Makale Dizini


AkçeşmeKöy, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Rumeli-Balkan göçmenlerinin gelmesiyle kurulmuştur.

Edirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 157 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
AkhocaEdirne iline 138 km, Keşan ilçesine 28 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 507 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Akhoca Akhoca Akhoca Akhoca

Altıntaş1924 Mübadelesinde Drama'dan gelen göçmenler in bir bölümü Pomak asıllıdır. Altıntaş'taki Pomaklar Radiboş'tan gelmişlerdir. Göç hazırlıkları bir ay sürmüş. At arabaları ile yanlarında getirecekleri eşyaları Drama'ya tren istasyonuna taşımışlar. Tren ile Uzunköprü'ye oradan da Keşan'a gelmişler. Grubun ileri gelenleri İskan görevlileri ile yerleşebilecekleri bir köy araştırmaya başlamışlar. Keşan'ın Altıntaş köyünde Rumlardan kalan boş evlere yerleşmişler. Tekrar geri dönecekleri umudu olduğundan boş ev bulunmasına rağmen akrabalar kalabalık haneler şeklinde evlere yerleşmişler. Mübadele zamanı diğer göçmenler gibi kişi başına çok az dönüm arazi verilmiştir. Getirdikleri davarlarla geçimlerini sürdürmüşlerdir.

AltıntaşEdirne iline 118 km, Keşan ilçesine 23 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 442 kişidir.

AltıntaşKöyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Altıntaş Altıntaş Altıntaş Altıntaş Altıntaş

Köyün daha önce büyük bir bahçe olduğu ve daha sonra bu bahçenin olduğu bölgeye bir köy kurulduğu düşünüldüğü için isminin Bahçeköy olduğu düşünülüyor.

Edirne iline 119 km, Keşan ilçesine 9 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 508 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Düğün salonu vardır.
BarağıKöyün eski adı Akıncılar'dır. Yunanlılar döneminden kalma bir köydür. Belirli yerlerinden hala Yunanlılara ait kemikler çıkmaktadır. Yine o döneme ait eski bir çeşmesi vardır ve kışın ılık yazın buz gibi akar. Köyde yaşayanlar su ihtiyacını bu çeşmeden karşılıyorlar. Köyde 2 kahvehane, 1 market ve camii vardır. İlkokul eski dönemlerde vardı ama şuan okul binası kullanılmıyor. Köy çocukları 2 km mesafedeki Orhaniye köyünde okuyorlar.

Edirne iline 132 km, Keşan ilçesine 22 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 127 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Beyköy zamanında bir beyin bulunduğu bir çiftlikmiş ve bey hastalandığında yanında çalışan tüm kahyalarına "artık beyiniz olmasın, herkes kendi evini kursun, burası bir köy olsun, adını da Beyköy koyun" diyerek vasiyet etmiş. Köyün adının daha önce Çubuklu Çiftliği olduğu bilinmektedir.

Köyün büyük kısmı Bulgar göçmeni olduğundan kültürü bu yönde gelişmiştir.

Edirne iline 134 km, Keşan ilçesine 24 km uzaklıktadır. Ayrıca Erikli Sahiline 5 km, Mecidiye Sahiline 6 km, Yayla Sahili ve Danişment Orman Kampına 6 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 140 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat çalışır durumda değildir. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. adsl vardır.
Boztepe1887 de Keşan merasında kurulmuştur. Köyün güneyinde yüksek bir tepe vardır ve adı da Boztepe'dir. Tepenin adı köye verilmiştir. Köyün başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ayrıca köyde gençler etrafta bulunan sanayi kuruluşlarında çalışmaktadırlar. Köyün yolları asfalt olup alt yapısı tamamlanmıştır. Yakın komşu köyleri güneyinde Türkmen, kuzeybatısında Akçeşme, kuzeydoğusunda Yeniceçiftlik köyleridir. Boztepe köyünün tam olarak ne zaman kurulduğu belli değildir. Ancak köyde komşu ülke göçmenleride bulunmaktadır. Köyde Pomaklar da yaşamaktadır.

Edirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi hayvancılığa ve tarıma dayalıdır. Hayvancılıkta büyükbaş olarak inek, küçük baş olarak ise koyun ve keçi bakılmaktadır. Köylüler tarım dalında ise buğday ve ayçiçeği yetiştirmektedirler. Bamya yetiştiriliciği de yapılmaktadır. Köyde yaşayan nerdeyse herkesin traktörü vardır. Bu araç tarım alanında tüm insanlara kolaylıklar sağlar.

Boztepe Köyü Halkı tarafından 2012 yılı başında S. S. BOZTEPE KÖYÜ SULAMA KOOPERETİFİ kurulmuştur. Kurulan kooperatif köydeki tüm tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle ilgilenmektedir. Boztepe Göletini işleten kooperatif yaklaşık 1000 dönüm sulanabilir arazide çoğunlukla sılajlık mısır ekiminde ortaklara her türlü hizmeti vermektedir. Bunun yanısıra köyde üretilen tüm süt kooperatif marifetiyle pazarlanmaktadır ve tabi ortakların tüm girdilerini azaltmak için daha hesaplı hayvan yemi vs. alımı yapmaktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 408 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu yoktur. Okul taşımalı sisteme geçmiştir. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ve haftanın bir günü mobil sistem ile doktar tarafından kulanılmaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve internet bağlantısı vardır.
BüyükdoğancaCumhuriyetinin ilanından sonra 1923 yılında Yunanistan'ın Selanik ilinin Drama ilçesinden Türkiye'de bulunan Yunanlılar ile batı Trakya'da bulunan Müslümanlar yer değiştirmiştir. Bu yer değiştirme esnasında Lalacık köyü Pomakları önce Keşan ilçesi Büyükdoğanca köyüne, ancak yerleşim alanı beraberinde getirdikleri hayvanlarının yerleşmesine ve otlamasına uygun olmadığından bugünkü Lalacık köyüne yerleşmişlerdir. Paşayiğit beldesinde o dönemde Yiğit Paşa adında bir komutan ikamet etmektedir. Bu paşanın yaveri lala ise bugünkü Lalacık köyünün bulunduğu yerde ikamet ettiğinden köy ismini buradan alarak Lalacık olmuştur. Köy geçimini o günden bugüne çiftçilik ve hayvancılık yaparak sağlamaktadır.

BüyükdoğancaKöy yapılan tüm alt yapı çalışmalarını kendi olanakları ile gerçekleştirmiş örnek sayılabilecek bir köydür. 1986 yılında köyün kanalizasyon sistemini kendi imkânları ile yapmıştır. 1987 yılında köydeki dere yataklarına kavak ekimi gerçekleştirilmiş, bu kavaklar ekonomik değere ulaştıklarında köy yolunun asfaltlanmasında katkı sağlamıştır. Köy Konağı ve Sağlık Evi tamamen kendi olanakları ile sağlanmış, devletin hiçbir katkısı olmamıştır. Sağlık Evi şu an atıl durumda beklemekte, köye gelen misafirlerin konaklamasında kullanılmaktadır. Son olarak köy çeşmelerinin suyunu sağlayan kaynak ıslah edilmiş, köyün içme suyu ihtiyacını karşılamak amacı için yapılan iki adet depo ile köyün içme suyu ihtiyacı köklü bir çözüme kavuşmuştur. Böylece köy sürekli su sağlamakta problemler yaşayan Hacı Grubu Su Birliğine bağımlı olmaktan kurtarılmış köye ucuz ve sürekli su dağıtımı sağlanmıştır. Bu çalışmamada da devletten hiçbir katkı almamıştır.

Edirne iline 121 km, Keşan ilçesine 11 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 172 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ve kanalizasyon şebekesi 2006 yılında tamamlanmıstır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır, ancak ebe ve hemşire yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon ve az sayıda internet bağlantısı vardır. Köyde büyükbaş hayvan sağım sistemi bulunmaktadır. KSÜB tarafından yaptırılmıştır.
ÇamlıcaYeni büyükşehir kanunundaki maddelere göre nüfusu 2000'in altında olan diğer belediyeler gibi Çamlıca'nın da belediye teşkilatı kaldırılmıştır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 907 kişidir.


Çamlıca Çamlıca

Edirne iline 145 km, Keşan ilçesine 35 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 81 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köy halkı; Osmanlı İmparatorluğu'nun gelişme ve yayılma döneminde, Konya Karaman yöresinden, Çanakkale'ye, oradan Balkanlara göç ederek, Yunanistan'ın Selanik ili, Drama İlçesi, Olivan Köyü'ne yerleşen, 1924 yılında da Lozan Nüfus Mübadelesi ile Türkiye'ye geri gelen Türkler'den oluşmaktadır.

Edirne iline 130 km, Keşan ilçesine 20km, Saroz Körfezi'ne 5 km mesafededir. Yüzölçümü 29. 000 dönümdür.

Köyün geçim kaynakları arasında çiftçilik ve hayvancılık önemli yer tutar. Tarım ürünü olarak tahıl ve ayçiçeği yetiştirilmektedir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 220 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesivardır. PTT şubesi ve PTT acentesi oldu. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat doktor yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon - internet vardır.
ÇobançeşmesiKöyün mübadele ile Yunanistan'ın Drama bölgesinden gelen Pomak halkı, daha önceköyde yaşayan Rumlar karşılığında getirilmiştir. Köyün eski adı 'Muzalı'dır. Cumhuriyetten sonra adı "Çobançeşmesi" olarak değişmiştir.

Köyde pomaklar çoğunlukta olduğu için pomak yemekleri fazlasıyla yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi "Kaçamak" tır. Ayrıca "Pita" gibi börek çeşitleride köyün geleneksel yemekleri arasında yer alır. Köyün çoğunluğu değil tamamı pomaktır ve mübadele yıllarında Yunanistan'ın Selanik bölgesinden gelen ailelerdir.

ÇobançeşmesiEdirne iline 124 km, Keşan ilçesine 14 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 363 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Danişment Orman KampıTürkiye genelinde Danişment köylerinin adı Danişment beyliğinden gelmektedir. Osmanlıların Trakyaya geçtiği sıralarda kurulan Bursa Karacabey, Balıkesir Balya, Çanakkale Biga Danişment Köylerinin oluşması gibi Keşan Danişment'in de o dönemlere yakın zamanlarda oluşmuş olması gerekir.

Edirne iline 145 km, Keşan ilçesine 35 km uzaklıktadır.

Danişment Orman KampıDanişment Sahili ise Erikli ile Yayla arasında Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı küçük tesislerin ve bir kamp alanının bulunduğu bir bölgedir. Çadır kurarak tatil geçirmek isteyenler için kumsalı ve temiz denizi ile idealdir. Meşe ağaçları ile örtülüdür. Keşan'a uzaklığı 38 kilometre ve Erikli sahiline ise 3 kilometredir. Yol asfalt kaplıdır.

Danişment Orman Kampı13. 190 Hektarlık bir alanda günübirlik ve çadırlı kamp olarak planlanmıştır. Çadırlı Kamp Alanı 162 birimlik ve günlük kapasitesi ise 810 kişidir. Günübirlik Alan ise 1072 kişi kapasitelidir. Toplam günlük 1882 kişiye hizmet verebilmektedir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 147 kişidir.

Danişment Orman KampıKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


DişbudakÇevre köyler gibi Dişbudak köyü de 1350'li yıllarda Anadoludan getirilen Türkler tarafından kurulmuştur. 1920 Yunan ve Bulgar istilalarında hat rolü oynamıştır.

Köyün gelenek ve görenekleri Trakyadan çok Ege yöresine benzemektedir.

DişbudakKöyün ekonomisi tarım, hayvancılık, bahçecilik, turizm ve son zamanlarda popüler hale gelen arıcılığa dayalıdır. Köyde 2 bakkal 1 adet köy kahvesi ve imam lojmanı vardır. Köy Tüzel Kişiliğine ait 580 Dönüm Hayvan Otlağı bulunmaktadır ve bu yerin içinde de hayvan sulama göletide bulunmaktadır. Ayrıca ormandan 49 yıllığına kiralanarak köy tüzel kişiliği adına 130 dönüm bademlik ve cevizlik düzenlemesi yapılmıştır. Bu alana köylünün faydalanması için 3600 adet badem ve ceviz fidanı dikilmiştir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 125 kişidir.

DişbudakKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


ErikliKöyde Bulgaristan'dan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelmiş kişiler yaşamaktadır.




ErikliEdirne iline 140 km, Keşan ilçesine 30 km uzaklıktadır. Denize yakındır.




Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köye 2, 5 km uzaklıktaki ErikliErikli sahili yaz aylarında yerli turist akınına uğramaktadır. Artan nüfus ile birlikte köylü doğal ürünlerini pazarlama imkânı bulmaktadır. Doğal manzarası, dünyada kendi kendini temizleyen 3 körfezden biri olma özelliğine sahip olan Saros Körfezi'nin en güzel sahili ve doğal tuz gölü ile, kışın yabani uçar yazın bıldırcın avcılığının yapılabildiği çok çeşitli balık familyasına sahip deniz ürünleri, otelleri, restoranları ve en önemlisi huzurlu güvenli ortamı ile ekonomiyi canlandıracak yatırımları bekliyor.

ErikliErikli sahili ise Saros sahilinin en büyük yerleşimlerinden biridir. Bir sahil kasabası görünümündedir. İçinde Saros Körfezinin en iyi otellerini barındırır. Otelin yanında kalmak için diğer sahil yerleşimlerine göre büyük olmasından dolayı her yönden canlılık barındırır.


ErikliSahil yerleşiminin hemen arkasında yer alan oldukça büyük tuz gölü bir çok kuş için barınma mekânıdır. Erikli sahiline ulaşım için bulunan 2 yol olmasına rağmen çoğunlukla Mecidiye yolu kullanılır. Mecidiye ile Erikli arası 2 kilometrelik bir mesafedir.


Erikli2013 yılı itibariyle nüfusu 386 kişidir.




ErikliKöyde, ilkokul vardır ancak kullanılmamaktadır. Taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi sahilde yaz aylarında hizmet vermektedir. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon ve internet hattı vardır. Ayrıca sahilde Erikli Jandarma Karakol Komutanlığı bulunmaktadır.
GökçetepeEski adı Maris'dir. Cenevizliler'den kalma bir köydür. Saros Körfezi'ne 2 km uzaklığı bulunur. Gökçetepe sahili mevcuttur. Sahil kenarında yerleşim yerleri vardır.

Edirne iline 135 km, Keşan ilçesine 25 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarıma, hayvancılığa, balıkçılığa ve turizme dayanır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 473 kişidir.

GökçetepeKeşan'ı Çanakkale yolu ile 8 km geçip Çamlıca tabelasından sapılarak küçük bir köy olan Bahçeköy'ün içinden sola doğru girildikten sonra yaklaşık 15 km gidilir. Çamlıca köyünün içinden geçildikten 15 km sonra Gökçetepe köyüne varılır. Ancak sahil kesimine varmak için yaklaşık 5 km daha gitmek gerekir. Yol tüm ulaşım boyunca asfalt kaplıdır.

GökçetepeGökçetepe, Saros Körfezinin Korudağı etekleri ile buluştuğu noktada yer alır. Mavinin ve yeşilin birleştiği güzel ve şirin bir sahil yerleşimidir. Otel mevcut değildir. Pansiyonlar bulunur. Ayrıca deniz kenarında çam ormanları içinde Orman Bölge Müdürlüğüne ait bir dinlenme kampı bulunur.

Gökçetepe Kale50 hektarlık alan günübirlik, çadırlı kamp ve karavan kampı olarak planlanmıştır. 24 Hektarlık kısmının gelişim planı yapılmıştır. Çadırlık ve karavanların alanı 228 birim olarak planlanmıştır. Kapasitesi 1140 kişi /gün dür. Günübirlik alan 1150 kişi/gün kapasitelidir. Böylece aynı gün içinde 2290 kişiye hizmet verebilmektedir.

Gökçetepe SahilKöyde, ilköğretim okulu vardır, lise ve üstü okullarda taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi mevcuttur. PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.



Gökçetepe Sahil Gökçetepe Sahil Gökçetepe Sahil Gökçetepe Sahil Gökçetepe Sahil

GündüzlerKöyün bulunduğu alanda Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamit'in Gündüzler Çiftliği adında bir çiftlik bulunduğu ve daha sonradan burayı yabancı birinin aldığı bilinirken tarihi hakkında bir bilgi bulunmuyor

Edirne iline 132 km, Keşan ilçesine 22 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 114 kişidir.

Köyde, okul yoktur. Taşımalı eğitim vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köy işgal yıllarında Rumların yaşadığı bir köydür. Osmanlı döneminde kimin yaşadığı hakkında bilgi yoktur. Cumhuriyetin ilanından sonra şimdiki sınırların şekillenmesiyle birlikte şu an köyde yaşayan halk yerleşmiştir. Köylüler halen Yunanistan'da var olan Drama'ya bağlı Mokroş köyünden gelmişlerdir. Kalen köyde Mokros adında bir mahalle vardır. Dramadan önce Muğla'ya, sonra sırasıyla Bursa ve Tekirdağ'a geldikten sonra hayvancılığa elverişli olduğu için bu köyü tercih etmişlerdir. Köye ilk yerleşen hane sayısı 20 civarındadır.

Edirne iline 128 km, Keşan ilçesine 18 km uzaklıktadır. Köyde bir baraj ve bir gölet bulunmaktadır. Ayrıca köyün avantajlarından bir tanesi de çok sayıda artezyen kuyusunun olmasıdır. Köy arazisinin büyük bir kısmı sulak arazidir bu yüzden.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarımda sebzecilik çoğunluktadır. Bunların başında domates, biber, fasulye vb sebze türleri yetiştirilir. Ayrıca kışlık marul, lahana, karnabahar, pırasa vb gibi sebzeler de yetiştirilir. Hayvancılıkta ise küçükbaş hayvancılık daha yoğun olmakla birlikte büyük baş hayvan da yetiştirilmektedir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 489 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Kadıköy'de sulama amaçlı kullanılan bir gölet ve hem sulama hem de içme suyu (Keşan'ın) amaçlı kullanılan bir baraj bulunmaktadır.
Karacaali köyü, Lozan Antlaşması'nın maddelerine göre, 130 hanelik kısmı, 24 Mart 1924 tarihinde Selanik ili, Drama ilçesi, Cura köyünden gelen kişiler ve 10 Ekim 1935 yılında, Bulgaristan, Şumnu ili, Eskicuma kazasının Nazcı köyünden gelen 20 haneden oluşmaktadır. Bulgaristan'dan gelen köylüler, oradaki mallarını ve arazilerini satarak paralarını alıp da gelmişlerdir. Yunanistan'dan gelen köylüler, mallarını bırakarak, sadece yanına aldıkları eşyalarla gelmişlerdir.

Köy eski bir Rum köyüdür. Süleyman Paşa, Trakya'ya geçtikten sonra, çeşitli yerler askerlere emanet edilmiş veya onlara verilmiştir. Süleyman Paşa'nın yeğeni Turan beyin paşalarından Yiğit Paşa, seyisine "Bak ali; karşıda ormanlık bir köy var. Orada karaca da var. " diyerek, seyisi Ali beye köyü vermiştir. O günden sonra köyün adı Karacaali olmuştur.

Edirne iline 117 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 285 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ve kanalizasyon şebekesi 2008 yılında yapılmıştır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ancak kullanılmamaktadır . Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde halen asfaltlanmayan bir mahhalle vardır. Elektrik ve sabit telefon vardır.
Edirne iline 123 km, Keşan ilçesine 13 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 261 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Karasatı GöletKöyün adının geçmişte Kanarya olduğu bilinmektedir. Kanarya köyü Balkan Harbi esnasında Bulgarlar tarafından burada yaşayan halktan 46 kişi hunharca öldürüldükten sonra köyün ismi değişerek katliamı unutmamak için Ka0rasatır olmuş, daha sonra da değişikliğe uğrayarak günümüze Karasatı olarak gelmiştir. Altıntaş köyüne giden yolun üzerine köy çıkışına bir şehitlik anıtı yapılmıştır. Balkan Savaşı sırasında Bulgarlar tarafından köye komşu köylerde oturan Rum yerliler, Karasatı'lı Türklere bir oyun etmişler. Din ve mezhep birliği sebebiyle evlerinin Ruslar tarafından aranmayacağını ileri sürmüşler, komşularının silahlarını saklamak istediklerini bildirmişler. Karasatı'lılar onlara güvenip silahlarını emanet etmişler. Bu Rumlar, Bulgarlar gelmezden önce Karasatı'ya baskın şeklinde hücum etmişler. İlçe merkezine kaçamayanları öldürmüşler.

Şimdi köy halkı anıt mezarı Çobançeşme köyünden gelen yol üzerine, köy ana girişine taşımayı düşünüyor. Köyde tarihi kuyular, tarihi çeşmeler vardır. En son yapılan köy çeşmesi Ağustos 2011 tarihinde hizmete açılmıştır. Köy halkı geçimini çiftçilik ve hayvancılıkla gerçekleştirmektedir. Köyde bir tane kahvehane vardır. Köyün yolları 2006 yılında asfalt olmuştur.

Edirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır

Genelde iklimi yarı kurak yarı yağışlıdır. Köye gelen misafirler piknik amacıyla baraja giderler. Köydeki barajda aynalı sazan ve göl balıkları yaşamakta olup balık tutkunları için ideal bir avlanma yeridir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 142 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Köyün kanalizasyon şebekesi 2007 yılında yapılmıştır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı yapılmış ancak faaliyete geçmemiştir. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Sabit telefon şebekesi yer altına alınmıştır.
Karlı GöletKöyün adı ilk önce Karlay'dı. Önceden Yunanlılar burada yaşadığından dolayı bir Yunan papazının adıydı köyün ismi olarak kullanılmıştır. Sonradan isim Karlı olarak değiştirilmiştir.

Edirne iline 125 km, Keşan ilçesine 18 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 438 kişidir. Köyün nüfusu yıllar geçtikçe azalmaktadır. Köy göç vermektedir. Özellikle İstanbul, Çorlu, Çerkezköy gibi şehirlere yüksek bir işgücü göçü yaşanmaktadır. Köyde okur-yazar oranı yüksektir. Her yıl ortalama 1-2 öğrenci üniversiteye girmektedir. Bu nedenle köyde entelektüel bir topluluk oluşmaktadır. Bayramları köyün nüfusu 3-4 kat artmaktadır. Yaz aylarında da tatil için köye dönüş görülür.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Ne yazık ki şu handa taşımalı eğitim verilmektedir. Öğrenciler Keşan ilçesinde Eğitim ve Öğretimlerine Devam etmektedir. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon Şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Fakat atama yapılmadığından dolayı Ebe veya Hemşire bulunmamaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca Edirne'nin en yüksek yeri Hızır İlyas tepenin yamaçlarındadır.
KılıçköyKılıçköy'ün ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak köyde 1877-1878 (93 harbi) Osmanlı-Rus savaşından sonra Balkanlardan göç eden Türklerin bulunması, köyün kuruluş tarihini 1800 yıllara kadar indirmek pekte yanlış olmaz. Köyün isminin yanında bulunan şehitlikten gelmiş olması muhtemeldir. Keşan - Enez yolunun eskiden bugünkü Gacal mahallesinin güneyinden geçtiği bilinmektedir. Şuanki yol ise köyün kısmen içinden geçmektedir. Köyde farklı isimlerle anılan Macır (muhacir) ve gacallar bulunmaktadır. Köyün 93 harbinden önce tek nüfus kitlesini Gacallar oluşturmaktadır. Şuanda köyün büyük bir çoğunluğunu muhacir sınıfı oluşturmaktadır. Köyün güney kısmında Gacallar otururken kuzey kısımlarda muhacirler oturmaktadır.

KılıçköyOsmanlılar Keşan, Malkara, Gelibolu, yani Güney Trakya civarlarını fethetmeden önce Bu topraklar Bizans İmparatorluğunun bir parçası idi. Ancak 1360 yıllardan sonra Orhan gazinin büyük oğlu Süleyman paşa tarafından fethedilmiştir. Bu topraklarda Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte Selçuklu toprak sisteminin devamı olan tımar sistemi uygulanması muhtemel bir gerçektir. Kılıç köy olarak değil de güney Trakya kısmı olarak düşünülürse sırasıyla Rus, Bulgar ve Yunan işgallerine uğramış ve büyük mezalimler görmüşlerdir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki kahraman Türk ordusunun savaşı kazanmasıyla Keşan ve bölgesi işgalden kurtulmuştur.

Kılıçköy93 harbiyle birlikte Balkanlardaki Osmanlı toprakları işgale uğramış, Rus orduları İstanbul (Yeşilköy) önlerine kadar gelmiştir. Bunun sonucunda Balkanlarda yaşayan Türklerin bazıları göç etmek zorunda kalmış ve Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerine yerleştirilmiştir. Bu Türklerden bazıları Kılıç Köye de yerleşmiştir. Kılıç Köyün yanında bulunan şehitliğin 650 yıllık bir geçmişe sahip olduğu söylenmektedir. Bu durumda 1350-1400 yılları arasında olması muhtemeldir. Osmanlı imparatorluğunun başında bu dönemde 1360 yılına kadar Orhan Gazi ve büyük oğlu ve ordu komutanı olan ayrıca tahta Orhan Gaziden sonra geçmesi beklenen ancak Bolayırda attan düşmesiyle ömrünü tamamlayan Süleyman paşa vardır. 1360 - 1390 yıllarında tahtta 1. Murat (Hüdavendigar) bulunmaktadır. Bu dönemde Osmanlının önemli akıncı beyleri bulunmaktadır. Bunlardan birisi de ünlü akıncı komutanı Paşa yiğittir. Kılıç Köyün yanında bulunan şehitliğin bir baskın sonucu şehit olan Türk akıncılarına ait olduğu söylenmektedir.

KılıçköyGacal, tarihçilere göre farklılık gösteren bir Türk topluluğudur. Bunlardan birincisi; Gacal Osmanlı İmparatorluğunun iskan siyaseti sonucu Anadolu'nun muhtelif yerlerinden Osmanlının Rumeli topraklarında fethettiği yerlere yerleştirdiği Türkmen topluluklarıdır. Keşan'a yerleştirilen ailelerin Top Keşan Yörükleri olduğu söylenmektedir. Bu Yörükler Karesi (Balıkesir, Çanakkale), Saruhanoğulları (Manisa ve civarı), Menteşeoğulları, (Muğla, Milas ve civarı) ve diğer bölgelerden getirilip Balkanlara yerleştirilmiştir. İkincisi ise Gacalların Peçenek soyundan olduğudur. Peçenekler, Karadeniz'in kuzeyinden bugünkü Balkan yarımadasının doğusuna yerleşmişlerdir. Bizans'ı sıkıştırmaları sonucu Bizans diğer Türk topluluğu olan Kumanlarla (Kıpçak) anlaşmışlardır. 1091 yılında Kumanlar Peçenekleri yaptıkları savaşta bozguna uğratarak Peçenekleri tarih sahnesinden silmişlerdir. İşte bunlardan geriye kalanların bugün Gacal olarak anıldığı sanılmaktadır. Üçüncüsü ise kuvvetli bir ihtimaldir ki Balkanlardan göç eden muhacirlerin Trakyada yaşayan yerli halka verdikleri isim olduğudur. Bugün Türkiyede Bulgaristan'da ve Yunanistan'da gacal yaşamaktadır. Türkiye de Trakya nın güney batısında yoğunluk olarak fazladırlar. Ayrıca İstanbul (Silivri, Çatalca) bölgelerinde Gacal yaşamaktadır. Osmanlı imparatorluğunun Balkanlarda toprak kaybetmesiyle birlikte buralarda yaşayan Türk topluluklarına yapılan baskı ve şiddet sonucu göçe zorlama politikası ile birçok Türk, Osmanlı İmparatorluğuna göç etmiştir. Bu göç eden kimselere verilen isim muhacirdir. Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Balkanlardan göç eden Türklerin sayısı fazladır. Gününüzde köyde yaşayan muhacirlerin büyük çoğunluğu bugün Bulgaristan toprakları içinde bulunan Provadi kasabasından göç ederek köye yerleşmişlerdir. On aileden oluşan bu topluluk günümüzde köyün çoğunluğunu oluşturmaktadır.

Kılıçköy DallıkKılıçköy kültürü denince şüphesiz akla ilk gelen Dallık Şenliğidir. Dallık Şenliği Mayıs ayının 3. haftasında, bahara giriş sevicinin yansımasıdır. Dallıkta aileler en güzel kıyafetlerini giyer, evde hazırladığı erzaklarını dallık alanında pişirmek suretiyle afiyet ve neşe içinde yerler. Dallık adeta bir festival havasındadır. Son yıllarda Keşan dallığı da Kılıçköy korusunda kutlanmaktadır. Kılıçköy yemek kültürü, diğer Trakya köyleriyle benzeşmektedir. Ancak Kılıçköy'de satır et isimli, mangalda pişirilen yemek türü önde gelmektedir. Öyle ki Enez yolu üzerinde 3 adet lokanta satır eti ile meşhurudur. Günümüzde köyün nufusunun göçler nedeniyle azalması nedeniyle mevcut olmasada, 1960 lardan 1990 ların sonunana kadar köyün güçlü bir futbol takımı mevcut olup, gerek Keşan'da düzenlenen Kaymakamlık kupalarında ve gerekse de Edirne ili genelinde düzenlenen Kırkpınar kupalarında pek çok şampiyonlukları, ikincilik ve üçüncülükleri bulunmaktadır. Son olarakta 2003 yılında Keşan'da düzenlenen köyler arası turnuvada ikinci olmuştur. O zamandan sonra köyde futbol göçler nedeniyle biraz arka plana atılsa da, şimdiki gençliğin ve köydeki futbol meraklılarının gayretiyle, köy halkı tekrar eski başarıları kazanmaya gayret göstermektedir.

Edirne iline 120 km, Keşan ilçesine 10 km uzaklıktadır. Köyün rakımı 27 m'dir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 438 kişidir.

Kılıçköy DallıkKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Özellikle son yıllarda kendini gösteren bamya ticareti de köy ekonomisinin önemli bir parçası olmuştur. Köy pazarında (bamya pazarında) insanlar köy ürünlerini, sebzelerini ve bamyalarını satmaktadırlar. Köyde buğday, arpa, ayçiçeği, mısır ve çeltik ekimi yapılmaktadır

Kılıçköy DallıkKöyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon sistemi mevcuttur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı yoktur. Sağlık evi vardır ancak haftada bir kez mobil hizmet vermektedir. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve internet şebekesi vardır ve köyün Keşan'a bakan taraflarında tüm operatörlerin 3G internet şebeke sinyalleri alınabilmektedir. Köyün iç yolları kilitli taş döşelidir. Köyde komşu köy olan Büyükdoğanca ile ortak kullanılan 150 m3 lük su deposu da vardır. Köyde muhtarlığa ait cenaze nakil aracı ve gasilhane bulunmaktadır.
Köyün adının bir kız kaçırma olayından geldiği ve bunun bir öyküsü olduğu rivayet edilmektedir.

Köyün tamamı Drama bölgesinden göç etmiştir

Edirne iline 128 km, Keşan ilçesine 18 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Çok sayıda kişi köyden göç edip işçi ve memur olarak dışarıda çalışmaktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 237 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
KorukluBu köyde eski dönemlerde üzüm korukları (bağları) çok olduğu için koruklu adını almıştır.

Edirne iline 145 km, Keşan ilçesine 35 km uzaklıktadır.


KorukluKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 111 kişidir.


KorukluKöyde, ilköğretim okulu vardır fakat kullanılmamaktadır, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Bu köyde çok fazla çam ağaçları ve kozalaklar bulunmaktadır. Önceden Yunanistan askerleri bu köye saldırmıştır ve bu köyün insanları kendini kozalaklarla korumuşlar, Yunan askerleinin kafasını yararak öldürmüşlerdir ve bu köyün adı Kozalak köyüdür aslında. Ancak zor bir isim olduğu için Kozköy adına çevrilmiştir .

Edirne iline 95 km, Keşan ilçesine 22 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 462 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köy 1923 sonunda yerleşen 3 hane Arnavut göçmen ailesi ve 1924 yılında mübadele ile Yunanistan'ın Drama kasabasına bağlı Lakaytsa, Maluhaşta, Pilou köylerinden gelen Pomaklar ve Gümülcine köylerinden gelen Türk Göçmenlerden oluşturulmuştur. 1930'ların sonlarında Bulgaristan ve Romanya'dan gelen göçmenlerin katılımıyla da günümüzdeki toplumsal yapı oluşmuştur.

Rumlar köyü terk ederken herhangi bir çatışma ve yeni gelenlerle bir karşılaşma yaşanmamıştır. Ancak Balkan harbi sırasında (1912-1913) devlet arşivlerinde yer alan acı bir olay yaşanmıştır. Balkan Harbi sırasında Bulgarların Uzunköprü'yü işgal etmelerinden sonra Doğanca Karyesi (Köyü) ahâlîsini oluşturan Rumlar, komşu Türk (Gacal) Köyü Karasatı'yı kuşatarak ilk önce halkın ellindeki silâhları toplamıslar ve sonrasında 29 Erkek ve Çocuğu köyün dışına çıkararak öldürmüşlerdir. Mübadele sırasında göç eden muhacir Arnavutlar, Pomaklar ve daha sonraki yıllarda Bulgaristan ve Romanya'dan göç edenler ile bugünkü kimliğine kavuştu. Cumhuriyet'in ilanından önce Doğanca Karyesi (Köyü) olan köyün adı Cumhuriyet'in ilk yıllarında Küçükdoğanca köyü olarak değiştirilmiştir.

Köy nüfusunun çoğunluğu Pomaklardan oluşmakla birlikte muhacirler nüfusun yaklaşık 1/3'nü oluşturmaktadır. Ayrıca günümüzde 2 hane Arnavut, 1 hane Kütahya göçmeni aile bulunmaktadır. Balkanların çeşitli bölge ve yörelerinden gelmelerine, farklı ırk ve soy'a ait insanlar olmalarına rağmen hepsinin temelde ortak kültürü olan Balkan Kültürü ile kendilerine özgü kültürel birikimlerin harmanladığı bir kültür oluşarak köyün köyün kültürel alt yapısını oluşturmuştur. Tabii ki dini inanç olarak hepsinin hanefi mezhebinden olmaları da bu kaynaşma sürecinin kolaylıkla aşılmasını sağlamıştır. Köy, ilkokul açıldıktan sonra ve okuryazar sayısının aratmasıyla birlikte, özellikle 60'lı yıllardan itibaren kendi içinde bir aydınlanma yaşamış ve çevresindeki bir köye göre kültürel ve sosyal olarak daha erken gelişmiştir. Köyde popüler yemekler mısır unundan yapılan kaçamak ve bulamaç, lahana ve pırasadan yapılan sebze börekleri, manca ve patatesli taze börülce yemekleridir. Tatlılardan susam ve cevizin bol kullanıldığı fırınlanmış ev baklavası ve saray sarması çok lezzetlidir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 353 kişidir.

Köy 1990'lara kadar ekonomik, sosyal, kültürel ve nüfuz yoğunluğu olarak altın çağını yaşamıştır. Ancak yalnızca tarıma dayalı bir ekonomisi olan köy tarımsal ürünlerin satış fiyatlarındaki düşüş sonrası mevcut nüfusu geçindiremeyince özellikle genç nüfusda büyük göçler yaşanmıştır. Bu göçler başta istanbul, Çorlu, Çerkezköy, Bursa gibi sanayi şehirleri ile ticaret merkezi sayılabilecek Keşan'a olmuştur. Göç nedeniyle köyün nufusu ve özellikle genç nüfus ciddi olarak azalmış ve gönümüzde çoğunluğu yaşlı olan bir nüfus yapısı oluşmuştur.

Edirne iline 120 km, Keşan ilçesine 11 km uzaklıktadır. Köy Tekirdağ il sınırındaki bir köy olup Malkara ilçesine bağlı Yılanlı Köyü (Kuzey Doğu), Yaylagöne Köyü (Doğu) ve Danişment Köyü (Güney Doğu) ile sınırdır. Ayrıca Keşan ilçesine bağlı Karasatı Köyü (Kuzey), Çobançeşme köyü (Batı) ve Güney Batısında Yeni Muhacir Köyü ile sınırdır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Hayvan besiciliği ağırlıkla ahırda bakım şeklinde yapılmakta olup, süt üretimi de köyün gelirleri arasında önemli bir yer almaya başlamıştır. Köye yeni yapılan Gölet sayesinde sulu tarım da yapılmaya başlanmış ve özellikle çeltik (pirinç) tarımı gelişmiştir. Ayrıca köylülerin bir kısmı meyvecilik ve fidancılığa yönelmiştir. Köy sınırları içerisinde ve çevresinde Linyit Kömür işletmeleri bulunmaktadır.

Köyde içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Ancak haftanın bir günü doktor gelmektedir. Köye Keşan'dan ulaşımı sağlayan yol asfalt olup, köyde elektrik ve sabit telefon vardır. İnternet hizmetinden de yararlanılabilir. Köyde, ilköğretim okulu bina olarak vardır. Ancak nüfusun ve özellikle genç nüfusun azalmasından dolayı eğitim taşımalı sistem ile ilçe merkezindeki okullardan sağlanmaktadır.
LalacıkBir rivayete göre, Paşayiğit beldesinde o dönemde Yiğit Paşa adında bir komutan ikamet etmektedir. Bu paşanın yaveri lala ise bugünkü Lalacık köyünün bulunduğu yerde ikamet ettiğinden köy ismini buradan alarak Lalacık olmuştur.

1923 yılında Yunanlılar ile batı Trakya'da bulunan Türkler yer değiştirmiştir. Bu yer değiştirme esnasında Lalacık köyündeki insanlar önce Keşan ilçesi, Büyükdoğanca köyüne yerleşmişler ancak bölge şartları beraberinde getirdikleri hayvanlarının yerleşmesine ve otlamasına uygun olmadığından bugünkü Lalacık köyüne yerleşmişlerdir.

Edirne iline 126, Keşan ilçesine 16 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 167 kişidir.

LalacıkKöyün ilköğretim okulu vardır fakat faal değildir. Taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Sağlık evi şu an atıl durumda beklemekte, köye gelen misafirlerin konaklamasında kullanılmaktadır. Sağlık ocağı yoktur. PTT şubesi ve PTT acentası yoktur. Kanalizasyon sistemi 1986 yılında yapılmıştır. 1987 yılında köydeki dere yataklarına kavak ekimi gerçekleştirilmiştir.

Köy çeşmelerinin suyunu sağlayan kaynak ıslah edilmiş, içme suyu ihtiyacını karşılamak amacı için yapılan iki adet depo ile köyün içme suyu ihtiyacı köklü bir çözüme kavuşmuştur.
MahmutköyEdirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır. Köyün yemekleri kuzu çevirme ve peynir tatlısıdır. Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım ürünleri; buğday, ayçiçeği, pancar, çeltik, domates, biber, patlıcan, salatalık, karpuz, kavun, kabak, üzüm, erik, elma, armut ve kirazdır.

MahmutköyKöyde geçmişte ilköğretim okulu bulunmaktaydı; ancak, köyün şehre göç vermesi nedeniyle okulun önce orta, sonra ilk kısmı kapatıldı. Şu anda Çamlıca ve/veya Keşan'a devam etmektedirler. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı bulunmaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

MahmutköyYapımı 2011 yılının Temmuz ayında biten Göletinde devir işlemleri yapıldı. Gölet Mahmutköy sınırlarında ve Manastır mevkiindedir. Yapılan bu gölet yaklaşık 1500 dönüm arazinin kapalı sistem sulanmasını gerçekleştirecektir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 441 kişidir.
MaltepeEdirne iline 123 km, Keşan ilçesine 13 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 341 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol toprak olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
MecidiyeMecidiye; 93 Harbi'nde yaşanan mübadelede gelenler tarafından kurulmuştur. Eski adı Köseatlı'dır.

Ancak bu tarihten önce de çeşitli yerlerinde yaşam izleri görülmüştür. Kale Koyu , Tekke Mezarlığı ve Orta Tepe Mevkii'nde yaşama dair izlere rastlanılmıştır. Ancak buradaki tarihi bulgular; zamanla ilgisizlikten tahrip olmuşlardır.

En önemli tarihi eser olarak Kale Koyu'ndaki kale kalıntıları görülmektedir. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Mecidiye Belediyesi'nin girişimleri sonucunda bazı araştırmalara başlanmıştır. Trakya Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Beksaç'ın elde ettiği bulguların sonucunda bu bölgede, Trakların yaşadığı tespit edilmiş ve ilgili makalesinde yayınlanmıştır.

1. Dünya Savaşı'nda Mecidiye halkından çok sayıda şehit verilmiştir. Bu arada yaşanan kaos ortamında Ermeni ve Rum Çeteciler tarafından can ve mal zayiatı yaşanmıştır.

1995 Yılında Belde Belediyesi sıfatını kazanmıştır. Ancak yeni çıkarılan büyükşehir kanunundaki maddeler uyarınca nüfusu 2000'in altında olan diğer belediyeler gibi Mecidiye belediyesi de kaldırılıp köye dönüştürülmüştür.

Köy matematiksel olarak ortalama 40, 63 enleminde ve 26, 53 boylamındadır. İlçe merkezine yaklaşık olarak 25 km uzaktır. 43, 466 dekar yüzölçümü vardır.

Köyün güneyinin tamamı Saroz Körfezi kıyılarıdır. Yaklaşık 12 kilometrelik kıyı şeridi vardır. İbrice Balıkçı Barınağı, Uzunkum ve Deniz Ara Plajları, Kale Koyu, Mecidiye Sahili köyün başlıca sahil kısımlarını oluşturmakla beraber; Deli Liman ve Göbek Taşı gibi yerleri de içinde barındırır.

Köyün komşu köyleri; Çeltik Köyü, Beyköy, Erikli ve Gökçetepe'dir. Köyün sınırlarının önemli bir kısmı ormanla çevrilidir.

Köy, yerleşim olarak düz bir alandadır. Özellikle sahil kısımları tamamen bakir kalmıştır.

MecidiyeKöyün güney kısmı tamamen Saroz Körfezi'nin kuzey kıyılarını oluşturur. Deli Liman, İbrice, Göbek Taşı Kayalıkları, Deniz Ara, Uzunkum, Veli Selim Sayası, Kale Koyu, Mecidiye Sahili gibi kayalık ve sahilleri vardır.

Köyde 1 adet İlköğretim Okulu mevcuttur. Bu okulda taşımalı eğitim modeli ile çevre köylerden öğrenciler de öğrenim görmektedir.

Ayrıca Keşan Halk Eğitim Merkezi tarafından; köyde iş kollarına göre kurslar açılarak ilgililer bilgilendirilmiş ve sertifikaları verilmiştir.

Mecidiye, Trakya'ya özgü karasal iklimin etkisinde olsa da, son yıllardaki küresel ısınmaya bağlı olarak ılıman bir etkiye sahip olan iklime sahiptir. Yazları kurak ve sıcak, kışları oldukça soğuk ve az yağışlıdır. İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde mevsim yağışları görülmektedir.

Köyün doğu kısmı çam ormanına dayanır. Ovaları verimli topraklara sahip olmakla beraber; diğer kısımda makilik pırnal topluluğu görülmektedir. Bakir olan sahil kısmında makilik pırnallık mevcuttur.

Köyün halkının ana geçim kaynakları; tarım, hayvancılık ve balıkçılıktır. Bunlara son yıllarda gelişen turizm sektörü de eklenmiştir.

Köyde tarım oldukça gelişmiştir. Köy topraklarında kuru ve sulu tarım yapılır. Farklı türlerde ürünler yetiştirilebilir. Genelde ayçiçeği ve buğdayın yanı sıra, kavun-karpuz-domates gibi bahçe ürünleri yetiştirilmekte ve turistlere sunulmaktadır.

Köyde küçükbaş hayvancılık, büyükbaş hayvancılık ve kümes hayvancılığı yaygındır.

Köy, Saroz Körfezi'nin kuzey kıyılarındadır ve bu nedenle balıkçılık önemli bir geçim kaynağıdır.

Son yıllarda gelişen turizm sektörüne bağlı olarak, çeşitli sektörler de oluşmuştur. Ev pansiyonculuğu da bu sektörler içindedir. Köyde ev pansiyonculuğu kursu açılarak; girişimciler bilinçlendirilmiş ve kursun sonucunda kursiyerlere sertifikaları verilmiştir.

Ayrıca köy dışında taş ocakları da faaliyet göstermektedir. Yine Mecidiye Sahili ve köy içinde motel ve camping alanları ile pansiyonlar da mevcuttur.

Köye karayolundan ulaşım mümkündür. İstanbul-Çanakkale yolu üzerinden Erikli-Mecidiye sapağına sapılarak köy ve sahillerine gelinebilir.

Erikli Sahili'ne giden tüm şehirlerarası otobüs hatlarının güzergahı köyden geçmektedir. Ayrıca Keşan Köy Garajı'ndan Erikli Sahili'ne giden hatlar da köyden geçmektedir.

MecidiyeMecidiye'de PTT acentası yoktur. İnternet erişimi mevcuttur. TV izlemek içinse dijital uydu alıcıları kullanılmaktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 870 kişidir.

Mecidiye, bilindiği üzere, Saroz Körfezi'nin kuzey kıyılarında yer alır. Kıyıların hiçbirisinde yerleşime rastlanmaz. Mecidiye Sahili kesimindeki küçük çaplı yerleşim ise, kıyıdan en az 250 metre içeridedir.

Kıyıların tamamı bakir kıyılardır ve yer yer makiliklere rastlanmaktadır. İbrice'den Gökçetepe Sahili'ne giden ve orman içerisinde yer alan kısımda çam ormanları ile çevrili ve kıyıdan yüksek yerler mevcuttur.

Mecidiye, turizm için uygun koşullara sahiptir. Mecidiye Sahili, Kale Koyu, Uzunkum gibi kum plajları, İbrice ve Eski Deli Liman gibi kayalık kıyıları ile yüzme ve dalış sporu için uygun bir konuma sahiptir. Son yıllarda Dalış Sporları ile ilgili pek çok kuruluş açılmıştır. Köyde ayrıca sadece deniz turizmi değil, coğrafi özelliklerinden kaynaklanan başka özellikler de mevcuttur.

Köy yerleşim alanında ormanlık alan vardır. Çam ormanlarındaki yüksek oksijen miktarı ve şehir stresinden çok uzak olması, köyü çekici hale getirir. Büyük kentlere yakın olması da köyün avantajlarından sayılır.

Turizmi etkileyen diğer bir etken ise; köyün tarım alanlarının çok çeşitli ürün yetiştirmesidir. Meyve ve sebze bahçeciliği köyde çok gelişmiş, çiftçilerimiz son teknolojileri kullanarak ve gerekli eğitimleri alarak ürünlerini yetiştirip gelen turistlere sunmaktadır. Ayrıca dalından koparmak gibi zevki de gelenlere yaşatmaktadır.

Mecidiye'de yetişen bir diğer ürün de baldır. Arıcılık konusunda köy üreticileri gelişme sağlamıştır. Üretilen bal ürünleri oldukça ilgi çekmektedir.

MecidiyeMecidiye Sahili kesimi; Askeri Yasak Bölge kapsamında olduğundan gerekli yatırımlar yapılamamıştır. Bu yüzden bazı sıkıntılar yaşanmaktadır. Belli bölgelerde SİT alanı olması ve orman alanında kalması da yatırımları engellemektedir.

Köyün son yıllarda yükselen bir turizm potansiyeline sahip olmuştur. Yukarıda sayılan ve sayılmayan sebeplerden dolayı yaz sezonunda kapasitenin üzerine çıkılmaktadır.

Köyde konaklama sorunu, ev pansiyonculuğu ile çözülmeye çalışılmaktadır. Köy girişinde ise bir adet butik pansiyon, İbrice Yolu üzerinde bir adet otel camping, Kale Koyu yolunda ise bir adet de motel hizmet vermektedir. Köyde hizmet veren ev pansiyonları sahipleri, resmi olarak kurslara katılmış, eğitim almış ve sertifikaları kendilerine verilmiştir.

Sağlık Ocağı; aile hekimliği sistemi nedeniyle kapalıdır. Sadece pazartesi günler öğleden sonra, çarşamba günleri ise sabahleyin 1 doktor bir hemşire sınırlı sürede poliklinik hizmeti vermektedir.

MECİDİYE SAHİLİ

Mecidiye - İbriceMecidiye'nin güneyindeki uzunca kumsal Mecidiye'nin en uzun kumsalıdır. Askeri Kamp ile Erikli Sahili arasında yer alır. Çok büyük bir yerleşim yoktur. Kanalizasyon sistemi ile içme suyu şebekesi bulunmamaktadır. SİT ve Askeri Yasak Bölge yasakları nedeniyle fazla gelişememiştir.

Kumsalı boyunca yüzmeye çok elverişlidir. Arka planda bakir makilik vardır. Kıyı kesiminde bina yerleşimi bulunmamaktadır.

Bunun yanında denizin hiçbiryerine atık atılmaz.

Sahil Yolu boyunca küçük marketler ve çay bahçeleri de mevcuttur. Seyyar bahçeciler de tarlalarında ürettikleri meyve-sebze çeşitlerini satarlar.

Mecidiye Sahili yaz sezonunda günlük ortalama 10.000 kişiyi ağırlar.

Tatilcilerden gelen istekler doğrultusunda; belli bölgelere otopark, duş-WC üniteleri yapılmıştır.

UZUNKUM

Mecidiye - UzunkumYaklaşık olarak 1 kilometrelik kıyı şeridi ile Uzunkum, özellikle Keşan'a yakın olan ve İstanbul'dan gelen tatilcileri ağırlıyor.



Mecidiye - Uzunkumİçerisinde farklı seçenekler mevcut. İsteyen çadır kurabiliyor. İsteyen ise belde içinden ev kiralayarak buraya geliyor. Otel, motel ve pansiyonlarda kalanların da vazgeçilmez tercihi.

Uzun bir kumsala sahip Uzunkum'da, ayrıca taşlık ve ağaçlık alanlar da mevcut. Olta balıkçılığı ve kamp için müsait bir alan. Dalış sporu için de gayet ideal.

Mecidiye - UzunkumBurada dikkat edilecek en önemli husus; alışveriş noktalarının bulunmaması. Buranın imara kapalı olması, SİT içinde kalması ve elektrik olmayışı kısacası bakir bir alan olması sebebiyle alışveriş imkanı yok. Buraya gelinirken tüm alışverişin yapılması gerek.

Buraya toplu taşıma hizmeti yoktur.

Mecidiye - UzunkumUzunkum'da yerleşim olmayıp, kıyılarda tüm Mecidiye Kıyılarında olduğu gibi kirlenme sözkonusu değildir. Uzunkum'da sosyal tesis de yoktur, alışveriş imkanı da bulunmamaktadır. Elektrik enerjisi olmadığından işletme açılamamaktadır. Yiyecek ve içecek gereksinimleri Uzunkum'a gelinmeden temin edilmelidir.

Mecidiye - UzunkumUzunkum'a karayolu ile gitmek mümkündür. Buraya toplu taşıma araçları servis yapmamaktadır. Keşan-İstanbul yönünden Uzunkum'a gelmek için; Mecidiye - İbrice istikametine devam edilecek ve Taş Ocakları mevkiine gelindiğinde sağa sapılarak yolun sonuna kadar devam edilecektir.


Mecidiye - UzunkumErikli-Yayla-Mecidiye Sahili önünden gelecekler ise, Demiryalak adı verilen çeşmenin yanından geçen yola saparak tabelalar yardımıyla önce Kale Koyu'na sonra da Uzunkum'a varacaklardır.



İBRİCE

Mecidiye - İbriceİbrice Mevkii, barındırdığı Balıkçı Barınağı ile özdeşleşmiş harika bir yerdir. Dalış, olta Balıkçılığı için gayet uygundur. Yine yerleşimin olmadığı Mecidiye Kıyılarından biridir.

Daha önceleri de çeşitli etkinlikler düzenlenmişti. Transtrakya'yı protesto etmek için konser veren Haluk Levent, burada tam 12 saat şarkı söyleyerek rekor kırmıştı.

Mecidiye - İbriceKışın gırgır adı verilen büyük balıkçı tekneleri, yazın da çeşitli dalış tekneleri ve gezi tekneleri görülür. Doğuya doğru çam ormanları ile denizin kesiştiği çakıl plajlara da rastlanır.

İbrice Mevkii farklı spor dalları için ideal bir bölgedir. Pek çok dalış okulu burada faaliyet göstermektedir.

Mecidiye - İbriceKöy balıkçılarının sürekli olarak bulunduğu İbrice Balıkçı Barınağı'nda, Saroz Körfezi'nin tüm deniz mahsulleri bulunabilir.

Keşan-İstanbul yolundan gelecek araçlar, yolun en sonuna kadar hiçbir yere sapmadan devam ettiklerinde İbrice'ye ulaşırlar.

Buraya toplu taşıma hizmeti yoktur.

Mecidiye - İbrice Mecidiye - İbrice Mecidiye - İbrice

KALE KOYU

Kale Koyu, içinde barındırdığı tarihi Kale ile özdeşleşen ve adını buradan alan ıssız bir kumsaldır.

Tarihi Kale ise, yıllardan beri aşırı tahrip edildiğinden ve ilgisizlikten iyi durumda değildir. Bu bölge, çok güzel olan kumsalı nedeniyle adından söz ettirmektedir.

Uzunkum ve İbrice gibi yerleşimi olmayan bu plaja gelirken; yiyecek-içecek gibi ihtiyaçların önceden alınarak gelinmesi önerilir.

Kale Koyu, görüntü olarak çok güzel bir yerdir. Denize doğru akan bir de deresi vardır.

Keşan-İstanbul istikametinden gelen araçlar Erikli-Mecidiye Sahili ayrımına sapmadan direkt olarak devam edecekler ve tabelalar vasıtasıyla Kale Koyu'na varacaklardır. Asfalttan sonraki yol stabilizedir.

Buraya toplu taşıma hizmeti yoktur.
MercanMercan köy, ismini köyde bulunan Mercan Dede yatırından almaktadır. Evliyadan olan bu zat hakkında kesin bilgi yoktur.



MercanRivayete göre 15. asırda bölgede yaşamıştır. Yine rivayet odur ki o zamanlar köyden üç yaşlı kişi eşleri ile birlikte hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitmeye niyetlenirler. O zamanlar hacca gitmek binek hayvanlarıyla aylar sürmektedir.


MercanHazırlıklar sürerken, bu muhterem zat rüyasında aksakallı ulu birini görür, ve ona;"Hacca gitmekten vazgeç, bak köyün yakınından dere geçmekte olduğu halde insan ve hayvanat için içilebilir. Su köye çok uzaktan eşek sırtında testilerle taşınmaktadır, eğer köye içme suyu getirir ve çeşme yaptırırsan bu senin için daha hayırlıdır. "der.

Sabah olunca rüyasını karısına anlatan muhterem, karısının da onayını alarak hacca gitmekten vazgeçer. Hac için biriktirdiği parayı köye vererek su getirmelerini ister. Tüm köy halkı ile beraber diğer hacca giden iki kişi ve eşlerini dualar eşliğinde yolcu eder.

Köylü bu parayla köye 4-5 km uzaklardaki bir su kaynağından suyu köye getirmeye başlarlar ancak tam köye ulaştırdıkları halde çeşme yapmak için para yetmez. Çok üzülen muhterem konuyu hanımına açınca, hanımı ona:"Üzülme bey; al mercan kolyemi köye ver satıp çeşmeyi yaptırsınlar"der.

Mercan kolyenin parası ile çeşme yaptırılır ve köy suya kavuşur. Köylü bundan sonra yaşlı muhtereme Mercan Dede, çeşmeye Mercan Çeşme, suya da Mercan su denilmeye başlanır.

MercanBirkaç ay sonra, hacca giden iki aileyi köyün girişinde köylü ile birlikte karşılayanlar arasında Mercan Dede de bulunmaktadır. Hacdan dönenler Mercan Dede'yi görünce: "Sen ne çabuk gelmişsin, bizde sizi yolda kaybedince geride kaldınız zannettik"derler. Köylü hep bir ağızdan onun hacca gitmediğini, köyde su ile uğraştığını söyleyince: "Olur mu bizden sonra o da hacca yanımıza geldi, hatta biz ona 'Hani hac için ayırdığın parayı köye su için vermiştin nasıl geldin?' dediğimizde o da bize: "Hanımın mercan kolyesi sayesinde geldik.' dedi." derler. Köylü bunu duyunca Mercan Dedenin evliyadan olduğunu anlarlar ve ellerini öperler. O zamanlar hacca gidenlerin hatırasına köyün girişine "Hacılar Ezanı" denen taşlar dikilmektedir. İşte hicaz'a gitmediği halde Mercan Dede ve karısı için de hacılar ezanı dikilir. Ölünce de mezarı yaptırdığı çeşmenin yanına defnedilir ve yıllarca her gün mezarına ibriklerle mecan suyu bırakılır. Rivayettir ki bırakılan su ile Mercan Dede abdest aldığından testilerde su her gün boşalmaktaymış.

Mercan1990'lı yıllarda köye emekli bir kişi yerleşir, köyün yakınına ev yaptırır. Su olmadığı için de yakınları araştırarak bir su bulur ve ondan içmeye başlar. Yıllarca şeker hastası olan bu kişi İstanbul'a doktor kontrolüne gittiğinde doktorlar şaşırır. Çünkü şeker düzeyi mucizevi bir şekilde normale dönmüştür. Nedeni araştırılınca bu su olduğuna kanaat getirilir. İşte artık unutulmuş olan mercan su tekrar bulunmuş ve şifasını göstermiştir.

Edirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 98 kişidir.

MercanKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Şifalı suyu şeker hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. İyi bir de sulama göleti vardır.


OrhaniyeKöy, Keşan-Enez karayolu kenarında ve buradan başlayıp köy meydanına kadar uzanan ortada düz tek bir cadde ve bu caddeyi dik kesen sokakların etrafında, kuzey doğuya bakan hafif bir eğime sahip alanda, geniş bahçeler içinde yönleri genellikle güneye bakan evlerden kurulmuştur. Köyde dere karşısı denen dümdüz bir alandan ibaret olan mera önceleri harman yeri olarak da kullanılırdı.

Orhaniye Alan düz olması sebebiyle eskilerde askeri manevralarda ve daha yakın zamanlarda zirai mücadelede kullanılan pervaneli uçakların iniş-kalkış yapabildikleri bir pist olarak kullanılmıştır. Bu alanda yer alan köyün diğer girişi olan yol boyunca, "Galatasaraylılar Lions Kulübü" ve TEMA vakfı tarafından ağaçlandırılmış ve mera ıslah çalışmaları yapılmıştır. 2006 yılında, Keşan'da konuşlu bulunan Tugay Komutanlığınca, köyün okulu, yolları, köy meydanı camisi, futbol sahası yeniden düzenlenmiştir.

Orhaniye Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık evi bulunmaktadır. Ayrıca 2 restoran ve 3 de kahvehane bulunmaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyün bir diğer adı Todiriç'tir.

OrhaniyeKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Edirne ilinin köyleri içinde büyükbaş hayvancılıkta önde gelen köylerdendir. Türkiye'de bilinen tüm süt ve süt ürünleri üreticileri köyden süt almaktadır. Az miktarda arıcılıkla uğraşanlar da vardır. Ayrıca 600 dönüm üzerine kurulu, tarım araştırma istasyonu da bulunmaktadır. Köyde modern çiftçiliğe açık olunduğundan hemen her evde traktör, iki biçerdöver, balya makineleri, mısır ve çayır biçme makineleri mevcuttur. Köyün hemen yakınına inşa edilen sulama göleti ve var olan yeraltı suları sayesinde sulu tarım oranı son yıllarda artış göstermiştir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 379 kişidir.
Pırnar köyünün eski ismi Varnica'dır.

PırnarKurtuluş Savaşı sonrasında Yunanistan'la imzalanan karşılıklı mübadele anlaşmaları köyün kaderini değiştirir. Köyde yaşayan Yunanlılar, Yunanistan'la mübadele edilir. Yunanistan'ın Drama kasabasının iki ayrı köyü olan Babalçin ve Konçin ahalisi, mübadele sırasında birleşirler ve Varnitsa'ya taşınırlar. Pomak olan ahali, köyün ismini Pırnar olarak değiştirir. Çünkü dört tarafı orman olan köyün etrafı pırnallıklar ile çevirilidir. Köye taşındıklarında pırnallar; küçük, kırmızı, nara benzeyen tomurcuklarını yeni vermiştir. Bu manzaranın güzelliği ve Yunanisatan'dan sığırları ve sürüleri ile gelen yorgun köy büyüklerine Pırnalların hayvanlar için sağlayacağı barınma kolaylığı, köyün Pırnar Köy olarak adlandırılmasına sebebiyet vermiştir. Pırnar, eskiden kalma dere içindeki çeşmenin mermer kitabeside şu yazılar vardı. 170inci alayın 1inci taburu tarafından inşa edilmiştir. 30 Temmuz 1333

Köyün gelenek ve görenekleri, Pomak gelenek ve göreneklerine uyumludur. Pomakça günlük yaşamda hâlen kullanmaktadırlar.

Edirne iline 129 km, Keşan ilçesine 19 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 471 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon internet vardır.
Edirne iline 142 km, Keşan ilçesine 32 km uzaklıktadır.

SazlıdereKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 234 kişidir.

Şabanmera Sazlıdere sahili için Keşan-Gelibolu (İstanbul-Çanakkale) yolu üzerinde, Keşan'dan 20-25 km sonra Korudağları'nın doruk noktasına yakın bir yerde Sazlıdere tabelasından girip 10 km sonra Sazlıdere köyü içinden geçip sahil bölgesine ulaşılabilir.

Korudağları'nın Çam ormanları ile Saros Körfezi'nin mavisi buluşarak eşsiz bir seyir imkânı sunar. Sahili taşlıktır.

Sazlıdere Sahil Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır fakat doktor veya hemşire yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Sazlıdere Sahil Sazlıdere Sahil Sazlıdere Sahil

Köy, adını Bolayır'da mezarı ve türbesi bulunan Gazi Süleyman Paşa'nın Komutanlarından olan mezarı ve türbesi köyde olan Seyit Ahmet Paşa'dan almıştır. Trakya'yı İlk Türkleştiren Gazi Süleyman Paşa'dan beri Türk kalmış olan Seydiköy, Keşan'ın eski köylerinden birisidir. Keşan'da park olarak da kullanılan şehitlikte ilk yatan şehitler de Seydiköy'lüdür.

Edirne iline 125 km, Keşan ilçesine 13 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Sebze ekimi halkın başlıca geçim kaynağıdır ve İstanbul dahil olmak üzere civar il ve ilçelere sebze sevkiyatı yapılmaktadır. Fakat son yıllarda tohum, mazot, gübre ve işçilik fiyatlarının çok yuklarılara çıkması ve eskiden alınan verimin alınamamasından dolayı sebzeciliktenden elde edilen gelir oldukça düşmüştür. Bu sebeplerden dolayı Seydiköy ve civar köyler (Kadıköy, Mahmutköy, Şükrüköy) çeltik tarımına eğilmişlerdir. Fakat 2012 kış aylarında Keşan kaymakamlığı tarafından gönderilen yazılarda köyde artık çeltik yetiştirilmesine izin verilmeyeceği bildirilmiştir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 220 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur fakat haftada köye doktor ziyaretleri olmaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köyün başlıca geçim kaynağı bamyadır ve bunun yanında çeltik (pirinç) üretimi yapılmaktadır. Hayvancılıkta (koyun yetiştiriciliği) çok miktarda faaldir. Ayrıca Siğilli köyü Keşan ilçesine en yakın köy olduğu için, Keşan halkının da diyalog içerisinde olduğu başlıca bir köydür. Köyün başlıca yemekleri, kuru fasulye, pilav (çeltik), bamya, tarhana, kuskus vs.

Edirne iline 115 km, Keşan ilçesine 5 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 761 kişidir.

Köyün ekonomisi bamyacılığa dayanır. Buradan Türkiye ve dünya'ya bamya ihracatı yapılmaktadır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
SulucaKöy Halkı daha önce şu anki Suluca köyünün 2 km güneydoğusunda kalan eski Suluca mevkiinde yaşıyormuş. Şu anki Suluca mevkiinde su bulunduğu için (Büyükçeşme: 1881) köylü yavaş yavaş bu bölgeye taşınmaya başlamış. Burada su olduğu için, köyün adı Suluca kalmış

SulucaEdirne iline 137, Keşan ilçesine 27 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 419 kişidir.


SulucaKöyde ilköğretim okulu vardır fakat faal değildir. Taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak faal değildir. Sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik sabit telefon ve ADSL vardır.


ŞabanmeraŞabanmera halkı 1877 yılındaki Osmanlı - Rus savaşında Bulgaristan'dan buraya göç etmek zorunda kalmışlar. Bulgaristan'da odun kömürü imal ederek geçindikleri için şimdiki yerlerindeki ormanlık alan, bu göçmenlere cazip gelmiş ve şimdiki yerlerine yerleşmişler.

Bu köyün arazisi göçten önce yerleşimi olmayan boş bir meraydı ve Şaban adlı yaşlıca birine aitti. Vefatından önce araziyi göçmenlere miras etti. O yüzden buraya Şabanın merası denirdi. Bu isim yerleşimden sonra zamanla Şabanmera köyü oldu.

Edirne iline 140 km, Keşan ilçesine 30 km uzaklıktadır. Ayrıca Yayla sahiline de 7 km mesafededir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 249 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Köyün yaşlı çınarı üstat Kara Hocay'a göre bir grup asker savaştan sonra ( hangi savaş olduğu da bilinmemekte) köy topraklarına gelmiş ve cok şükür nidasında bulunmuşlar ve böylece köyün adı Şükrüköy olmuştur. Diğer yaygın söylenti de Şükraniye isminin değişmeye uğramasıyla olduğu yönündedir. Köye girişte hemen 3 köyü tarih eden bir tabela bulunmaktadır. Ve köyde seracılık ilk başlarda gelişmemişken şimdi çok hızlı bir şekilde gelişmektedir. Köyde yeni oluşmuş bir gül serası bulunmaktadır. Dışarıya gül satışı sağlanmaktadır. Köyde bir dere bulunmaktadır. Köyün meydanında 3 kahve bulunmaktadır. Burada halkın ihtiyacını sağlamak için 2 bakkal hizmet vermektedir. Cemaati fazla olmasa da bir cami köyde mevcuttur. Köyün tarımı da gelişmiştir. Genellilkle halk, bahçecilikle uğraşmaktadır. Ormanı ve meraları avcılığa cok elverişlidir. Avcılık gelişmiş olduğu icin köye dışarıdan bir çok avcı gelmektedir. Köy halkı bunun üzzerine avcılıkta yapmaktadır. Genellikle birlikte gidilen sürek domuz avları çoğunluk gösterir. Ormanında bolca domuz barındırdığından dolayı avcılar sıkça ava çıkarlar. İyi yetişmiş av köpekleri bulunur ve bunlar satılığa dahi çıkartılır. Köyde küçükbaş hayvan da yetiştirilir.

Edirne iline 124 km, Keşan ilçesine 8 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayda yaklaşık 50.000 kg süt üretimi yapılır. Ayrıca dana da yaygın olarak beslenir. Son yıllarda S.S. Kadıköy Sulama Kooperatifi katkılarıyla da onlarca dönüm çeltik ekilir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 214 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur ancak haftada bir ptt memuru gelir. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
TürkmenEdirne iline 127 km, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayrıca köyde çeltik üreticiliği yapılıp 1 adet süt işleme tesisi (AKSAL Süt Ürünleri A. Ş.) bulunmaktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 909 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu, içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır. Çevre köylere ve Keşan'a ulaşımı sağlayan yollar asfaltlıdır. Elektrik ve sabit telefon bulunmaktadır. Ayrıcı köyde internet de bulunmaktadır.
YaylaköyKöyün adı yayla sularından gelmektedir. Ayrıca köyün denizin adını aldığı söylentisi de vardır: Yayla Denizi. Enez'e bağlı Vakıf Köyü'nden göç edenlerce kurulmuştur.

Edirne iline 145 km, Keşan ilçesine 35 km uzaklıktadır. Geniş arazi yapısına sahiptir, güzel sayılacak derecede ormanlık alanlara sahiptir.

YaylaköyKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Sahil şeridinde olması sebebiyle turizim geliri ve balıkçılık da bulunmaktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 431 kişidir.

YaylaköyYayla sahili Saros Körfezinin büyük yerleşimlerinden biridir. Otel bulunmaz ancak pansiyonlar ve haftalık / aylık olarak kiralanan bir çok müstakil ev mevcuttur. Yayla sahiline ulaşım Enez yolu ile sağlanır. Enez yoluna girildikten 25 km. sonra sola dönülerek 8 km sonra Yayla köyüne varılır.


Yaylaköy Yayla köyünden 3 km sonra ise Yayla sahil yerleşimine ulaşılır. Yayla sahiline Erikli sahili üzerinde ulaşım mümkün olmakla birlikte bu yol sadece Erikli - Yayla sahilleri arasındaki ulaşımı sağlayan stabilize yoldur.


YaylaköyKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi bulunmaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Yaylaköy Yaylaköy Yaylaköy Yaylaköy Yaylaköy

Şimdiki Bosna-Hersek Cumhuriyetine dayanan kökleri ile zorunlu göçe maruz kalan (Boşnak) balkan göçmenleri köyün yerleşim bölgesinde yer alan Hasan (Yenice) Bey'in çiftliğine gelerek yerleşmişler. Toprak Reformunun ardından Bey'in arazileri çalışanlara dağıtılmış ve bugün varolan köy teşekkül etmiştir. Göç aldığı kadar oldukça göç veren bir köydür de Yeniceçiftlik. Adını da Hasan Yenice isimli Beyin çiftliğinden esinlenerek Yeniceçiftlik olarak tescillemişlerdir.

Edirne iline 117 km, Keşan ilçesine 7 km uzaklıktadır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 209 kişidir.

Köyün içme suyu şebekesi yoktur ve eski ceşmeleri vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Edirne iline 127, Keşan ilçesine 17 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi hayvancılık ve orman işçiliğine dayalıdır.

2013 yılı itibariyle nüfusu 163 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamakta, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak su akmamaktadır kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köye yıllar önce Sinop'tan, Malatya'dan, Kars'tan göç edip de buraraya yerleşen aileler olmuştur. Nüfusun kalabalık olması da bu sebebtendir. Ayrı kültürlerin kaynaşmasıyla güzel bir ortam olmaktadır. Köyün gençleri iş imkanı olmayınca büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.
Eskiden Karatepe köyü olarak bilinen köyün ismi daha sonraları 1960'li yıllarda Yeşilköy olarak değiştirilmiştir. Köy halkı mübadele sırasında Yunanistan'ın Selanik ili Drama ilçesi civarlarından Edirne'nin Keşan ilçesine 20 km'de eski bir Rum köyünü yeniden düzenleyerek ve hatta bazı Rum binalarını restore ederek kullanmaya ve orada yaşamaya başlamışlardır.

Köy Yerleşimi Hızır İlyas Tepesinin Güney yamacına kurulmuş olup Ege denizi (Saros Körfezi)'in muhteşem görüntüsü ayaklarının altındadır. Saroz Körfezine 11 km uzaklıkta olan bu köy aynı zamanda orman ile de iç içedir. Saros Körfezine yakınlığı ve orman ile iç içe olduğundan yazlıkçıların ilgi odağı olmaktadır. Nüfusu çok az olup İstanbul ve diğer gelişmiş çevre illere ve Keşan'a göç etmektedir.

2013 yılı itibariyle nüfusu 118 kişidir.

3000 dönüm arazide halk çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Köyde, tüm Trakya bölgesinde olduğu gibi daha yoğun olmak üzere ayçiçeği ve buğday üretimi yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır. fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.