarında modern bir şekilde meyve yetiştiriciliği yapılmaya ve bu sayede bu verimsiz topraklar daha iyi değerlendirilmeye başlanmıştır.

Köyde daha çok buğday ve ayçiçeği üretimi yapılmaktadır. 1980'li ve 1990'lı yıllarda önemli ölçüde şeker pancarı yetiştiriciliği yapılmış, ancak gerek Ergene Nehri'nin kirliliği, gerekse şeker pancarı fiyatların düşük olması nedeniyle şeker pancarı ekimi yok denilecek kadar azalmıştır.

Bir dönemler inşaatlarda kullanılmak üzere sıva kumu satışı yapılmış ve 1980'li yıllarda Lüleburgaz inşaat sektörünün hemen hemen tüm ince sıva kumu ihtiyacını tek başına karşılamıştır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Sağlık ocağı vardır. Elektrik şebekesi vardır. Otomatik telefon santrali ve sabit telefon hatları vardır. PTT şubesi veya acentesi yoktur. İçme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi yoktur. Birçok ihtiyacı karşılayacak nitelikte bakkal ve mini marketler mevcuttur. Akaryakıt istasyonları vardır. Sokaklar henüz herhangi bir malzeme ile kaplanmamıştır.
Sakızköy İsmi ilk olarak Satıköy olarak bilinmektedir. Daha sonra halkın konuşma ve şivelerinden dolayı ve ayrıca toprağının sakız yapısına benzemesinden dolayı ismi Sakızköy olarak değişmiştir.



Sakızköy 2013 yılı nüfusu 1331 kişidir.




Sakızköy Kırklareli iline 70 km, Lüleburgaz ilçesine 10 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


Sarıcaali Köyün adı önceden bu köyde yaşayan "Saraç Ali" diye birinin isminden kalmıştır. Dilden dile aktarılırken "Sarıcaali" olarak değişmiştir. .

2013 yılı nüfusu 585 kişidir.

Sarıcaali Kırklareli iline 60, Lüleburgaz ilçesine 10 Km Edirne ye 80 km uzaklıktadır. Köyün güneyinde Oklalı köyü, batısında Düğüncülü köyü ve doğusunda Ziya organik tarım işletmeleri eski adıyla Sarımsaklı çiftliği bulunmaktadır.


Sarıcaali Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde daha çok buğday ve ayçiçeği ekilmekte ayrıca az miktarda mısır, arpa, kanola ve şeker pancarı üretimi yapılmaktadır.



Sarıcaali Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılmamaktadır ama 2013 yılında tadilattan geçirilmiş ve şuan düğün salonu olarak kullanılmaktadır.Taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır.ve 2013 yılında kanalizasyon yapılmıştır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur ancak haftada bir gün doktor gelmektedir. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köy içi yollar 2013 yılında paket taş döşenmiştir. Köyde elektrik sabit telefon ve internet bağlantısı vardır.


Sarıcaali Göleti Sarıcaali Göleti

Seyitler İstasyonu Kırklareli iline 90 km, Lüleburgaz ilçesine 30 km uzaklıktadır.

2013 yılı nüfusu 132 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Seyitler İstasyonu Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. İlköğretim taşımalı olarak Çiftlikköy'deki ilköğretim okulu ile entegredir. TCDD tren istasyonuna yaklaşık 2 km mesafededir.
Tatarköy Kırklareli iline 45 km, Lüleburgaz ilçesine 8 km uzaklıktadır.

2013 yılı nüfusu 853 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım hayvancılığa , dayalıdır.

Tatarköy Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon vardır. PTT şubesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.



Tatarköy Tatarköy Tatarköy Göleti
Tatarköy Göleti Tatarköy'den Santral

Turgutbey Köyün olduğu yerde bir çiftlik olduğu ve sahibinin adının Turgut olması dolayısıyla bu adı aldığı rivayet edilmektedir.

2013 yılı nüfusu 1148 kişidir.

Köyün yemekleri :
Kalle
: Lahana turşusu , tavuk göğüs eti ve bulgurla yapılan ekşi tadlı kış aylarında ve düğünlerde yapılan geleneksel bir yemektir.

Mekik ya da peksimet : Yağda kızartılan , mayalı hamurdan yapılan ve arife günlerinde dağıtılan bir yiyecek.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Turgutbey Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve mobil telefon şebekesi vardır.


Turgutbey Turgutbey Turgutbey Turgutbey

Umurca 1934 yılında Umurbey tarafından verilen arazi üzerine kurulmuştur. Köyün en önemli gelişmesi 1981 yılında kurulan ve hala duran barajıdır. 2014 yılında barajı genişletmek ve altyapıyı geliştirmek amacıyla dar olan yerler genişletilmiştir.

2013 yılı nüfusu 241 kişidir.

Ciğer aşı, keşkek ve lahana aşı yöresel tarzıyla köyün baş yemekleridir. Ölüm, doğum ve düğünlerde kurban kesilir, halk tarafından meşhur yemekler yapılır.

Umurca Kırklareli iline 67 km, Sakızköy'e 3 km, Lüleburgaz ilçesine 7 km uzaklıktadır. Köy insanlarına göre köy ikiye bölünmüştür. Aşağı ve yukarı olarak adlandırırlar. Aşağı taraf olarak adlandırılan yerde daha farklı yemekler yapılır. Örneğin aşağıda pilav, kurufasülye ve etli yemek yapılırken yukarıda ciğer aşı, keşkek ve lahana aşı yapılır.

Umurca Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat aktif olmadığından dolayı taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyonu vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde internet,elektrik ve sabit telefon vardır.


Umurca Umurca Umurca Umurca

Yenibedir Bedir veya diğer söylenişi sözlüklerde Bedr kelime anlamı : Dolunay, 14 gecelik ay olarak geçmektedir .Coğrafi olarak Mekke ile Medine arasında bir yer olup Hz.Muhammed'in(S.A.V) meşhur bir gazası burada geçmiştir. Amuca Kabilesinin en son olarak kurduğu köylerdendir. Eski Bedir köyü yakınında kurulduğu için yeni kurulan yere de YENİBEDİR adı verilmiş. 1938 yılında kurulmuştur. Çiftlik satın alınarak kurulmuştur. Bir Eski Bedir köyü yakında 1 Km batısında ilk yerleşim yapılmışsa da daha sonra günümüzdeki yere gelinmiştir. Çiftliğin sahipleri Umurça köyünün sahipleri gibi Tatar beylerinin torunlarından olduğu söylenmektedir. Köyü satan kişinin mesleği gemi kaptanlığı imiş. Bir ara Almanlar tarafından paletli motorlar ile icarla işlenmiş.

Yeni Bedir köyü D100 yolu üzerinde planlı olarak o günün şartlarında düşünülmüş. Açılışına tüm ilin devlet erkanı ile gazeteciler katılmış. Hatta bir gazeteci tarafından Amucalarla ilgli konuşma bile yapılmış. Bu konuşmanın Kırklarelinin YEŞİLYURT gazetesinde yayımlandığı söyleniyor. Kuruluşu her ne kadar 1938 ise de 1936 dan sonra yerleşim başlamış. Bu gün 70 hane civarındadır. Halen Bektaşi yolu erkanı ile Şeyh Berdedini yolu erkanına da Devam edilmektedir. Köyü kuranlar Deveçatağın'dan 3 hane (Belören kökenliler) Ahlatlıdan, Ahmetler'den, Yörüklerbayırın'dan, Malkoçlar'dan, Düzorman, Topçular, Karababalar, Aşağı ve Yukarı Kanara köylerinden Tatlı Pınar ve Umurça'dan gelenlerce kurulmuştur. İstanbul ve Lüleburgaz'a göçler olmuştur. (Kaynak kişi.Ali Haydar Harparslan..Kırklareli/Deveçatağı.1934-2002.İlkokul )

Nazif Karaçam Efsaneden gerçeğe Kırklareli kitabında YeniBedir köyü ile yazdıklarını aynen yazıyoruz. "Bedir İslam savaş tarihinde Mekke ile Medine arasında bir yer olarak bilinir ve burada yapılan savaş Bedir savaşı olarak anılır. Ancak isminin Bedre olması ihtimalide bulunmaktadır .O zaman anlamı çok değişik olmakta önem taşımaktadır. Buradaki harabelerde eski kültürlerden izler bulunmaktadır. Murat tepe ise Trak kral mezarıdır. Esasen Traklar zamanında bölge soylu Trakların yaşadıkları yer olarak anılmaktadır. Yenibedir köyü 1937 yılında Kırklareli'nin Ahmetler, Yörükbayırı, Düzorman, Deveçatağı, köylerinden göç eden 300 kişilik (47 hane) tarafından satın alınarak çiftlik üzerine kurulmuştur. Bu gün D100 kara yolu üzerindeki pansiyonları motelleri ve eğlence yerleri olan modern bir köy durumuna gelmiştir. Amuca köylerindendir. Şeyh Bedreddini tarikatını sürdürenler vardır" demektedir.

2013 yılı nüfusu 244 kişidir.

Kırklareli iline 60 km, Lüleburgaz ilçesine 7 km uzaklıktadır.

Yemekleri düğünlerde yapılan satır köfte meşhurdur.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Ancak haftanın belirli günleri ilçeden sağlık memurları gelmektedir. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Yenitaşlı Köy 7 defa dağılıp tekrar kurulmuştur. İlk kuruluş tarihinde iki yer denenmiştir 1.si ana yolun karşısına Yan köyün erkekleri bizim köyün kızlarını kaçıracaklar diye yer değiştirmiştir. 2.si otluk (çayırlık) arazi'ye kurulması denenmiştir ancak çok yağış alan bir bölge birde çukurda kaldığı ve sel tehlikesi olduğu için en son ana yola 1 km uzaklıktaki bayıra kurulmuştur

Köyün başlıca ekilen ürünleri ayçiçeği, buğday, pancar ve karpuzdur.

2013 yılı nüfusu 103 kişidir.

Köyün yemekleri başlıca orak aşı, kesme, tarhana, kuskus, bazlama, kolaç, yağlamaç gibi hamur işlerinden oluşmaktadır

Kırklareli iline 52 km, Lüleburgaz ilçesine 8 km uzaklıktadır. Köyden 1 km uzaklıktan geçen D565 Pınarhisar, Lüleburgaz yolu Köyün ulaşım yolu olarak kullanılır. Yenitaşlı köyü yüksek bir mevkide bulunduğu için havadar ve serindir. Ergene havzasının üzerinde bulunan köyün bağ bahçelerinin sulama ihtiyacı sondaj kuyularından ve köyün yakınından geçen Kaynarca deresinden karşılanır

Köyün ekonomisi tarım, pazarcılık ve hayvancılığa, az da olsa fabrika işçiliği ve şoförlüğe dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur (mezarlık karşısında eski bir ilköğretim okulu vardır ama kullanılamaz haldedir.) fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, kanalizasyon şebekesi vardır ancak kullanılmamaktadır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.
Daha fazla bilgi Kapat