Keşan’ın tarihinin ilkçağa uzandığı yolunda herhangi bir buluntu yok… Kent,önceleri Rousion olarak anılıyor bunun anlamı Kızılımsı rengi olan yer anlamına geliyor.
Keşan sözcüğünün anlamı ise Farsça’da “Tek Direkli Çadır” demektir. Ayrıca Keşan Keş(Çeken,içen) sözcüğünün çoğuludur. Yani çekenler,içenler anlamına da gelmektedir.
Yörede M.Ö. 1200’lü yıllarda Trakların yerleştiği sanılıyor. Daha sonra Pers, Odris, Makedonya, Roma ve Bizans yönetiminde kalmıştır.
Bu yöreye Peçenek Türkleri, Balkanlardan 1088-1089 yıllarında Trakya’yı yağmaladılar. Keşan yakınlarında Bizans kuvvetlerini yendiler.
Yöre 1354 tarihinde depremden büyük hasar gördü. Bu tarihte Osmanlı Devleti, Süleyman Paşa önderliğinde Trakya Fetihleri başladı. Evrenoz Bey ve Hacı İlbey komutanlığında yürütülen fetihlerde Keşan Türklerin eline geçti.
Süleyman Paşa, Bolayır’da bir av kazası sonucu ölünce bölgede kısa bir süre belirsizlik olur.
I.Murat döneminde Trakya Fetihleri hızlanır. Keşan artık bir Osmanlı kentidir.
Keşan yöresi Fatih Sultan Mehmet zamanında Herzekzade Ahmet Paşa’nın “Has”ı olmuştur.
(Has:Osmanlı devlet yönetiminde bulunanlara maaş veya ücret ödenmezdi. Onlara hizmetleri karşılığı ayrılan “Dirlik” adı verilen toprak gelirleri verilirdi.
Dirlik toprakları Has, Zeamet, Tımar adı ile üç bölümdür. Has en büyük yöneticilere (Sadrazam, Vezir, Beylerbeyi) verilirdi. Bu toprakların geliri yüzbin akçeden fazladır. Zeamet orta dereceli yöneticilere verilirdi. Tımar ise savaşlarda başarı gösterenlere verilirdi. Bunlara Tımar Beyi denirdi. Tımar Beyleri aynı zamanda atlı asker beslerlerdi.)
Hersekzade Ahmet Paşa: Fatih Sultan Mehmet zamanında Hersek Beyinin oğlu idi. Fatih Sultan Mehmet’e rehin olarak verilmiş. Enderun adı verilen saray okulunda eğitim ve öğretim görmüş Fatih, II.Beyazid ve Yavuz Sultan Selim zamanlarından beş defa sadrazam olmuştur.
Hersekzade Ahmet Paşa zaman zaman Keşan’a gelip “Darüssade” adını verdiği köşküne gelir dinlenirdi.
Hersekzade Ahmet Paşa 1458’de doğmuş, Mısır Seferinden dönerken 1518 yılında ölmüştür.
Keşan’da, adını taşıyan 1511 yılında yapıldığı tahmin edilen Hersekzade Ahmet Paşa camii vardır.
Keşan 1870-1901 yılları arasında yayınlanan Edirne Salnamelerinde Gelibolu sancağına bağlı kaza olarak gösterilmiştir.
1894 Salnamesinde Keşan’ın yerli halkı olarak Türkler, 1370 erkek, 1213 kadın olmak üzere toplam 2583 kişidir. Göçler ile gelip yaşayanların sayısı 424 erkek, 190 kadın toplam 2583 kişidir. Rumların sayısı ise 6516 erkek, 5747 kadın, göçler ile gelen Rum sayısı ise 271 erkek, 184 kadın toplam 13718 kişi, Bulgarlar ise 935 erkek, 872 kadın toplam 1807 kişidir.
1874 yılında Keşan’da 1 Hükümet Konağı, 1 Telgrafhane, 1 Mahkeme Binası, 4 Cami, 1 Saathane, 2 kilise, 3 okul, 12 çeşme, 19 Hayrat Kuyusu, 5 Sebil, 2 Bedestan, 1 çömlekhane, 11 Debbağhane, 12 yağhane, 21 fırın, 11 han, 2 hamam, 10 meyhane, 210 ahır, 25 değirmen, 422 dükkan ve 1104 ev vardır. Keşan 1829 ve 1877’de Ruslar tarafından işgal edilmiştir.
Kurtuluş Savaşı sırasında 1919-1922 yılları arası Yunan İşgali altında kalmıştır. 19 Kasım 1922 günü Yunan işgali sona ermiştir.
Keşan Edirne’ye 112, Saros Körfezi’ne 35 ve İpsala Sınır Kapısı’na 35 kilometre uzaklıktadır. Yüzölçümü 1.087 km2 rakım ise 150 metredir.
Keşan’ın en yüksek yeri Hızırilyas Tepesi olup, yüksekliği 371 metredir.
Kadıköy Baraj Gölü’nden, Kadıköy, Mahmutköy, Seydiköy, Şükrüköy, Bahçeköy ve Çamlıca Kasabası arazileri sulanmakta olup, ayrıca belde ve köy arazilerini sulayan 12 adet gölet bulunmaktadır.
İlçenin toplam nüfusu 77.637 olup, bunların 45.356’sı ilçe merkezinde, 35.281’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
Bölge halkının önemli bir bölümü Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslavya göçmenidir. Suluca, Orhaniye, Pırnar köylerinin tamamı ve Beyendik, Çamlıca Beldelerinin % 50’si Pomak Türkleridir. Yeniceçiftlik Köyü tamamen Boşnak, diğer köylerin tamamı ise Gacal tabir edilen Türkmen halkıdır.
Keşan’ın Beyendik, Çamlıca, Yenimuhacır, Beyendik ve Mecidiye olmak üzere 5 beldesi ile 44 köyü bulunmaktadır.
Cumhuriyet Döneminde büyük gelişme gösteren ilçe, günümüzde halen il olmayı beklemektedir.