Makale Dizini

Enez Köyleri
Eski yıllarda, halk arasında İrem Köy olarak anılan bu köyün Abdurrahman Dede adında biri tarafından kurulduğu söylenir. Öykü şöyledir

Köse Rahman ve Köse Azder adında iki kardeş buralara gelerek önce Çeribaşı Köyü'ne yerleşirler. Ancak aralarında bir anlaşmazlık çıkınca, Köse Rahman, Abdürrahim'in bulunduğu yere gelerek köyü kurar.
Abdurrahman (Abdürrahim) Dede'nin mezarı köy içindedir ve bu yer yatır olarak ta anılır.

Balkan Savaşı yıllarında Bulgarların köyü işgal etmeleri ve köylülerin bir milis kuvveti oluşturarak Bulgarlara karşı mücadele vermeleri ve onları köy sınırları dışına çıkarmaları, işgalcilerin köylüyü camide toplayarak çeşitli işkenceler yapmaları ve bütün bunlara ilişkin anılar, köylüler arasındaki tazeliğini korumaktadır.

Edirne iline 150 km, Enez ilçesine 20 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 276 kişidir.

Abdürahim Dede'ye ait olduğu kabul edilen mezar ve yatır ziyarete açıktır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Abdürrahim Abdürrahim Abdürrahim
Abdürrahim Abdürrahim Abdürrahim

BüyükevrenBir zamanlar halk arasında Yassıören olarak anılan, ancak ilk adı Evrenkebir olan Büyükevren in kuruluş tarihi hakkında net bilgi yoktur. Büyükevren in ilk kuruluş yeri Köyün batısındaki Taşlık Sırtı denilen yerdir. Köy sonra, Ören denilen yere, daha sonra da şimdiki yerine kurulmuştur. Köyün güneyindeki "Kıran Mezarlığı" orta çağda (Avrupa'da görülen veba salgını gibi olabilir) yaşanan toplu ölümlerden kaldığı sanılmaktadır. Mezarlık hala mevcuttur. Mezarlığın 250 m. güney batısında Kazankayaları denilen yer (ki şu an köy çöplüğü olan) vardır. Burada büyük boyutta birbirine paralel taşlar (bundan 40-50 yıl öncesine kadar) vardı. Rivayete göre ölüler burada yakılan ateşler üzerinde kaynatılan su ile defin işlemleri yapılarak mezarlığa gömülmüş.

Büyükevren1877-78 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi) öncesinde, köyün bulunduğu yerde 7-8 hane ikamet etmekteymiş. Savaş nedeniyle göçmen olarak gelenler, köye 6 km uzaklıkta, deniz kenarında Demirci mevki denilen yere yerleşmek istemişler ve evlerini burada inşa etmişler. Ancak Büyükevrende yaşayanlar, ayrı bir köy kurulmasına karşı çıkınca, göçmenler Büyükevren'e gelip yerleşmişler. Köy halkının tamamına yakını 93 muhaciridir.



BüyükevrenKöy 1912-1922 arasında iki defa Yunan bir defa Bulgar işgaline maruz kalmıştır. Balkan Savaşında önce Yunanlar gelmiş sonra Yunanlar çeklip (Batı Trakya Bulgaristan'a verilince) Bulgarlar gelmiş, İkinci Balkan Savaşında Bulgarlar yenilince çekilmişler. Kurtuluş savaşı zamanında bir defa daha Yunan işgaline uğrayan köy, Kasım 1922 de düşman işgalinden kurtulmuş. Büyükevren adı Cumhuriyet'ten sonra verilmiştir.

Enez'in ticari hareketi en yoğun olan bu köyü, Edirne iline 155 km, Enez ilçesine 13 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 834 kişidir.

BüyükevrenKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde süt ürünleri fabrikası bulunmaktadır. Köyün sahili de vardır. Altın kumu, çam ormanları ve doğal alanıyla görülmeye değerdir. Sahilde Mavigök,Tes-iş, Martı ve Mehtap gibi birçok siteler bulunmaktadır. Turizme açık değildir. Köyde en fazla çiftçilik ve hayvancılık son yıllarda da çeltikçilik (pirinç) yapılır.

Eğitim köydeki "Büyükevren Aziz Yörük İlköğretim Okulunda yapılmaktadır. Büyükevren'de Taşıma merkezli İlköğretim Okulu vardır. Çevresindeki 8 köyden 1. ve 2. kademeye öğrenciler taşınmaktadır.

Büyükevren sahili Büyükevren sahili Büyükevren sahili
Büyükevren sahili Büyükevren sahili Büyükevren sahili


ÜÇ HANELİ KÖY: ÇANDIR
Çandırda hayvancılıkKuruluş tarihi bilinmemekle birlikte adını üzerinde bulunduğu dağdan aldığı söylenebilir. Çandır Dağı'nın yükseklerinde bir manastır kalıntısı bulunmaktadır. Çandır Enez'in en küçük köyü olup köy sadece 3 hanedir ve 2014 yılı nüfusu 10 kişidir. Aslen Çerkez'dirler.

Edirne iline 137 km, Enez ilçesine 33 km uzaklıktadır.


Çavuşköy1927 yılından önce köy dışında bir kulübede Çavuş adında biri oturmaktaymış. Daha sonra bu kişinin yanına başka aileler ile, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenler yerleşmiştir. Köyün doğu tarafında bir manastır kalıntısı bulunmaktadır.

Edirne iline 162 km, Enez ilçesine 8 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 429 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. 4 adet bakkalı ve 2 adet kahvehanesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ancak eleman yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Çavuşköy Çavuşköy
Çavuşköy Çavuşköy

ÇeribaşıRivayete göre köyün karşısında ufak bir Osmanlı askeri karakolu vardır (bunu doğrulayan kalıntılar ve yıkıntılar da vardır). Bu yüzden Çeribaşı (günümüz Türkçesinde Çeri, asker demek) geldiği söylenmektedir. Köye ilk yerleşen insanın Köse Azder olduğu ve ailesi ve kardeşleri ile yerleştiği söylenmektedir. Kardeşlerinden Köse Rahman bir grup insanla ayrılıp Abdurrahim köyünü kurduğu söylenir ve bunu köy adı da doğrular diye bilinir. Çünkü Abdurrahim, Rahimin kulları demektedir.

ÇeribaşıKöye 93 Harbi'nden başlayarak Cumhuriyet yıllarına kadar Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarında kalan yerlerden soydaşlarımız gelmiştir. Bu aileler köyle çok kaynaşmış olduğundan bu ayrım yapılamamaktadır.

Edirne iline 151 km, Enez ilçesine 19 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 230 kişidir.

ÇeribaşıKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Çeribaşı'da 2005 yılından bu yana meyve üretimi yapılmaktadır. Kiraz, şeftali, elma, erik ve çilek yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi köyün bir kısmında vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve internet vardır. Ayrıca ekilebilir arazide kapalı sulama sistemi mevcuttur.

Çeribaşı Çeribaşı Çeribaşı Çeribaşı Çeribaşı


GülçavuşKöyün ilk adı Kelçavuş'muş. İlk olarak köye savaş gazisi bir çavuşun yerleştiği rivayet edilir. Sonralardan köyün ismi Gülçavuş olarak değiştirilmiştir. Köyün camisini Kelçavuş'un yaptırdığı söylenir. Mezarlık da Kelçavuş zamanından kalmadır. Komşu köyleri Sultanice ve Küçükevren'dir.

Edirne iline 152 km, Keşan ilçesine 58 km, Enez ilçesine 18 km uzaklıktadır. Sahil ile köy arası 4 km'dir. Denizi temiz olmakla birlikte sahil bakımından da oldukça büyük bir yüz ölçümüne sahiptir.

2014 yılı nüfusu 321 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Gülçavuş Gülçavuş Gülçavuş Gülçavuş
Gülçavuş Gülçavuş sahili Gülçavuş sahili  

HasköyKöyün adının nereden geldiği tam olarak bilinmemesine rağmen köyün yaşlılarının söylediğine göre çok eskiden bir değirmen olduğu, bu değirmende de o günün şartlarına göre çok güzel kabul edilen HAS undan ekmek yapılmaktaymış. Köyün adının da buradan geldiği sanılmaktadır.

Balkan Savaşı öncesinde Bulgarlar ile birlikte yaşandığı yaşlılarca anlatılmaktadır. Balkan Savaşı başladığında Bulgarların köyden kaçarken köylülere işkenceler yaptıkları ve köylülerden birçok kişiyi de öldürdükleri söylenmektedir. Köy Balkan Savaşlarında ve Çanakkale Savaşlarında şehit vermiştir.

Köyüün kuruluşu tarih olarak tam bilinmemekle birlikte, köy camisinin son onarım tarihlerinden birinin 1810 oluşu eski bir köy olduğuna işaret etmektedir..

Köyde, adı Fazlı olan bir Bölük Komutanı tarafından yaptırıldığı bilinen Şehitlik vardır ki; bu Şehitlikte 23 Kasım 1913'te Bulgarlar tarafından öldürülen 18 Türkün mezarı bulunmaktadır.

Hasköy'de 1995 yılında yapılan yüzeysel arkeolojik kazılarda (Asarlık Tepesi) 4. yüzyıl keramiği ile boyalı çatı kiremit parçalarına rastlanmıştır. Ortaya çıkarılan buluntular bu tepede Helenistik dönemin önemli kalelerinden birinin bulunduğunu göstermektedir.

HasköyEdirne iline 146, Enez ilçesine 24 Km. uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 294 kişidir.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Hasköy Hasköy Hasköy Hasköy Hasköy
Hasköy Hasköy Hasköy Hasköy Hasköy
  Hasköy Hasköy Hasköy  


HisarlıAdını yakınında bulunan hisardan (kale) almıştır. Köy Bulgarlardan kalmadır. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, Bulgarlar, köyü terk edince Yeniceköy halkından buraya gelip yerleşenler olmuş; daha sonra Keşan'ın Gündüzler ve Muhacir köylerinden gelenler dışında, 1928-1936 yıllarında, Bulgaristan göçmenleri gelmişlerdir.

Edirne iline 145 km, Enez ilçesine 25 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 162 kişidir.

Köyde tarihi eser olarak, oyma yalaklar, fırınlar, mağazalar ve kilise harabeleri bulunmaktadır. Hisarlı Dağı'nda dinlenme parkı bulunur.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Hisarlı Hisarlı Hisarlı Hisarlı Hisarlı


IşıklıKöyün eski adı Arnavutköy'dür. Köy Kosova'nın Priştine şehri Podoyova köyü sakinleri başta olmak üzere Yugoslavya ve Arnavutluk'tan gelen göçmenlerce kurulmuştur. Sonraki yıllarda köye Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelenler olmuştur. Köyde birlikteliği sağlamak amacıyla 1965 yılında, Arnavutköy adı değiştirilerek, Işıklı 'ya dönüştürülmüştür.

Bir anlatıma göre ise, köy önce bir Rum papaz tarafından kurulmuş; Arnavutlar, Cumhuriyet ilanından sonra, buraya gelmişlerdir.

IşıklıKöyün kuzeybatısında bulunan Manastır (Çandır Dağında) yıkılmış ve malzemeleri köylüler tarafından kullanıldığı için zamanımıza ulaşamamıştır.

Edirne iline 140 km, Enez ilçesine 30 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 396 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Işıklı Işıklı Işıklı Işıklı
Işıklı Işıklı Işıklı Işıklı

KaraincirliKöy 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında Bulgaristan'ın Hasköy kazasından gelen göçmenlerce kurulmuştur. Köyde, adını bu köye verdiği söylenen incir ağaçlarından birinin kapladığı alanda, bir tapınak veya kiliseye ait olduğu söylenen kalıntılar vardır. Ayrıca deniz sahilinde bir tarihi kale bulunmaktadır. 210 haneden oluşan köyde, Sait Başaran idaresinde yapılan yüzey araştırmasında, M.Ö.5. yüzyıldan 18. yüzyıla kadarki zaman dilimini temsil eden keramik kap parçaları bulunmuştur.

Edirne İline 147 km, Enez İlçesi'ne 23 km ve Keşan İlçesi'ne 42 km. uzaklıktadır. Köy Saroz Körfezi kıyısına 3 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 576 kişidir.

KaraincirliKöyün iklimi, Edirne Karasal ikliminden ziyade güneyinde bulunan Gökçeada ve Bozcaada ılıman karasal iklimin etki alanı içerisindedir. Yazları sıcak ve ılık, kışları yağışlı ve soğuk geçmektedir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Karaincirli Karaincirli Karaincirli Karaincirli Karaincirli
Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili
Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili Karaincirli sahili
  Karaincirli Tuzla Gölü Karaincirli Tuzla Gölü Karaincirli Tuzla Gölü  


KocaaliKöyün kurulu olduğu yerde bir zamanlar Rumlar yaşıyormuş. Bilinen en eski tarihinin 500 yıllık olduğu rivayet edilmektedir. Rum köyünün ismi "Ayazma" imiş. Hatta Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre, köy bir zamanlar Gelibolu'ya kadar olan köylerin nahiyesiymiş. Eski yerleşim yerinden kalma 3 köprü, 1 çeşme, 5 kuyu bulunmaktadır. Kilise ise yıkılıp yok olmuş durumdadır. Mübadele zamanlarında köye Yugoslavya, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan gibi ülkelerde yaşayan Türkler göç etmiştir. İlk zamanlarda köyde yel değirmenleri, üzüm bağları, cevizlik ve ayvalık olduğu söylenmektedir. Köy halkı Arnavut, Pomak, Gacal, Yörük, Kayalı olmak üzere 5 gurup olarak yaşamını sürdürmektedir. Fakat bu ayrılık yok olmuş durumdadır.

KocaaliKöyün ismi hakkındaki söylenti şöyledir:
Köyün kurulu olduğu yerde ilk zamanlarda bir çiftlik varmış. Çiftliğin bulunduğu yer Değirmencik Deresi ile Aydere arasında kalıyormuş. Bugünkü Çiftlik Sırtı mevkii olarak bilinen yermiş. Çiftliğin de çok iyi niyetli bir çiftlik ağası varmış. Ağanın yanında çalışan ve çitliği idare eden, Ali isminde uzun boylu bir bekçi varmış. Bu sebeple kendisine Kocaman Ali derlermiş. Çiftlik sahibi bekçiyi çok severmiş. Gel zaman git zaman, çiftlik sahibi bir gün bekçisini yanına çağırmış ve demiş ki; Ali bekçi, sana 1 saat zaman veriyorum. Al şu atı, 1 saat zaman içinde bu çiftliğin etrafında dolaşabildiğin yerleri sana vereceğim. Ali bekçi hemen atına atlamış, öyle hızlı sürmüş ki atını, 1 saat sonunda at çatlamış ama dolaştığı yerler onun olmuş. Kendisi uzun boylu, çalışkan ve iyi birisiymiş. Herkes ona Kocaman Ali dermiş ve çok sevilirmiş. Kocaman Ali Kocaman Ali bir gün Kocaali şekline dönüşmüş ve köyün ismi de böylelikle KOCAALİ olmuş.

KocaaliKomşu köy olan Çelebi Köyü de, bir zamanlar Kocaali köyüne bağlı bir mahalleymiş. 1953 yılında kendi istekleriyle ayrılıp Keşan ilçesine bağlı bir köy olmuşlar.

Edirne iline 141 km, Enez ilçesine 29 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 188 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

KocaaliKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Kocaali Kocaali Kocaali Kocaali Kocaali

KüçükevrenKöyün ilk adı Bulgar Köydür. Eski bir Rum Köyü olan buradaki Rumlar Kurtuluş Savaşı'nda köyü terk etmişlerdir.

Türkler yerleştikten sonra köyün adını Evreni Kebir koymuşlar; sonraki yıllarda Küçükevren olarak değiştirmişlerdir. Kuruluş tarihi olarak 1850'li yıllar gösterilir.

Edirne iline 156 km, Enez ilçesine 13 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 216 kişidir.

KüçükevrenKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Pandır Bahçe / Üveyiktepe Höyüğü

Küçükevren Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Üveyiktepe adıyla da bilinmektedir. Tepe, 140 x 80 metre boyutlarında ve 8 metre yüksekliktedir.

Yerleşme 1989 yılında Sait Başaran tarafından saptanmıştır.

Yüzeyden toplanan malzemeye göre höyükte Kumtepe Höyüğü Ib tabakası ve Erken Tunç Çağı I. ve II. evre tabakaları olduğu ileri sürülmektedir. Diğer yandan tepenin batı ve güneyindeki tarlalarda Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen çanak çömlek parçaları ele geçmiştir. Tüm buluntulara dayanılarak yerleşim MÖ 3. binyılın ilk yarısına tarihlenmektedir.

Yüzey toplamalarında Troya II. tabakasının kırmızı astarlı maldan dik kenarlı formlar ele geçmiştir. Bu malların varlığı Ege Bölgesi ile Marmara Bölgesi arasındaki ticareti işaret etmektedir. Ayrıca el yapımı gri ve kahverengi hamurlu, donuk açkılı mala ait parçalar bulunmaktadır. Bu mal grubunda biçimler ağızları içe dönük, daralan ya da az dışa açılan, derin ve sığ, s profilli kaseler, tabaklar ve üç ayaklı kaplardır.

Küçükevren Küçükevren


Şehitlerİlk adı Kemerli olup, bu adlandırma ile ilgili öykü şöyledir: Eski yıllarda Keşan Enez yolu buradan geçermiş ve bu yol genellikle haydutlarca kullanılırmış. Bir soygun olayında, kemeri altın dolu olan bir kaçakçının altınları yine burada alınmış. Bu olaydan sonra köyün adı Kemerli olarak kalmış. Balkan Savaşı yıllarından sonra ise Bulgarların yaptığı katliam nedeniyle köye Şehitler adı verilmiş. O dönemde şehit edilenlerin toplu mezarları cami avlusunda bulunmaktadır.


ŞehitlerEdirne iline 143 km, Enez ilçesine 27 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 285 kişidir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Şehitler Şehitler Şehitler Şehitler Şehitler
Şehitler Şehitler Şehitler Şehitler Şehitler


SultaniçeSultaniçe Abdülhamit'in vakıf arazisi olup padişahın hanımına izafeten Sultaniçe olarak isimlendirilmiştir.

Köy 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 harbi) yıllarında gelen göçmenlerce kurulmuştur.

SultaniçeEdirne iline 100 km, Enez ilçesine 10 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 1.126 kişidir.


SultaniçeSultaniçe 'de Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Balıkçılık Kooperatifi ve Tarımsal Sulama Kooperatifi mevcuttur. Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 232 ortağı mevcut olup yaz aylarında günde 8 ila 10 ton süt alımı yapmaktadır. Bu sayı kış aylarında 3 ila 4 ton'dur.


SultaniçeKöyde 900 adedi ahırlarda 1100 adedi otlaklarda olmak üzere toplam 2000 büyükbaş hayvan vardır. Bunun yanı sıra, 1500 koyun ve 2000 Keçi bulunuyor.

Sultaniçe Köyü Enez İlçesinde en çok süt üretimi yapılan köydür.

Sultaniçe Sultaniçe Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili
Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili Sultaniçe sahili


SütçülerEski adı Galata olup, Rumcadır. 1965 yılında Sütçüler adı verilen köy, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde dört beş hanenin yaşadığı bir çiftlikmiş. Savaş sonrasında önce Bulgaristan'dan, sonraları Yunanistan ve Yugoslavya'dan gelen göçmenler buralara yerleşmişler.

Bir söylentiye göre, köyün ilk adı Mahmudiye olup, daha sonraları bir ara Galata Kavak olarak kullanılmıştır.


SütçülerEdirne iline 139 km, Enez ilçesine 31 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 187 kişidir.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Sütçüler Sütçüler Sütçüler Sütçüler


UmurbeyEnez'in en küçük köylerinden biridir. Önceleri Büyükevren'e bağlı olan köy bir çiftlikmiş. Çiftlik sahibinin adı Ömer olduğu için Ömer Bey çiftliği olarak anılır. Sonradan Umurbey'e dönüşen köy, Cumhuriyetin ilanından sonra kurulmuştur.




UmurbeyEnez kazıları kapsamında yürütülmekte olan çalışmaların bir bölümü yüzey araştırmaları biçiminde bu köyde gerçekleştirilmiş; köyün doğusundaki tepeliklerde keramik kalıntıları ve bir höyük saptanmıştır.

Edirne iline 153 km, Enez ilçesine 17 km uzaklıktadır.

2014 yılı nüfusu 49 kişidir.

UmurbeyKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Umurbey göleti Umurbey göleti Umurbey göleti Umurbey göleti


VakıfVakıf köyü, 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Bulgaristan topraklarında yaşayan Türklerin oradaki zulüm ve baskıdan kaçarak şuanki topraklarına yerleşmesiyle kurulmuştur. Yerleşme sebebi ise o anki şartlar gereği baskıdan kaçma amacıyla deniz kıyısına 2 km içeri bir kuytuya yerleşmedir. Buraya yerleşmelerinin diğer bir sebebi şuan hala akmakta olan bir çeşmenin bulunmasıdır. Fakat bu çeşme şu zamana kadar akmasına karşın eskiye nazaran suyun tadında değişme olmuş ve acılaşmıştır. Halk arasında bu çeşmeye acıçeşme denmektedir. Yerleşmelerine diğer bir etken sebep ise köyün yakınında, deniz kenarında bulunan tuz gölünün bulunmasıdır. Köy ismini, o zaman köyün şu anki yerinin bir kişiye ait olduğu ve bu kişi vefat edince köy yerini ve tuz gölünü oraya yerleşen muhacirlere vakf etmesi neticesiyle almıştır. Bu sebepten dolayı köyün adı vakıf köyü olmuştur. Köy sakinleri yakın zamana kadar tuz gölünden faydalanıp geçimlerini buradan sağlamaktaymışlar.

VakıfEdirne iline 155 Enez ilçesine 25 km uzaklıktadır. Köyün kurulu olduğu yerleşim yerinin denize uzaklığı 1 km'dir. Düz arazilere sahip almasıyla beraber en yüksek rakım 10 m'dir. Köyün yaklaşık 16 bin dönüm arazisi olup 8 bin tarım, 8 bin mera ve orman arazisi vardır. 8 bin dönümlük tarım arazisinin yaklaşık 2 bin dönümü ova olup çeltik tarımı yapılmıştır. 2012 yılı itibari ile zarar ettirdiği gerekçesiyle ekime son verilmiştir. DSİ'nin 4 aktif su kuyusu olmakla birlikte 20'den fazla küçük su kuyusu bulunmaktadır. Denize yakın yerlerde tatlı su damarları bulunmaması sebebiyle sulama olanaksız kılınmaktadır.

Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Fakat özel konumu sebebiyle deniz kıyısında olma ve Ege'ye kıyısı bulunduğundan iklimi biraz daha ılımandır.

VakıfKöyün ekonomisi ilk yerleşim sırasında köye vakf edilen tuz gölünden yararlanma şeklindeymiş. Daha sonraları hayvancılık ve tarımla uğraşmışlardır. İlerleyen zamanlarda Köy Hizmetleri ve DSİ köye Eğitim ve Dinlenme Kampları Kurmuşlardır. Köy halkı tarım ve hayvancılığın yanında sezonluk olarak yazları bu kamplarda çalışmışlar, ekonomilerine katkıda bulunmuşlardır. İlerleyen zamanlarda bu kamplara kadrolu işçi sıfatıyla memur olarak çalışmaya başlamışlardır. 2002 yılından sonra bu kamplar özelleştirmek istenmiştir ve bu nedenle orada çalışan köy halkı başka memurluklara veya aynı işletme içerisinde Edirne ili içerisinde değişik yerlerde çalışmaya başlamışlardır. Bu sebepten dolayı köyde göçler gerçekleşmiştir. Şuan köy halkının çoğunluğu bu tesislerden emekli olmuştur ve köyün çoğunluğu emeklidir. Bu durum da köyün ekonomik refahını yükseltmektedir.

Vakıf2007 Yılında D.S.İ EĞİTİM VE DİNLENME TESİSİ 29 yıllığına özel şahıslara kiralanmıştır fakat kiracı firma yatırım yapmadan oteli bir pansiyon gibi çalıştırmakta ve köyün de adının kötü anılmasına yol açmaktadır.


VakıfKöyde, ilköğretim okulu yoktur. Öğrenciler Büyükevren Aziz Yörük İlköğretim Okuluna gitmektedirler. Kanalizasyon sistemi köy içerisinde tamamlanmış ve arıtıma bağlanmıştır. Köy içme suyu tek kuyudan karşılanmaktadır. Fakat yazları bazen kuyunun yapımı eski olduğundan yetmemektedir. Köy PTT hizmeti olarak Enez'den yararlanmaktadır. Sağlık hizmeti olarak köyde 2007 yılına kadar bir sağlık ocağı ve bir ebe bulunmaktaymış. Fakat 2007 yılı içerisinde merkezi sistem olarak çevre köylerden Büyükevren köyüne sağlık ocağı kurulmuş ve sağlık hizmetini oradan alınmaya başlanmıştır. Köyün yolları asfalttır ve ulaşım rahatlıkla yapılmaktadır. Elektrik ve telefon bağlantıları vardır ve her geçen gün yenilenmektedir.

2014 yılı nüfusu 380 kişidir.


Vakıf sahili Vakıf sahili Vakıf sahili
Vakıf sahili Vakıf sahili Vakıf sahili

YazırKuruluş tarihi bilinmemektedir. 1877-78 savaşı (93 Harbi) sonrasında buraya Bulgaristan'dan gelenler, geldiklerinde birkaç kulübenin varlığından söz etmişlerdir.

Daha sonra Yunanistan'dan da beş ailenin geldiği köyde eski bir Türk mezarlığının varlığı belirlenmiştir.


YazırEnez İlçesi'nin rakımı en yüksek köylerindendir. Edirne İline 149 km, Enez İlçesi'ne 21 km uzaklıktadır. Doğu ve batısında sulama göletleri olmasına rağmen arazi yapısının engebeli olması nedeniyle sulu tarım yapılamamaktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tema vakfı tarafından 1998 ile 2002 yılları arasında erozyonla mücadele programı yürütülmüştür.

2014 yılı nüfusu 131 kişidir.

YazırKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat kullanılamamaktadır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde 1 cami, 1 muhtarlık, 1 bakkal ve 1 köy kahvehanesi vardır.


Yazır Yazır Yazır

YeniceKöy Rumlardan kalmadır ve o dönemdeki adı Mayıstro'dur. Şimdiki adının nereden kaynaklandığı bilinmemektedir.

Türkler 1916 yılında Selanik Gevgeli ilçesi Bağdansa Köyünden 120 hane olarak gelmişlerdir. Köyde, Rumlardan kalma evler, iki çeşme ve 15 kuyu vardır.

Doğu yönünde eski bir manastırın kalıntıları bulunur. Bu kalıntıların yanında iki adet küçük tarihi taş köprü vardır. Aynı alanda ulu çınar ağaçları görülebilir. Yine burada bulunan bir mağaranın zamanla sığınak olarak kullanıldığı sanılmaktadır.

Prof. Dr.Tayyip Gökbilgin Edirne ve Paşa Livası adlı eserinde köyün, İkinci Beyazıt tarafından Edirne'de kurulan Külliye 'ye vakfedildiğini belirtmektedir.

Yunan kaynaklarından birinde ise; 1914 yılında Rumların kaçarak bu köyü boşaltmalarından sonra, 1918 yılına kadar; ayrıca 1920-1922 arasında işgal yıllarında boş kaldığı belirtilmektedir.

Yenice, Keşan yolunda ilçeye olan 6 km.lik mesafe ile en yakın köy konumundadır.

2014 yılı nüfusu 870 kişidir.

YeniceKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyün ekilebilir tarım arazisi 18.000 dekar olup 12.000 dekarında sulama yapılmaktadır. Sulama 14 adet yeraltı sulama kuyusuyla yapılmaktadır. Hayvancılıkla uğraşan halk için 4.000 dekar mera mevcuttur. Ayrıca köyde promosyon ürünleri yapan Medesan adlı bir firma uzun yıllar faaliyet göstermiştir. Şu anda faaliyetine devam etmemektedir. Günümüzde ise Tülümen Madencilik AŞ. kedi kumu imal ederek yurt dışına ihraç etmektedir. Ayrıca köyde kol saati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır. Köy sahile 8 km uzaklıkta bulunmasına rağmen köyde geçimini balıkçılıkla sürdüren aile bulunmamakta, balıkçılık tüm köy halkınca hobi olarak yapılmaktadır. Ayrıca köyde yaşayan insanların büyük bölümü arıcılıkla uğraşır.

YeniceKöydeki mevcut ilköğretim okulu 2007 yılında yeniden inşa edilmiştir. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi tamamlanmış olup 2007 yılı bitimi itibarı ile faaliyete geçmiştir. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi olduğu halde faal değildir. Köye ulaşımı sağlayan yol ve Yenice Köyü-Saroz Körfezi sahil yolu asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köy İlköğretim okul bahçesindeki spor kompleksi 2010 yılında faaliyete geçmiştir.

Sitemizde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için çerezler kullanılmaktadır. Hizmetlerimizi kullanarak çerez kullanımına izin vermiş olmaktasınız.