UzunköprüErgene kenti ve köprüsü 15 nci yüzyılda II. Sultan Murat tarafından kurulmuştur. O dönemde dünyada eşi bulunmayan bu büyüklükteki (1238 m. 55 cm. , 174 kemerli) ilk köprüdür.



UzunköprüStratejiktir. Çünkü, Edirne Osmanlı devletinin başkenti olmuştur. Balkanlardaki Osmanlı akınları Edirne'den yönlendirilmektedir. Başkent Edirne'yi Anadolu yakasına bağlayan Gelibolu-Edirne karayoludur. İstanbul Bizanslıların elindedir. Uzunköprü yöresindeki Ergene ırmağı geçit yeridir ancak ilkbahar ve kış aylarında nehrin taşması nedeni ile Gelibolu-Edirne yolu aylarca kapalı kalmaktadır. Ordular Çanakkale boğazından Anadolu'ya kolayca geçebildikleri halde taşmış bir Ergene nehrinde aylarca beklemek durumunda kalmışlardır.

Ergene köprüsünün kuruluşunu Hoca Sadettin ünlü Tacü't Tevarih (C.II.S.164) adlı kitabında şöyle anlatmaktadır.

Uzunköprü"Anadolu illerinde boy atan, türeyen, çalı çırpı ve diken örneği devlet düşmanları doğru yoldaki sultanın eliyle bu suretle temizlenince, Rumeli yakasının düzenine eğilmek zamanı gelmiş bulunuyordu. Bu amaçla H.831 (M.1427) yılında padişahın (II.Murat), Gelibolu boğazından geçerek Edirne Kentine geldi ki, bu belde uğurlu ayaklarının getirdiği mutlulukla güzelliklerin durağı oldu.

UzunköprüSancak beylerinden İshak beye yollanan bir fermanda, onun sayısız askerle Las (Sırp) diyarına akın salması, ülkenin değerli mallarını ganimet olarak toplayıp, din yolunda savaşanları beslemesi ve din uğruna düşen görevi yerine getirmesi istenmişti.

II.Murat o yılı anılan şehirde dinlenerek geçirirken Ergene Köprüsünün yapılması için bir buyrultu vermişti.

UzunköprüSöylendiğine göre Ergene köprüsünün bulunduğu yer vaktiyle cengelistan (sık orman) imiş. Ve bucağı batak, ormanlık yöreleri ise haramilere sığınak olurmuş. Bu ormanlıkta gizlenen yan kesiciler, her an gelen giden yolcuların yollarını keser, nice günahsızları öldürürlermiş. Hiç bir gün geçmezmiş ki bu korkulu ve tehlikeli yerde bir nice çaresiz zulüm kılıcıyla doğranmamış ve varlıkları parçalanmamış olsun. İşte bu nedenle aydın yolları tutan padişah, cana kıyan yollarda keder dikenlerini kaldırmak üzere ve pek çok paralar sarf ederek, önce bölgeyi temizletti. Orasını konaklayacak düzenli bir yer haline getirdi. Yüz yetmiş dört yüksek kemer üzerine uzatılmış eşsiz bir köprü yaptırdı ki, cihana örnek oldu".

Yapımı ve Özellikleri

Kullanılan Malzeme

UzunköprüKöprünün taşları, Yağmurca, Eskiköy ve halen Meriç ırmağı karşısında Yunanistan'da kalan Hasırcı Arnavut köyleri taşocaklarından sağlanarak, Kesme taş köprü olarak yapıldı. Yapımda Horasan harcı kullanıldı. Horasan harcı sönmüş kireçle pişmiş tuğla kırıntıları karıştırılarak yapılır. Taşları, açık havada, günümüzdeki çimento gibi birbirine bağlar. Sönmüş kireçle pişmiş tuğla harcı açık havada çok sertleşir. Horasan harcı ile yapılan inşaat, ne kadar çok açık havada kalırsa o kadar sertleşir. Uzunköprü'nün temeli baştanbaşa bittiğinde, horasanın sertleşmesi için iki yıl beklendiği söylenir. Bu süre içinde köprünün taşlarının yontulması, kesilmesi hazırlıkları yapılmış ve bundan sonra üst inşaata başlanmıştır. (1427)

Köprünün ilk gözünün başladığı yerden, son gözünün bittiği yere kadar uzunluğu 1238 metre 55 santimetredir. Her ne kadar Edirne Salnamelerinde ve Ahmet Badi Efendinin, Riyaz-ı Belde-i Edirne Tarihinde 1390 metre gösterilmişse de, bu 150 metrelik fazlalık, köprü kanatlarının park çeşmesine kadar uzatılmış olmasından kaynaklanmaktadır.

UzunköprüÜç parçadan ibaret olan köprünü sol kanadı 204 metre uzunlukta olup tam Ergene üzerinde ve suyun cereyan ettiği istikamete dikey vaziyettedir. Ortadaki kısım 1056 metre uzunluktadır. Bu da nehir taştığı zamanlarda kapladığı sahaya denk gelmektedir. Fazla suları karşılamak ve hem de bu civarda yatan (Gazi Mahmud Baba) nın manevî himayesi amacı ile eklenmiş, 100 m. lik bir rıhtım-yoldan ibarettir. Buradaki korkuluk taşlarının bir kısmı 1908 sıralarında belediyece söktürülmüş ve şehir içi çeşmeler inşaatında kullanılmıştır. Sağ taraftaki 25 m. lik diğer bir kısım da 1957 de doldurularak araba ve otobüs parkı haline getirilmiştir. Geri kalan 75 m. lik kısım, belediye binasının ön duvarını teşkil etmektedir.

Köprü Özellikleri

1- Kemerler: Sivri ve yuvarlak olmak üzere iki çeşittir. Kent tarafından başlamak üzere şöyle sıralanır. 1-33 sivri, 34-81 yuvarlak, 82-113 sivri, 114-153 yuvarlak, 154-162 sivri, 163-172 yuvarlak kemerlerdir.

2- Sel Yaranlar: Hızla akan nehrin sel durumunda gerek buz gerekse ağaç parçalarının köprüye zarar vermemesi için köprü ayaklarına yapılan sivri ve yuvarlak çıkıntılardır. Ergene nehri aynı yönden akmasına rağmen diğer yönde de sel yaranlar vardır, bunun sebebi mimari olarak köprü dengesini sağlamaktır. 55 ve 56. kemerlerin bastığı ayakta sel yaranlar başlar, 168. ayakta sona erer.

3- Balkonlar: 235. metrede, 40 ve 41. kemerleri üzerinde 3.40x0.40 boyutunda ve 680. metrede 102 ve 103. kemerlerin üzerinde de 9.40x0.40 m. boyutunda iki balkon vardır.

4- Tahliye Gözleri: Köprüde yedi tane boşaltma (tahliye) gözleri vardır. Bunlar yuvarlak kemerler biçiminde 145-154. ayaklar üzerindedir. Taşkınlarda suların boşaltma gözlerinden kolayca boşaltılmasını ve köprünün yıkılmamasını sağlarlar.

5- Korkuluklar: Köprünün nehir tarafının batı kenerında insan başı büyüklüğünde korkuluklar bulunmaktadır. 28 tane olduğu belirtilen bu korkuluklar hakkında farklı yorumlar bulunmaktadır.

On altı yıl süren köprü inşaatı süresince vefat eden ustaların her biri anısına yapıldığı bu yuvarlak korkuluklar yapıldığı yorumlansa da daha akla yakın olan bu yuvarlak şekillerin Namazgah'a yakın olması ve 28 tane değil 33 tane olması gerekliliği gözönüne alındığında bunların tesbih tanesi amacıyla yapıldığı ihtimalini güçlendirmektedir.

6- Kabartmalar : Kemerlerlerde bulunan kilit taşları üzerindeki kabartma desenler, o kemerleri yapan usta ve işçi guruplarının sorumluluk alanlarını belirlemek için yapılmıştır. İki desen arasını yapan ekip son kemerin kilit taşına kendi desenini ( armasını ) işlerdi. Toplam da 18 ayrı kilit taşı kabartması bulunması nedeniyle köprünün onsekiz ayrı gurup tarafından yapıldığını varsayabiliriz.

Köprüde Yapılan Büyük Onarımlar ve Oluşan Değişiklikler

Uzunköprü Köprünün, kuruluşu tarihinden itibaren pek çok onarımları yapılmıştır. Ancak tarih kaynaklarında saptanabilen beş büyük onarımı olmuştur.



  1. Köprünün yapılışından on dört yıl sonra yıkılan bir gözünün Fatih Sultan Mehmet'in onarttığını, Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle haber veriyor. "...Bu köprünün bir gözünü 1451 yılında Fatih mamur ettiği vakit seksen bin kuruş gitmiştir. Mukayese oluna ki, Murat Han yüz yetmiş dört göz yapıncaya kadar, ne kadar hazineler sarf etmiştir."
  2. İkinci Osman Leh seferine giderken Uzunköprü'ye uğradığında, köprünün pek harap olduğunu görür ve onarılmasını buyurur. (Tayyip Gökbilgin, Edirne Paşa Livası s.217) Bunu Muradiye camisi avlusunun üst kapısı üzerindeki mermer yazıttan, köprü ve caminin 1621 yılında onarttırıldığını öğreniyoruz.

    Yazıtın bir beyiti şöyle:
    Rahne ermişti ana lakin mürur-ı dehr ile
    Bin otuzda Han Osman yine abad eyledi (1621)
  3. Köprünün ana gözü olarak adlandırılan, en geniş ve en yüksek 149.Kemeri üzerinde bir mermer yazıt var. Bu mermer yazıt, 1920-1922 yıllarında Yunan işgali sırasında, Yunanlılar tarafından kazıtılmıştır. Ama, Ahmet Badi Efendi, Riyaz-ı Belde-i Edirne tarihinde söz konusu yazıtı saptamıştı.

    Köprünün bu dönemdeki büyük onarımına ışık tutan bu değerli yazıtın özgün biçimi şöyledir: "Emr-i bi imaret-i hazel cisr el-müşeyyed es-Sultan el-Gazi Mahmut Han ibn Abdülhamit Han halled-Allahü tealâ mülkehu an hüma li sene seman ve selasün ve mieteyn ve elf. 1238 (1823)"

    Türkçesi:
    Sultan (I.) Abdülhamitdin oğlu sultan (H.)Mahmut bu sağlam köprünün onarılmasını 1823 yılında buyurdu. Tanrı ülkelerini kalımlı ve günahlarını bağışlayıcı kılsın.

    1823 yılında Uzunköprü yöresinde olan depremlerde oluşan çatlaklar ve Ergene ırmağının büyük su taşkınları sonucunda, suların getirdiği ağaç kütükleri ve buz kitleleri, köprünün ana gözüne bitişik dört kemerinin yıkılmasına neden olmuş ve daha geniş üç göze çevrilmiştir.

    Bu saptamamı doğrulayan 1964 yılında Devlet Karayolları mühendislerince hazırlanan köprünün detaylı relöve planı elime geçti. Relöve planına baktığımızda, kasaba tarafından başlayan birinci gözün genişliğinin 5.5 metre olduğunu görürüz. Kemerlerde bu genişlikler azar azar artarak, 8O.kemerde sekiz metreye ulaşır. Kemerlerin sekizer metrelik aralıkları 149. ana göze kadar sürer.

    Böylece ana göze bitişik dört gözün genişlik toplamı (32) metredir. Genişletilerek yeniden yapılan, 146 ve 147. gözün genişliği onar metre ana göze bitişik 148. gözün genişliği on iki metre oldu. Bu büyük onarımdan sonra 174 göz olan Ergene köprüsü, bir göz eksilerek, 173 gözlü bir köprü durumuna geldi.
  4. XIX.yüzyılın sonlarına doğru, Trakya ve İstanbul yöresinde sık sık depremler oldu. Bu depremler sonucunda, Kırkkavak deresi ve Ergenenin azmak sularının geçtiği, köprünün Şoldurak denilen yerde üç gözü 1901'de büyük bir sel baskınında yıkıldı. Edirne gazetesinin Ekim 1902 tarihli sayısında, Uzunköprü'nün onarımı başlığı altındaki sadeleştirdiğim haberi şöyledir:

    "1901 yılında olan su baskınında, Uzunköprü'nün eski mimarisine bağlı kalınarak yıkılan üç gözü, iki göze çevrilerek yeniden onarılmasına başlanmıştır. Ayrıca bu gibi taşkınlarda sel sularının yıkıma neden oluşu, Ergene ırmağı yatağının dolmuş olmasından ileri geldiği görüldüğünden, köprü gözleri doğrultusunda kanallar açılmıştır."

    Yine, Musa Kazım'ın 5/6/1928 tarihli Vakit Gazetesinde çıkan Uzunköprü adlı makalesinde;

    "...Beşyüz yıllık hayatı olan Uzunköprü'nün ancak üç kez büyük onarımına gereksinme duyulmuştur. Yalnız 1901 yılında Ergene'nin dehşetli bir su taşkınında, köprünün ortasında üç kemer yıkılmıştır. Bu üç kemer iki kemere çevrilerek genişletilmiştir. Onanm 1904 yılında tamamlandı."

    Böylece bu onarımda köprü, 172 kemerli bir köprü oldu.
  5. Köprünün son büyük onarımı, Cumhuriyet döneminde, 1964 yılında yapılmaya başlandı. Bu son onarımda amaçlanan şu gerekli ve kapsamlı değişiklikler yapıldı:
    1. Köprünün eni iki taraftan 71 er santimetreden 1.42 metre genişletildi.
    2. Köprünün tabliyesi yirmi santimetre kalınlığında, tümüyle demirli betonarme kaplandı.
    3. Kanat kalınlığı da otuz iki santimetreden, yirmi dört santimetreye indirildi.
    4. Kanat yüksekliği yetmiş yedi santimetre olarak yapıldı.
    5. Böylece köprünün içten içe 5.24 metre olan genişliği,6.80-6.90 metreye çıkarıldı.
    Bu gerekli değişiklikler yapılarak, günümüzdeki büyük araçların karşılaştıklarında rahatça geçişleri sağlanmış oldu. Onarım 1971 yılında bitti. Bu büyük onarımda beş milyon lira sarfedildi.
Günümüz Uzunköprüsünün uzunluğu: 1274 metre, göz sayısı 164'tür. 8 köprü kemeri Hürriyet Anıtından Atatürk Kültür Merkezi köşesine kadar olan bölgede toprak altında kalmıştır.
Uzunköprü Uzunköprü Uzunköprü Uzunköprü

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.