Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Süleymanpaşa Mahalleleri (M-Y) 2016 Nüfusu
Mahramlı 105
Naipköy 487
Nusratfakı 74
Nusratlı 245
Oğuzlu 108
Ormanlı 170
Ortaca 346
Oruçbeyli 124
Osmanlı 325
Otmanlı 108
Selçuk 358
Semetli 269
Seymenli 172
Taşumurca 83
Tatarlı 74
Yağcı 601
Yayabaşı 81
Yazır 140
Yenice 254
Yeniköy 85
Yukarıkılıçlı 197
Yuva 63

MahramlıSüleymanpaşa'ya 28 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi vardır ancak PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 105 kişidir.
NaipköySüleymanpaşa'ya 14 km uzaklıktadır.




NaipköyKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Naip köy ekmeği Tekirdağ bölgesinde meşhurdur.



NaipköyKöyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.



Naipköy Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.



Naipköy2016 yılı nüfusu 487 kişidir.





Süleymanpaşa'ya 20 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 74 kişidir.
NusratlıKöy 1500 - 1600 yılları arasında kurulmuştur. Köyde 500 seneye dayanan Türk mezarları bulunmaktadır



NusratlıSüleymanpaşa'ya 7 km uzaklıktadır.




NusratlıKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde sebze yetiştiriciliği ve seracılıkta yapılmaktadır.



NusratlıKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca köyde bakkal, kahvehane ve düğün salonu da vardır.

Nusratlı2016 yılı nüfusu 245 kişidir.





Oğuzlu1913 yılı kayıtlarında Müslüman köyü olarak geçmektedir. Tarihi yerlere sahiptir. Köyün adının Oğuz Türklerinden geldiği sanılmaktadır



OğuzluSüleymanpaşa'ya 37 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


OğuzluKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Sabit telefon ve geniş bant internet (ADSL) desteği vardır. Köy içindeki yolların büyük bir bölümü parke taşlardan oluşmaktadır. Köyde ayrıca sabit telefon, baz istasyonu ve elektrik ile yol aydınlatmaları bulunmaktadır

2016 yılı nüfusu 108 kişidir.
OrmanlıKöyün eski adının Kestanbul olduğu söylenir. Osmanlılar zamanında batıya açılan kervan yollarından biri olan ve direkt İstanbul ile kervan yolu olarak bilinen Kestanbul ismi, Kurtuluş Savaşından sonra doğal özelliklerinden dolayı Ormanlı olarak değiştirilmiştir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

OrmanlıKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 170 kişidir.
OrtacaOn yedinci yüzyılda Afyonkarahisar bölgesinden gelen Yörükler tarafından kurulmuştur.

Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 346 kişidir.
Oruçbeyli köyü ismini Osmanlı döneminde burada yaşayan Oruç Bey'den almıştır. Köyün tarihi bilinmemektedir. Bazı rivayetlere göre 1700'lü yıllara kadar geniş bi tarihi vardır. Oruç Bey denen şahıs, çiftliği olan bir beydir. Eşini sel alır ve ölür. Ardından o da alır başını gider. Malı mülkü köylünün olur. Köyün ismi ordan gelir. (Yaşlıların anlatımıdır, kesin bir doğruluk yoktur)

Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat kullanılmadığı için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 124 kişidir.
OsmanlıTarihi kaynaklara göre en eski yerleşmeler Roma İmparatorluğu döneminde olmuştur. Karakayalar mevkii eski yerleşim yeri olmakla birlikte bu mevkide bulunmuş büyük küp ve kaplar halen arkeoloji müzesinin bahçesinde sergilenmektedir. Eski kaldırım yolu (askeri yol) Demirli Köyü üzerinden Banarlı altından Osmanlı'ya gelir. Burada birkaç kola ayrılır. Kabacalar mevkii de kaldırım yolu üzerindedir. Bu güzergahlarda askerlerin temizlenebilmeleri için hamamların yapıldığı bilinmektedir.

Osmanlı1357 tarihinde Tekirdağ'ın fethinden sonra eski çiftlik olan bölgeye Yörükler yerleştirilmiştir. 1515 tarihli mufassal tahrir (vergi-kayıt defteri)'ne göre Osmanlı köyü 20 haneden oluşmaktaydı. Bunlardan 13 hane toprak işleyen (çift), 4 hane toprağı olmayan (bennak), yardımcılık yapan, 3 hane de evli olmayıp vasıfsız olan kişilerdi. Gelirleri saraya aitti. 1572 tarihli tahrir defterindeki kayıtlara göre sınırların içerisinde 3 çiftlik bulunmakta, bu çiftliklerde 9 tane yamak (savaşa gitmeyip, gidenlere yardım eden ve harçlık veren), 3 tane de müsellem (savaş zamanında savaşa katılan) bulunmaktaydı. Yine mufassal tahrir defterlerine göre köyün dirlik sahipleri zaman zaman değişmiştir. Bu kişiler arasında saray atlarından ve seyislerinden sorumlu komutan (emir-i Ahur), Osmanlı erkan-ı birun denilen saray teşkilatında dış hizmetlerde görevlendirilen ağalardan biri Çakırcıbaşı Gazanfer Ağa, mirlivalar (Osmanlı zamanında tümgeneral rütbesindeki komutanlar) bulunmaktaydı. 1850 yıllarından sonra tımar sisteminin çökmesiyle beraber çiftliği işleyen köyün ileri gelenleri araziyi satın almışlardır. Cumhuriyet dönemiyle beraber Bulgaristan'dan gelen vatandaşlarımız da köye yerleştirilmiştir. Bu nedenle köy iki mahalleden oluşmuştur, yerli mahallesi ve muhacir mahallesi.

OsmanlıOsmanlı köyüne de ilk olarak 1934-35 yıllarında o zamanki Romanya bugünkü Bulgaristan sınırları içinde bulunan Silistre ili köylerinden çok sayıda kişi göç etmiştir. Özellikle Keçiler Mahallesi, Docalar, Piriköy, Totrakan, Kilikadı, Çiğrekçi köylerinden gelen Türk göçmenlerin bir kısmı Osmanlı Köyüne yerleştirilmiştir. Ayrıca yine bu köylerden gelen göçmenlerin bir kısmı da Osmanlı Köyü haricinde Banarlı, Karabezirgan, Ortaca gibi köylere yerleştirilmişlerdir. Muhacir olarak nitelendirilen bu kesimin Silistre'ye 15.yüzyılın ortalarına doğru (1420'li ve 30'lu yıllar) Konya-Karaman bölgesinden gönderildiği tahmin edilmektedir ve etnik köken olarak Türkmen'dirler. Köyün Muhacir mahallesi olarak tabir edilen bölümü İsmet İnönü önderliğindeki dönemin CHP hükümeti tarafından inşa edilmiş ayrıca göçmenlere kişi başı 10ar dönüm olmak üzere toprak tahsis edilmiştir.

Süleymanpaşa'ya 18 km uzaklıktadır. Köy yerleşkesi engebeli bir bölgededir.

OsmanlıKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım gelişmiş olup en modern teknikler uygulanmaktadır. Önemli geçim kaynakları buğday ve ayçiçeğidir. Sulama kanalı geçen kısımlarda pancar, mısır ve karpuz yetiştiriciliği yapılmaktadır. Kısmen de olsa kanola ekimi yapılmaktadır. Köy, tarım arazisi bakımından çok zengindir. Sulama kanalları haricinde köy merası içinde 3 adet gölet bulunmakta ve sulama amaçlı kullanılmaktadır. Köyün en verimli tarım arazileri özellikle Çitme ve Dört tepeler bölgelerindedir. Köy genelinde hayvancılık son yıllarda önem kazanmıştır. Özellikle büyük baş sığır yetiştiriciliği ve besicilik revaçtadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ve kanalizasyon şebekesi tamamlanmıştır. Ptt şubesi veya acentesi yoktur. Sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon (internet) vardır.

2016 yılı nüfusu 325 kişidir.
OtmanlıKöy, yaklaşık 1800'lerde Türkler tarafından kurulmuştur. Köy, ovaya bakan bir tepededir. Adını, ovasında bolca bulunan ot sebebiyle almıştır.

Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

OtmanlıKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 108 kişidir.
SelçukKöy Rumlar tarafından kurulmuş fakat Kurtuluş Savaşı esnasında boşalan köye Türkler devlet tarafından yerleştirilerek ve göç yoluyla yerleşim oluşturulmuştur. Rumlar dönemindeki adı hakkında bir bilgi yoktur. Şu anki adını yöredeki sevilen çiftlik sahibi Selçuk Beyin öldürülmesi üzerine aldığı söylenmektedir.

Kurtuluş savaşı sırasında Bulgaristan'dan göç eden halk büyük yerleşimi oluşturmaktadır. Halkına Pomak adı verilmektedir. Konuştukları dile Pomakça denmektedir.

Köy arazisi genel olarak düz ovalar ve alçak tepelerden oluşmaktadır.

SelçukKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarımı ağırlık olarak buğday ve ayçiçeği üzerine olmasına rağmen arpa, kavun, karpuz ve soğan da yetiştirilmektedir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi, sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. PTT şubesi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve geniş bant internet (ADSL) desteği vardır.

2016 yılı nüfusu 358 kişidir.
SemetliSüleymanpaşa'ya uzaklığı 38 km'dir. İnecik 'ten sonra, Şarköy'e giden yol üzerinde Karaçalı köyünü geçtikten, Araphacı köyüne 2 km kala Taşköprü mevkiinden sola dönülmek suretiyle ulaşılmakla beraber, Süleymanpaşa-Barbaros-Naip-Işıklar-Oruçbeyli güzergahından da ulaşım mümkün bulunmaktadır. Güneyinde Ganos dağı, batısında Yeniceköy, doğusunda Işıklar ve Oruçbeyli Köyleri ile, kuzeyinde Araphacı ve Oğuzlu köyleri yer almaktadır.

Köyün tarihi çok eski yıllara dayanmakla birlikte, ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Köyün yerli Ortodoks Rum ahalisi 1920'li yılların başında Yunanistan'a göç etmiş, yerlerine Selanik yöresinden göç eden muhacirler yerleştirilmiştir. 1930'lu yıllar itibarıyla Romanya'dan göç eden Türkler de köy nüfusuna dahil olmuştur. 1950'li yıllardan itibaren Türkiye'de gelişen sanayileşme ile birlikte, köy halkının önemli bölümü Tekirdağ Merkez ilçe ile, İstanbul ve İzmit gibi çevre illere göç etmiştir. Önemli miktarda işgücü de başta Almanya olmak üzere yurt dışında çalışmaktadır. Geçmiş yıllarda eski Rum eserlerine ait birçok örnek yer almaktaysa da (manastır, sivil mimarlık örnekleri) zaman içinde bunların çok azı ayakta kalabilmiştir. Günümüz itibarıyla başlıca geçim kaynakları tarım (buğday, ayçiçeği, soğan, bağcılık) ve hayvancılıktır (genellikle küçükbaş).

Köyün adının, Rumlar zamanında köyde mevcut olan ve yörede "Simit" diye tabir edilen ekmeklerin pişirildiği fırınlardan hareketle "Simitli" adından geldiği şeklinde yaygın bir rivayet vardır. Nitekim Yunan tarihini anlatan bazı Batı kaynaklarında köyün ismi "Simitlé" şeklinde anılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır, ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup, köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde ayrıca sabit telefon baz istasyonu ve elektrik ile yol aydınlatmaları bulunmaktadır. Köy içindeki yolların büyük bir bölümü parke taşlardan oluşmaktadır.

2016 yılı nüfusu 269 kişidir.
SeymenliKöy, Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul'u fethettikten sonra (1456) tarihinde üç aile tarafından kurulmuştur. Bu aileler Hacılar, Pehlivanlar ve Çorbacılar'dır. Hacılar ailesine Şam üzerinden geldikleri için Hacılar denmiş. Köyün ismi, Seymen askerlerinin köyde konaklamasından kalmıştır. Önceleri Sekbanlı denmiş, Cumhuriyetin ilanından sonra da Seymenli olarak değiştirilmiştir.

Süleymanpaşa'ya 14 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

SeymenliKöyde, ilköğretim okulu vardır fakat kapatıldığı için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 172 kişidir.
Çok eski tarihi olan ve bir çiftlik üzerine kurulmuş bir köydür. O çiftlikte çalışan insanlar ve dışarıdan gelen insanlar sayesinde köy yayılmıştır. Ayrıca köyde birkaç tarihi eser bulunmaktadır.

Süleymanpaşa'ya 40 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat kullanılmayıp taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 83 kişidir.
TatarlıOsmanlı döneminden kalma (1400-1450 yılları arasında) eski bir yerleşim yeridir. Tatarlı kelimesi Osmanlıların postalarını dağıttığı merkez olarak kurulmuş "Tatar" kelimesinden gelmektedir. Ayrıca "Tatar" kelimesinin bir diğer anlamı ise durak yeri dir. Bu köy yakın tarihte yolu bu köyden geçenlerin burada durup ihtiyaçlarını giderdiği ve konakladığı yer olarak bilinir.

Süleymanpaşa'ya 45 km. uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 74 kişidir.
YağcıSüleymanpaşa'ya 10 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bunların yanı sıra sera ve sulamacılık, bostancılık, bağcılık vb. da yapılmaktadır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 601 kişidir.
Yayabaşıİlk olarak çiftlik köyü olarak kurulmuş, daha sonraları belirli gruplar halinde göç aldığı için bugünkü halini almıştır.

Süleymanpaşa'ya 9 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarımın alt dalları olarak sulamacılık, bostancılık, bağcılık vb. da yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Alt yapısı yenilenmiştir.

2016 yılı nüfusu 81 kişidir.
Yazır GöletiKöyün adının eski Türk boylarından Yazırlardan geldiği bilinmektedir fakat geçmişi ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır

Süleymanpaşa'ya 13 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 140 kişidir.
Ganos dağının eteğinde olan köyün batısında Ormanlı köyü, doğusunda Semetli köyü, kuzeyinde de Arapacı köyü bulunmaktadır. Diğer adıyla köy Dağyenice olarak anılmaktadır.

Köy eski bir Rum köyüdür. Köy halkının 1924 yılı Lozan Yunan mübadili olduğu yönünde bilgiler aktarılmaktadır

Süleymanpaşa'ya 40 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır fakat su an kapalıdır. Köyün içme suyu şebekesi vardır. Kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur. Sağlık ocağı yoktur. Sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 254 kişidir.
YeniköyEski bir Rum köyüdür. Çok yaşlı Rum turistler köyün onlar ve babalarının köye ilk yerleştiklerinde kurulu olduğunu söyledikleri bildirilmektedir

Süleymanpaşa'ya 20 km uzaklıktadır.

YeniköyDeniz kıyısında ve iki dağın arasındaki vadide bulunan manastır bölgesinde tarihi eser manastır kalıntıları bulunmaktadır.


YeniköyYamaç paraşütünün en güzel yapıldığı yer olan Yeniköy'de Marmara Denizinin ve adaların görüntüsü harika bir manzara oluşturur.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

YeniköyKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Mermer Mahallesi2016 yılı nüfusu 85 kişidir.





YukarıkılıçlıSüleymanpaşa'ya 23 km uzaklıktadır.




YukarıkılıçlıKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.




YukarıkılıçlıKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 197 kişidir.

YuvaRumeli'ye geçiş sırasında Anadolu'dan toplanan Yörükler Trakya'da yani Tekirdağ'da Yörük ve Yıva olarak iki kola ayrılır. Yıva eskiden bir çiflik iken Batı Trakya'dan göçen muhacirlerle köye dönüşerek Yuva adını almıştır. Bir rivayete göre çiftlik yanmış, esas köy kurucularından günümüze kalan olmamıştır. Bir rivayete göre de Hızır Aleyhisselam zamanında köye bir dilenci kılığında gelmiş ve her kapıdan bir bereket istemiştir. Ancak o zamanın köy sakinleri dilenciyi istememiştirler. Dilenci de büyük bir ah edip " köyünüz 20 haneyi geçmesin" diye dua etmiş. Gerçek o ki kaç senelerden beri köy 20 haneyi geçmemiştir. Köy eskiden Malkara'ya bağlı iken Süleymanpaşa köyü olmuştur.

YuvaSüleymanpaşa'ya 36 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Ayrıca arıcılık yapılmaktadır.


YuvaKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 63 kişidir.

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Süleymanpaşa Mahalleleri (A-K) 2016 Nüfusu
Ahmedikli 135
Ahmetçe 80
Akçahalil 202
Araphacı 106
Aşağıkılıçlı 54
Avşar 23
Banarlı 846
Barbaros 5.075
Bıyıkali 691
Çanakçı 118
Dedecik 287
Demirli 130
Evciler 102
Ferhadanlı 1.776
Gazioğlu 326
Generli 138
Gündüzlü 3.211
Güveçli 73
Hacıköy 208
Hüsünlü 308
Işıklar 725
İnecik 310
Karabezirgan 136
Karacakılavuz 2.954
Karacamurat 132
Karaçalı 75
Karaevli 332
Karahalil 68
Karahisarlı 172
Karansıllı 62
Kaşıkçı 548
Kayı 283
Kazandere 193
Kılavuzlu 171
Kınıklar 98
Köseilyas 306
Kumbağ 2.216

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 27 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yapım aşamasındadır.

PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 135 kişidir.
Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 32 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur . Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 80 kişidir.
Köy halkının Karaman'dan geldiği ve Trakya'ya ilk geçen Süleyman Paşa ile beraber geçip yerleştiği bilinir. Kurucusu Halil isminde akça pakça bir bey olduğu için köyün ismi buradan gelmiştir.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 33 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ama kullanılmamaktadır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 202 kişidir.
AraphacıTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 35 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


AraphacıKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. İnecik köyü sağlık ocağından yararlanılmaktadır. Köyün yolu İnecik - Sağlamtaş arası olduğundan ulaşımı çok rahattır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 106 kişidir.
Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 18 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 54 kişidir.
AvşarEski dönemlerde gerçekleşen göçlerde Oğuzların Avşar boyundan olanların bu köy ve çevresine yerleşmesiyle oluşan ufak çaplardaki köylerden biridir.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 20 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 23 kişidir.
BanarlıBanarlı, Tekirdağ ilinin Süleymanpaşa ilçesine bağlı bir mahalledir. Süleymanpaşa'ya 22 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım, hayvancılığa dayalıdır. Köyde İlköğretim Okulu, kanalizasyon şebekesi, PTT şubesi, içme suyu şebekesi vardır. Ayrıca köydeki yol asfalt olup, sabit telefon vardır. 2002 yılından beri internet hizmeti de verilmektedir.

Yeni büyükşehir kanunuyla belediye teşkilatı kaldırılıp mahalleye dönüştürülmüştür.

2016 yılı nüfusu 846 kişidir.

Banarlı Banarlı Banarlı

Tarihçesi

BarbarosAntik Kaynaklardan, İ.Ö 6. Yüzyılda, Propontis ( Marmara ) Denizinin kuzey kıyılarında, Samoslu Kolonistlerce kurulmuş Bizanthe adıyla anılan bir kentin varlığı bilinmekteydi. Yine Homeros, Herodot ve Ksenephon'a göre, koloni kentler kurulmadan öncede bölgede yerli halklar yaşamaktaydı.

BarbarosBizanthe antik kentinin yeri daha önceleri Tekirdağ'a lokalize edilmişse de, son yıllarda Barbaros'ta bulunan yazıtların Prof. Dr. M. Hamdi SAYAR tarafından okunması ve bölgede yapılan araştırmaların sonucu antik Bizanthe kentinin, Barbaros olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.

BarbarosTrakya, M.Ö.514-513 yıllarında Pers Kralı Dareios'un İskit seferi sonrasında Pers egemenliğine girmiştir. Bu egemenlik, M.Ö.478-477 da Atina'nın Pers tehlikesine karşı kurduğu Attika-Delos deniz birliği tarafından Perslerin Trakya'dan çıkarılmasına kadar devam etmiştir.

BarbarosOdrys Kralı Kotys (İ.Ö.384-359) Trakları bir birlik altında toplayarak güçlü bir krallık kurmuştur. Ölümünden sonra yerine geçen oğlu Kersepleptes'in (İ.Ö.359-341) Makedonya Kralı II.Philip'e yenilmesiyle Trakya toprakları tamamen Makedonya hakimiyetine girer. İskender'in ölümünden sonra Trakya'ya Lysımachos egemen olur.

BarbarosM.S.19 da Roma imparatoru Tiberius'un Trakya'ya bir vali göndermesiyle başlayan gelişmeler, M.S 46 yılında İmparator Cladius'un Trakya'da Roma eyaletini kurmasıyla sonuçlanmış ve Trakya Bölgesi uzun yıllar Roma hâkimiyetinde kalmıştır.

BarbarosAntik dönemde küçük bir sahil kenti olan Bizanthe'nin adı sonradan Panion ve Panidos olarak değişmiş, günümüzde ise Barbaros olmuştur. Kendi adına sikke darp etmiştir. Antik yerleşim alanı bugün çoğunlukla yeni belde yerleşmesinin altında kalmış olsa da, belde sahilinde, Mezarlık ve Madenler Mevkilerinde kültürel varlıkların izlerine rastlanmaktadır.

BarbarosBarboros'ta önceki yıllarda yapılan hafriyatlarda çıkartılarak Tekirdağ Müzesine getirilen buluntular arasında 397 Env.No'da kayıtlı iki süvarili, yüksek kabartma, mermer stel ile 323 Env.No'lu Grekçe yazıt İ.Ö. 4.yüzyıla tarihlenen eserlerdir.397 Env.No'lu mezar steli Prof.Dr. İnci Delemen tarafından " A Grave Stele from Barboros on the Propontis" başlığı altında EPIGRAPHICA ANATOLICA 34, sayfa 189-195 de yayınlanmıştır. Halen Selanik Müzesinde sergilenen iki adet kore heykeli ( İ.Ö 6. yy ) Barbaros'tan götürülmüştür. Yine sağlık ocağı hafriyatından çıkan yazıttan, inşaat alanında antik dönemde Sin Mabed'i ( tapınak ) olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Panidos'un geç dönemlerde önemli bir dini merkez olduğu bilinmektedir.

BarbarosBarbaros Madenler Mevkii, İ.Ö. 5. yüzyılın siyah boyalı, perdahlı karakteristik seramiğinin bolca görüldüğü bir alandır. III. Derece arkeolojik sit alanı olan bu bölgede Tekirdağ Müzesince arkeolojik sondaj kazıları yapılmaktadır.

BarbarosBarbaros'un hemen batısında mezarlık mevkiinde denize paralel uzanan surlar en az iki evre halinde izlenebilmektedir. Barbaros'ta halen mezarlık olarak kullanılan bu alanın güneyinde, yoğun olarak Roma ve Bizans seramiklerinin görüldüğü sahaya, Kültür ve Turizm Bakanlığının 07.06.2006 gün ve 91024 sayılı ruhsatlarıyla Tekirdağ Müzesi başkanlığında, Trakya Üniversitesi Arkeoloji Ana Bilim Dalının katılımıyla kurtarma kazıları yapma izni verilmiş, kazılar sonucunda bu alanda 13.yüzyıla tarihlenen bir kilisenin varlığı belgelenmişti.

BarbarosDoğu-batı istikametinde uzanan taş ve tuğla karışımlı duvar bulgularıyla açığa çıkan kilisenin apsis genişliği 162 cm. dir. Yapının iç duvarları geometrik bezemeli, mavi ve kırmızı renkli fresklerle süslüdür. Bazı mekanlarda sigrafitto parçalarına rastlanmıştır. Bir açmada bulunan 9 ayrı iskelet bu dönemdeki gömütler hakkında fikir vermektedir.

Barbaros2006 yılında gerçekleştirilen çalışmalarda ayrıca sahil kesiminde görülen surların batıya doğru devamı bulunarak gün yüzüne çıkartılmıştır. Gerek küçük buluntular, gerekse mimari elamanların ışığı etrafında incelenmesi neticesinde bu alanın antik Bizanthe kentinin Geç Roma ve Bizans dönemlerinde yayılım alanı olduğu tespit edilmiştir.

BarbarosM.S. 395 yılında Bizans İmparatorluğu sınırları içinde kalan Barbaros, 1353 yılında Türklerin Trakya'ya geçmesiyle başlayan süreçte, 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra tamamen Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.


Coğrafi Yapı

BarbarosCoğrafi konum olarak Barbaros Kasabası; Marmara Denizi kıyısına cephesi olan bir sahil kasabasıdır. Tekirdağ ilinin güneyinde kalmaktadır. Mesafe olarak: Süleymanpaşa'ya 8, İstanbul´a 130 ve Edirne iline de 140 km. uzaklıktadır. Kasabaya karayolu ile ulaşım iki şekilde sağlanmaktadır. Süleymanpaşa istikametinden gelirken; çevre yolu kavşağından sola dönülerek, Barbaros - Kumbağ sahil yolunu takip etmek suretiyle kasabaya ulaşılır. Keşan istikametinden geliş ise şu şekildedir.: Çevre yolu kavşağından sağa dönülür ve aynı yol takip edilerek kasabaya ulaşılır. Havayolu ile ulaşım için Çorlu veya İstanbul havalimanları kullanılabilir.

BarbarosBarbaros Kasabası; Süleymanpaşa, Kumbağ ve Naip Köyü ile çevrilidir. 7 Haziran 1987 tarihinden bu yana belediye ile idare edilmekteyken yeni büyükşehir kanunuyla belediye teşkilatı kaldırılıp mahalleye dönüştürülmüştür.

BarbarosHafif dalgalı ve eğimli bir yapısı olan kasaba yerleşime uygundur. Süleymanpaşa-Barbaros ana yolu, yerleşme alanlarını ortadan ikiye ayırmıştır. Yerleşim birimleri toplu dokulu bir görünüm arz eder. Camii, okul gibi binalar, kasabanın merkezini teşkil eden meydan çevresinde toplanmışlardır. Kasabanın temel gelir kaynağı: tarım, hayvancılık, turizm ve ticarettir. Balıkçılık ta önemli bir yer tutmaktadır.

Barbaros Bir sahil kasabası olan Barbaros, turizm açısından da önem taşımaktadır. Barbaros´un turistik açıdan değer kazanmasında denizin, kasabanın doğal güzelliğinin, temiz havası ve nezih ortamının etkisi büyüktür. Temiz kumsalları ve plajları ile turistlerin dikkatini çeken kasabada nüfus yaz aylarında 20.000 civarını bulmaktadır. Yazın artan talepler, kiralık pansiyon ve özel kuruluşlara ait dinlenme tesisleri ile karşılanmaya çalışılır. Kasaba limanından: Marmara Adası, Avşa Adası, Erdek, Saraylar, Karabiga, ve Bandırma´ya feribot seferleri yapılmaktadır.

BarbarosDoğal güzellikler açısından zengin olan kasabanın başlıca tarihi zenginliklerini de, deniz kıyısındaki tarihi Kral Yolu ve bağlar arasındaki kale kalıntıları oluşturur. Kasabada bir Sağlık Ocağı, bir P.T.T. şubesi, bir Tarım Kredi Kooperatifi, bir İlkokul ve bir Ortaokul bulunmaktadır.

2016 yılı nüfusu 5.075 kişidir.

Asyaport Limanı

Asyaport LimanıAsyaport, Barbaros / Tekirdağ'da 30 ha deniz dolgu alanı üzerinde münhasıran Türkiye'nin en büyük konteynır limanı olarak inşa edilmektedir. Asyaport inşaatı 2010 yılında başlamış ve 2015 yılında tamamlanması ve hizmete girmesi planlanmıştır. Projelendirilmesi Marmara Bölgesi'nin depremselliği ön planda tutularak yapılan limanda, hizmet verecek ekipmanın projelendirilmesi dahil en ileri araştırmalar ve modelleme teknikleri kullanılmıştır.

Asyaport Limanı Asyaport projelerinde; İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nin çeşitli uzmanlık alanlarında yaptıkları çalışmalar kullanılmıştır. Buna ilave olarak Belçika'nın Liege ve Gennt Üniversiteleri de çeşitli katkılarda bulunmuşlardır. 20 metreye varan derinliklerde inşa edilen rıhtımlarda 2,18 metre çapındaki çelik boru kazıklar çakılmıştır. Plan, proje ve inşaat sürecinde olduğu kadar işletme aşamasında da çevresel, kültürel ve toplumsal değerlerin korunması için azami çaba gösterilmektedir.

Asyaport Limanı Asyaport Limanı Asyaport Limanı Asyaport Limanı
Asyaport Limanı Asyaport Limanı Asyaport Limanı Asyaport Limanı

BıyıkaliBıyıkali köyü tarihi ve kültürel açıdan zengin bir yerdir. Köyde gezip görülebilecek, doğal ve tarihi güzellikler bulunmaktadır. Köyün dışında tarihi mağaralar (İnkaya mağaraları) bulunmakta ve köyün çocukları sürekli buraları gezmektedir. Aynı zaman da köyde doğal güzelliklerde şu an koruma altındadır. Özellikle bahar aylarında, bu doğal güzellikler (Koca koru) ortaya çıkmakta ve köylülerde bu doğal güzellikten faydalanmaktadırlar.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 15 km uzaklıktadır.

BıyıkaliKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Buna istinaden köy çevresinde bulunan kapasite, rezerv ve hacim olarak Trakya' nın en büyük taş ocaklarından biri olan Güneş İnşaat Taş Ocağı ve Maden İşletmeleri köy halkından yaklaşık 200 civarı insana geçim kapısını açmaktadır. Ayrıca Güneş ailesi köye ciddi yatırımın dışında ciddi bağışlarda da bulunmaktadır .

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem kanalizasyonu hem de su şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır . Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 691 kişidir.

Köyün nüfusu her geçen yıl azalan bir grafik çizmektedir. Özellikle gençler köyden Tekirdağ'a taşınmış durumda ve bu durum halen devam etmektedir.
Köyün adı etrafındaki ovaların çanak şeklinde olmasından gelir. Köyde yaşayanların çoğu Selanik göçmenidir.

Köyde Bizans döneminden kalma mezarlıklar bulunur.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 15 km uzaklıktadır

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Son zamanlarda özel ağaçlandırma ile badem ve ceviz yetiştiriciliği başlamış, köyün belli bölgelerinde kiraz bahçeleri oluşturulmuştur.

Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 144 kişidir.
Köyün adı, Kurtuluş Savaşı sırasında düşman tarafından köy girişine asılan bir dededen gelmiştir.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 35 km uzaklıktadır. Doğusunda Karansıllı Köyü, Batısında İbribey (Beyköy) Köyü, Kuzeyinde Generli Köyü ve Güneyinde Evciler Köyü bulunur.

Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. En çok yetiştirilen ürünler buğday ve ayçiçeğidir. Kavun, karpuz üretimi de son yıllarda önemli bir artış görülmektedir.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur, fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 307 kişidir.
DemirliOsmanlı zamanında Beşiktepe eteklerinde demir ocaklarının bulunduğu ve köyün adının buradan geldiği söylenmektedir. Osmanlı'nın Rumeli'ye geçişinden sonra Suriye Türkmenlerinin bölgeye yerleştirildiği de bilinmektedir.


DemirliTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 22 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


DemirliKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Demirli2016 yılı nüfusu 131 kişidir.





EvcilerTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

İlköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Hem içme suyu şebekesi hem de kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 111 kişidir.
FerhadanlıFerhadanlı köyü ataları Osmanlı Devleti zamanında Bulgaristan'ın Selvi kasabasının Dobramirka köyünde yaşamaktadırlar. Balkan harbi zamanlarında Ferhadanlı köyü civarlarında Ferhat Paşa çifliğini satın alarak burada yerleşke oluşturmuşlardır. Köyün etnik kökenleri yerli ve göçmen mahalleleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 23 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır.

FerhadanlıKöyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 2.069 kişidir.
GazioğluKöyün adı burada bulunan Gazi Baba türbesinden gelmektedir




GazioğluTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 18 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


GazioğluKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Gazioğlu2016 yılı nüfusu 313 kişidir.





2000'li yılların başlarına kadar ilkbaharda geleneksel "teferric-teferrüç"şenlikleri yapılırdı. Bu şenliğe civar köylerden ve Tekirdağ'a merkeze yerleşmiş köylüler katılırdı.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 38 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır ancak kullanılmamaktadır. Taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.

2016 yılı nüfusu 118 kişidir.
Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 11 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Tekirdağ Ceza İnfaz Kurumları KampüsüKöy yakınlarında Muratlı - Tekirdağ yolu üzerinde Ceza İnfaz Kurumları kampüsü kurulmuştur. Toplam kapasiteleri olarak Türkiye'deki en büyük cezaevleridir. Buradaki cezaevleri:


  • 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  • 2 nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
  • Açık Ceza İnfaz Kurumu
2016 yılı nüfusu 3.211 kişidir. Bu nüfusa Ceza Evleri kampüsü lojmanlarında yaşayanlar da dahildir.
GüveçliTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 14 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


GüveçliKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 73 kişidir.
HacıköyKöye ilk yerleşenlerin 93 (hicri 1293) Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Bulgaristan'dan Gabrovo ili Selvi (Sevlievo) ilçesine bağlı Akıncılar Köyü'nden göç edenlerin olduğu söylenmektedir.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 22 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 208 kişidir.
Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 12 kilometre uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 308 kişidir.
IşıklarTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 24 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Öğrenciler eğitim için taşıma ile Naip köyüne gitmektedir. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ancak sağlık memuru yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 725 kişidir.
İnecikYapılan incelemelerden İnecik'te eski bir Trak kenti kurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak İnecik'te kurulan kentin Antik Çağ'daki adını bilmemekteyiz. Roma ve Bizans Dönemlerinde nüfusu 3000 dir.



İnecikRoma ve Bizans Dönemlerinde büyük önem kazanan kentte bu dönemlere ait bol miktarda buluntu ele geçirilmiştir.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 24 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa ve ticaret dayalıdır.

2016 yılı nüfusu 310 kişidir.


İnecik İnecik Mirliva Hüseyin Paşa Camii
Mirliva Hüseyin Paşa Camii Mirliva Hüseyin Paşa Türbesi Sultan Hasan Dede

Köyün adı hakkındaki bir rivayet şöyledir. Çok eski zamanlarda köye basma satan birisinin geldiğini ve bu işleri yapanlara, gezici satış yaptığı için Bezirgancı denirmiş. Köyde zamanla konaklamış. Biraz da esmer birisi olduğu için bezirgancı geldi bezirgancı dendiği icin köyün ismi Karabezirgan kaldığı söylenmektedir.

Diğer bir rivayet ise şöyledir. Köyün dut arpalığı mevkiinde İranlı esmer bezirgana ait Poyraz çiftliğini, şu anda Tekirdağ belediyesinin kuzey tarafında büyük çınarın altında halen tarihi çeşmesi bulunan Kadı Mehmet Efendi gemilerden bıkıp sakin bir hayat yaşamak için satın alıyor. Ama yöre halkı Karabezirganın çiftliği diyerek ismi öyle kalıyor. Çiftlik altı kez yangın geçirince uğursuzluğa yorumlanarak Mehmet Efendinin oğlu Hasan Efendi tarafından şimdiki yerine kuruluyor. Hasan Efendinin oğulları Ethem ve Hüsnü ağa dır. Yani şimdiki Akbulutlar sülalesi.

Köye yerleşim; 1934 yılında Romanya'nın Silistre vilayeti Hacıvaklar köyünden, Köstence limanından kalkan büyük bir gemi ile göç edilerek önce Tekirdağ'a, sonrasında ise Karabezirgan köyüne yerleşim sağlanarak göçmen mahallesi oluşmuştur. Böylelikle köy yerli mahallesi ve göçmen mahallesi olarak iki mahallelidir. Köyün 1934 yılından sonra ilk dini hizmetlerini göçmen olarak köye gelenlerden merhum Mustafa Anık ve onun sonrasında da oğlu Ahmet Anık 30 yıl görev yapmak suretiyle köy halkına hizmette bulunmuşlardır.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 26 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde tarımsal anlamda ayçiçeği, buğday, kanola ve kısmen pancar yetiştirilmektedir. Hayvancılık olarak ise büyük ve küçükbaş hayvancılığından süt ve et elde edilerek kazanç sağlanmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyde eğitim ve öğretim resmi olarak 1955 ve 1956 yıllarında başlamıştır. Önceki yıllarda ise yakın köyler olan Ortaca köyü ve Banarlı nahiyesine gidilerek eğitim sağlanırdı. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 136 kişidir.
KaracakılavuzKaracakılavuz, Süleymanpaşa, Hayrabolu ve Muratlı ilçeleri idari sınırlarının kesiştiği bir noktada, İl merkezine 32 km., Hayrabolu'ya 32 km ve Muratlı'ya 24 km. uzaklıkta yer almaktadır. Kasabaya Süleymanpaşa'dan Köprübaşı mevkiinden her yarım saatte bir kalkan minibüsler ile ulaşabilirsiniz.

Şahsi araçlar ile ulaşım için Tekirdağ-Hayrabolu yolu takip edilerek Banarlı'dan geçerek veya Tekirdağ-Muratlı yolu takip edilip Yeşilsırt-Aydınköy istikametiyle ulaşabilirsiniz.

Tarihi

KaracakılavuzKaracakılavuz, 1884-85 yıllarında Bulgaristan'ın Sevlievo (Selvi) kasabasına bağlı Krushevo (Kruşva) ve Sennik (Çadırlı) köylerinden göç etmiş muhacirler tarafından kurulmuştur. Halkın 15. yy da Konya-Karaman yöresinden Balkanların Türkleştirilmesi politikası sonucu zorunlu iskanla Bulgaristan'a göç ettirildiği ahali arasında söylenegelmektedir.

Daha eski tarihlerde Karacakılavuz'un Fatih ve Sultan Bayezid zamanının vezirlerinden Koca Mustafa Paşa'ya ait tımarlardan olduğu çeşitli kaynaklarda varittir. Ayrıca günümüzde kasaba içinde yer alan mezarlıkta bulunan mezar taşlarında en eski tarih miladi 1730 yıllarıdır. Bu mezar taşlarına göre bu mıntıkanın "İbrahimzade" adıyla anılan bir aileye ait olduğu anlaşılmaktadır. Karacakılavuz, kurulduğu yıllarda Hayrabolu kazası, Büyükkarakarlı nahiyesine bağlı iken bilahare Banarlı bucağına bağlanmıştır.

KaracakılavuzKaracakılavuz ismiyle ile ilgili anlatılan efsaneye göre, bir grup avcı peşine düştükleri bir karacanın ardından bugün kasabanın kurulu olduğu yere gelmişler ve buranın güzelliğine hayran kalarak, buradan "karacanın kılavuzluk ettiği, getirdiği yer" manasında "Karacakılavuz" olarak bahsetmeye başlamışlar. İsim eski yazışmalarda karacakulavuz, karacakuloğuz gibi hallerde kullanılmış ancak 1930'lardan sonra bugünkü halini almıştır.

1924 yılına kadar Kruşva köyünden gelenler bir muhtara, Çadırlı köyünden gelenler ayrı muhtara olmak üzere iki muhtarlıkla yönetilen köy, bu tarihten itibaren tek muhtar tarafından yönetilmeye başlanmıştır. Muhtarlık yapan isimler şunlardır:

İkili Muhtarlık Dönemi:

Mimar Sinan ve Merkez Mahallesi (Kruşva Mahalleleri):
  1. Gege Ahmet (1884)
  2. Danduk Hüseyin (1900)
  3. Salihağaların Ziya (1904)
  4. Bilal Çavuş (1912)
  5. Köse Ahmet (1920)
Zafer Mahallesi (Çadırlı Mahallesi):
  1. Şakir Pehlivan (1884)
  2. Osman Pehlivan (1900)
  3. Hüseyin Pehlivan (1908)
  4. Osman Ağa (BÜKE) (1920)

Tek Muhtarlık Dönemi:
  1. Ömer Ağa (1924)
  2. Yaşar Ağa (1926)
  3. Ferhat Çavuş (PEKEL) (1930)
  4. (Aliş) Bilal SOLAK (1934)
  5. Şakir (Bey) ÖZER (1946)
  6. Raşit GILBAZ (1947)
  7. (Kadı) Hüseyin HELVACI (1950)
  8. (Körboğlu) Mehmet KÖRPE (1954)
  9. Şerif Mehmet BOZKURT (1956)
  10. Mehmet ESİRGEN (Öğretmen-1960 darbesi atamayla)
  11. Ahmet KARACA (atamayla)
  12. Yaşar GÜLLÜ (1962)
  13. (Avcı) Ahmet HELVACI (1969)
6 Haziran 1971 tarihinde belediye teşkilatının kurulmasıyla belde haline gelmiştir.

Belediye başkanlığı görevinde bulunanların isimleri ve mensup oldukları partiler şöyledir:
  1. Osman ÖZER 1971-1973 Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP)
  2. Yaşar GÜLLÜ 1973-1977 Adalet Partisi (AP)
  3. Osman ÖZER 1977-1980 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
  4. Ayhan ÇEVİK (Ara dönem)
  5. Hüsmen ZIHLI (Ara dönem)
  6. Şerif OKUR (Ara dönem)
  7. Ahmet KAMBUR 1984-1989 Anavatan Partisi (ANAP)
  8. Mustafa ÖZER 1989-1994 Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP)
  9. Ahmet KAMBUR 1994-1999 Anavatan Partisi-Refah Partisi(ANAP-RP)
  10. Mehmet SOLAK 1999 (Belediye Meclisi Kararıyla)
  11. Mustafa ÖZER 1999-2004 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
  12. Ömer GÜMÜŞ 2004-2009 Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ)
  13. Ömer GÜMÜŞ 2009-2014 Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ)
Yeni büyükşehir kanunuyla belediye teşkilatı kaldırılmış olup mahalleye dönüştürülmüştür.

Tarım ve Hayvancılık

KaracakılavuzKaracakılavuz merkeze 32 km uzaklıktadır. Nüfus 2016 yılı itibariyle toplam 2.954 olarak belirlenmiştir. Kasabanın ekonomisi Bitkisel ve Hayvansal Üretime dayanmaktadır

Kasabada mevcut olarak 2 ilköğretim okulu, sağlık ocağı, içme suyu ve kanalizasyon şebekesi, 4 lokanta, halı saha ve Tarım Merkezi bulunmaktadır.

İklimi, Marmara iklimi etkisi altındadır. Yazları sıcak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Ortalama yıllık yağış miktarı 500-1.000 mm arasında değişir.

Kasabada şu anda aktif durumda olan 2190 Sayılı Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur. Üye sayısı 350 'dir.

KaracakılavuzKasabada, ürün deseni bakımından Tekirdağ ilinin genel durumunu yansıtmaktadır. Ağırlıklı olarak buğday ve ayçiçeği tarımı yapılmaktadır. Ayrıca hayvancılığın yoğun olması sebebiyle yem bitkileri üretimi de önemli bir yer tutmaktadır. Buna ilave olarak son yıllarda kanola yetiştiriciliği de beldedeki ürün desenine eklenmiştir.

El Dokumaları

KaracakılavuzKaracakılavuz el dokumalarında hem kirkitli dokuma çeşitlerinden biri olan "CİCİM" tekniğini, hem de mekikli dokuma çeşitlerinden biri olan "DİMİ" tekniğini bir arada görmekteyiz. Dimi dokuma tekniği, yapılan dokumaların zemin dokusunda, cicim dokuma tekniği ise zemin doku üzerinde, motif ve desenlerin oluşturulmasında kullanılmaktadır. Ayrıca bez ayağı (düz bez dokuma) tekniği ile yörede "CECALA" denilen çizgili dokumalar ve "ÇERGİ" denilen yün yer yaygıları da yapılmaktadır.

Yapılan dokumaların zemininde kullanılan, yörede şayak örgü olarak isimlendirilen dimi dokumalar 4 çerçeve ve dört ayaklı ahşap dokuma tezgahlarında dokunmaktadır. Dimi dokumalar yüzeyinde bulunan atkı ve çözgü ipliklerinin yoğunluğuna göre atkı dimisi, çözgü dimisi ve çift yüzlü veya iki taraflı dimi olmak üzere 3 şekilde gruplandırılır. Karacakılavuz dokumalarında uygulanan çeşidi dokumanın her iki yüzeyinde de aynı görüntüye sahip ikiyüzlü dimidir.

4 GÜCÜLÜ DİMİ DOKUMA SIRA TAHAR

KaracakılavuzAtkı ve çözgü ipliklerinin birbirini gizlemeden eşit aralıklarla kesiştikleri bez dokuma veya atkı yüzlü ( kilim) dokumada atkı iplikleri arasına renkli desen iplikleri sıkıştırılarak dokuma yüzeyinde kabartma desenler oluşturma tekniğidir. Yörede yapılan dokumalarda ise bu işlem çözgü iplikleri üzerine dimi dokuma yapılırken, uygulanacak motifin durumuna göre renkli desen iplikleri, dokumanın arkasından önüne geçirilir ve belirli atlamalar yapılarak tekrar arkada serbest bırakılır. Dokumanın tüm eni boyunca değişik renk ve biçimdeki motifler içinde atlamalar yapılıp, iplikler arkaya verildikten sonra çözgü iplikleri arasından atkı iplikleri geçirilerek sıkıştırılır. Motifler tamamlanıncaya kadar her sırada aynı işlem yapılarak dokuma bitirilir. Dokuma yüzeyinde kabarık bir görüntü oluşur.

Yörede yapılan dokumalar yer minderi veya yastık olarak üretilmekte. Yer minderi olarak dokunanların ölçüsü eni standart olarak 65 cm. boyu ise 100 / 110 / ve 130 cm. olarak değişiklik göstermektedir. Yastık olarak dokunanlarının eni 60 boyu ise 110 cm. dir.

Karacakılavuz dokumaların atkı, çözgü ve desenlendirmesinde geçmişte kendi ürettikleri yün ipliği kullanılmakta iken şu anda dışarıdan temin edilen fabrikasyon yün, pamuk ve sentetik iplikler kullanılmaktadır.

KaracakılavuzAraştırmalar kapsamına giren ve zemininde dimi dokuma tekniği desenlendirmesinde cicim tekniği kullanılarak dokunan Karacakılavuz dokumalarının kompozisyon şemasına baktığımızda 3 farklı kompozisyon şeması ile karşılaşırız. Bu şemalardan ikisinde daha çok dokumanın bir tarafında desen yoğunluğunun daha fazla diğer tarafta ya hiç desenlendirme yapılmadığı veya içindeki desen gurubunda bulunan bir desenin yerleştirildiği görülmektedir. Diğer şemada ise bir motifin belli aralıklarla tekrarından oluşmaktadır. Tekrar eden motiflerin araları sütunlarla bölünmüştür. Bu şemada ana plan aynı kalırken sadece tekrar eden motifler değişmektedir.

KaracakılavuzYöredeki dokumaların canlandırılması amacıyla Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan'ın girişimleriyle hazırlanan ''Tekirdağ'ı Seviyorum Projesi'' kapsamında, dokumalarda çeşit geliştirme çalışmalarının sürdürüldüğü, kaybolmaya yüz tutmuş el dokumacılığını yeniden geliştirerek, bu işle uğraşanların aile bütçesine katkı sağlayabilmeleri için çalışmalara devam edilmektedir. Bu proje kapsamında Karacakılavuz El Dokumaları''nın geliştirilerek, bu işle uğraşanların aile bütçesine katkı sağlayabilmeleri gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.


KaracamuratKöyde yerleşik halk olmakla birlikte Osmanlı - Rus ve Balkan Savaşları sırasında Romanya ve Bulgaristan'dan Türk göçü almıştır. Yunan işgali süresince halk zulüm görmüş, köyde ancak yaşlılar, kadınlar ve çocuklar barınabilmiştir. O dönemlerde erkeklerin gece dere yatağını kullanarak Yunanlardan gizlice köye geldiği söylenir.

Köyün kuruluş zamanı hakkında bilgi yoktur. Bulgaristan'ın Sevlievo iline bağlı Kruşva (Krushevo) ve Çadırlı (Sennik) köylerinden göç etmişlerdir. Bulgaristan'ın orta kesimlerinde yer alan bir şehirdir. 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 yıllarındaki Osmanlı-Rus savaşında Anadolu'ya ve Trakya'ya göçen Gabrovo iline bağlı Sevlievo'da yaşayan vatandaşlarımız; Türkiye'de Banarlı, Karacamurat, Bukrova (şu anda adı Sağlamtaş Kasabası), Bunak (şu anda adı Çınarlıdere köyü), Karacakılavuz, Kaşıkçı, Ferhadanlı, Kazandere, Büyükyoncalı ve Bıyıkali köylerini kurmuşlardır.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Bir adet bakkal vardır. Bir adet cami vardır. Köyün çıkışına doğru bir mezarlık vardır. Ayrıca hala eskiden ilkokul olarak kullanılan bina yıkılmamış olup harap durumda bulunmaktadır

2016 yılı nüfusu 132 kişidir.
KaraçalıKöyün adı bölgede yetişen ve çok azgın bir bitki türü olan "karaçalı" dan gelmektedir. Köyün eski adı Feyzihürriyet'tir. Köy, Rumların ormanları yok etmesini önlemek için etraf köylerden getirilen köylüler tarafından kurulmuştur.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım, hayvancılık ve arıcılığa dayalıdır. Daha çok dağ keçisi vardır.

KaraçalıKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 75 kişidir.
KaraevliKaraevli; Oğuz Türklerinin Bozoklara'a bağlı bir boyunun ismidir. Bu boyların Moğol istilası ile başlayan, Anadolu'da beylikler döneminde devam eden ve Osmanlı İmparatorluğu'nun göç ve yerleştirme politikalarıyla Trakya'ya yerleştirilmeleriyle son bulan uzun bir göç serüveni vardır. Son olarak mübadele ile Türkiye'ye Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya gibi ülkelerden geri gelen Türkler'in İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Bursa ve Adana gibi birçok şehirde oluşturdukları köy, kasaba benzeri yerleşim yerlerine bu geçmişlerinden gelen boy isimlerinin verildiğini görebiliriz..

KaraevliTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 18 km uzaklıktadır. Tavşan tepe, tahtaköprü, Simen dere köyün en büyük deresidir. Taşköprü eski İstanbul yoludur ve Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.

Köyün ekonomisi tarıma bağlıdır ve modern tarım yapılmaktadır. Sertifikalı tohum üretim ve eleme tesisleri Karaevli ve birçok çevre köye verimli şekilde hizmet vermektedir. Bağcılık ve meyvecilik son yıllarda geçim kaynağı olarak yerini almıştır.

KaraevliKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Diğer yan köylere oranla Karaevli'de modernleşme konusunda birçok gelişme olmuştur. 2004 yılından bu yana köye kazandırılan hizmetler; içme suları sondaj yapılmıştır. 2004 yılından bu yana muhtarlık tarafından 22 adet çöp konteyner alınarak çöpler Yenice belediyesi tarafından ücret karşılığı alınmıştır. 2016 yılında Karaevli mahallesi olduktan sonra Tekirdağ Belediyesi tarafından alınmaktadır. 7200 m dere yatakları 2005 yılında açılmıştır. Dere yataklarına 2 adet köprü yapılmıştır. 2 adet yükleme ve boşaltma rampası yapılmıştır. Köy muhtarlığı tarafından süt toplama binası yapıldı ve hizmete açıldı. Yine aynı yıllarda Yarma değirmeni fabrikası kuruldu. Köy muhtarlığı tarafından 10.000 m 2 parke taş döşendi.

2016 yılı nüfusu 332 kişidir.
KarahalilSaruhan Beyliğnden gelen Kara Halil adında efe ve kızanları tarafından 1390 yılında kurulduğu rivayet edilir..

Tekirdağ il merkezine 30 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

KarahalilKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır su köy sınırları içerisindeki bir kaynaktan çıkarılıp depolanarak oradan evlere ulaştırılır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan her iki yol da asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 68 kişidir.
KarahisarlıKöyün eski yerleşim olduğu bilinmektedir. Trakların eski yerleşim yeri olmuştur.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 14 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 172 kişidir.
Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 35 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 62 kişidir.
KaşıkçıKaşıkçı'yı kuranlar, Balkanlara Osmanlının Yükselme dönemlerinde Karaman bölgesinden göç etmiş Türk boylarındandır. Tarihimizde 93 (1293) Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etmişlerdir.

Tırnova Çarlığı düştükten ve Osmanlılarca alındıktan sonra 1395'te Dobromirka Köyü Nikapul sancağına ve İskender beyliğine bağlanmış ve Balkanlara Türk akıncıları girmiştir. Tuna ovası ve Balkanlara 1395'ten sonra gelen Müslüman Türkler (Konya) Karaman yöresinden akıncı olarak giden Karamanoğulları sülalesindendir. Geri göçe kadar beş asır burada yaşamışlardır.

KaşıkçıDobromirka Köyü Deliorman bölgesinde bulunan Selvi (Sevlievo) ilçesine bağlı ve Gabrovo iline kayıtlıdır. Önceleri Tırnova (Veliko Tarnovo) iline bağlı olduğu kayıtlarda yer alır.

Dobromirka Köyü ikinci Bulgar Çarlığı döneminde kurulmuş ve Çar'ın adı olan Dobromir adını taşımaktadır. Bu adla köy Osmanlının hakimiyetine girerken beş yüz yıl Osmanlı kayıtlarında ve şimdiki kayıtlarda hiç adını değiştirmeyen köy unvanına sahiptir. Yani 1878'den önce ve Bulgar devleti kurulduktan sonra da bugüne kadar aynı adı taşımaktadır.

1395 yılından önce Dobromirka Köyü'nde 50 hane Bulgar yaşardı. Türklerin gelip köye yerleşmesinden sonra köyde Bulgar nüfus kalmamış ve bunlar başka yerlere göç etmiştir. Osmanlının Balkanları kaybetmesi neticesinde 1878'de köyden Türkiye'ye toplu göçler başlamış ve 1892'ye kadar göç devam etmiştir.

Kaşıkçı1877-1878 yıllarında Türkiye'ye göç eden Dobromirka Köylüleri Tekirdağ'ın merkeze bağlı Kaşıkçı köyü başta olmak üzere, Ferhadanlı, Kazandere, Çerkezköy'e bağlı Veliköy ve Kızılpınar beldelerini, Çorlu'ya bağlı Velimeşe beldesini ve Balıkesir ili Kurtdere'ye gelerek yerleşmişlerdir.

Selvi (Sevlievo) ilçesine bağlı Bukurovo Köyü (oradaki komşu bir köy) halkı da 1877'de Anadolu'ya göç etmiş; bunların bir kısmı Balıkesir-Kurtdere Köyü'ne; bir kısmı Tekirdağ-Malkara'ya bağlı Sağlamtaş Kasabası ile Tekirdağ'a bağlı diğer bazı köy ve kasabalara yerleşmiştir.

Bugün Bulgaristan'ın Kırcaali, Razgrad, Silistre, Şumnu, Burgaz, Filibe (Plovdiv), Dobrik illerinde şu anda halkın %80'i Türklerden oluşmasına rağmen; Deliorman bölgesinde yer alan Tırnova, Selvi ve Pazarcık yöresinde yok denecek kadar az Türk yaşamaktadır.

KaşıkçıSelvi ilçesinin bugünkü nüfusu 28.000'dir. Dobromirka Köyü'nün işlenebilir toprağı 24.500 dekar, toplam kayıtlı toprakları 35.000 dekardır. Köy büyük balkanın (ormanın) orta kısmına yerleşmiştir. Türkler buraya ilk defa yerleşirken susuzluk çektiklerinden köyün içine çok miktarda su kuyuları kazmışlardır. Köydeki çeşme ve dere adlarının çoğu hâlâ Türkçe'dir. (Balıklıpınar, Uzunpınar, Karaçalıpınarı, Altındere, Kurtdere…gibi) Bugün hâlâ Türkçe kullanılan dağ, tepe, yöre adlarından bazıları şöyledir: Yalakçeşme, Kaynak, Meşelik gibi.

2016 yılı nüfusu 548 kişidir.
KayıKayı köyü II. Murat vakfı ile kurulmuştur. Tahmini 1430 ile 1440 yılları arasında Kastamonu Tosya civarından Oğuzların Kayı boyundan olan Hacıbalioğlu sülalesi tarafından kurulmuştur. Köy mezarlığında bu sülaleye ait 1530 yıllarından itibaren yazılı mezar taşları mevcuttur. (1920 yılında köy mezarlığının hemen üstünde bulunan askeri karargah denizden Yunan gemilerince bombalanırken defalarca isabet almış ve mezar taşlarının bir çoğu tahrip olmuştur.)

Köyün ilk yerleşim yeri dokuz yalak mevkii civarıdır. O civardaki arazilerin eski tapu kayıtlarında II. Murat vakfı olduğu bilgisi mevcuttur. Ancak şu an köyde eski yerlilerden kimsenin erkek tarafından soyu devam etmemektedir. En son Çanakkale Savaşında nesillerini devam ettirecek delikanlılar (Hacıbalioğlu Mehmetoğlu Osman şehadet 18 Nisan 1915 15 yaşında şehit olmuşlardır. Bugün için eski ailelerden; köye 1800'lü yıllarda yerleşen ailelerin Çanakkale Savaşına katılmayan erkeklerinin soyu devam etmektedir.

KayıO ailelerden biri 3 oğlundan 2 sini Çanakkale Savaşına göndermiş, bir oğlu şehit olup (Mıstık oğlu Süleyman 16 yaşında), diğer oğlu (Mıstık oğlu Hüseyin) da Çanakkale Savaşına katıldıktan sonra evine dahi uğramadan Yemen cephesine gidip İngilizlere esir düşmesiyle 7 yıl esaret hayatı yaşadıktan sonra köyüne dönerek neslini devam ettirmiştir. Kurucu Hacıbalioğlu sülalesinden köyde kalan Kocaağa Mehmet erkek evladını Çanakkale Savaşında şehit verdikten sonra, Kırkepenekli'ye gelin ettiği kızını, (eşi Çanakkale'de şehit oluyor) kızı ve oğlu ile yanına alıyor ve Hacıbalioğlu hanesi Gülçiftçi ve Özballar olarak devam ediyor.

Köye Balkanlardan ilk göçler 1925'te şu anki Makedonya'nın Üsküp şehrinin Hamzalı köyünden Arnavut kökenli 5 aile gelmiştir. Bu aileler burada Haşim Ağa'ya ait olan mekanı satın alarak yerleşmişlerdir. (Kayılı Haşim Ağa 1926 yılında köyden akrabası olan biriyle traktör alıyor fakat traktör paylaşılamıyor ve kavga gürültü derken Haşim Ağa'nın bir kızı öldürülüyor. Haşim Ağa daha sonra mülkünü satarak daha önce diğer kızını verdiği Yarabsanlı Haşim Ağanın yanına gidiyor.)

Daha sonra 1929 dan itibaren bugünkü Bulgaristan'daki Türk şehri Kırcaali ve köylerinden (Salifler, Hacımehmet, Adalı, Otmanköy, Köseler, ...) dağlı denilen köylüler gelerek köyün üst tarafındaki hazine arazilerine yerleştirilmişlerdir. Daha sonra devlet tarafından 10'ar dönüm arazi verilmiştir. 1951 yılında da İskan hakkı olarak araziler 40'ar dönüme tamamlanmıştır.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 5 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamakta, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 283 kişidir.
Kazandere75-80 yaşlarındaki ihtiyarların anlattığına göre yukarıdaki dere içindeki çeşmenin orada bir büyük kazan varmış. O zamanlar kazana küçük bir çocuk düşerek boğuluyorken kazan kapatılmış ve çeşme haline getirilmiş. Köyün adı da "Kazanlı Köyü" yerine "Kazandere" olarak değiştirilmiş. Köyü, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarında, şimdiki Bulgaristan'dan göç edenler kurmuştur.

KazandereTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 35 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


KazandereKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 193 kişidir.
KılavuzluKılavuzlu Köyü'nü kuran ve kurulmasına ön ayak olan Bulgaristan'ın Eski Zağra iline bağlı Yenişar Köyü'nden Emir Ali oğlu Abdal Ahmet Baba'dır. Köyü kuranların tamamı Amuca Kabilesi 'ne mensup kişilerdir. Kılavuzlu köyüne gelen kafile Abdal Ahmet Baba ile gelenler ilk önce Yaşar Aykut'un yaptırdığı Ferhat Ağa mevkiindeki Çeşme yanına Gelgel oğlu Camcı Simon çiftliğine 1877 yılında gelmişler. Köyün bu günkü arazisi içinde Camcı Simon, Ferhat Ağa ve Doğanca çiftliklerinin hisseleri bulunmaktadır.

Bugün Kılavuzlu Köyü'nün yerleşim alanı içindeki düzlüğü, komşu Kayı Köyü'nden Ali Rıza oğlu Senayi Bey bağışlamış. Bunu da tapu kayıtlarına da geçirmiştir. 1530 Osmanlı arşivi Vize Livası haritasında Tekirdağ'ın Kılavuzlu Köyü arazisi içinde bu gün var olmayan Kaba Kulağuz köyü halen Kılavuzlu Köyü sınırları içinde Yukarı Çınar mevkiinde halk arasında eski yurtluklardan diye bilinen mevkide imiş.

Kılavuzlu Köyü törelerini Bektaşi yolu erkanına göre devam ettirmektedir. İstanbul hariç Trakya'da tek açık olan Bektaşi dergahı köyü kuran Abdal Ahmet Baba'nın adı ile anılmaktadır. Amuca Kabilesinin Bektaşileri ile diğer Babagân kolu Bektaşileri manen buraya bağlıdırlar. Abdal Ahmet Baba ve yakınları Bulgaristan'ın Kazanlık (Kızanlık) kasabasına bağlı Yenişar Köyü'nden gelmişler. Eski Osmanlı kayıtlarında ve hala halk arasında bu köy Yenişar olarak bilinmektedir. Balkan köylerine dönenler de bu kişiler arasından olmuş. Daha sonra Bulgaristan'daki Dikence, Bokluca, Köseler ve Belören'den gelenler de olmuş. Balkan Köyleri olarak adlandırılan köyler Kofçaz yöresinde Kırklareli'nden ötede olan köylerdir.

Köye Ahlatlı köyünden en son gelenler Belören kökenlidirler. Kılavuzlu köyü hudutları içinde 20'den fazla yerleşim yeri yurtluklar olduğu sanılmaktadır. Köyün arazisinin eski kömürcü yolu üzerinde olması yıllarca buradan geçenlerin dikkatini çekmiş. Köy kurulmadan evvel kiremit ocakları ve bezir yağı işletmesinin bulunması bu iddiayı doğrulamaktadır.

Tekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 11 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.

Özellikle tarım, köyün ekonomisinin temelidir. Sulamanın pek uygulanamadığı tarlalarda Marmara ve karasal iklimde yetiştirilebilen sebze ve meyveler yetiştirilmektedir. Marmara ikliminin de başlıca ürünlerinden olan ayçiçeği çok yaygındır. Bunun yanında, soğan, patates, buğday, arpacık, karpuz, kabak, patlıcan, üzüm, biber gibi diğer ürünler de yetiştirilmektedir.

Hayvancılık ise özellikle son yıllarda eski önemini kaybetmiştir. Daha çok kümes hayvancılığı yaygındır. Bunun yanı sıra küçük baş ve büyük baş hayvancılık da görülür fakat çok yaygın olduğu söylenemez.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Önceleri okul kullanılıyordu. Fakat gelişen haberleşme ve ulaşım şartları ile Tekirdağ merkezinin köye yakınlığı, okulun önemini yitirmesine sebep oldu. Artık öğrenciler Tekirdağ'daki ilk ve orta dereceli okullarda eğitimlerini sürdürüyor. Köyün uzun yıllardır içme suyu şebekesi vardır. Bununla birlikte köy halkı kendi açtığı kuyulardan ve köy çeşmelerinden de yararlanabilmektedir. Köyde su sorunu yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Tekirdağ'a yakınlığından dolayı bu tür ihtiyaçlar merkezden karşılanabilmektedir. Köy asfalt bir yola sahip olup, köyde elektrik ve sabit telefon da yıllardan beri varlığını sürdürmektedir. Ayrıca GSM operatörleri de haberleşme ihtiyacının sağlanmasında görev almaktadır.

2016 yılı nüfusu 171 kişidir.
KınıklarTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 37 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


KınıklarKöyde, ilköğretim okulu yoktur ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 98 kişidir.
KöseilyasKöyün adının Köseilyas olmasının sebebi zamanında köyde köse yani kısa boylu olan İlyas adında bir ağanın olmasıymış. Bu ağa çok ünlüymüş. Zamanında köyün adı değişikmiş. Bir gün Köseilyas ölünce bu köylüler çok sevdikleri ağasının adını köye vermişler. Böylece köyün ismi Köseilyas köyü olmuştur.

KöseilyasTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya 8 km uzaklıktadır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


KöseilyasKöyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamakta, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

2016 yılı nüfusu 306 kişidir.
KumbağSüleymanpaşa'ya 15 km. uzaklıkta olan Kumbağ önemli bir turizm merkezidir. Kuzey rüzgarlarına kapalı olan Kumbağ'ın geniş kumsalları doğal plaj özelliğindedir. Kumbağ'da orman içi dinlenme tesisleri başta olmak üzere yörede çeşitli turistik tesisleri ve halk plajları bulunmaktadır.

Tekirdağ'ın Kumbağ kasabası yaz aylarında turizm merkezidir.

KumbağTekirdağ merkez ilçesi Süleymanpaşa'ya bağlı olan Kumbağ, Marmara Bölgesinin en gözde, en harika tatil beldelerinden biri olup yerli ve yabancı turistlere tatil imkanı sağlamaktadır. Yaz aylarında İstanbul ve diğer çevre illerden gelen turistlerle kendi nüfusundan 25-30 kat daha fazla bir nüfusa sahip oluyor.

Kumbağİstanbul, Çanakkale, Kırklareli ve Edirne gibi şehirlere yakınlığı ile bilinen Kumbağ Tatil Beldesi yaz aylarında bir çok insanın gözde tatil köylerinden biri olmaktadır. Kumbağ'da Turizm oldukça gelişmiştir. Kasaba halkı geçimini turizm, tarım, balıkçılık ve küçük baş hayvancılıkla sağlamaktadır.

KumbağKumbağ'da su kayağı, rüzgar sörfü, scuba diving gibi su sporlarının yanında tracking, biking, yamaç paraşütü gibi doğa sporları yapmanız da mümkündür.

KumbağKumbağ yaz aylarında Marmara bölgesinin Tekirdağ ilinin turizm cennetidir. Kumbağ'da konaklama sorunu pek yaşanmamaktadır. Kasabada yeterince otel ve pansiyon mevcuttur. Ayrıca balık tutabilir, piknik yapabilir ,deniz kenarında çayınızı yudumlayarak tatilin keyfini doya doya çıkarabilirsiniz.

KumbağKumbağ'a her geçen yıl çok daha fazla ziyaretçi gelmektedir. Bu sebepten dolayı konaklama tesisleri de gelişen turizm ile birlikte daha konforlu ve daha kaliteli hizmet verir hale geldi. Bir çok otel, apart ve pansiyon hizmete girmiştir. Özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Kumbağ yerli ve yabancı turist akınına uğramaktadır. Bu talebi karşılamak içinde yatırımlar yapılmaktadır. Birçok işletme prestij ve rakipleri açısından daha iyi konaklama hizmeti vermek icin yarış haline girmişlerdir. Bu da müşteriye konfor, kalite ve daha iyi hizmet olarak geri dönmektedir. Özellikle huzurlu tatil isteyenler için Tekirdağ'ın Kumbağ Tatil Beldesi en doğru seçimdir.

Tarihi

KumbağGanos dağlarının Marmara kıyılarında kurulmuş, tarihi oldukça eskiye dayanan küçük bir balıkçı köyüdür Kumbağ.



KumbağKumbağ, 1913 yılında Balkan Savaşı öncesinde Kumbos isimli 600 haneli bir Rum Balıkçı köyüyken 1923 yılına kadar devam eden sürede Yunanistan, Bulgaristan 1935 yılında da Romanya'dan göçmenlerle iskan edilmiş.

Tekirdağ'ın Kumbağ Kasabası 1993 yılında Belediye olma hakkını elde etmiştir.

Yeni büyükşehir kanunuyla belediye teşkilatı kaldırılmış olan Kumbağ, mahalleye dönüştürülmüştür.

2016 yılı nüfusu 2.216 kişidir.

Coğrafya

KumbağTekirdağ merkezi Süleymanpaşa'ya 15 km uzaklıktadır. Kumbağ, deniz seviyesinden 13 metre yüksektedir. Coğrafi konumu 40.868156 enlem ve 27.457108 boylamdır. Yükseltileri fazladır.


KumbağÖzellikle Kumbağ'ın İstanbul'a yakınlığından dolayı İstanbul'dan gelen ziyaretçi sayısı fazladır. Bunun dışında başka ülkelerden gelenler de vardır. Almanya, Yunanistan ve Belçika'dan gelenler fazladır. Yaz aylarında beldeyi sörfçüler sever. Yaz aylarında rüzgar, sörfçülerin seveceği tarzdandır. Ayrıca Tekirdağ Köftesi ve Tekirdağ Rakısı meşhurdur. İstanbul ile Kumbağ arasında 160 Km mesafe vardır ve yolculuk 1 saat 45 dakika sürer (100 km/h ortalama hız ile). Ayrıca kasabada yamaç paraşütü de yapılmaktadır.

Ulaşım

İstanbul istikametinden gelecekler için:

KumbağEski yoldan (D-100) gelirseniz; Avcılar, Büyükçekmece, Kumburgaz, Selimpaşa, Silivri ve Kınalı'dan Tekirdağ istikametine devam edip Tekirdağ şehir çıkışında Kumbağ istikametine dönülür. TEM`den (E-80) gelirseniz; Mahmutbey'den (72km'lik otoban) giriş yapıp Kınalı-Tekirdağ çıkışından D-100 yolu takip edilir. Kınalı'dan itibaren 61km sahil yolunda Marmaraereğlisi'nden geçerek Tekirdağ'a ulaşırsınız. Tekirdağ çıkışında bulunan kavşaktan Kumbağ yönüne saptıktan sonra 16km sonra Kumbağ'a ulaşmış olursunuz.

İzmir - Çanakkale istikametinden gelecekler için :

KumbağTekirdağ Çanakkale arası 150 km olup, Çanakkale istikametinden E-84 karayolu izlenerek Tekirdağ girişinden Kumbağ yönü takip edilir.

Süleymanpaşa'dan Kumbağ'a 5-10 dakikada bir minibüs kalkmaktadır. Süleymanpaşa sahilinden de minibüs ve İstanbul otobüsleriyle de Kumbağ'a gidebilirsiniz.

Kumbağ Kumbağ Kumbağ
Kumbağ Kumbağ Kumbağ

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Tekirdağ Ahmedikli Ahmetçe Akçahalil Araphacı Aşağıkılıçlı Avşar Banarlı Barbaros Bıyıkali Çanakçı Dedecik Demirli Evciler Ferhadanlı Gazioğlu Generli Gündüzlü Güveçli Hacıköy Hüsünlü Işıklar İnecik Karabezirgan Karacakılavuz Karacamurat Karaçalı Karaevli Karahalil Karahisarlı Karansıllı Kaşıkçı Kayı Kazandere Kılavuzlu Kınıklar Köseilyas Kumbağ Osmanlı Yağcı Nusratlı Ortaca Seymenli Selçuk Taşumurca Otmanlı Mahramlı Oğuzlu Yuva Tatarlı Ormanlı Yenice Semetli Oruçbeyli Yeniköy Mermer Naip Yazır Yayabaşı Yukarıkılıçlı Nusratfakı


Süleymanpaşa Mahalleleri (Köyler dahil)
Ahmedikli Evciler Karahisarlı Otmanlı
Ahmetçe Ferhadanlı Karansıllı Selçuk
Akçahalil Gazioğlu Kaşıkçı Semetli
Altınova Generli Kayı Seymenli
Araphacı Gündoğdu-Turgut Kazandere Taşumurca
Aşağıkılıçlı Gündüzlü Kılavuzlu Tatarlı
Avşar Güveçli Kınıklar Yağcı
Aydoğdu Hacıköy Köseilyas Yavuz
Bahçelievler Hüsünlü Kumbağ Yayabaşı
Banarlı Hürriyet Mahramlı Yazır
Barbaros Işıklar Naipköy Yenice
Bıyıkali İnecik Namık Kemal Yeniköy
Çanakçı Karabezirgan Nusratfakı Yukarıkılıçlı
Çınarlı Karacakılavuz Nusratlı Yuva
Dedecik Karacamurat Oğuzlu Zafer
Değirmenaltı Karaçalı Ormanlı 100. Yıl
Demirli Karadeniz Ortaca  
Ertuğrul Karaevli Oruçbeyli
Eskicami-Ortacami Karahalil Osmanlı
Süleymanpaşa Mahalleleri (Köyler dahil)
Ahmedikli Karahalil
Ahmetçe Karahisarlı
Akçahalil Karansıllı
Altınova Kaşıkçı
Araphacı Kayı
Aşağıkılıçlı Kazandere
Avşar Kılavuzlu
Aydoğdu Kınıklar
Bahçelievler Köseilyas
Banarlı Kumbağ
Barbaros Mahramlı
Bıyıkali Naipköy
Çanakçı Namık Kemal
Çınarlı Nusratfakı
Dedecik Nusratlı
Değirmenaltı Oğuzlu
Demirli Ormanlı
Ertuğrul Ortaca
Eskicami-Ortacami Oruçbeyli
Evciler Osmanlı
Ferhadanlı Otmanlı
Gazioğlu Selçuk
Generli Semetli
Gündoğdu-Turgut Seymenli
Gündüzlü Taşumurca
Güveçli Tatarlı
Hacıköy Yağcı
Hüsünlü Yavuz
Hürriyet Yayabaşı
Işıklar Yazır
İnecik Yenice
Karabezirgan Yeniköy
Karacakılavuz Yukarıkılıçlı
Karacamurat Yuva
Karaçalı Zafer
Karadeniz 100. Yıl
Karaevli  

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
Çorlu Yenice Seymen Önerler Şahbaz Türkgücü Maksutlu Deregündüzlü Sarılar
Mahalleler (Köyler dahil)
Alipaşa Muhittin
Cemaliye Nusratiye
Cumhuriyet Önerler
Çobançeşme Reşadiye
Deregündüzlü Rumeli
Esentepe Sarılar
Hatip Seymen
Havuzlar Silahtarağa
Hıdırağa Şahbaz
Hürriyet Şeyhsinan
Kazımiye Türkgücü
Kemalettin Yenice
Maksutlu Zafer


6360 sayılı kanunla Tekirdağ, Büyükşehir statüsüne getirilmiştir. Bu sebeple Tüm il Büyükşehir sınırları içerisinde kaldığı için köyler mahallelere dönüştürülmüştür.

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Çorlu Havaalanıİlçenin yüzölçümü 950 Km2. olup Kuzeyden Kırklareli, Saray ve Çerkezköy ilçeleri, doğudan İstanbul (Silivri İlçesi), batıdan Tekirdağ İli ve Muratlı İlçesi, güneyden Marmara Ereğlisi İlçesi ve Marmara Denizi ile çevrilidir.

Konumu itibariyle D-100 (eski E-5) Edirne-İstanbul Karayolu üzerine kurulmuş olan ilçe karayolu ile bağlı bulunduğu Tekirdağ İline (39) Km., İstanbul'a (100) Km. mesafededir.

Çorlu HavaalanıAyrıca içerisinden TEM Otoyolu ile Demiryolunun geçmesi ve Atatürk Havalimanının Rusya Federasyonu ile Türki Cumhuriyetlerden gerçekleşen uçuşlar nedeniyle yaşadığı yoğunluğu hafifletmek üzere 16.03.1995 tarihinde inşasına başlanılan (Sivil) Çorlu Uluslararası Havaalanı 08.08.1998 tarihinde ulaşıma açılarak hizmete girmesiyle ilçeye büyük hareketlilik kazandırmıştır. Havaalanı İlçe merkezine 10 km. uzaklıktadır. (360.000) m2. alan üzerinde (10.434) m2 kapalı alanı, (11) adet uçak park sahası, (600.000) yolcu/yıl, (10.000) uçak/yıl kapasitesi bulunmaktadır. Havaalanının Pazar, Pazartesi ve Salı günleri yoğun geliş trafiği, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri ise gidiş trafiği mevcuttur.

Gelen uçaklar 3-4 gün konaklayarak dönüş yapmaktadır. Kapalı tur ile gelen yolcular, İstanbul, Aksaray ve Laleli bölgelerinde konuşlanarak ticari alış verişlerini yapmaktadırlar.

Çorlu HavaalanıAğırlıklı olarak Rusya, Kazakistan, Ukrayna, Moldovya, Özbekistan, Letonya, Estonya, Tacikistan, Dağıstan ve diğer Kafkas Bölgeleri ile Mısır pazarlarına hitap edilmektedir. Bavul ticareti olarak tabir edilen ve birkaç günlüğüne ülkemize alışverişe gelen yolcular İstanbul/Laleli piyasası ile çalışmakta ve genellikle deri ve tekstil ürünleri alışverişi yapmaktadırlar.

Havaalanından günde 2 sefer karşılıklı olmak üzere THY yan kuruluşu olan AnadoluJet firması tarafından Çorlu-Ankara seferleri düzenlenmektedir.

Çorlu Havaalanı Çorlu Havaalanı


TEMArazinin düz olması, kara ve demiryolu ulaşımına büyük kolaylık sağlamaktadır. İlkçağlardan beri yoğun bir biçimde kullanılan İstanbul-Edirne Yolu bugünkü adıyla D-100 Karayolu hala işlek bir şekilde kullanılmaktadır. 1993 yılında tamamlanan ve 1994 yılında Çerkezköy yolu üzerinde bağlantısı sağlanan TEM Otoyolunun hizmete girmesiyle İstanbul-Çorlu arasındaki mesafe oldukça kısalmıştır.


Çorlu Tren istasyonuBütün Trakya' yı kat ederek İstanbul'u Avrupa' ya bağlayan İstanbul-Edirne Demiryolunun Çorlu sınırları içerisindeki uzunluğu 20 km. dir. Demiryolu ile ilçe İstanbul'a (153) km., Edirne'ye (145) km., Kapıkule'ye Bulgar Sınırına (165) km., Uzunköprü'ye Yunanistan Sınırına (119) km. mesafededir.


Çorlu Tren istasyonuDemiryolu elektrifikasyon ve sinyalizasyon sistemleri yapılmış ve 1995 yılında hizmete açılmıştır. Yıllık Yük Taşıma Miktarı (95.000) Ton, Yıllık Yolcu Taşıma miktarı ise (75.000) adet giden yolcu, (70.000) adet gelen yolcu olmak üzere toplam (145.000) Yolcudur. Yolcu Trenleri Romanya (Bükreş), Kapıkule, Yunanistan (Pityon) dan İstanbul yönüne, İstanbul'dan Yunanistan (Pityon), Kapıkule, Romanya (Bükreş) yönüne olmak üzere günde (6) sefer yapmaktadır.

Ancak İstanbul'daki Marmaray ve banliyö hatları düzenlemeleri sebebiyle iptal edilen İstanbul - Avrupa ve Trakya Bölgesel Tren seferleri yakın zamanda tekrar seferlerine başlamıştır. Şu an için İstanbul yönünde Halkalı son duraktır.

Çorlu OtogarıAyrıca dış mahalleler ilçeye asfalt yollarla bağlıdır. Mahallelerin yol, su, elektrik, telefon, kanalizasyon sorunlarının çoğu halledilmiş olup telefonsuz mahalle bulunmamaktadır Genellikle planlı ve düzenli bir yerleşime sahip olan mahalleler mezra ve oba bağlılık durumu yoktur. İlçe halkı kanun ve nizamlara, komşuluk haklarına saygılıdır. Bu nedenle Devlet yönetimi ile halk arasındaki ilişkiler gayet iyidir.

Çorlu Haritası

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

ÇorluÇorlu'daki yayın faaliyetleri canlı ve değişkendir. Çorlu Posta Gazetesi, Trakya Ekspres Gazetesi, Çorlu'nun Sesi Gazetesi, Atayol Gazetesi, Yeni Atayol Gazetesi, Olay Gazetesi, Çorlu Değişim Gazetesi, ayrıca Tekirdağ'da basılıp Çorlu'ya gelen Doğuş Gazetesi, Çorlu yayıncılığına hizmet vermiş olan gazetelerdir.

Günümüzde günlük olarak periyodik olarak olmasa da basılan Devrim Gazetesi, Çorlu Gazetesi'nin yanı sıra Tekirdağ'da sistemli basılıp Çorlu'ya gelen Tekirdağ Şafak Gazetesi ve Büyükçekmece'de basılan Hürbakış Gazetesi günlük olarak dağıtılmaktadır.

Ayrıca haftalık; Trakya 2000 ve 'Ufuk' Gazeteleri ve aylık olarak çıkan 'Trakya Ekonomi' dergisi mevcuttur.

Bunun dışında Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası'nın aylık olarak çıkardığı, Çorlu Ticaret ve Sanayi Gazetesi; Çorlu Belediyesinin aylık olarak yayınladığı Belediye Dergisi mevcuttur.

Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası'nın Basın-Yayın ve Halkla ilişkiler Departmanının aylık gazete dışında hazırladıkları raporlar ve Çorlu Rehberi, Çorlu'nun bilgi kaynağını oluşturmaktadır.

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Uğur Mumcu parkıİlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçenin girişinde İstanbul yolu üzerendeki yeni binasında hizmet vermektedir. İlçe geçmişte ve günümüzde terör ve anarşi olayları yönünden sakin ve olaysız bir dönem geçirmiştir. Emniyet Bölgesinde meydana gelen suçlar genel olarak kamu huzurunu zedeleyecek durumda olmayıp genelde bir anlık öfkeye dayalı Darp, Sarhoşluk, Hırsızlık, İcra-i Rezalet, Fuhuş, Evlenmek Maksadıyla Kız Kaçırma, Trafik Kazası olayları türünden suçlardır. Jandarma bölgesinde ise Gasp, Soygun, Adam Öldürme, Küçük ve Büyükbaş Hayvan Hırsızlığı ile Trafik Kazası türü suçlar en fazla meydana gelmektedir. İlçe asayiş ve güvenlik bakımından memleketin diğer yöreleriyle karşılaştırıldığında genel olarak iyi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.

Sanayi şehri ve iş imkanlarının fazla olmasından dolayı ilçeye yoğun göç akını bulunmakta ve bunun neticesi olarak da asayiş olumsuz yönde etkilenmektedir.

Uğur Mumcu parkı İlçe Kazimiye Mahallesi Eski bağlar Mevkiinde (Emlak Konutları Yanında) bulunan (54.000) m2.lik arazi üzerine Yeni İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binası ile Lojmanı tamamlanarak hizmet vermektedir.