Rus Akını ve İşgali

1920 yılında sahilde kilise Balkanlardaki milliyetçilik hareketlerinin etkisiyle Mora isyanının meydana geldiği sıralarda Tekirdağ İlinden çok sayıda asker toplanarak kara ve deniz yollarıyla Yunanistan'a gönderilmiştir. Mora isyanından sonra Rus savaşı sonunda ise 1829'da Ruslar Edirne'yi alarak Tekirdağ'a kadar akıncılar gönderdiler.

Edirne anlaşmasıyla çekildiler. 1876 Osmanlı-Rus savaşında ise ordularımız yenilince, 20 Ocak 1878'de Edirne'yi, 31 Ocak 1878'de Tekirdağ'ı işgal ettiler. 3 Mart 1878'de Ayastefanos antlaşmasıyla çekildiler.

Balkan Savaşı ve Bulgar İstilası

Tekirdağ Balkan savaşında ordularımız 15-21 Ekim 1912 tarihli Lüleburgaz savaşında yenilince Bulgarlar Çatalca'ya kadar ilerlediler. Şarköy ilçesinin bazı bölgelerinden başka bütün Tekirdağ ili toprakları işgal edildi. Bulgar ordusu Türk kuvvetleri tarafından Çatalca'da durduruldu.

Ordumuz Şarköy ve Mürefte dolayında harekata giriştiyse de Bolayır'ın yardımına koşmak zorunda kaldığından 1913'te Şarköy ilçesi de düştü. İttihatçıların 23 Ocak'ta yaptıkları hükümet darbesinden sonra topladıkları gönüllü ve akıncı birlikleriyle Kuşçu Başı Eşref Bey'in komutasında 13 Temmuz 1913 sabahı Marmara Ereğlisi ve Tekirdağ'a başarılı çıkarma yapıldı. Tekirdağ karadan ve denizden çevrildi.

Bulgarlar ve Ermenilerle şiddetli sokak çarpışmaları yapıldı. Birliklerimiz başarılı oldular. Eşref Bey Muratlı'yı aldıktan sonra Çorlu'da bulunan Enver Paşa kuvvetleriyle birleşti. Böylece Tekirdağ Bulgar işgalinden kurtulmuş oldu.

I.Dünya Savaşında Tekirdağ

Tekirdağ Tekirdağ I.Dünya Savaşında özellikle Çanakkale cephesinde önemli rol oynamıştır. Savaşın başında Sofya Ateşemiliteri olan Kaymakam Mustafa Kemal Bey Tekirdağ'da 19.Tümeni kurmakla görevlendirildi. 2 Şubat 1915'te Tekirdağ'a gelen Mustafa Kemal'in çok sıkı çalışmalarıyla 25 günde hazırlanan 19.Tümen 25 Şubat 1915'te Maydos'a geçti. Tekirdağ Çanakkale savaşlarında büyük kahramanlıklar yaratan 19.Tümenin kurulduğu şehir olarak tarihte şerefli bir yer almıştır.

Çanakkale Savaşları ve Tekirdağ

Şehitler AbidesiTekirdağ, Çanakkale Savaşları sırasında, limanı, hastanesi ve iskelesi oluşu sebebiyle önemli bir merkez oldu. Savaş sırasında binlerce yaralı ufak tonajlı vapurlarla taşınıp, demir iskeleden kolordu ve memleket hastanelerine (devlet hastanesi) getirilip tedavi edildi. Rüstem Paşa Camii önündeki Cemâat-ı İslamiye binası yaralıların taşındığı diğer bir bina idi. Kolordu merkezi hastane haline getirilmiş geniş bahçesine çadırlar kurulmuştur. Ameliyatlarda malzeme noksanlığı yaşanıyordu.

Tekirdağ'lı kadınlar gönüllü hemşire olarak tedavi hizmetlerinde çalışıtılar. Evlerinden getirdikleri yatak, yorgan ve çarşafı sargı bezi olarak kullanıyorlardı. Şehitler, memleket hastanesi bahçesi (halen yurt binasıdır), Namazgâh Mezarlığı Kumluk semtinden başlayarak, İmam Hatip Lisesine kadar ve Muratlı Caddesi yolu üzerine kadar büyük bir alana gömülüyordu. Namazgâh Mezarlığında 10 bine yakın Çanakkale şehidi yatmaktadır.

Mondros Mütarekesinden Sonra Tekirdağ

Tekirdağ 1919 yılında Yunan birliklerinin Trakya'yı işgal etmeleri ile cesaretlenen Trakya Rumları, Trakya'nın Yunanistan'a katılmasını sağlamak amacıyla Trakya komitesini kurdular. Teşkil ettikleri çetelerle köyleri basarak, yolları keserek, halka büyük ölçüde zarar verdiler.

16 Mart 1920 günü İstanbul'un işgal edildiği sırada, bir İngiliz savaş gemisi Tekirdağ'a gelerek bir direniş olduğunda şehri topa tutmakla tehdit etti. Buna rağmen Trakya'daki Türk kolordusu silah depolarına el koyarak, Trakya'nın savunulması için düzen aldı. Ne var ki bu güzel davranışa karşı Tekirdağ mutasarrıfı ve tümen komutanının padişah tarafını tutmaları, halkı ikili anlayışa sürükledi.

Bu olaylar üzerine Trakya ve Paşaeli Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Lüleburgaz'da bir kongre topladı. Tekirdağ delegelerinin de katıldığı bu toplantıda Trakya'nın elbirliğiyle savunulması kararlaştırıldı. İstanbul ile ilişki kesilerek, Anadolu'ya bağlanıldı. Fransız ve İngiliz delegeleri arasında San Remo'da yapılan anlaşmaya göre, Trakya'nın Yunanlılar'a verileceği haberi, bütün Trakya Türkler'i üzerinde büyük bir tepki yarattı. Bu defa aynı dernek yine Tekirdağ delegelerinin katılması ile 9-14 Mayıs 1920 günleri arasında Edirne'de bir kongre daha topladı. Trakya'nın elbirliğiyle düşmana karşı savunulması kararlaştırıldı.

Mütarekeden Sonra Azınlıkların Durumu

Ermeniler: Şehirde bulunan Ermeniler, İttihat ve Terakki hükümetinden çekinerek, Suriye ve Güney Anadolu'ya gitmişlerdi. Bıraktıkları mal ve mülkler komisyonlarca açık arttırma ile satıldı. Mütarekeden sonra Ermeniler şehre dönerek mal ve mülklerini geri istediler. Bu durum, Türkler'le Ermeniler arasında anlaşmazlık çıkmasına sebep oldu. Konuya İtilaf Devletleri el koydu. Bundan yüz bulan Ermeniler, Türkler'e zulüm etmeye başladılar. Bazı Ermeniler'in malları iade edildi. Kazım Karabekir'in Tekirdağ'a gelişi ile Ermeniler sindiler.

Rumlar:
Trakya'nın Yunanistan'a katılması inancında bulunduklarından büyük sevinç içindeydiler. İstanbul-Edirne demiryolu muhafızlığı onlara verilmişti. Gizli çalışmalarla işgale hazırlanıyor, Yunan Kızılhaçı ile işbirliği yapıyorlardı. Yerli Rumlar'a Yunanlılar, elbise, bayrak ve cephane gönderiyorlardı.

Yunan İşgali

1920 yılında Yunanlar Tekirdağ'da Yunanlılar Trakya'nın batı ve güneyine saldırmak üzere hazırlığa giriştiler. Batı Trakya'dan Meriç boylarına yığınak yaptılar. İngiliz ve Yunan savaş gemilerinin desteğinde, Tekirdağ kıyılarına Mazarakis komutasında çıkartma yapmaya karar verdiler. Trakya cephesi komutanlığına da Zimvrakakis getirildi. Türk Birliklerinin Genel Komutanı Cafer Tayyar Bey'di. Trakya Kolordusunun er sayısı 17 bin civarında idi. Malkara'da 60.Tümen'in Topçu Alayı, Şarköy ve Yeniköy'de 185.Piyade Alayının bazı birlikleri, Çatalca, Çerkezköy, Muratlı, Hayrabolu, Çorlu ve Tekirdağ'da 55.Tümen bulunuyordu. Bu tümenin 168.Piyade Alayı Çatalca ve Çorlu'da, 170.Piyade Alayı Hayrabolu ve Malkara'da, 171.Piyade Alayı ile 55.Tümene bağlı Dağ Topçu Taburu Tekirdağ sırtlarında yer almışlardı. Yunan saldırısına karşı biri Edirne-Keşan-Malkara-Tekirdağ, öteki Tekirdağ-Çorlu-Çerkezköy olmak üzere batıya ve güneye karşı iki savunma hattı kurulmuştu.

1920 yılında Yunanlar Tekirdağ'daTürk cephesinin Istrancalar ve Bulgaristan tarafları güvenli idi. Boğazların İtilaf devletleri tarafından işgali ve Marmara'da düşman gemilerinin bulunması, Trakya'nın Anadolu ile ilişkisini kesmiş ve savunmasını zorlaştırmıştı. 20 Temmuz 1920 günü Yunanlılar, Sultanköy, M.Ereğlisi, Değirmenaltı ve Tekirdağ dolaylarına çıkarma yaparak Çorlu ve Tekirdağ üzerine yürüdüler. İşgal olayını, İngiliz zırhlısıyla Yunan Kralı'nın bindiği Averof ve Kılkış zırhlıları ile iki Yunan torpido muhribi koruyordu. Çıkartmaya 171.Alay karşı koyduysa da şehirdeki Rum ve Ermeniler'in içerden savaşa katılmaları sonunda birliklerimiz gerilediler. Askerler dağıldı. Büyükkarıştıran'a doğru çekildiler. Tekirdağ işgal edilerek Yunan Kralı Aleksandr karaya çıktı. Yunanlılar Tekirdağ'ı kendilerine katılmış farzettiklerinden önceleri halka iyi davrandılar. Anadolu'da Yunan kuvveti kırılmaya başlayınca, onbinlerce Rum, Tekirdağ'a kaçtı. 1922'de Tekirdağ, işgalinin en acı günlerini yaşadı. Bu durum Mudanya Mütarekesine kadar sürdü.

Tekirdağlı Rumlar
Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar
Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar Tekirdağlı Rumlar Rum Okulu  
Yunan İşgali
1920'de Yunanlar Yunanlar Tekirdağ'da Yunanlar Tekirdağ'da Yunanlar Tekirdağ'da Yunanlar Tekirdağ'da
Yunanlar Tekirdağ'da 1921 yılında Tekirdağ'da Yunanlar 1921 yılında Tekirdağ'da Yunanlar 1921 yılında Tekirdağ'da Yunanlar 1922 yılında Tekirdağ'da Yunanlar
Tekirdağ'ın Kurtuluşu
5 Eylül 1922'de Tekirdağ'dan çekilen Yunan kolordusu ve Rum siviller Eylül 1922'nin ilk günlerinde Tekirdağ iskelesinde gemilere binen Yunan Üçüncü Kolordu birlikleri Eylül 1922'de Tekirdağ'dan çekilen Yunan Üçüncü Kolordusu ve Rum siviller Tekirdağ'dan çekilen Yunan Kolordu birlikleri Eylül 1922'nin ilk günleri Tekirdağ'dan ayrılacak olan Yunan ordusu ve Rum mülteciler
1922 Ekim'inde Rum halk Tekirdağ'dan ayrılırken Rumlar Tekirdağ'dan ayrılırken Rumlar Tekirdağ'dan ayrılırken Rumlar Tekirdağ'dan ayrılırken Rumlar Tekirdağ'dan ayrılırken

Tekirdağ'ın Kurtuluşu

1920 yılında Tekirdağ Kurtuluşu gerçekleşen kasabalarda emniyet görevini jandarma birlikleri, mülki görevleri kaymakam, nahiye müdürü, vali veya vekili, nüfus memuru, iskan memuru, mal memuru veya defterdar ile varsa memuru vs. yükleniyordu. İdare T.B.M.Meclisi hükümetine bağlıydı. İstanbul hükümeti fiili olarak ortadan kalkmıştı. 13 Kasım 1922 günü sabah namazı vakti Tekirdağ'ına devir teslim töreni için bir araba hazırlanmış ve Tümen komutanı Salih (Omurtak), jandarma müfettişi Cemil Cahit Bey (Orgeneral Cemil Cahit Toydemir), Trakya Paşaeli Cemiyeti temsilcisi Şakir (Yorulmaz) Bey, o zaman üsteğmendi, Tekirdağ Paşaeli Cemiyeti temsilcisi Av.Hüseyin Rahmi Bey (Rahmi Ertin) Tekirdağ'a doğru yola çıkmışlardı.

TekirdağÜç gün önce ise; Yunanlılar ve Ermeniler, yerli Rumlar 10 Kasım'dan itibaren Tekirdağ'ı terk etmeye başlamışlardı. Bunlardan bir kısmı trenle Muratlı üzerinden, bir kısmı arabayla Malkara, Keşan istikametinden, bir kısmı ise demir iskeleye yanaşan gemilere eşyalarını alıp gidiyorlardı. Karayolu ile gidenler, Türk'lerden bazı arabalar ve hayvanat gasp etmişlerdi. Türk gençlerinden kurulu düzensiz çetelerde bunları geri almaya çalışıyorlardı. Yunanlıların işledikleri suç sayısını azaltmak için İngiliz ve İtalyanlar beraberce devriye geziyorlardı. 12 Kasım gecesi yerli milislerden Paşa Halid'ın Osman, Ermeni ve Rumların çoğunlukta bulunduğu Peştamalcı Caddesi köşe kahvesine bir Türk bayrağı asmış ve halkın galeyanına sebep olmuştu.

Tekirdağİngilizlerin ısrarına rağmen Paşa Halid'ın Osman bayrağımızı indirmiyordu. İngilizler Osman'ı müftüye şikayet ettiler. Müftü Peştamalcıya geldi; "-Oğlum Osman, heyecanını anlıyorum. Bak kurtuluşumuza bir akşam kaldı rica ediyorum. Sabırlı ol evladım." diyerek rica, minnet bayrağı indirdi. İngilizler uzaklaşınca, daha evvel hiçbir Türk'ün giremediği bu mahalleye ilk olarak bayrağımız girmiş oldu. Kasabada mülki idareyi tesis edecek zevat daha önce başka vasıtalarla gelmişlerdi. Tekirdağ içinden ve köylerinden gelen vatandaşlarımız sabahın erken saatlerinde Muratlı Caddesi üzerindeki Namazgah'a doğru çıkıyorlardı. (Namazğah halen İmam Hatip Lisesi ve Polis lojmanlarının bulunduğu sahadır) Muratlı caddesinde bugün şehitlik merdivenleri olan yerde zafer takları kurulmuştu.

Tak çiçeklerle süslenmişti. Kat kat davullar, klarnetler çalıyor, halk kurtarıcılarını bekliyordu. Kasabanın her tarafı Türk bayraklarıyla donatılmıştı. Hava soğuk ve rüzgarlı idi. Topluluk mevcudu 5000 kişiyi geçmişti. Bando ve Mızıka takımı zafer marşları çalıyordu.

TekirdağTakı zaferin arkasında bir fayton içinde siyahlar giyinmiş ve yüzü örtülü bir küçük Türk kızı vardı. Derken silah sesleri duyulmaya başladı. Temsili Türk birlikleri geliyor ve Yunan askerlerini teslim alıyorlardı. Bu sembolik savaş sahnesinden sonra kurtarıcı asker, İstanbul'dan gelen heyetle beraber Zafer Takı önüne geldiler. Kalabalık arasından bir ses yükseldi. "-Geliyorlar!.." Salih Omurtak ve arkadaşları otomobillerinden indiler, kurdela ve kurbanlar kesildi. Salih Omurtak; "-Tekirdağ'lılar geçmiş olsun" diyerek, sulh kızının siyah örtüsünü kaldırdı. Bando mızıka takımı; "Ankaranın taşına bak, Ankara için, gözlerimin yaşına bak, hep ağlıyor İzmir için, Yunan Türk'e köle oldu şu feleğin işine bak, Kemal Paşa Yemin etti, Atina'yı almak için" şarkısını binlerce Tekirdağ'lının eşliğinde söylerken, Salih Omurtak, Cemil Cahit bey ve arkadaşları önde, askerler ve mülki erkan arkada onları takip eden Tekirdağ okulları ve halkı konvoyu korteje eşlik ediyorlardı.

Topluluk hükümet önüne geldi. Jandarma Yüzbaşı Arif Bey, Türk bayrağını çekerken 2 yıl 3 ay 24 gün süren Yunan esareti sona ermişti. Askeri birliklerin bir kısmı da aynı saatlerde demir iskeleye yanaşan bir gemiyle geldiler. Burada merasimle karşılanan birliklerin kumandanı Jandarma yüzbaşı Nihat Bey, Tekirdağ Belediye binasına Türk bayrağını çekti. Kurtuluş gecesi fener alayları düzenlendi. Çorlu 1 Kasım, Malkara ve Hayrabolu 14 Kasım, Muratlı 2 Kasım, Çerkezköy, Saray ve Marmara Ereğlisi 30 Ekim, Şarköy 17 Kasım tarihlerinde Yunan işgalinden kurtuldular.

Demiryolu

Tekirdağ İstasyonu Avrupa'ya giden demiryolu il sınırları içinden geçmektedir. Hattın tamamı elektriklidir. İstanbul'da Sirkeci-Halkalı kesimindeki banliyö hatlarının sökülüp Marmaray ile entegrasyonu çalışmaları başlayana kadar her gün İstanbul-Edirne, İstanbul-Uzunköprü ve İstanbul-Çerkezköy arasında düzenli tren seferleri yapılmaktaydı. Şu an için tüm yolcu seferleri iptal edilmiştir. Ayrıca İstanbul'dan yurt dışına giden yolcu treni seferleri de İstanbul-Kapıkule arasında iptal edilmiştir. Avrupa yolcuları İstanbul'dan TCDD tarafından temin edilen otobüslerle Kapıkule'ye götürülmekte ve oradan Avrupa trenine binmektedirler.

Tekirdağ İstasyonuMuratlı - Tekirdağ arasında yapılan demiryolunda bir süre yolcu taşımacılığı yapılmış olup şu anda sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır. Hattın elektrifikasyon çalışmaları ve 2. hat yapımı bitmiş olup Tekirdağ Akport limanına yük treni seferleri yapılmaktadır.

Tekirdağ İstasyon Tel: 0(282) 264 34 38
Muratlı İstasyon Tel :
0(282) 361 30 36

Tekirdağ İstasyonu Tekirdağ İstasyonu Tekirdağ İstasyonu

Denizyolu

LimanDenizyolları ile Karabiga ile Marmara ve Avşa Adalarına seferler yapılmakta olup, ayrıca Akport Limanından İtalya'nın Trieste Limanı'na haftada iki gün Ro Ro seferleri düzenlenmektedir. İl merkezine 39 km. uzaklıkta Marmara Ereğlisi İlçesinde bulunan Martaş Limanında ise çağdaş limancılığın gereği olan tüm hizmetler verilmektedir.

Tekirdağ Akport Liman İşletmesi

Akport Liman İşletmesi Akkök Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Akport Tekirdağ Liman İşletmesi A.Ş, 1997 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan devralınmıştır. Başlangıçta küçük bir iskele görünümünde olan tesis, devralınmasını takiben yapılan önemli miktardaki yatırımlarla, bölgenin ana limanı olarak hizmet veren, yüksek kapasiteli, çağdaş bir liman haline dönüştürülmüştür.

Akport Liman İşletmesiAkport, geniş makine ve ekipman parkının yanı sıra toplam 130 bin m² alanı, 2 km rıhtım uzunluğu, yıllık 3 milyon ton dökme yük ve 300 bin TEU/yıl konteyner kapasitesi, modern ekipmanları ve deneyimli kadrosuyla bölge sanayisine geniş olanaklar sunan örnek bir liman kompleksidir.

Akport Tekirdağ Limanı'nda verilen hizmetler:
  • Dökme Yük/Genel Yük Yükleme/Boşaltma Hizmeti
  • Konteyner Yükleme/Boşaltma Hizmeti
  • Tekirdağ-Güney Marmara Arasında Dahili Ro-Ro Hizmeti
  • Uluslararası Ro-Ro Hizmeti
  • Kılavuzluk Hizmeti
  • Depolama ve Antrepo Hizmeti
  • Bunker Hizmeti (ÖTV'siz yakıt satışı)
Akport Liman İşletmesiAkport, Tekirdağ-Muratlı arasındaki demiryolu hattının Ağustos 2010'da faaliyete geçmesini ve buna bağlı olarak Vagon Ro-Ro gemisinin yanaşacağı yeni demiryolu ve rampa yatırımının tamamlanmasını takiben, Tekirdağ-Derince ve Tekirdağ-Bandırma arasında çalışacak olan 'demiryolu tren ferisi'ne de hizmet verir hale gelmiştir. Limanın yılda en az 55 bin vagon hareketine ev sahipliği yapması hedeflenmektedir.

Trakya Bölgesi'nin demiryolu ve karayolu bağlantılarını bir arada bulunduran tek limanı Akport, üstün nitelikleriyle 2009 yılında dünyada denizcilikle ilgili yayınlar arasında en eski ve prestijli yayın olarak kabul edilen Lloyd's List tarafından düzenlenen Lloyd's List Türkiye Denizcilik Ödülleri'nde "Yılın Limanı" ödülünü kazanmıştır.

Marmaraereğlisi Martaş Liman Tesisleri

Martaş Liman Tesisleri Martaş Liman; Trakya'nın uluslararası ilk özel sektör limanı, 1993 yılında Marmara Ereğlisi Tekirdağ'da kurulmuştur. Yıllık 5.000.000 tonluk yükleme boşaltma kapasitesine sahip olan tesiste; dökme yük ve karışık yük elleçlemesini yapabilecek en modern ekipmanlarla, çağdaş limancılığın gereği tüm hizmetler ve genel antrepo işletmeciliği yerine getirilmektedir.

Martaş Liman TesisleriOtoyol ve sanayi bölgelerine çok yakın konumdaki limanda, 120.000 dwt'ye kadar olan gemilerin yanaşabileceği azami 25 metre derinlikte ve 25 metre genişlikte 5 rıhtım bulunmaktadır. RO-RO taşımacılığı için iki rıhtımı bulunan liman, NATO ve askeri gemiler tarafından da kullanılmaktadır. Gelecek yıllarda konteyner elleçleme hizmeti verilebilmesi için gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Tekiradğ Barbaros Asyaport Konteyner Limanı

Asyaport Konteyner Limanı Asyaport, Barbaros / Tekirdağ'da 30 ha deniz dolgu alanı üzerinde münhasıran Türkiye'nin en büyük konteynır limanı olarak inşa edilmektedir. Asyaport inşaatı 2010 yılında başlamış ve 2015 yılında tamamlanması ve hizmete girmesi planlanmıştır. Projelendirilmesi Marmara Bölgesi'nin depremselliği ön planda tutularak yapılan limanda, hizmet verecek ekipmanın projelendirilmesi dahil en ileri araştırmalar ve modelleme teknikleri kullanılmıştır. Asyaport projelerinde; İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nin çeşitli uzmanlık alanlarında yaptıkları çalışmalar kullanılmıştır. Buna ilave olarak Belçika'nın Liege ve Gennt Üniversiteleri de çeşitli katkılarda bulunmuşlardır. 20 metreye varan derinliklerde inşa edilen rıhtımlarda 2,18 metre çapındaki çelik boru kazıklar çakılmıştır. Plan, proje ve inşaat sürecinde olduğu kadar işletme aşamasında da çevresel, kültürel ve toplumsal değerlerin korunması için azami çaba gösterilmektedir.

Asyaport Konteyner Limanı Asyaport Konteyner Limanı Asyaport Konteyner Limanı Asyaport Konteyner Limanı

Havayolu

Çorlu Havaalanı DHMİ Tekirdağ-Çorlu Havaalanı sivil tesisleri DHMİ Atatürk Hava Limanı`nın Dağılmış Rusya Federasyonu Ülkeleri ve Türkî Cumhuriyetlerinin gerçekleştirdiği uçuşlardan dolayı yaşadığı yoğunluğun yükünü hafifletmek için, 16.03.1995 tarihinde inşaat çalışmalarına başlanmış olup; 08.08.1998 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel tarafından açılışı yapılarak hizmete girmiş olup, 7/24 saat Uluslar arası hava trafiğine açık bir Havaalanıdır.

DHMİ Tekirdağ-Çorlu Havaalanı Çorlu-İstanbul istikametinde bulunan Seymen Köyü mevkiindedir. Havaalanının Çorlu ilçe merkezine uzaklığı 15 kilometredir. DHMİ Tekirdağ-Çorlu Havaalanı Sivil-Askeri kategoride bulunmakta olup, İntifa DHMİ H.K.K. `dadır.

Çorlu HavaalanıTekirdağ/Çorlu Havaalanında İç Hatlar ve Dış hatlar terminali olarak tek bir terminal binası içerisinde hizmet vermektedir. Terminal binasının toplam alanı 6521 metrekaredir. Tekirdağ/Çorlu Havaalanı İç&Dış hatlar terminali yıllık 600 bin yolcu kapasitesine sahiptir. Check-in işlemi iç ve dış hatlar için ortak kullanım alanında olan 7 tane check-in bankosu ile yürütülmekte olup, 1 adedi engelli vatandaşlar için uygun hale getirilmiştir.

Tekirdağ/Çorlu Havaalanı ve Terminal binası güvenliği Emniyet personeli, DHMİ ve Özel güvenlik personeli tarafından yürütülmektedir. Terminal binası CCTV kamera sistemi ile 24 saat izlenilmektedir. Havalimanı ana terminal girişi ve iç ve dış hatlar gidiş arındırılmış salon girişlerinde X-ray bagaj kontrol cihazları ve kapı-el dedektörleri ile güvenlik kontrolü yapılmaktadır.

Çorlu HavaalanıDış hatlar pasaport işlemleri için yolcu gidiş salonu girişinde 5 adet, geliş salonu girişinde 5 adet pasaport bankosu vardır. Terminal binası yolcu geliş ve gidiş katların harç pulu veznesi bulunmaktadır. Terminal binası giden yolcu salonlarında yolcu çıkışı için 2 şer adet gate-kapı bulunur. Yolcular kapılar üzerindeki uçuş bilgi monitörleri ve kapılarda bulunan anons ile bilgilendirilir. Gelen yolcunun bagajını alması için geliş salonunda 2 adet bagaj alım konveyörü bulunur. Yolcular geliş salonunda bulunan uçuş bilgi monitöründen bagaj bilgilerini takip edebilirler. Terminal ana check-in salonunda bulunan danışma masasından yapılan anons sistemi ve uçuş bilgi monitörleri üzerinden yolcular bilgilendirilmektedir.

Çorlu HavaalanıTerminal binası diğer çevre binalar ile birlikte yangına karşı 24 saat yangın algılama ve ihbar sistemi ile korunmaktadır. Havaalanında 24 saat yangınla mücadele personeli ve araçları hazır bulundurulmaktadır. Terminal binası içerisinde 24 saat 1 doktor, yardımcı sağlık elemanı ve tam donanımlı bir ambulans aracı ile acil sağlık hizmeti verilmektedir. Terminal binası içerisinde cafe-bar ve engelli/engelsiz ankesörlü telefonlar bulunmaktadır. Dış hatlar geliş ve gidiş salonlarında duty free mağazası bulunmamaktadır.

Çorlu HavaalanıTekirdağ/Çorlu Havaalanı içerisinde 190 otomobil ve 7 otobüs kapasiteli otopark vardır. Ulaşım hizmeti için HAVAŞ otobüs servisi ve taksi mevcuttur. Terminal binası içerisinde bay/bayan mescit bulunmaktadır. Terminal binası geliş-gidiş salonlarında engelli vatandaşlar için kolaylıklar mevcuttur. Terminal binası yolcu geliş-gidiş katlarında öneri ve şikayet kutuları mevcuttur.

Hava Alanı Tel : 0(282) 682 40 34 (40 Hat)

Karayolu

Çevreyolu Uluslararası transit E-84 (D-110), E-80 (TEM) ve D-100 (eski E-5) Karayolları il sınırları içinden geçmektedir. İlin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi önemli merkezler ile bağlantısı bulunmaktadır.



Tekirdağ otogarı
Otogar Tel :(0-282) 261 77 48



Otobüs Firmaları

İSTANBUL SEYAHAT

Tekirdağ Otogar : 0(282) 264 05 00 - 05
Çorlu Otogar: 0(282) 851 58 25 - 654 55 87
Çerkezköy Otogar: 0(282) 726 23 10 - 11
Şarköy : 0(282) 519 05 19 - 519 13 76 -77
Kumbağ : 0(282) 283 70 06
Mürefte: 0(282) 528 97 34 - 528 97 35
Hoşköy: 0(282) 538 71 80
Muratlı: 0(282) 361 43 29
Kapaklı Çarşı: 0(282) 717 23 10
Marmaraereğlisi: 0(282) 613 11 13 - 613 33 32
Saray Otogar: 0(282) 768 71 71 - 768 20 93
Karacakılavuz: 0(282) 214 30 68
İstanbul Otogar : 0(212) 658 26 26 - 10 Hat
Keşan: 0(284) 714 70 09 - 715 28 28
Uzunköprü Otogar: 0(284) 513 17 00
Kırklareli Otogar: 0(288) 214 69 52 - 212 00 34
Lüleburgaz Otogar: 0(288) 417 74 69 - 417 76 52
Vize Otogar: 0(288) 318 11 88
Büyükkarıştıran: 0(288) 436 22 99
Ahmetbey: 0(288) 423 14 23 - 432 37 25
Ankara AŞTİ: 0(312) 224 13 81 - 224 14 32
Antalya Otogar: 0(242) 331 06 04
Balıkesir Otogar: 0(266) 246 57 01
Bursa Otogar: 0(224) 261 06 59 - 51 77
Çanakkale Otogar: 0(286) 215 00 69 - 215 00 70
İzmir Otogar: 0(232) 472 02 21

METRO TURİZM

Tekirdağ Otogar : 0(282) 260 28 59 - 260 59 55
Kumbağ : (0282) 283 45 41
Çerkezköy Otogar: (0282) 726 52 00
Hayrabolu Otogar: (0282) 315 11 99
Kapaklı: (0282) 717 45 55
Saray Otogar: (0282) 768 72 55
İstanbul Otogar : 0(212) 658 17 17
Kırklareli Otogar: 0(288) 214 18 86 - 212 50 84
Lüleburgaz Otogar: 0(288) 417 32 03
Babaeski Otogar: 0(288) 512 60 28 - 29
Vize Otogar: 0(288) 318 11 11
Edirne: 0(284) 235 58 88
Keşan Otogar: 0(284) 714 69 32
Ankara AŞTİ: 0(312) 224 06 92
İzmir Otogar: 0(232) 472 02 22

KAMİL KOÇ

Çorlu Otogar : 0(282) 652 46 28
Çerkezköy Otogar: 0(282) 726 94 59
İstanbul Otogar : 0(212) 658 20 07

ÇANAKKALE TRUVA TURİZM

Tekirdağ Otogar : (0282) 264 16 00
Çorlu Otogar: 0(282) 652 46 28
Kapaklı: 0(282) 717 53 72
Malkara: 0(282) 427 59 17
Marmaraereğlisi: 0(282) 613 25 75
Çanakkale Otogar: (0286) 217 48 91
Edirne: 0(284) 226 00 59
Keşan: 0(284) 714 76 06
Uzunköprü: 0(284) 513 20 48
Kırklareli: 0(288) 214 24 98
Lüleburgaz: 0(288) 417 38 50
Vize: 0(288) 318 13 49
İzmir : (0232) 472 00 94
İstanbul Otogar : (0212) 658 33 86

RADAR TURİZM

Tekirdağ Otogar : 0(282) 261 15 31
Edirne Otogar: 0(284) 226 01 49
Çanakkale Otogar: 0(286) 213 11 60
İstanbul Otogar : 0(212) 658 05 50
İzmir Otogar: 0(232) 472 19 11

ŞARKÖY SEYAHAT

Tekirdağ Otogar : 0(282) 261 15 77
Şarköy : 0(282) 518 14 40
Malkara: 0(282) 427 15 38
Eriklice: 0(282) 522 49 02
Mürefte: 0(282) 528 73 76
Hoşköy: 0(282) 538 60 24
İstanbul Otogar : 0(212) 658 17 66

KALE SEYAHAT

Tekirdağ Otogar : (0282) 264 30 02 - 03
Marmaraereğlisi: 0282 613 44 43
Çorlu Otogar: 0 282 652 46 28
Saray: 0 282 768 10 42
İstanbul Otogar: 0212 658 02 40

BUZLU TURİZM

Çorlu: 0(282) 653 1552
Babaeski: 0(288) 512 38 21
Lüleburgaz: 0(288) 412 36 41
Edirne: 0(284) 226 00 54
Eskişehir: 0(222) 217 45 02
İstanbul Otogar: 0(212) 658 25 15

FATİH TURİZM

Çorlu: 0(282) 444 01 39
Lüleburgaz: 0(288) 444 01 39
Babaeski: 0(288) 512 11 11
Kırklareli: 0(288) 214 12 60
Edirne: 0(284) 444 01 39
Keşan: 0(284) 714 69 32
Enez: 0(284) 821 41 44
İstanbul Otogar: 0(212) 444 01 39
Bursa: 0(224) 444 01 39

HAS TURİZM

Çorlu: 0(282) 652 56 16
Babaeski: 0(288) 512 24 98
Lüleburgaz: 0(288) 417 19 42
Edirne: 0(284) 226 00 59
Hatay: 0(326) 227 17 05
İstanbul Otogar: 0(212) 658 31 11

CEYLAN ELBİRLİK KOOP.

Tekirdağ Otogar : 0(282) 261 10 03
Çorlu : 0(282) 651 74 04

MURATLI - TEKİRDAĞ YOLCU TAŞIYICILAR KOOP.

Tekirdağ Otogar : 0(282) 261 69 23
Muratlı : 0(282) 361 24 20


Osmanlı Dönemi ve Türklerin Rumeli'ye Geçişleri

1883 yılında Rüstem Paşa Camii, Rüştiye okulu ve sahil Malazgirt savaşından sonra Anadolu'da iyice yerleşen Selçuklular, boğazlara dayandılar. Anadolu Beylikleri döneminde özellikle Çanakkale Boğazı üzerinden Rumeliye yapılan akınlar sıklaştı.

Trakya'nın Osmanlılar tarafından ele geçirilmesi de bu akınların ardından oldu. Aynı zamanda Türkler bu akınlar esnasında bölgeyi iyice tanıdılar. Karasi, Aydın ve Osmanoğulları beylikleri, Tekirdağ'a başlıca yedi akın yaptılar. Süleyman Paşa komutasındaki Türkler 1354 yılında Rumeliye kesin olarak geçmeden önce Bizans İmparatorları ile Türkler arasında uzun süren samimi ya da çıkara dayanan ilişkiler görülmektedir. İlk olarak 1320'li yıllarda Bizans'taki taht kavgası sırasında güç durumda kalan Kantakuzenas, Aydınoğulları'na başvurarak yardım talep etti.

TekirdağAydınoğlu Umur Bey donanmasıyla harekete geçerek Bulgarlar'ı Dimetoka'dan (Edirne) kovdu. 1344'te Latinlerin İzmir'i işgal etmeleri, Aydınoğullarını ve onlardan yardım uman Kantakuzenos'u zor durumda bıraktı. Kantakuzenos Umur Bey'in teklifiyle Orhan Bey'e başvurdu ve ondan aldığı yardım ile 1346'da Edirne'yi ele geçirdi. Yine 1349'da Sırplar Selanik'i kuşatınca Bizans İmparatoru tekrar Türklerden yardım istedi. Orhan Bey, Süleyman Paşa komutasındaki orduyu Rumeliye göndererek Selanik'in kurtarılmasını sağladı. 1348'de Çanakkale Boğazını aşan akıncılar bu kez Tekirdağ'da görünerek kıyı bölgelerini ele geçirdiler ve Vize'ye kadar yaklaştılar.

Asıl imparator İannes ile egemenlik savaşını sürdüren Kantakuzenos zor duruımda kalınca yeniden Osmanlılara başvurdu. Yapacakları yardım karşılığında Gelibolu'da bir kaleyi armağan olarak vermeyi teklif etti. Bizanslılar 1352'de Gelibolu'da Çimbi Kalesini Osmanlılara teslim etti. Buraya yerleşen Süleyman Paşa kısa sürede durumunu sağlamlaştırdı. Bu arada Gelibolu Türkler tarafından ele geçirildi(1354).

TekirdağSüleyman Paşa beraberindeki Lalaşahin Paşa, Hacı İlbey, Evrenos, Gazi Fazıl ve Yakup Ece ile Trakya'nın fethine hazırlandı. Bu arada Bizans'ın Sırp, Bulgar ve Macarlarla anlaşarak saldırıya geçme ihtimalini göz önüne alan Süleyman Paşa çabuk davranarak Şarköy ilçesinin topraklarını ve o zamanki adı "Od Köklük" olan Balabancık'a ve Müstecablu'ya (Müstecep) uzanan yerleri alarak Tekirdağ'a kadar bu bölgeyi tamamen ele geçirdi. Bu arada Osmanlıları Rumeliye çıkartmakla, imparatorluğu büyük bir tehlike ile karşı karşıya bıraktığını anlayan Kantakuzenos Orhan Bey'e başvurarak Çimbi Kalesini kendisine satmasını ve birliklerini buradan çıkarmasını istedi.

Orhan Bey Çimpe kalesini satabileceğini ancak fethedilen yerlerden çıkılmayacağını söyledi. Bizans merkezindeki karışıklıklardan yararlanan Süleyman Paşa fetih hareketlerini hızlandırarak; Malkara, Keşan, Hayrabolu, Tekirdağ (1357), ve Çorlu'yu (1358) ele geçirdi. Çorlu'nun alınmasıyla İstanbul-Edirne yolu kesilmiş oldu. Fakat 1357'de Süleyman Paşa ölünce fetih hareketleri duraklama gösterdi.

Şehzade Murat en küçük duraklamanın bile Rumeli'deki tüm toprakların yitirilmesine sebep olacağını düşünüyordu. Süleyman Paşa'nın ölümünden sonra fethedilen yerler korunmamış ve kısa bir süre içinde Çorlu ve Tekirdağ yöresi Bizanslıların eline geçmiştir. Harekete geçen Osmanlılar 1359'da Çorlu'yu yeniden ele geçirdiler. Bundan sonraki hedef Edirne idi. Lüleburgaz alındıktan sonra Osmanlı ordusu Babaeski'ye yerleşti. Ordunun sol kanadını komuta eden Hacı İlbey Malkara, İpsala ve Dimetoka'yı aldı. Edirne'nin fethinden sonra (1361) yöre bütünüyle Türklerin eline geçti.

Tekirdağ İlinin Türkleşmesi

Rüstem Paşa CamiiPadişah I.Murat, fethettiği toprakları Malkara ve Şarköy'den başlayarak Ahi büyüklerini Malkara civarına, Türkmen ve Yörükleri Şarköy, Tekirdağ, Hayrabolu ve Çorlu yöresine yerleştirmeye başladı. Karasiden başlayarak Tokat, Sivas, Kayseri, Kütahya ve Ermenek'ten gelen Türkler ilin ilk Türk sahipleri oldu. I.Murat bu göçmenlerin Rumeliye geçirilmesi için Ceneviz gemicilerine 1363 yılında altmış bin altın vermişti.

Tekirdağ Osmanlı Türk şehri olarak gelişti. Kasaba toprakları Gazi Murat Beyden sonra Hekim Baş'lara arpalık olarak verildi. En büyük Yörük Beyleri Tekirdağ, Vize, Hayrabolu ve Çorlu'da otururdu. Beyler kendilerine şartlı olarak verilen bu çiftliklerde atlı ve yaya asker beslerdi. Çiftliklerde kurulan Müsellim Ocakları, yeniçeri teşkilatı ve Sipahi teşkilatları gelişince, yörükler ve onlardan kurulmuş sipahi ocakları geri hizmete alındılar. Devletin donanma, kale, köprü, yol, derbent, resmi yapı onarımı, su yolları işlerinde bazı vergilerden muaf tutularak çalıştılar.

Zamanla bu teşkilatlar kaldırıldı. "Evlad-ı Fatihan" adı altında II.Murat zamanına kadar geldi.

Evliya Çelebi Tekirdağ için "Topkeşen Yörük beylerinin tahtgahı'dır" der. Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş devrinde çok sayıda Türk boyları Tekirdağ ili topraklarına yerleştiklerinden, bugünkü köy ve çiftlik adlarımız arasında Oğuzlara, Avşarlara, Danişmentlilere, Dulkadirlere, Bozoklulara, Karamanlılara, Saruhanlılara, Aydın ve Karesi Oğullarına, Suriye ve İran Yörüklerine ait olanları çoktur.

Örneğin;

Karaman Oğullarından; Şerefli, Davutlu
Oğuzlardan; Kayı, Kınık, Karaevli ve Yazır
Danişmentlilerden; Kaşıkçı
Saruhanlılardan; Doğucalı, Deliler, Karahalil, Kuyucu
İran Yörüklerinden; Bayramşah, Kazancı

Fetih sırasında Tekirdağ'ın bulunduğu yer bir çiftlik arazisi durumundaydı. Barbaros'ta bulunan kent o zamana kadar etrafı surlarla çevrili idi. Osmanlılar'ın Trakya'yı fethi sırasında Tekirdağ toprakları üs olarak kullanılmıştır.

TekirdağI.Murat, 1366'da Gelibolu'daki Ahi Reislerinden Ahi Mustafa'yı Malkara'ya yerleştirdi. 1373'te Bizanslılar, Vize yöresini yağmaladılar. Bunun üzerine I.Murat, hemen Gelibolu'ya geçerek güçlerini Malkara'da topladı. Burasını üs durumuna getirdi. Lalaşahin Paşa'yı İpsala yolundaki Ferecik Kalesini almakla görevlendirdi. Kendisi de Çatalca yöresine doğru yürüyünce Bizans imparatoru barış istemek durumunda kaldı. Bundan sonra

Tekirdağ ve yöresi uzunca bir zaman barış içinde yaşadı.

Tekirdağ'da Yürükler

Eski Tekirdağ evleriTekirdağ ve Vize başta olmak üzere Hayrabolu, Malkara, Çorlu önemli Yürük merkezleriydi. Yürükler'den istenen görevleri yoluna koymak ve başlarında bulunmak yürük beylerine düşmekteydi. Yürükler'in devlete karşı sürekli yükümlülüğü vardı. Devlet de onlara yer vermiş ve vergilerden muaf tutulmuştu.

II.Mehmet (Fatih ) döneminde Yürükler üzerine ilk kanunname çıkarıldı ve Yürük ocakları kuruldu. Yerleşik ve özel statüye bağlı Yürükler'e Müsellem dendi. Müsellem ocakları, yürükler'den kurulmuştu ve başlangıçta atlı savaşçı bir sınıftı. Daha sonraları yavaş yavaş geri hizmete alındı. Yürük ocaklarıyla aynı görevleri yerine getirmeye başladı. Müsellemler köy ve çiftliklerin kendilerine ayrılmış topraklarında, başta at olmak üzere, hayvancılık ve çiftçilik yaparak, vergi ödemeden geçinirlerdi.

Bunda başka Müsellem çiftlikleri alınıp satılamaz ve tapuya bağlanamazdı. Bu çiftlikler başkaları işlerse, vergisini Müsellemler alırdı. Savaşlara her ocaktan iki nöbetli gider, bunların masraflarını geri kalan yamaklar karşılardı. Çiftlikler, Müsellemler'ce ortaklaşa işlenir ve yıllık gelir aralarında paylaştırılırdı.

Savaşa gitmeyene bu pay verilmez ve bunların payına, devlet adına, mevkufat emini denilen görevli el koyardı. Yürükler'in görevleri barış ve savaşta değişirdi. Savaşta, yol açmak, hendek ve siper kazmak, top çekmek gülle ve ağırlık taşımak, askere zahire ulaştırmak, köprüleri, kara ve su yollarını korumak ve onarmak, maden ocaklarında, tersanelerde çalışmak, gemilere gereç ve kereste taşımak, köprü, su yolu yapmak ve onarmak başlıca görevleriydi. İşlek yolların, güvenlik açısından önemli yerlerinde nöbet tutmak gibi bir görevleri de vardı.

TekirdağBuna derbentçilik adı verilirdi. Derbentin çevresindeki köylerden bu işe istekli bulunmazsa ya da derbent çok önemliyse, koruma Müsellemlere verilirdi. Yürükler, barış dönemindeki çalışmalarıyla, devletin askeri ve ekonomik gücünü arttırırlardı. Savaştaki barışın temeli olan geri hizmetler, yürük ocaklarınca, masrafsız ve kolayca sağlanıyordu. Osmanlılar, bu yüzden Yürük oacaklarını yaşatmaya büyük özen göstermişlerdir. Kimi zaman işlerin iyi yürümesi için, Türk Yürükler'in arasına Müslüman olmuş ya da olmamış Hiristiyanlar'ın, Anadolu'dan gelme bekarların girmesine de izin veriliyordu.

Yürük ocakları donanma hizmeti için kıyılarda, yol, köprü, menzil yapma, zahire toplama için anayolların üzerinde, maden işletmelerinin yakınlarında konar göçerlerdi. Bu nedenle Yürükler Tekirdağ, Çorlu, hayrabolu, Malkara yörelerinde toplanmışlardı Genellikle bir Yürük ocağı 24 kişiden oluşurdu. Bunların içinde 1 kişi eşkinci seçilirdi. Yürük ocaklarının yönetim ve denetim işlerini subaşılar, yürük beyleri, zaimler, seraskerler, alaybeyleri ve kadılar görürdü. Çeribaşı, eşkincileri toplamak, göndermek ileri uğraşırdı. Çeribaşının zeameti vardı. Yürükler'in özel işleri çeribaşılarca görülür, devlet işlerini subaşı Yürükbeyi, serasker, alaybeyi, sancakbeyi ve kadı üstlenirdi. Serasker, Yürükler'in içinden, divanca atanırdı.

TekirdağYürükler'in görevi, ağır ve sürekliyidi. Angarya sayılabilecek işlerin savaş ve barışta sürüp gitmesi ve giderek artması, Yürükler arasında genel bir hoşnutsuzluğa yol açtı. Yürük kanunnamesinin sıkı hükümlerine karşın, Yürükler toprağa bağlanmaya, işten kaçmaya başladılar. Bu durum 1691'e değin 1 yüzyıl sürdü. II. Viyana kuşatmasından sonra başlayan bozgunun önlenmesi için Osmanlı Devleti, bazı önlemler alma yoluna gitti. Bu önlemlerden birisi de Yürükler'in "Evlad-ı Fatihan" adı altında yeniden örgütlenmeleriydi. Bu dönemde Tekirdağ'dan ancak 150 kişi "Evladı Fatihan"a kaydedilebilmişti.

Osmanlı Devrinin Önemli Olayları

Osmanlı Devrinde bu bölgede cereyan eden önemli olaylar sıralanacak olursa; Düzmece Mustafa olayı, Yavuz-Beyazıt çatışması, şeyhülislam Feyzullah Efendi olayı gibileri sayılabilir.

Büyükkarıştıran'da Baba - Oğul İki Padişahın Savaşı

Tekirdağ Padişah II.Beyazıt'ın tutumunu beğenmeyen ve kardeşi şehzade Ahmed'in Padişah yapılmak istendiğini anlayan şehzade Yavuz Selim, kayınpederi olan Kırım Hanından aldığı Tatar askerleri ile Edirne'ye gelmiş ve babası II.Beyazıt ile Büyükkarıştıran'da karşılaşarak savaşmıştı (1511). Selim Ağustos ayında yapılan bu savaşı kaybetti. Yanındaki çoğu Tatar olan kırk bin kadar kuvvet dağıldı. Buradan İğneada'ya kaçarak bir gemi ile Kırım'a döndü. Yavuz çoktan beri göremediği babasının elini öpmek için geldiğini bildirmişti.

Fakat şehzade Ahmed'i tutanlar, araba içinde bulunan padişaha örtüyü kaldırarak "Elinizi öpmeye gelen oğlunuzun kuvvetini görün, mürettep ve müsellah askerlerle oğul babayı böyle mi ziyaret eder" diyerek baba-oğul savaşını körüklemişlerdir. Fakat sonra olaylar Yavuz'dan yana gelişerek babasının yerine padişah oldu (1512).

Baba - Oğul İki Padişahın Ölümleri

TekirdağYerine Yavuz Selim'i geçirmek zorunda kalan II.Beyazıt kendi dileği ile Dimetoka'ya giderken 1512 Nisanında Çorlu'da ansızın öldü. Ölüm sebebi kesin olarak belli değildir. Yavuz Selim'in ölümüne gelince; bu büyük padişah 1520 Ağustosunda İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu, sırtında iki omuzu arasında, bir çıban çıkmıştı.

Çok ızdırap veren bu çıbanın tedavisi için Çorlu'da kırk gün kaldı. Fakat durumu gittikçe kötüleşiyordu. Karargahı Sırtköy'de idi. Öleceğini anlayınca büyük devlet adamlarını başına topladı ve oğlu Süleyman'ı çağırttı. Sırtköy'de 21 Eylül 1520 tarihinde 54 yaşında iken can verdi. Ölümü, Şehzade Süleyman İstanbul'a gelip padişahlığını ilan edinceye kadar gizli tutuldu.

Ünlü sadrazamlardan Köprülü Fazıl Paşa'da 1687'de buraya yakın Karabiber Çiftliğinde ölmüştür.

Nizam-ı Cedid Olayları

Tekirdağ III.Selim zamanında Malkara'da çıkan eşkıya olaylarını bastıran, Nizam-ı Cedit askeri oldu. Rumeli olaylarını bastırmak için Padişah Nizam-i Cedid'i Rumeli'ye geçirmeyi uygun buldu. Nüfuzlarının iyice kırılacağını anlayan Rumeli derebeyleri memnun olmadılar.

Padişah fermanını okuyan Tekirdağ Kadısı, yeniçeriler tarafından öldürüldü. Bu ayaklanma Çorlu, Silivri ve Edirne dolaylarına yayıldı. Kadı Abdurrahman Paşa, Nizam-ı Cedid askeri ile bu ayaklanmaları bastırdı. Buna rağmen padişahın Nizam-ı Cedid'in geri dönmesini istemesi, gericilik olaylarının gelişmesine yol açtı.

Sürgünler

TekirdağBaşta Malkara ve Tekirdağ olmak üzere, Tekirdağ ili Osmanlı İmparatorluğu devrinde, sayılı sürgün yerlerinden biri idi. Saray'daki Ayas Paşa Caminin avlusu Giraylar Kabristanı haline gelmişti. Malkara'da da benzer paşalar mezarlığı vardı. Malkara'ya sürülenlerden en tanınmış olanları Hadım Süleyman Paşa, Koca Sinan Paşa, Sofu Mehmet Paşa, Boynu Yaralı Mehmet Paşa, Melek Ahmet Paşa, Siyavuş Paşa, IV.Murat'ın sadrazamlarından Halil Paşa.

Bunlardan bazıları zamanla sürgünden kurtulmuşlar, bazıları da saraydan gönderilen cellatlar tarafından boğulmuşlar, bazıları da ecelleri ile ölmüşlerdir. Tekirdağ'a sürülenler arasında: Yeniçeri ağası Mehmet Sait Ağa, yeniçeri ağası Salih Paşa, sadrazam Tevfik Ali Paşa, Abdülmecit'in ilk sadrazamı Hüsrev Paşa, Tekirdağ'lı Zahire Nazırı Mustafa Paşa, Hamami Mehmet Paşa, II.Mahmut zamanında Sadrazam Esseyd Ali Paşa vardır.

Macar Prensi ve bağlıları da İstanbul'dan Avusturya devletinin baskısı üzerine uzaklaştırılmış olduklarından bir bakıma sürgün sayılabilirler.

Macar Prensi II. Ferenc Rakoczi

Rakoczi eviMacaristan'ın bağımsızlığı için Avusturya İmparatorluğu ile çarpışan (1703-1711) Erdel Kralı, Macaristan Prensi Rakoczi II.Ordusu mağlup olunca ilk olarak Polonya, sonra İngiltere ve Fransa'ya yerleşti. Kendisine destek vermek için Çorlulu Ali Paşa'nın sadrazamlığı esnasında padişah Sultan Ahmet (II.Ahmet) tarafından Türkiye'ye davet edildi. Kendisini Fransa'dan getirmek üzere birlik ve kalyon tahsis edildi. Daveti kabul eden Rakoczi Ferenç II. generalleri ve bağlıları ile birlikte 1718'de Gelibolu'ya geldi. Gelibolu'da erkan ve Tatar Hanı tarafından karşılanan Rakoczi emrine tahsis edilen arabalarla beraber Edirne'ye gitti.
Rakoczi eviBaltacı Mehmet Paşa tarafından karşılanan Rakoczi, Sultan II.Ahmed tarafından kabul edildi. Osmanlı-Avusturya hükümetlerinin Pasarofça antlaşmasını imzalamasından sonra (1718), Rakoczi ve beraberindekiler İstanbul'a gittiler. Avusturya elçisinin şikayeti üzerine 1720 yılında maiyeti ve bir bölük koruması ile Ereğli üzerinden iki kalyonla Tekirdağ'a gönderilen Rakoczi hükümdar muamelesi gördü. Türk hükümetinin kiraladığı 23 adet evde misafir olarak kaldılar.

Rakoczi heykeliRakoczi günlerini misafir kabul etmek, yemekler vermek, ava gitmek, Osmanlı hükümetine ikaz edici mektuplar yazmak ve ibadetle geçirdi. Yanında Macar ediplerinden Mikes Kelemen de vardı. Şimdi mülkiyeti Macar Hükümetine ait olan tarihi eve yerleşti. Rakoczi'nin 15 yıl yaşadığı ev halen müzedir. 8 Nisan 1735'te vefat etti.

Rakoczi'nin iç organları Tekirdağ'da Rum mezarlığına, külleri İstanbul'da Saint Lazor kilisesinde toprağa verildi. 1906'da gelen bir heyet küllerini doğum yeri olan Kosice (Kassua) şehrine merasimle götürdü. Tekirdağ'da bir çeşmesi, Müzesi (Evi) ve 23.8.1994 günü özgürlük parkında dikilen bir anıtı olan Rakoczi Ferenç Türkiye-Macaristan dostluk bağlarının bir köprüsüdür.

Mikes Kelemen

Mikes Kelemen Macar Edibi, Erdel'de (Zagon) 1690 Ağustos'unda doğmuştur. Babası Avusturyalılar tarafından öldürülmüş, Mikes Kolozsuar Cizvit kolejinde okumuş ve bu okulun tesiri ile katolik olmuştur. 1707 yılında 17 yaşında iken Kral II. Rakoczi'nin yanına verilmiştir. Rakoczi'ye çok büyük sevgi ve sadakatla bağlanmıştır. Avusturya'ya karşı yapılan savaştan sonra Rakoczi ile beraber Polonya'ya, İngiltere'ye, Fransa'ya gitmiş ve nihayet Tekirdağ'a yerleşmiştir.

Geldiği 1725'ten öldüğü 1761'e kadar 36 yıl Tekirdağ'da yaşamıştır. Tekirdağ'daki ömrü okuyup yazmakla geçmiştir. Mikes Kelemen Macar edebiyatının ünlü simalarından biridir. 13 eseri Macar Milli Müzesindedir. En ünlü ve önemli eseri ise "TÜRKİYE MEKTUPLARI" dır. Bu Türkiye'den meçhul bir teyzeye yazılmış 207 mektuptan oluşur. Eser 18.asırdaki Türk toplumsal yaşayışını, törenleri, adetleri, folkloru çok güzel canlandırmaktadır. Bu eser Milli Tarihimiz ve Tekirdağ Tarihi bakımından çok önemlidir.

28 Mayıs 1720 Tarihli Mektubu

Tekirdağ "Biz artık burada ev bark sahibi olduk, rahata kavuştuk. Tekirdağ'ı çok sevdim ama Zagon'u unutamıyorum. Doğrusu ablacığım, biz burada pek güzel, ferahlık bir yerde bulunuyoruz. Şehir epeyce büyük ve oldukça güzel, deniz kıyısında hoş ve gönül açan bir yamacın üstünde.

Avrupa'nın tam kıyısında sayılırız. Buradan İstanbul'a atla iki günde rahat gidilir, denizden de bir günlük yol. Herhalde Bey için hiçbir tarafta bundan iyi yer bulamazlardı. İnsan ne tarafa giderse her yanı güzel kırlar, fakat boş arazi değil, çünkü burada toprağı mükemmel işliyorlar. Köylere yakın olan kırlar boş olmadığı gibi, şehrin etrafındaki topraklar da bakımlı bahçeler gibi gayet iyi işlenmiştir. Hele şu sırada insan tarlalara, bağlara, ve sebze bahçelerine bakmakla doyamıyor. Sırtlarda o kadar çok bağ var ki, başka yerde ancak bir vilayette bu kadarı bulunur. Bunlara çok da iyi bakıyorlar. Bağlarda pek çok meyve ağacı var, öyle ki insan buralarını meyve bahçesi sanır. Yalnız burada bağlara bizde olduğu gibi sırık dikmiyorlar, bu yüzden asmaların çubukları yerlere sarkmakta ve yapraklar bağın toprağını örtmektedir.

Yaz yağmurunun az düştüğü bu sıcak yerde ise buna ihtiyaç vardır. Çünkü bu suretle toprak yaş kalır ve omcalarda kurumaz. Burada sebze bahçesi de pek çok; bunlar buranın adetine göre iyi işlenmiş ama bizimkilere benzemez. Sonra pamuk ekimi de burada her yerden fazladır ve bunun ticareti de geniş ölçüdedir. Pamuk Torda vilayetinde yetişebilir, fakat bizim inişli yokuşlu toprağımızda gerekli sıcaklığı bulamaz. Burada kadınların bütün yıl işleri pamuğu ekmek, toplamak, satmak ve dokumaktan ibarettir.

Mayısta ekiyor, ekimde topluyorlar. Herhalde pamuk çok iş istiyor, fakat buralı kadınların zaten dışarda başka işleri olmadığından onunla uğraşmaya vakit buluyorlar. Şehre gelince; uzunlamasına büyümüş olan bu şehre burada güzel denebilir ve içinde güzel evler çok, fakat bunlar hiç de güzel görünmüyorlar çünkü Türkler karıları dışarıyı görmesinler diye sokak tarafına pencere koymuyorlar.

Kıskançlık ne iyi şey. Şehrin çok geniş bir pazarı var. Tavuk, kaz gibi kümes hayvanlarının her çeşidi ile meyve, sebze burada ucuz; biz gelmeden önce daha ucuzmuş. Biz her ne kadar biraz pahalılığa sebep olduksa da buraya sükûnet getirdiğimiz muhakkak, çünkü buralılar söylüyorlar."

Kırım Girayları

Tekirdağ Cengiz Han'ın soyundan gelen Kırım Hanları türlü sebeplerle görevlerinden uzaklaştırıldıkları zaman büyük suçları yoksa, çoğu Saray dolaylarındaki köy ve çiftliklerde oturtulurdu. Bu durum III.Selim devrine kadar sürdü. Bunların bazıları Çorlu, Hayrabolu ve Malkara'da ikamet etmişlerdi.

Saray ilçesinde yaşayıp vefat eden Kırım Hanlarından II.Devlet Giray Han (Öl:1725), II.Fetih Giray Han (Öl:1746), İslam Giray Sultan (Öl:1742), III.Selim Giray Han (Öl:1785), IV.Devlet Giray Han (Öl:1780), Şahbaz Giray Han (Öl:1792) olup kabirleri Saray Ayaz Paşa Camii avlusunda bulunmaktadır.

Padişah Ziyaretleri

1903 yılında belediye binasının açılışı Tekirdağ Osmanlı İmparatorluğu devrinde devlet merkezi olan Edirne-İstanbul gibi iki önemli şehrin arasında ve sefer yolları üzerinde oluşu nedeniyle hemen bütün padişahların geçit ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi olaylarla ilgili bölümlerde belirtilenlerden başka, önemli ziyaretler: I.Murat (Hüdavendigar) fetihler nedeniyle (1357-363) yıllarına Barbaros, Tekirdağ ve Çorlu'ya gelmiştir.

1613'te I.Ahmet Edirne'den Malkara yoluyla Gelibolu'ya gitmiş, İstanbul'a dönüşü de Tekirdağ'ın Balabanlı Köyü, İnecik Bucağı, Umurca Çiftliği üzerinden olmuştur. Padişah IV.Mehmet (Avcı) 1671'de Girit'i alan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'yı karşılamak üzere Tekirdağ'a gelmiştir. Padişah II.Mahmut Tekirdağ'a devletin ilk buharlı gemisi Swift ile ilk kez 28 Ocak 1830'da gelmiş ve bir gece kalarak dönmüştür. İkinci kez 1831 yılında Şeref Resan adlı gemi ile Tekirdağ limanına uğrayarak Gelibolu'ya gitmiştir.

Tekirdağ Basını

Tekirdağ İlinde ilk basımevi 1900 'lü yılların başında kurulduysa da, basın etkinliklerinin başlangıcı Cumhuriyet Dönemi ile birlikte olmuştur. Cumhuriyet Döneminde ilk basımevi "Vilayet Matbaası" adı ile Tekirdağ İl Özel İdaresi tarafından 1924 yılında kurulmuştur. Bu basımevinde basılan ilk eser, Tekirdağ Ortaokulu Tabiat Bilgisi Öğretmeni MUSATAFA REŞİT tarafından yazılan "Gazi 'nin Gazası ve Cumhuriyet Manâsı" adlı eserdir. (Basım Tarihi : 1925)

Yine Cumhuriyet' in ilk yıllarında 'Rifat' adındaki bir vatandaşın, küçük bir el pedalı ile baskı işleri yaptığı ve bu çalışmalarını sürdürdüğü iş yerine "Halk Matbaası" adını verdiği bilinmektedir.

Tekirdağ'da yayınlanan ilk gazete 1925 yılında çıkarılan "KÖYLÜ DİLİ GAZETESİ" dir. Şapografla çoğaltılarak yayınlanan gazetenin sahibi Osman TAŞKINBAŞ idi. Basımevi harfleri ile dizilip basılan ilk gazete ise Vilayet Matbaası'nda basılan "TEKİRDAĞ GAZETESİ" dir. Gazete; Perşembe günleri dört sayfa olarak yayınlanmıştır. İmtiyaz sahibi Mehmet Şakir TANER, Sorumlu Müdürü Eski Milletvekili Hüseyin Rahmi ERTİN olan gazete 'Cumhuriyetçi ve Milliyetçi' bir yayın politikasına sahipti.

Tekirdağ Valiliği tarafından 06.09.1928 tarihinde yayınlanmaya başlayan "RESMİ TEKİRDAĞ GAZETESİ" daha sonra "TEKİRDAĞ GAZETESİ" adını almış ve 1951 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür.

Tekirdağ merkezinde çeşitli dönemlerde yayınlanan, fakat günümüze kadar yayın hayatını sürdüremeyen birçok gazete vardır. Bunlar;

Tekirdağ Sesi Gazetesi (1952),
Demokrat Tekirdağ Gazetesi (1953,1956),
Trakya Gazetesi (1953),
Tekirdağ Hür Demokrat Gazetesi (1956),
Köyün Sesi Gazetesi (1957),
Kurtuluş Gazetesi (1959),
Demokrat Trakya Gazetesi (1960),
Yeşil Trakya Gazetesi (1960),
Zafer Alâtindir Gazetesi (1961),
Şafak Gazetesi (1963),
Trakya Doğuş Gazetesi (1987),
Tekirdağ'ın Sesi Gazetesi (1992),
Trakya Yorum Gazetesi (1994),
Tekirdağ Ülkü Gazetesi (1995)
Haber Aktif Gazetesi (2000).

Ayrıca , yine değişik yıllarda yayınlanmış fakat daha sonra yayınına son vermiş olan dergiler de vardır.

1958 yılında "ÖZEKİN DERGİSİ" Suat SÖZEN yönetiminde, Yüksel DEMİR ve Yaşar SİNER tarafından çıkarılmıştır.

1960'lı yıllarda basın çalışmalarının Tekirdağ'ın İlçelerinde de yaygınlaşması neticesinde birçok yeni gazete çıkmıştır. Bu dönemde ayrıca okullar ve dernekler tarafından da çeşitli vesileler ile gazete veya bülten niteliğinde çeşitli yayınlar çıkarılmıştır.
1967 yılında Kiraz Bayramında Namık Kemal Tiyatrosu Kurma ve Yaşatma Derneği'nce "KİRAZ DERGİSİ",
Namık Kemal Lisesi'nce "DİKEN DERGİSİ", "PAPYON DERGİSİ" ve "MARMARA DERGİSİ" ,
Tekirdağ 1.Bağ Bozumu Şenliklerinde Turizm ve Tanıtın Derneği'nce "ÜZÜM DERGİSİ" ,
Tekirdağ Kültür Derneğince çıkarılan "AYLIK TEKİRDAĞ KÜLTÜR DERGİSİ" bu dönemde çıkarılan yayınlardan bazılarıdır.

İlçelerde de özellikle 1960' lı yıllarda birçok yayın çıkarılmıştır. Çorlu İlçesi'nde ilk gazete, 10.05.1938 yılında çıkarılan "ÇORLU GAZETESİ" dir. Daha sonra;
Çorlu Postası Gazetesi (1943),
Trakya Ekspres (1952),
Çorlu Sesi Gazetesi (1955),
Çorlu Ekspres Gazetesi (1959),
Çorlu Gazetesi (1959),
Atayolu Gazetesi (1967),
Günce Gazetesi (1997).

Hayrabolu İlçesi'nde ilk gazete 10.09.1951 tarihinde çıkarılan "HAYRABOLU ÇİFTÇİ GAZETESİ" dir. Daha sonraları;
Yeni Çiftçi Gazetesi (1952),
Hayrabolu Posta Gazetesi (1961) ve Köylünün Sesi Gazetesi (1954),
Hayrabolu Hizmet Gazetesi (1997) adlı gazeteler yayın hayatına başlamıştır.

Malkara İlçesi'nde
Bizim Malkara Gazetesi (1964),
Malkara'nın Sesi (1966),
Malkara Yeni Tarım Gazetesi (1966),
Malkara Mücadele Gazetesi (1969).

Muratlı İlçesi'nde 12.05.1967 tarihinde çıkarılmaya başlanan "MURATLI HİZMET GAZETESİ" yayınlanan ilk gazetedir.

Şarköy İlçesinde ise çıkan ilk gazete 11.05.1971'de yayına başlayan "ŞARKÖY GAZETESİ" dir. Ayrıca 1993-1996 yılları arasında Şarköy Kültür ve Sanat Derneği'nce "ŞARKÖY İLETİŞİM" adlı bir gazete çıkarılmıştır. Toplam 18 sayı çıkan bu gazetenin Sahibi Nedim VAR, Yazı İşleri Müdürü ise Cengiz ÖZKANTÜRK 'tür.

Saray İlçesi'nde "SARAY'A HİZMET GAZETESİ" (1972) ,
Çerkezköy İlçesi' nde "ÇERKEZKÖY GAZETESİ" (1980) ilk çıkarılan gazetelerdir.

Tekirdağ ve İlçelerinde Yayın Hayatına Devam Eden Gazeteler

Süleymanpaşa

Yeni İnan Gazetesi
Tekirdağ Şafak Gazetesi
Batı Yakası Gazetesi
Trakya Gazetesi
Haber Tekirdağ Gazetesi
0282 Tekirdağ Gazetesi
Olay Aktif Gazetesi
Ayna Gazetesi

Çerkezköy

Çerkezköy Gazetesi
Çerkezköy Değişim Gazetesi
Çerkezköy Haber Gazetesi

Çorlu

Çorlu Gazetesi
Devrim Gazetesi
Trakya 2000 Gazetesi
Güncel Gazetesi
Çorlu Haber Gazetesi
Yurt Haberci Gazetesi

Hayrabolu

Hayrabolu Gazetesi

Malkara

Malkara Emek Gazetesi
Malkara Saygın Gazetesi

Muratlı

Hizmet Gazetesi

Saray

Saray'a Hizmet Gazetesi

Şarköy

Şarköy Gazetesi

TV Kanalları

Kanal 59
Kanal T
Olay TV

Radyolar

Radyo 59
Armoni FM
Can (Dinç) Radyo
Şeker FM
Dost FM
Genç FM
Radyo Gündem ve Radyo Star
Çorlu FM
Dost FM
Yıldız FM
Aktif FM
Akın Tek FM

Tekirdağ İlinde Çıkarılan Dergi ve Bültenler

Sinyal Dergisi : İlk sayısı 15.06.2002 tarihinde yayınlanan derginin Sahibi Murat ZORTUL, Yazı İşleri Müdürü Yılmaz AKBULUT 'tur. Haber Müdürlüğünü Hasan ÇAVUŞ' un yaptığı dergi, aylık olarak yayınlanmakta ve bölgesel siyasi haber dergisi kimliğini taşımaktadır.

T.İ.M. Haber Bülteni : Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü'nce Ocak 1998 tarihinden itibaren iki ayda bir, mesleki yayın içerikli olarak çıkarılmaya başlanan bülten, günümüzde de yayınlanmaya devam etmektedir. İlk çıktığında İl Müdürü Necati DİKMETAŞ' ın sahipliğini yaptığı bültenin şimdiki Sahibi Tarım İl Müdürü Haydar SOYKAN, Yazı İşleri Müdürü ise Şube Müdürü Necmettin KÖŞKEROĞLU' dur.

Bunlarla birlikte , belirli dönemlerde ;
Tekirdağ GYİAD,
Belediyenin Sesi,
Tekirdağ Müzesi,
Türk Ocağı Haber Bülteni,
Babıâli,
Yeni Günce,
Ra Sanatevi Kültür Bülteni,
Tekirdağ Valiliği Kültür Bülteni (Valilik Kültür Komisyonunca 1993 yılında 3'er aylık süreler ile çıkarılmış, daha sonra yayınına son vermiştir.) ,
Kiraz,
Salat ,
TV Aktüel gibi dergi ve bültenler çıkarılmış ama bu yayınlar süreli olmamıştır.

Okul Gazete ve Dergileri

Tekirdağ'daki okullarda çoğu duvar gazetesi formunda birçok gazete ve dergi, öğrenci ve öğretmenler tarafından çıkarılmaktadır. Bu yayınlar şunlardır:

Bizim Eller (Dergi) : Tekirdağ Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi Kültür ve Edebiyat Kolu tarafından Haziran 1982'de ilk sayısı yayınlanmıştır.

Anadolu Lisesi'nin Sesi : Tekirdağ Anadolu Lisesi tarafından ilk sayısı 24 Kasım 1986 günü yayınlanmıştır.Derginin sahibi okul müdürü Ali Osman Budak'tır.

Gökkuşağı (Dergi) : Tekirdağ Tuğlacılar Lisesi tarafından ilk sayısı 24 Kasım 1989 yılında çıkarılmıştır.Sahibi Zeki Losun'dur.

Halk Eğüitim Merkezi Bülteni : Hayrabolu Halk Eğitim Müdürlüğü'nce ilk sayısı 1990'da yayınlanmıştır. Sahibi Tevfik Talaşmanlı'dır.

Eğitim Penceresi : Tekirdağ Milli Eğitim Müdürlüğünce 24 Kasım 1992 tarihinde çıkarılmıştır.

Genç Kalemler : Kültür, sanat ve edebiyat dergisi olarak Tekirdağ Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni Sezai Kurt tarafından 1994-1995 eğitim yılında ilk sayısı, 1996 yılında da ikinci sayısı çıkarılmıştır.

ATA Dergisi : Namık Kemal Lisesi Kültür-Edebiyat ve Tanıtma-Yayın Kolu tarafından sanat-kültür dergisi olarak yayınlanmaktadır.

T.A.L. Bülteni : Haziran 1998'de birinci sayısı çıkarılan dergi Tekirdağ Anadolu Lisesince çıkarılmıştır

Atatürk'çe : Öğretmen Mediha Mehmet Tetikol İlköğretim Okulu Kültür-Edebiyat ve Tanıtma-Yayın Kolu tarafından Sanat-Kültür Dergisi olarak yayınlanmaktadır.

50. Yıl İlköğretim Okulu Dergisi : İlk sayısı 1997 yılında yayınlanan dergiyi, 50. Yıl İlköğretim Okulu Yayın Kolunun çıkarmakta olup, dergide Okulun kültürel-sosyal faaliyetlerinin yanı sıra öğrencilerin hikaye, şiir karikatür gibi seçmelerine yer vermektedir..

Özel Tekirdağ Lisesi : Özel Tekirdağ Lisesi Kültür-Edebiyat ve Yayın Kolu Bülteni olarak ilk sayısı 1998 de çıkan dergide okul faaliyetlerinin yanı sıra öğrenci seçmelerine yer vermektedir.

Günebakan :Çorlu Özel Trakya Koleji tarafından çıkarılan Kültür-Edebiyat ve Sanat dergisidir. İlk sayısı Mayıs 1999'da çıkan derginin sorumlu müdürü Yavuz Yalçın, Genel Yayın Yönetmeni ise okulun öğretmeni Gönül Kuru'dur. Dergide okulun ve öğrencilerin kültürel-sosyal ve sanat etkinliklerinin yanı sıra öykü, şiir, deneme türlerinin birçok örnekleri yer almaktadır.

Tekirdağ Valiliği Yayınları

Tekirdağ Valiliği, il ile ilgili yayınlarını 1987 yılından itibaren aralıksız olarak sürdürmektedir. Bu kitaplar "Valilik Kitap Komisyonu"nca ya da konusunda uzman kişilerce hazırlanmaktadır. Bugüne kadar yayınlanan eserler:

  1. Tekirdağ (Kültür-Turizm) : Tekirdağ'ın kültür, turizm, tarih, ekonomik, idari, nüfus, ve coğrafik bilgilerinin yer aldığı kitap; Valilik Kitap Komisyonunca 1987 yılında çıkarılmıştır. (Bülent AYAN, Ahmet ÖZDAMAR, Memiş ASLAN, Nuray DAMLACIK, Melahat EKMEKÇİOĞLU, Sezai KURT, Mustafa GÖNÜLTAŞ)

  2. ATATÜRK ve Milli Mücadelede TEKİRDAĞ : 1988 yılında Mehmet SEREZ tarafından yazılan kitap, Milli Mücadele yıllarında Tekirdağ ve Atatürk'ün Tekirdağ'ı ziyaretini anlatmaktadır.

  3. 1. Namık Kemal Sempozyumu : 1988 yılında Valilik tarafından düzenlenen "Namık Kemal Sempozyumun" bildirilerinin yer aldığı bir eserdir.

  4. Tekirdağ (Marmara'nın İnci Gerdanlığı'ndaki Elmas) : 1992 yılında Komisyon tarafından hazırlanan kitap, Tekirdağ'ın tarihi , turistik ve kültürel yönlerini anlatmaktadır. Komisyonda Nazif TOYBIYIK, Mustafa ÖZKABAK, İsmihan ÖZDAMAR, Melahat EKMEKÇİOĞLU, Songül ERDOĞAN, Cafer CAFEROĞLU, Mehmet ÇEVİK, İbrahim UZUN bulunmaktadır.

  5. Tekirdağ Halk Oyunları : Erman ARTUN tarafından yazılan kitap 1992 yılında yayınlanmıştır.

  6. Tekirdağ Çocuk Oyunları : Tekirdağ ve çevresinde oynanan çocuk oyunlarının toplandığı eser Erman ARTUN tarafından yazılmış ve 1992 yılında yayınlanmıştır.

  7. Tekirdağ Bibliyografı : Tekirdağ ile ilgili çeşitli yayınların ve yazıların dökümünün verildiği eser Aydın OY tarafından yazılmış ve 1993 yılında yayınlanmıştır.

  8. Tekirdağ ve Çevresi Vakfiyeleri : Tekirdağ ve İlçelerinde kurulan vakıfların tanıtıldığı eser araştırmacı – yazar Mehmet SEREZ tarafından yazılmış ve 1993 yılında basılmıştır.

  9. Tekirdağ ve Çevresi Şehitlikleri :Mehmet SEREZ tarafından yazılan eser, 1993 yılında basılmıştır.
  10. Gazi Mustafa Kemal ve Harf İnkılâbında Tekirdağ'ın Yeri-Gezi Fotoğrafları: Atatürk'ün 23 Ağustos 1928 yılında Tekirdağ'a gelişini ve Harf İnkılâbını konu alan eser Mehmet SEREZ tarafından hazırlanmıştır.

  11. Tekirdağ' lı Şehit ve Malûl Gaziler : 1980-1995 yılları arasında Tekirdağ' lı şehit ve gazileri konu edinen kitap, 1995 yılında basılmıştır.

  12. Yüzyıllar Boyunca Tekirdağ' lı Şairler ve Yazarlar : Tekirdağ'da yetişmiş olan şair ve yazarların tanıtıldığı eser araştırmacı yazar Aydın OY tarafından hazırlanmış ve1995 yılında basılmıştır.

  13. Saka Hüseyin : Şerif BEYSALAN tarafından yazılan kitap 1995 yılında basılmıştır.

  14. Ozan Ağacı : Aytaç OY tarafından yazılmış ve 1995 yılında basılmıştır.

  15. Köyümün Dumanı : Ahmet YAĞCILI tarafından yazılan kitap 1995 yılında basılmıştır. Kitapta Tekirdağ ve çevresindeki kırsal ve kentsel yaşam bir belgesel formunda anlatılmaktadır.

  16. Tekirdağ ve Çevresi Mutfağı : Tekirdağ ve Çevresi mutfağında yapılan yemek ve tatlıların diğer yiyecek çeşitlerinin tanıtıldığı eser Mehmet SEREZ tarafından hazırlanmış ve 1997 yılında basılmıştır.

  17. Cumhuriyetin 75. Yılında Tekirdağ'da Eğitim : Sezai KURT tarafından hazırlanan ve 1998 yılında yayınlanan kitapta Cumhuriyetten günümüze Milli Eğitim çalışmaları ve okullar tanıtılmaktadır.

  18. Tarihte Türk-Macar İlişkileri : Mehmet SEREZ tarafından yazılan kitap 2001 yılında yayınlanmıştır. Kitapta II.Rokoczi Ferenc ve Mikes Kelemen'in Türkiye mektuplarına yer verilmektedir.

  19. Tekirdağ N.Kemal Üniversitesini İstiyor : 2001 yılında bastırılan kitapta Tekirdağ'da kurulması istenen Namık Kemal Üniversitesi ile ilgili açıklamalar yer almaktadır.

Tekirdağ İlinde Basın Meslek Kuruluşları

Tekirdağ Basın Mensupları Derneği

08.09.1997 tarihinde kurulan derneğin kurucuları arasında Yılmaz AKBULUT, Fehmi SEVİNÇ, Murat ZORTUL, A.Murat TANKER, Özkan DİKMEN, Ali Kemal TUNÇÇEVİK ve Deniz TUNCER'dir.

Amacı Tekirdağ İlindeki basın mensuplarının çalışma koşullarını iyileştirmek, problemlerini çözmek , bu kapsamda yasal olan her türlü kuruluş ve kişi ile işbirliği yapmak, mesleki eğitime katkıda bulunmaktır.

Türkiye Basın Konseyi üyesi olan derneğin günümüzde Başkanlığını Naci AKYAZI yapmaktadır. Derneğin 60 üyesi bulunmaktadır.

Anadolu Basın Birliği Tekirdağ Şubesi

22.10.1999 tarihinde kurulan şubenin, kurucuları arasında Attila ARDALI, Şerif BEYSALAN, E.Bedia İLERLER, Özkan DİKMEN, Naim ÖRÜ, A.Murat TANKER ve Selcan TAŞÇI bulunmaktadır.

Merkezi Ankara'da olan Birliğin amacı; Ankara , İstanbul ve İzmir dışında kalan yerlerde çalışan basın mensuplarını bir araya toplamak, mesleki, sosyal ve ekonomik haklarını korumak, Anadolu'dan bu şehirlere gelen üyelerinin istirahati için lokal ve misafirhane açmak, gazetecilik mesleğinin toplum içerisindeki değerini ve etkinliğini arttırmaktır.

Günümüzde başkanlığını Özkan DİKMEN' in yaptığı şubenin 45 üyesi bulunmaktadır.

Çorlu Basın Mensupları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

2001 yılında kurulan derneğin kurucuları; Ahmet ÇAKIR, Erdal ÖZCAN, Macit ÜNTÜRK, Bedri YURTSEVER ve Recep KARAGÖZ 'dür.

Mayıs 2002 tarihinde gerçekleştirdiği olağan genel kurul ile Ahmet ÇAKIR başkanlığında, Erdal ÖZCAN, Naim YILDIZ, Ramadan KARAGÖZ ve Bülent ÖZGÜR' den oluşan yeni yönetimi ile Çorlu İlçesi'nde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Tekirdağ Ahmedikli Ahmetçe Akçahalil Araphacı Aşağıkılıçlı Avşar Banarlı Barbaros Bıyıkali Çanakçı Dedecik Demirli Evciler Ferhadanlı Gazioğlu Generli Gündüzlü Güveçli Hacıköy Hüsünlü Işıklar İnecik Karabezirgan Karacakılavuz Karacamurat Karaçalı Karaevli Karahalil Karahisarlı Karansıllı Kaşıkçı Kayı Kazandere Kılavuzlu Kınıklar Köseilyas Kumbağ Osmanlı Yağcı Nusratlı Ortaca Seymenli Selçuk Taşumurca Otmanlı Mahramlı Oğuzlu Yuva Tatarlı Ormanlı Yenice Semetli Oruçbeyli Yeniköy Mermer Naip Yazır Yayabaşı Yukarıkılıçlı Nusratfakı


Süleymanpaşa Mahalleleri (Köyler dahil)
Ahmedikli Evciler Karahisarlı Otmanlı
Ahmetçe Ferhadanlı Karansıllı Selçuk
Akçahalil Gazioğlu Kaşıkçı Semetli
Altınova Generli Kayı Seymenli
Araphacı Gündoğdu-Turgut Kazandere Taşumurca
Aşağıkılıçlı Gündüzlü Kılavuzlu Tatarlı
Avşar Güveçli Kınıklar Yağcı
Aydoğdu Hacıköy Köseilyas Yavuz
Bahçelievler Hüsünlü Kumbağ Yayabaşı
Banarlı Hürriyet Mahramlı Yazır
Barbaros Işıklar Naipköy Yenice
Bıyıkali İnecik Namık Kemal Yeniköy
Çanakçı Karabezirgan Nusratfakı Yukarıkılıçlı
Çınarlı Karacakılavuz Nusratlı Yuva
Dedecik Karacamurat Oğuzlu Zafer
Değirmenaltı Karaçalı Ormanlı 100. Yıl
Demirli Karadeniz Ortaca  
Ertuğrul Karaevli Oruçbeyli
Eskicami-Ortacami Karahalil Osmanlı
Süleymanpaşa Mahalleleri (Köyler dahil)
Ahmedikli Karahalil
Ahmetçe Karahisarlı
Akçahalil Karansıllı
Altınova Kaşıkçı
Araphacı Kayı
Aşağıkılıçlı Kazandere
Avşar Kılavuzlu
Aydoğdu Kınıklar
Bahçelievler Köseilyas
Banarlı Kumbağ
Barbaros Mahramlı
Bıyıkali Naipköy
Çanakçı Namık Kemal
Çınarlı Nusratfakı
Dedecik Nusratlı
Değirmenaltı Oğuzlu
Demirli Ormanlı
Ertuğrul Ortaca
Eskicami-Ortacami Oruçbeyli
Evciler Osmanlı
Ferhadanlı Otmanlı
Gazioğlu Selçuk
Generli Semetli
Gündoğdu-Turgut Seymenli
Gündüzlü Taşumurca
Güveçli Tatarlı
Hacıköy Yağcı
Hüsünlü Yavuz
Hürriyet Yayabaşı
Işıklar Yazır
İnecik Yenice
Karabezirgan Yeniköy
Karacakılavuz Yukarıkılıçlı
Karacamurat Yuva
Karaçalı Zafer
Karadeniz 100. Yıl
Karaevli  

Tekirdağ'da spor faaliyetleri Cumhuriyetin kuruluşu ile başlar. Ancak bu çalışmalar ilk yıllarda daha çok derneklerin kol çalışmaları şeklinde sürdürülmüştür.

1923 yılında Cumhuriyetin İlanından hemen sonra "Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı" kurulmuştur. 1935 yılında "Türk Spor Kurumu", 1938'de "Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü" kurulmuştur. 3 Kasım 1969 tarihinde Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın kurulması üzerine Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bu Bakanlığa bağlanmıştır. 1989 yılında bugünkü teşkilat yapısı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak değiştirilerek yeniden Başbakanlığa bağlanarak çalışmaları sürdürmektedir.

Tekirdağ'da Spor ve Gelişimi

Cumhuriyet'in kurulmasından sonra ilde ilk spor aktiviteleri 1 Eylül 1923'te faaliyete geçirilen "Tekirdağ Türk Ocağı" ile başlamıştır. Türk Ocağı o günün geçerli olan sporun yanında tiyatro ve müzik çalışmaları ile uğraşmıştır. 1 Aralık 1923 tarihinde Türk Ocağı'nın beyaz forması ve yeşil formalı iki takımı arasında halen iskele olan meydanda askeri lojmanların önünde, General Kazım KARABEKİR, General Salih OMURTAK, Mutasarrıf İhsan Bey, Belediye Reisi Nuri Bey'lerin teşvik ve himayelerinde futbol maçı oynamıştır.

İlk spor kulübü Türk Ocağı'na bağlı olarak "Gümüş Hilal Kulübü" adı altında 1924 yılında kurulmuştur. Daha sonra günün Valisi Sabri Çıtak tarafından kulübün ismi "Halk Spor Kulübü" olarak değiştirilmiştir. İlk başkanlığına da fahri olarak General Muharrem Mazlum İSKOTA getirilmiştir.

1932 yılında kapanan Türk Ocağından sonra Halk Spor Kulübü spor faaliyetlerini devam ettirmiş, 1933 yılında da kulüpten ayrılan bir grup sporcu halen faaliyetini sürdüren YILMAZSPOR Kulübünü kurmuştur.

1938 yılına kadar gayri resmi müsabakalar bugünkü sahil şeridindeki askeri helikopter pistinde yapılmıştır.

28 Ağustos 1938 tarihinde ise Dr. Lütfi OĞULTÜRK tarafından Tekirdağ Spor Kulübü kurulmuştur.

Bugünkü Namık Kemal Stadı 1938 yılında Vali Sakıp BEYGO ve Trakya Umum Müfettişi Kazım Dirik Paşa tarafından top sahası olarak yaptırılmıştır.

1934 yılında Çorlu İlçesi'nde General Basri Saran tarafından günümüzde de aynı adla kurulan stad top sahası olarak yaptırılmıştır.

1966 yılında zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından açılışı yapılan İsmet İnönü Kapalı Spor Salonu halen merkez ilçede hizmet vermektedir.

Tekirdağ'da Spor Teşkilatının Kuruluşu

İlk olarak 1955 yılında bir personel ile teşkilat faaliyete başlamıştır. 1957 yılında fahri olarak müdür ataması yapılan teşkilat resmen Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü adı altında 1961 yılında kurulmuştur. 1969 yılından, 1978 yılına kadar Müdürlük İsmet İnönü Spor Salonunda faaliyetlerini sürdürmüştür.

Bugünkü hizmet binası 1948 yılında Yelken Kulübü olarak yapılmış uzun müddet bu amaçla kullanıldıktan sonra bir ara müzeye çevrilmiş 1978 yılında bugünkü hizmet binasına taşınmıştır.

Tekirdağ Futbol Kulüpleri

Tekirdağspor: Profesyonel ligin ülke genelinde kurulduğu yıllarda Tekirdağ'da faaliyet gösteren Yılmazspor, Halkspor, Tekirdağ Gençlikspor ve Çiftlikönüspor'un katılımlarıyla yapılan toplantılarda şehrin ileri gelenlerinin çabaları sayesinde Tekirdağspor'un temelleri 1967 yılında atılmıştır. Bu toplantılar sonucunda Halkspor ve Tekirdağ Gençlikspor kulüpleri birleşerek Halkspor'un Kırmızı-Siyah renklerinden Siyah; Tekirdağ Gençlikspor'un Sarı-Lacivert renklerinden Sarı renkleri birleştirerek takımın simgesi olan Sarı Siyah renkler ortaya çıkmıştır.

Kurucu başkanlığını eski milletveki Fethi Mahramlı'nın yaptığı Tekirdağspor'u kuruluş yıllarında Kemal Tüten, Hüseyin Arıtepe, Fahri Tanrıöver, Mestan Menekşe, Yılmaz Cicioğlu, Namık Uysal, Nevres Oktar, Hüseyin Karaevli, Avni Mutlu, Cemal Ünlüsaraç, Osman Alyanak ve Emin Eskin yöneticilik görevlerini üstlenmiştir.

Sonraki yıllarda Yılmaz Cicioğlu, Necdet Işın, Sebahattin Sidaş, Ahmet Hamoğlu, Engin Bilge, Çetin Güvel, Muhtar Mahramlı, Sabri Son, Nihat Efe, Mustafa Aydoğdu, Fikret Yılmaz, Öner Özen, Mehmet Yurdanur, İmdat Yıldırım, Mesut Demir, Ali Samur, Aytaç Eriz, Lütfü Dökmen ve Ercan Kısa başkanlıklarında Tekirdağspor yönetilmiştir.

1967-1968 sezonunda yeni kurulan 17 takımlı 3. ligde antrenör İlhan Uralgil'in çalıştırdığı takım, ligi 6. olarak tamamlamıştır. 1976-1977 sezonunda 3.ligde şampiyon olan Tekirdağspor, 1984-1985 sezonuna kadar 2.ligde mücadele etmiş, güçlü İstanbul takımlarıyla 1.lig için çekişmiştir. 1985 senesinde 3.lige düşen takım 1991-1992 senesinde İstanbulspor ile girdiği şampiyonluk yarışında rakibini 2 maçta da yenmesine rağmen sezonu 1 puan farkla 2. olarak kapamıştır. 2010-2011 sezonunda son 2 takım arasında olmamasına rağmen statü gereği play-out maçı sonucu BAL ligine veda eden takım; 2012-2013 sezonunda tekrardan Bölgesel Amatör Lig'e yükselerek, mücadelesine bu ligde sürdürmüştür.

2014 - 2015 sezonunda mücadele ettiği BAL ligi 11. grupta şampiyon olarak 3. lige çıktı.

Amatör Spor Kulüpleri

  • Esen Spor
  • Çiftlikönü Spor
  • Yılmaz Spor Kulübü
  • Kızılpınar Belediye Spor
  • Çerkezköy 1911 Spor
  • Kapaklı Spor
  • Çorlu Gençlerbirliği Spor
  • Ergene Velimeşe Spor
  • Kırkgöz Gençlik ve Spor Kulübü
  • Muratlı Belediye Spor
  • Büyük Yoncalı Spor
  • Yavuz Spor
  • Yeni Hayrabolu Spor
  • Marmara Ereğlisi Belediye Spor
  • Güngörmez Spor
  • Büyük Çınarlı Spor
  • Ergenegücü Ulaşspor
  • Aydoğdu Gençlik Spor
  • Kumbağ Spor
  • Çukuryurt Spor
  • Çorlu Spor 1947
  • Çerkezmüsellim Spor Kulübü
  • Akçeşme Spor
  • Küçük Yoncalı Spor
  • Kaptan Barbaros Spor
  • Paşaalan Spor
  • Yıldız Gençlik Spor
  • Karacakılavuz Spor
  • Ahimehmet Gençlik Spor
  • Şarköy Spor
  • Malkara Belediye Spor
  • Vakıflar Güven Spor
  • Ergene Belediye Spor
  • Site Spor
  • Çorlu Spor
  • Aşağı Sevindikli Spor
  • Misinli Spor
  • Sağlamtaş Spor
  • Çerkezköy Spor
  • Sağlık Mah.Spor
  • Saray Belediye Spor
  • Kozyörük Spor
  • Şalgamlı Belediye Spor Kulübü
  • Lahana Yeşilova Spor Kulübü
  • Eriklice Zeytin Spor
  • Yüzüncü Yıl Spor
  • Mürefte Spor
  • Trexta Fevzipaşa Spor
  • Tekirdağ Anadolu Lisesi Spor Kulübü
  • Karadeniz Gençlik Spor
  • Çorlu Aslan Spor
  • Çorlu 2014 Kültür Spor
  • Çorlu Yıldırım Spor Kulübü
  • Kapaklı Kartal Spor
  • Yeşiltepe Spor
  • Tekirdağ Briç Spor Kulübü Branş Sporu
  • Süleymanpaşa Yıldız Gençlik Spor
  • Çorlu Trakya Balkan Spor
  • Çerkezköy Doğan Spor
  • Karaağaç Gençlik Spor
  • Tepedeğirmenleri Spor
  • Çorlu Fener Spor
  • 59 Buçuk Spor Kulübü

Son Haberler